bugün
- kadir mısıroğlu nu takip eden mallar9
- yeni tanışılan kimse8
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz4
- cezaevine özenen gençler8
- inancın sıcacık fırınları5
- ankara savaşında gavur ile ittifak yapan osmanlı4
- 6 milyon lirayı zimmetine geçiren zabıt katibi5
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı28
- 5000 yıllık kürt tarihinin ıspatı5
- sözlük klasikleri8
- muslettin amca12
- anlamadım true ayıplı film çekerken mi yakalanmış3
- adolescence2
- 4 kasım 2026 liverpoolun fbye döşeyceği boru2
- erkekler neden teşhirci giyinmez5
- anın görüntüsü33
- ucanpembekoala4
- yağmurlu bir günde doğdum anamdan5
- onca puan alıp memur olunca 12 saat çalışmak11
- 24 kasım 2026 galatasaray aston villa maçı5
- aleksey batrakov27
- yazılımcıların flörtleşme algoritması2
- hoşlanılan kızın aşkın ne kadar derin diye sorması5
- 12 kasım 2026 türkiye belçika maçı3
- güne bir kitap alıntısı bırak3
- akepem yapmaz5
- insan sevmemek2
- teoman müziği bıraktı2
- sinan sardoğan2
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı3
- kamala harris4
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- çöpe bırakılmış ıvır zıvır3
- kırıkkaleli olmak istemek10
- 15 kasım 2026 fransa türkiye maçı2
- fenerli yazarların ortalarda gözükmemesi3
- tanımadığı kadına tokat atan adam19
- doların 50 tl olması10
- yağmurlu bir güne uyanmak3
- emre belözoğlu8
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir11
- mazda 6262
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil17
- sözlük kürdü55
- queen ravennanın aşırı güzel olması14
- 21 kasım 2026 galatasaray samsunspor maçı2
- arda güler'in 4 kasim 2026 aek kadrosunda olmaması3
- yağmur yağarken camdan bakan arap kızı2
- arap götü10
- güne bir aleksey batrakov resmi bırak4
bir malın ham halinden paketlemeye kadar olan ömrünü geçirdiği hattır. mal üreten fabrikada ya da işletmede olur. gerek yürüyen bandlar gerek vinçlerle bölüm bölüm ayrılır. *
Üretim Hattından Eseflerle bildiriyorum.
Sen hiç üretim bandı gördün mü ? Görmüşsündür tabiî ki. Ne de olsa fabrikan var. Bazen ortak noktalarımız olduğunu bilmek, hatırlamak; yazları nemden yapış, yapış olduğunda, küvetle göz göze gelmek gibidir. Sevgilim.
O bantlarda ne üretildiğine, pek takılmıyorum. Üretenlerin mutluluğu beni cezbeden. Asgari maaşla çalışıp mesaiye kalan, çalışırken birbirlerine, kitaplara inat, hitapları, uzun cümlelere inat, kısa, idari kadrodaki gereksiz resmiyete protest, neşe.
Ben idari kadrodayım, hayatım da hep kasvet, resmiyet, kitaplar, yazarlar, filmler, birde filmlerde ki başrol oyuncuları. Şehirde iki adam' dan biri benim biliyor musun ? Şiddet, drama, idam. Dostluk var.
Sen de durum nasıl bilmiyorum. Dün çok sevdiğim bir ağabeyimle, beğenmemenin, şikayet edebilmenin artistliği, kendine has havasını konuştuk. Beğenmemek güzel şey, ben beğenmedim dediğinde daha güzel şeyler görmüş havası katıyorsun kendine. Takdir etmiyorsun, çünkü tüm takdirleri sen hak ediyorsun. Şikayet edebilme yetisi; ne muhterem bir olgudur. Şikayet ettikçe bilen konumuna geliyorsun. Bildiğin için şikayet edebiliyor, sanılıyorsun. Sanırım.
Neyse konu üretim bandıydı değil mi ? Tamam. Biliyorum. En çok seninle konuşmak anlamlıyken, seninle anlamlı şeyler konuşamıyorum. Anladığını farz ediyorum, vacip ediyorum, sünnet' le aram pek iyi değil. Allah' ın peygamberi belki beni affetmesi için; araya girer.
Allah' ım böyle şeyleri düşünmek için, çok gençsin, demesi için; kapıdan birini göndersen, nasıl olur ? Bende gençliğin neşesiyle, evet diyebileyim. Neden bu kadar yazma meraklısı olduğumu düşüneyim. Yarım bırakayım yazdıklarımı, çalıştıklarımı. Aşağıya üretim bandına iniyim, oradakilerle beraber eğleneyim ama esaslı eğleneyim. En yakın arkadaşını uzun zaman göremedikten sonra muhabbetin dibine vururken, eğlenirsin ya, mesela öyle. Çok komik şeyler anlatmana gerek yok. Ya da kahkahalara da. Güzel şeyler olmak zorunda değil. Ona dair bir şeylere vakıf olmanın, ve içinde biriktirdiklerini, onun koşu yoluna bırakabilmenin eğlenmesi-mutluluğu.
