bugün
- gammazların tarafsız olması gerekliliği8
- arabayı yavaş süren tipler10
- iltifat mı hakaret mi belli olmayan kelimeler5
- beni seven yazarlar6
- yakışıklı erkeklerin gay olması8
- dün gece sözlükte yaşanan o rezil olay12
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor7
- 60 yıllık ömrümün kalması4
- zam var diye gece benzinciye gitmek6
- queen feristah9
- liseden arkadaşlar4
- uludağ sözlük için öneriler6
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj9
- nutuk'un özel olmayan baskısı3
- sarhoşken sokak hayvanlarıyla arkadaşlık etmek4
- tamer karadağlı4
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor14
- true çaylak olsun kampanyası13
- arkadaşlar moderatör oluyorum2
- tarık tarcan5
- online yazarlar neden yazmıyor11
- ibne miyim acaba diye sorgulamak9
- arkadan yanaşıp selektör yapan it10
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite13
- küçük prens okuyan yetişkin erkek5
- yılbaşına az kalması6
- mirc2
- debe'nin nick altı entry dolması4
- misafirlikte tuvalete gitmek4
- kavga ediyor numarası yapan yazarlar6
- sürekli güler yüzle dolaşan tip11
- velvet57
- ilk fırsatta fahri trafik müfettişi olacağım5
- masonluk2
- ece güner den masumiyet mektubu2
- yapay zeka moderatörü3
- sözlük yazarlarının çayları9
- yeni parti39
- gocu22
- göbeği açık bırakıp göbek piercingi takmak7
- havanın kapaması2
- parmak patates vs elma dilim patates10
- çok kahve içen adamın çocuğunun siyahi olması3
- kih kih birader mokv falan hepsi aynı kişi6
- ceviz'ye yiğenim ceviz'ye yiğenim2
- sözlük kezoları9
- device connected3
- poker face2
- şaka maka yakışıklıyım lan sahiden5
- bir carlsberg içip diyeti bozmak2
Bir küçük hayalle başlar aslında her şey, ulaşılacak ya da ulaşılamayacak olan her küçük şey...
Kafanda kurarsın, ve büyütürsü. Ta ki beynin çapını defalarca kez aşacak bir hal alana kadar. Kocaman olur, onunla yaşayamamanın acısı, en az onunla yaşamanın imkansızlığı kadar büyüktür. Bunu bilirsin içten içe ve yine de dur diyemezsin bu acıtan hayalin yangısını körüklemeye. Durduramazsın aklını, kalbine söz geçirmen ise imkansızdır artık...
Bir güzel hayali, bir renkli fantaziyi ele alalım, dillendirelim bir güzel ve acının haza dönüşmesinin ironikliğine en derinlerde zevkle işlenmiş, şehvete bürünmüş şekilde tanık olalım.
Küçüktüm, 11 - 12 yaşlarında... Sevgi ya da aşk, dokunmak demek değildi, dokunmayı da bilmezdim o zaman, sevişmek hayal kapsamımda dahi değildi. istediğim tek şey vardı, daha da küçük olduğum zamanlardan kalma, hayatımdaki tek kadına duyduğum sevginin somutlaştığı sınırsız öpücükler zamanlarından...Sarılmak, sonu gelmeyecekmişçesine sarılmak, öpmek ve koklamak. Sevgiyi, kaybetme korkusunu çılgınca yaşamak ve zamansız ağlamak bu korku baskın geldiğinde. Saf, temiz, arındırılmış duygular... Hayatımda böyle birisi olmalıydı diye düşünmeye başladım o yıllarda. izlediğim aşk temalı filmler, okuduğum ve karakterlerinin hareketlerine anlam veremediğim kitaplar, şarkılar... Hepsi, bunları farklı anlatım biçimleriyle aktaran araçlardı aslında. Bunu anladım. Farkına varmaya başlıyor insan zaman geçtikçe. Büyüyoruz ya hani, kirlenen dünyaların suçunu kendimizde arayacak kadar özeleştiri yapabilecek mütevazi insanlar oluveriyoruz ya aniden. O zamanlardan bahsediyorum...
Küçük hayalim böyle başladı. Benimle birlikte yılları peşine takarak büyüdü. inan bana ki hayaller, gerçek istekler senden daha hızlı büyüyor... Çocuklarının üniversite mezuniyetinde bulunan o insanların yaşlı gözleri de bunun bir sonucu aslında. Bebeklerinin üniversiteyi bitirmiş olmasına duyulan sevincin ardında yatan ve elleri birbirine kenetlerken gözleri ıslatan gerçek sebep de bu. Ne çabuk büyüdü hayallerimiz? Ne zaman gerçek oldular ve sona erdiler... ve gurur... bizim eserimiz, hayallerimizin meyvesi... yavrumuz... biraz daha gözyaşı...
Yıllarımın akışı hayalimin olgunlaşmasını alt edemeyerek hızla devam etti. Kendimi tanıdım, aşkı tanımaya çalıştım, sevgi üzerine atıp tuttum. Kafamdaki klişeleri, gördüklerimi, duyduklarımı aşk olarak yaftaladım. Hayalim hep devam etti. Onu neyin gerçekleştirmiş olabileceğini bulamadım. Vazgeçmeye inandırdım kendimi boşlukları dolduran sahte taşlarla, yalan dokunuşlarla ve ağzımdan bir türlü çıkamayan ve ertelediğim ''seni seviyorum''larla. Olmadı, artık 12 yaşında da değildim, zaman hızla akıp gidiyordu...
Umutsuzluk kendini farklı vücutlarda o kadar güzel gizler ki sevgilim... Ta ki içtiğin sigarayı içine çekerken yanan tütünün çıtırtısını duyana kadar... O kadar yalnızsındır ki ve o kadar sessizdir ki alacalı, gürültülü ışık yumağı şehir artık... Umutsuzluğun deşifre olmuştur... Hiçbir vücutta saklanamaz...
Umuda da, aşka da, seviye de lanet edersin, yanan kömürlerin üzerine serpecek suyun bile kalmaz. Söndürmek istersin içindeki yangıyı ve üstüne işemeye hazırlanırsın...
Beni pantolonum inikken yakaladın... Çok utanıyorum...
Kafanda kurarsın, ve büyütürsü. Ta ki beynin çapını defalarca kez aşacak bir hal alana kadar. Kocaman olur, onunla yaşayamamanın acısı, en az onunla yaşamanın imkansızlığı kadar büyüktür. Bunu bilirsin içten içe ve yine de dur diyemezsin bu acıtan hayalin yangısını körüklemeye. Durduramazsın aklını, kalbine söz geçirmen ise imkansızdır artık...
Bir güzel hayali, bir renkli fantaziyi ele alalım, dillendirelim bir güzel ve acının haza dönüşmesinin ironikliğine en derinlerde zevkle işlenmiş, şehvete bürünmüş şekilde tanık olalım.
Küçüktüm, 11 - 12 yaşlarında... Sevgi ya da aşk, dokunmak demek değildi, dokunmayı da bilmezdim o zaman, sevişmek hayal kapsamımda dahi değildi. istediğim tek şey vardı, daha da küçük olduğum zamanlardan kalma, hayatımdaki tek kadına duyduğum sevginin somutlaştığı sınırsız öpücükler zamanlarından...Sarılmak, sonu gelmeyecekmişçesine sarılmak, öpmek ve koklamak. Sevgiyi, kaybetme korkusunu çılgınca yaşamak ve zamansız ağlamak bu korku baskın geldiğinde. Saf, temiz, arındırılmış duygular... Hayatımda böyle birisi olmalıydı diye düşünmeye başladım o yıllarda. izlediğim aşk temalı filmler, okuduğum ve karakterlerinin hareketlerine anlam veremediğim kitaplar, şarkılar... Hepsi, bunları farklı anlatım biçimleriyle aktaran araçlardı aslında. Bunu anladım. Farkına varmaya başlıyor insan zaman geçtikçe. Büyüyoruz ya hani, kirlenen dünyaların suçunu kendimizde arayacak kadar özeleştiri yapabilecek mütevazi insanlar oluveriyoruz ya aniden. O zamanlardan bahsediyorum...
Küçük hayalim böyle başladı. Benimle birlikte yılları peşine takarak büyüdü. inan bana ki hayaller, gerçek istekler senden daha hızlı büyüyor... Çocuklarının üniversite mezuniyetinde bulunan o insanların yaşlı gözleri de bunun bir sonucu aslında. Bebeklerinin üniversiteyi bitirmiş olmasına duyulan sevincin ardında yatan ve elleri birbirine kenetlerken gözleri ıslatan gerçek sebep de bu. Ne çabuk büyüdü hayallerimiz? Ne zaman gerçek oldular ve sona erdiler... ve gurur... bizim eserimiz, hayallerimizin meyvesi... yavrumuz... biraz daha gözyaşı...
Yıllarımın akışı hayalimin olgunlaşmasını alt edemeyerek hızla devam etti. Kendimi tanıdım, aşkı tanımaya çalıştım, sevgi üzerine atıp tuttum. Kafamdaki klişeleri, gördüklerimi, duyduklarımı aşk olarak yaftaladım. Hayalim hep devam etti. Onu neyin gerçekleştirmiş olabileceğini bulamadım. Vazgeçmeye inandırdım kendimi boşlukları dolduran sahte taşlarla, yalan dokunuşlarla ve ağzımdan bir türlü çıkamayan ve ertelediğim ''seni seviyorum''larla. Olmadı, artık 12 yaşında da değildim, zaman hızla akıp gidiyordu...
Umutsuzluk kendini farklı vücutlarda o kadar güzel gizler ki sevgilim... Ta ki içtiğin sigarayı içine çekerken yanan tütünün çıtırtısını duyana kadar... O kadar yalnızsındır ki ve o kadar sessizdir ki alacalı, gürültülü ışık yumağı şehir artık... Umutsuzluğun deşifre olmuştur... Hiçbir vücutta saklanamaz...
Umuda da, aşka da, seviye de lanet edersin, yanan kömürlerin üzerine serpecek suyun bile kalmaz. Söndürmek istersin içindeki yangıyı ve üstüne işemeye hazırlanırsın...
Beni pantolonum inikken yakaladın... Çok utanıyorum...
insan cinsinden bir varlığın sözüdür.
özcan deniz in en olduğu gibi söylediği şarkı, kasmış hali heç yok, süper..
(bkz: yıaaptın ki bağnaa)
(bkz: yıaaptın ki bağnaa)
utanıyorum lan gelmisim su yasa suana kadar 1 sevgilim olmadı. *
galatasaray haberlerinden gaziantepte patlayan bombayla ilgili habere zor ulaşıyorum.tük medyasından yandaşlarından utanıyorum.
not: fanatik galatasaraylıyım.
not: fanatik galatasaraylıyım.
şu an planet türk'te oynuyor, nası bişe bu ak.
Bir Özcan Deniz şarkısıdır aynı zamanda. Histerik duygulara tercüman olur.
bazı durumlarda uzun uzun yorum yapmak yerine kullanılabilecek, kullanışlı eylemdir. örneğin; şu duruma çok uygun düşebilir:
"dünya ülkelerine baktığımız zaman geride olduğumuz onlarca konu varken 31.10.2013 tarihinin en büyük gündeminin meclise baş örtüsü ile girilmesi olması durumundan utanıyorum"
(elbette girsinler ancak böyle gündem mi olur!)
"dünya ülkelerine baktığımız zaman geride olduğumuz onlarca konu varken 31.10.2013 tarihinin en büyük gündeminin meclise baş örtüsü ile girilmesi olması durumundan utanıyorum"
(elbette girsinler ancak böyle gündem mi olur!)
allah'a şükredip atatürk'e teşekkür edemeyenleri gördükçe utanıyorum
cumle icinde kullanmak istiyorum.
utanmaktan utaniyorum.
utanmaktan utaniyorum.
şu sevgili olaylarında çok fazla utanıyorum.
13-25 yaş arası tikky görünmeye çalışan krolar adına ben utanıyorum.
başrollerinde Ferdi Tayfur ve Nilgün Akçaoğlu nun oynadığı bir filmdir.
Sana bir eksi de benden dedirten başlık.
Bu ulkede amip insanlar yuzunden ben utaniyorum.
Benim ulkemin adini rezilliklerle birlikte andiklari icin ben utaniyorum.
Egitimsizligi, cehaleti ortadan kaldirmak ugruna caba sarf etmeyen yalnizca tum kotulukler, rezilliklerin yuvasi turkiye imiş de kendileri bundan cok rahatsizmis gibi dunyadan medet uman, dunyaya reklam yapan igrenc mahlukatlar yerine ben utaniyorum.
Sözde ülkesi için içi yanan ama siyasi kinleri yüzünden ulkesinin adini rezil rusva etmekten çekinmeyen insanlar adina ben utaniyorum.
Sozde vatansever, sozde ataturk'un askeri her biri. Hepinizden iğreniyorum.
Siz kimseye acimayin. Allah için. Kimsenin sesi olmayin.
Benim ulkemin adini rezilliklerle birlikte andiklari icin ben utaniyorum.
Egitimsizligi, cehaleti ortadan kaldirmak ugruna caba sarf etmeyen yalnizca tum kotulukler, rezilliklerin yuvasi turkiye imiş de kendileri bundan cok rahatsizmis gibi dunyadan medet uman, dunyaya reklam yapan igrenc mahlukatlar yerine ben utaniyorum.
Sözde ülkesi için içi yanan ama siyasi kinleri yüzünden ulkesinin adini rezil rusva etmekten çekinmeyen insanlar adina ben utaniyorum.
Sozde vatansever, sozde ataturk'un askeri her biri. Hepinizden iğreniyorum.
Siz kimseye acimayin. Allah için. Kimsenin sesi olmayin.
su an soyledigim soz. evrenden tamamen yok olma sansim olsaydi bu gece bunu cok isterdim.
Güzel bir ikarus grubu şarkısı. bir klip yapmışlar. severek dinliyoruz.
(bkz: ikarusbandtr)
https://www.youtube.com/w...OTtg&feature=youtu.be
(bkz: ikarusbandtr)
https://www.youtube.com/w...OTtg&feature=youtu.be
suriyeliler bir demografik plan çerçevesinde türkiye'ye sürüldü. türkiye'de tutulmalarıyla, suriye'de fırat'ın doğusunda adım adım bir pkk devleti kuruluyor. akıldâneniz tayyip, her ay "teröristan'ın kurulmasına izin vermeyeceğiz" diyor. diyorda, o teröristan'ın kurulması için ne gerekiyorsa yaptı ve yapmaya devam ediyor. kendisi bu istilanın baş taşeronudur.
bu istiladan insaniyet kasanların da bir adı var: kullanışlı aptal/useful idiot deniliyor.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Kullanışlı_aptal
Siyasi jargonda kullanışlı aptal ya da idiot; bir davanın amaçlarını tam olarak kavramadan davanın propagandasını yapıyor olarak algılanan ve davanın liderleri tarafından alaycı bir şekilde kullanılan kişiyi belirten aşağılayıcı bir terimdir.
bu istiladan insaniyet kasanların da bir adı var: kullanışlı aptal/useful idiot deniliyor.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Kullanışlı_aptal
Siyasi jargonda kullanışlı aptal ya da idiot; bir davanın amaçlarını tam olarak kavramadan davanın propagandasını yapıyor olarak algılanan ve davanın liderleri tarafından alaycı bir şekilde kullanılan kişiyi belirten aşağılayıcı bir terimdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar