bugün

Nabi gazeli:

Bir devlet içün çarha temennâdan usandık,
bir vasl içün ağyâra mudârâdan usandık!

Hicran çekerek zevk-i mülâkat-ı unuttuk,
mahmur olarak lezzet-i sahbadan usandık!

Düştük kat-ı çoktan heves-i devlete amma,
ol dâiye-i dağdağa fermâdan usandık!

Dil gamla dahi dest-ü giribandan usanmaz,
bir yâr içün ağyâr ile gavgadan usandık!

Nabi ile ol âfetin ahvâlini nakl et,
efsane-i Mecnûn ile Leylâdan usandık!

Mef'ûlü Mefâîlü Mefâîlü Feûlün
usandık yalan vaatlerden.
usandık eğitim sisteminden.
usandık ezilip kakılmaktan.
usandık avrupaya avuç açmaktan.

(bkz: usandım bu canımdan aman aman)
nabi gazelinin şerhi:

bir mutluluk ve fayda için çarka (kadere) yalvarmaktan veya sistemden ummaktan usandık
bir kerecik kavuşmak için yabancılara basvurmaktan, onlarla yüz göz olmaktan usandık

o kadar ayrılık acısı çektik ki kavuşmak zevkini unuttuk
o kadar sarhoş olduk ki şarabın zevkinden usandık

bir devlet elde etmek, bir ihale kapmak veya torpil yaptırmaya çok heves ettik zamanında ama
ama o boş faydasız hayalden de usandık artık

gönül gamla kederle boğuşmaktan usanmaz ama
alt tarafı bir sevgili için rakiplerle kavgadan usandık

nabi ile o afetü devran sevgilisinin durumlarını anlat ki
leyla ile mecnunun efsanesinden gına geldi artık, yeni hikayeler dolaşsın dillerde.
© copyright 2005 - 2026