Hiçte azımsayabileceğin, bir şey değildir mutluluk. Çok mutlu ol emi.
Üretim bandında bu neşeyi yaşarsam, garanti kovulurum. Daha öncede birkaç yerden kovuldum. Hayatta sandığımdan daha tecrübeli daha mı narsistim ? (iç sesim giriyor burada lafa müsadesiz, dur şurada iki dakika bir şeyler yazıyorum, dememe bile fırsat bırakmadan, Hayır diyor. Bunun için miydi ? Bu kadar yaygara. iyi, sende haklısın. Değilim, ama sandığımdan daha deli olduğum ortada, kendimle konuşmuyorum artık bildiğin muhabbet ediyoruz yahu) Bu arada bana bak iç ses, adını neden iç ses koyduğumu bilmiyorum.( Ne kadar çok şey bilmiyorum) Bizim muhabbetlerimiz boyunca her zaman ben, haklı olacağım ve muhabbetin sonunda sen, bana teslim olacak, hak vereceksin.
Hakkımı ver gideyim adalet. Dünya adaletli bir yer değil ki. Öyle olsaydı ben Afrika' da açlıktan ölüyor olurdum.
Öğlen paydosları oluyor banttakilerin de, bizim gibi. Onlar için çok önemli bir zaman dilimi çünkü istedikleri zaman dinlenemiyorlar. Onlarında dinlenmekten anladığı benim gibi, senin gibi, bir sigara bir çay. Öğlen yemeklerini, biz gök gürültüsü makamında yerken, onlar çoktan şimşek olup, dinlenmeye gidiyorlar. Bahsi artırıyorum, bence pas deyin. Elim iyi rest çekerim, edasında değilim. Görsünler bahsimi istiyorum. Çok kazanmak konusunda azimliyimdir. Bu azmi kaybetme konusunda da sürdürürüm. Birşeyi sonuna kadar kaybetmek demek; kendini kaybetmek demek, bir yerde. Seni kaybettiğimden beri kendimi kaybetmiş olmam bundandır. Bahsimi görüyorlar. Rest diyorum hepsine, siz şimşek görmemişsiniz, göremezsiniz. Şimşek stop. Şuradayım, sana ihtiyacım var. Stop. Dediğin anda çakar ancak. Gökyüzünü delen ışıklar, yeryüzünden çakar. Elim iyi demiştim. Potu ben kaldırdım. Herkes hasret kaldığına, şimşek olur. (Beylik laf ettim yine hay aksi). Aynı özeni mesai bittiğinde de gösteriyorlar. Dışarı çıktıklarında gidiyor tabi bu azim. Servise binmek bilmiyorlar. Heyhat yoksa evinizde banttaki kadar mutlu değil misiniz ? Kadınlarınızın, çocuklarınızın yanına gidin. Mutfak masasında oturun, yemekten sonra çay için. Eşlerinizin, başınızı ütülemesine izin verin. Çocuklarınıza kitap okuyor musun ? diye sorun.
Sonra sabah, dün hiç olmamış, ben bu kadar şeyi boşuna yazmışım gibi, bantınızın başına geçin.
Sen hiç üretim bandı gördün mü ? Görmüşsündür tabiî ki. Ne de olsa fabrikan var. Bazen ortak noktalarımız olduğunu bilmek, hatırlamak; yazları nemden yapış, yapış olduğunda, küvetle göz göze gelmek gibidir. Sevgilim.
O bantlarda ne üretildiğine, pek takılmıyorum. Üretenlerin mutluluğu beni cezbeden. Asgari maaşla çalışıp mesaiye kalan, çalışırken birbirlerine, kitaplara inat, hitapları, uzun cümlelere inat, kısa, idari kadrodaki gereksiz resmiyete protest, neşe.
Ben idari kadrodayım, hayatım da hep kasvet, resmiyet, kitaplar, yazarlar, filmler, birde filmlerde ki başrol oyuncuları. Şehirde iki adam' dan biri benim biliyor musun ? Şiddet, drama, idam. Dostluk var.
Sen de durum nasıl bilmiyorum. Dün çok sevdiğim bir ağabeyimle, beğenmemenin, şikayet edebilmenin artistliği, kendine has havasını konuştuk. Beğenmemek güzel şey, ben beğenmedim dediğinde daha güzel şeyler görmüş havası katıyorsun kendine. Takdir etmiyorsun, çünkü tüm takdirleri sen hak ediyorsun. Şikayet edebilme yetisi; ne muhterem bir olgudur. Şikayet ettikçe bilen konumuna geliyorsun. Bildiğin için şikayet edebiliyor, sanılıyorsun. Sanırım.
Neyse konu üretim bandıydı değil mi ? Tamam. Biliyorum. En çok seninle konuşmak anlamlıyken, seninle anlamlı şeyler konuşamıyorum. Anladığını farz ediyorum, vacip ediyorum, sünnet' le aram pek iyi değil. Allah' ın peygamberi belki beni affetmesi için; araya girer.
Allah' ım böyle şeyleri düşünmek için, çok gençsin, demesi için; kapıdan birini göndersen, nasıl olur ? Bende gençliğin neşesiyle, evet diyebileyim. Neden bu kadar yazma meraklısı olduğumu düşüneyim. Yarım bırakayım yazdıklarımı, çalıştıklarımı. Aşağıya üretim bandına iniyim, oradakilerle beraber eğleneyim ama esaslı eğleneyim. En yakın arkadaşını uzun zaman göremedikten sonra muhabbetin dibine vururken, eğlenirsin ya, mesela öyle. Çok komik şeyler anlatmana gerek yok. Ya da kahkahalara da. Güzel şeyler olmak zorunda değil. Ona dair bir şeylere vakıf olmanın, ve içinde biriktirdiklerini, onun koşu yoluna bırakabilmenin eğlenmesi-mutluluğu.
Hiçte azımsayabileceğin, bir şey değildir mutluluk. Çok mutlu ol emi.
Üretim bandında bu neşeyi yaşarsam, garanti kovulurum. Daha öncede birkaç yerden kovuldum. Hayatta sandığımdan daha tecrübeli daha mı narsistim ? (iç sesim giriyor burada lafa müsadesiz, dur şurada iki dakika bir şeyler yazıyorum, dememe bile fırsat bırakmadan, Hayır diyor. Bunun için miydi ? Bu kadar yaygara. iyi, sende haklısın. Değilim, ama sandığımdan daha deli olduğum ortada, kendimle konuşmuyorum artık bildiğin muhabbet ediyoruz yahu) Bu arada bana bak iç ses, adını neden iç ses koyduğumu bilmiyorum.( Ne kadar çok şey bilmiyorum) Bizim muhabbetlerimiz boyunca her zaman ben, haklı olacağım ve muhabbetin sonunda sen, bana teslim olacak, hak vereceksin.
Hakkımı ver gideyim adalet. Dünya adaletli bir yer değil ki. Öyle olsaydı ben Afrika' da açlıktan ölüyor olurdum.
Öğlen paydosları oluyor banttakilerin de, bizim gibi. Onlar için çok önemli bir zaman dilimi çünkü istedikleri zaman dinlenemiyorlar. Onlarında dinlenmekten anladığı benim gibi, senin gibi, bir sigara bir çay. Öğlen yemeklerini, biz gök gürültüsü makamında yerken, onlar çoktan şimşek olup, dinlenmeye gidiyorlar. Bahsi artırıyorum, bence pas deyin. Elim iyi rest çekerim, edasında değilim. Görsünler bahsimi istiyorum. Çok kazanmak konusunda azimliyimdir. Bu azmi kaybetme konusunda da sürdürürüm. Birşeyi sonuna kadar kaybetmek demek; kendini kaybetmek demek, bir yerde. Seni kaybettiğimden beri kendimi kaybetmiş olmam bundandır. Bahsimi görüyorlar. Rest diyorum hepsine, siz şimşek görmemişsiniz, göremezsiniz. Şimşek stop. Şuradayım, sana ihtiyacım var. Stop. Dediğin anda çakar ancak. Gökyüzünü delen ışıklar, yeryüzünden çakar. Elim iyi demiştim. Potu ben kaldırdım. Herkes hasret kaldığına, şimşek olur. (Beylik laf ettim yine hay aksi). Aynı özeni mesai bittiğinde de gösteriyorlar. Dışarı çıktıklarında gidiyor tabi bu azim. Servise binmek bilmiyorlar. Heyhat yoksa evinizde banttaki kadar mutlu değil misiniz ? Kadınlarınızın, çocuklarınızın yanına gidin. Mutfak masasında oturun, yemekten sonra çay için. Eşlerinizin, başınızı ütülemesine izin verin. Çocuklarınıza kitap okuyor musun ? diye sorun.
Sonra sabah, dün hiç olmamış, ben bu kadar şeyi boşuna yazmışım gibi, bantınızın başına geçin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar