bugün
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı20
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorum fk maçı6
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi21
- dusan vlahovic9
- damarsız tüysüz manisa yaprağı26
- lamba2
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler24
- hazırız ve kararlıyız hedef 20712
- tayt giyen kevaşeyi götten sikmek8
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi15
- zallın 1 aylık kazancını yazarlarına dağıtma planı5
- iremga32
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması34
- monica bellucci bakışı4
- mehdi saçmalığı ile kandırılan milyonlar9
- distopik film önerisi6
- aşkım sakso ne demek diye soran kız4
- mehdi nereye inecek sorunsalı10
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- beni biraz da şu tarafa doğru sev3
- galatasaray12
- umreye gidene ve gelene ne denir7
- velvet15
- victor osimhen14
- sözlükte iki gündür dönen erkek memesi muhabbeti8
- anın görüntüsü31
- sözlükte marka olmak11
- yağmur yağdıktan sonra oluşan koku6
- kedi tekmelemek11
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması29
- discordçu iki arkadaşa rastlamak3
- sebahattin şirin21
- ishal olmak5
- galatahahahahahaha3
- uludağ sözlük evreni9
- z kuşağı3
- bir bela geliyor8
- biranın üstüne rakı içmek2
- yandım çavuş ayranı3
- haftanın gammazları listesi25
- dursun özbek3
- süleymancılar14
- uludağ sözlük hacc organizasyonu5
- sözlük erkeklerinin göğüsleri19
- yemek yapmayı bilmeyen kadın17
- okan buruk'un şişirilmiş bir balon olması2
- alevi kızların alev alev yanması7
- doruk madencilik işçilerinin direnişi5
- yakışıklı seri katil4
- faiz yer misiniz ya da yiyor musunuz6
bir malın ham halinden paketlemeye kadar olan ömrünü geçirdiği hattır. mal üreten fabrikada ya da işletmede olur. gerek yürüyen bandlar gerek vinçlerle bölüm bölüm ayrılır. *
Üretim Hattından Eseflerle bildiriyorum.
Sen hiç üretim bandı gördün mü ? Görmüşsündür tabiî ki. Ne de olsa fabrikan var. Bazen ortak noktalarımız olduğunu bilmek, hatırlamak; yazları nemden yapış, yapış olduğunda, küvetle göz göze gelmek gibidir. Sevgilim.
O bantlarda ne üretildiğine, pek takılmıyorum. Üretenlerin mutluluğu beni cezbeden. Asgari maaşla çalışıp mesaiye kalan, çalışırken birbirlerine, kitaplara inat, hitapları, uzun cümlelere inat, kısa, idari kadrodaki gereksiz resmiyete protest, neşe.
Ben idari kadrodayım, hayatım da hep kasvet, resmiyet, kitaplar, yazarlar, filmler, birde filmlerde ki başrol oyuncuları. Şehirde iki adam' dan biri benim biliyor musun ? Şiddet, drama, idam. Dostluk var.
Sen de durum nasıl bilmiyorum. Dün çok sevdiğim bir ağabeyimle, beğenmemenin, şikayet edebilmenin artistliği, kendine has havasını konuştuk. Beğenmemek güzel şey, ben beğenmedim dediğinde daha güzel şeyler görmüş havası katıyorsun kendine. Takdir etmiyorsun, çünkü tüm takdirleri sen hak ediyorsun. Şikayet edebilme yetisi; ne muhterem bir olgudur. Şikayet ettikçe bilen konumuna geliyorsun. Bildiğin için şikayet edebiliyor, sanılıyorsun. Sanırım.
Neyse konu üretim bandıydı değil mi ? Tamam. Biliyorum. En çok seninle konuşmak anlamlıyken, seninle anlamlı şeyler konuşamıyorum. Anladığını farz ediyorum, vacip ediyorum, sünnet' le aram pek iyi değil. Allah' ın peygamberi belki beni affetmesi için; araya girer.
Allah' ım böyle şeyleri düşünmek için, çok gençsin, demesi için; kapıdan birini göndersen, nasıl olur ? Bende gençliğin neşesiyle, evet diyebileyim. Neden bu kadar yazma meraklısı olduğumu düşüneyim. Yarım bırakayım yazdıklarımı, çalıştıklarımı. Aşağıya üretim bandına iniyim, oradakilerle beraber eğleneyim ama esaslı eğleneyim. En yakın arkadaşını uzun zaman göremedikten sonra muhabbetin dibine vururken, eğlenirsin ya, mesela öyle. Çok komik şeyler anlatmana gerek yok. Ya da kahkahalara da. Güzel şeyler olmak zorunda değil. Ona dair bir şeylere vakıf olmanın, ve içinde biriktirdiklerini, onun koşu yoluna bırakabilmenin eğlenmesi-mutluluğu.
Hiçte azımsayabileceğin, bir şey değildir mutluluk. Çok mutlu ol emi.
Üretim bandında bu neşeyi yaşarsam, garanti kovulurum. Daha öncede birkaç yerden kovuldum. Hayatta sandığımdan daha tecrübeli daha mı narsistim ? (iç sesim giriyor burada lafa müsadesiz, dur şurada iki dakika bir şeyler yazıyorum, dememe bile fırsat bırakmadan, Hayır diyor. Bunun için miydi ? Bu kadar yaygara. iyi, sende haklısın. Değilim, ama sandığımdan daha deli olduğum ortada, kendimle konuşmuyorum artık bildiğin muhabbet ediyoruz yahu) Bu arada bana bak iç ses, adını neden iç ses koyduğumu bilmiyorum.( Ne kadar çok şey bilmiyorum) Bizim muhabbetlerimiz boyunca her zaman ben, haklı olacağım ve muhabbetin sonunda sen, bana teslim olacak, hak vereceksin.
Hakkımı ver gideyim adalet. Dünya adaletli bir yer değil ki. Öyle olsaydı ben Afrika' da açlıktan ölüyor olurdum.
Öğlen paydosları oluyor banttakilerin de, bizim gibi. Onlar için çok önemli bir zaman dilimi çünkü istedikleri zaman dinlenemiyorlar. Onlarında dinlenmekten anladığı benim gibi, senin gibi, bir sigara bir çay. Öğlen yemeklerini, biz gök gürültüsü makamında yerken, onlar çoktan şimşek olup, dinlenmeye gidiyorlar. Bahsi artırıyorum, bence pas deyin. Elim iyi rest çekerim, edasında değilim. Görsünler bahsimi istiyorum. Çok kazanmak konusunda azimliyimdir. Bu azmi kaybetme konusunda da sürdürürüm. Birşeyi sonuna kadar kaybetmek demek; kendini kaybetmek demek, bir yerde. Seni kaybettiğimden beri kendimi kaybetmiş olmam bundandır. Bahsimi görüyorlar. Rest diyorum hepsine, siz şimşek görmemişsiniz, göremezsiniz. Şimşek stop. Şuradayım, sana ihtiyacım var. Stop. Dediğin anda çakar ancak. Gökyüzünü delen ışıklar, yeryüzünden çakar. Elim iyi demiştim. Potu ben kaldırdım. Herkes hasret kaldığına, şimşek olur. (Beylik laf ettim yine hay aksi). Aynı özeni mesai bittiğinde de gösteriyorlar. Dışarı çıktıklarında gidiyor tabi bu azim. Servise binmek bilmiyorlar. Heyhat yoksa evinizde banttaki kadar mutlu değil misiniz ? Kadınlarınızın, çocuklarınızın yanına gidin. Mutfak masasında oturun, yemekten sonra çay için. Eşlerinizin, başınızı ütülemesine izin verin. Çocuklarınıza kitap okuyor musun ? diye sorun.
Sonra sabah, dün hiç olmamış, ben bu kadar şeyi boşuna yazmışım gibi, bantınızın başına geçin.
Sen hiç üretim bandı gördün mü ? Görmüşsündür tabiî ki. Ne de olsa fabrikan var. Bazen ortak noktalarımız olduğunu bilmek, hatırlamak; yazları nemden yapış, yapış olduğunda, küvetle göz göze gelmek gibidir. Sevgilim.
O bantlarda ne üretildiğine, pek takılmıyorum. Üretenlerin mutluluğu beni cezbeden. Asgari maaşla çalışıp mesaiye kalan, çalışırken birbirlerine, kitaplara inat, hitapları, uzun cümlelere inat, kısa, idari kadrodaki gereksiz resmiyete protest, neşe.
Ben idari kadrodayım, hayatım da hep kasvet, resmiyet, kitaplar, yazarlar, filmler, birde filmlerde ki başrol oyuncuları. Şehirde iki adam' dan biri benim biliyor musun ? Şiddet, drama, idam. Dostluk var.
Sen de durum nasıl bilmiyorum. Dün çok sevdiğim bir ağabeyimle, beğenmemenin, şikayet edebilmenin artistliği, kendine has havasını konuştuk. Beğenmemek güzel şey, ben beğenmedim dediğinde daha güzel şeyler görmüş havası katıyorsun kendine. Takdir etmiyorsun, çünkü tüm takdirleri sen hak ediyorsun. Şikayet edebilme yetisi; ne muhterem bir olgudur. Şikayet ettikçe bilen konumuna geliyorsun. Bildiğin için şikayet edebiliyor, sanılıyorsun. Sanırım.
Neyse konu üretim bandıydı değil mi ? Tamam. Biliyorum. En çok seninle konuşmak anlamlıyken, seninle anlamlı şeyler konuşamıyorum. Anladığını farz ediyorum, vacip ediyorum, sünnet' le aram pek iyi değil. Allah' ın peygamberi belki beni affetmesi için; araya girer.
Allah' ım böyle şeyleri düşünmek için, çok gençsin, demesi için; kapıdan birini göndersen, nasıl olur ? Bende gençliğin neşesiyle, evet diyebileyim. Neden bu kadar yazma meraklısı olduğumu düşüneyim. Yarım bırakayım yazdıklarımı, çalıştıklarımı. Aşağıya üretim bandına iniyim, oradakilerle beraber eğleneyim ama esaslı eğleneyim. En yakın arkadaşını uzun zaman göremedikten sonra muhabbetin dibine vururken, eğlenirsin ya, mesela öyle. Çok komik şeyler anlatmana gerek yok. Ya da kahkahalara da. Güzel şeyler olmak zorunda değil. Ona dair bir şeylere vakıf olmanın, ve içinde biriktirdiklerini, onun koşu yoluna bırakabilmenin eğlenmesi-mutluluğu.
Hiçte azımsayabileceğin, bir şey değildir mutluluk. Çok mutlu ol emi.
Üretim bandında bu neşeyi yaşarsam, garanti kovulurum. Daha öncede birkaç yerden kovuldum. Hayatta sandığımdan daha tecrübeli daha mı narsistim ? (iç sesim giriyor burada lafa müsadesiz, dur şurada iki dakika bir şeyler yazıyorum, dememe bile fırsat bırakmadan, Hayır diyor. Bunun için miydi ? Bu kadar yaygara. iyi, sende haklısın. Değilim, ama sandığımdan daha deli olduğum ortada, kendimle konuşmuyorum artık bildiğin muhabbet ediyoruz yahu) Bu arada bana bak iç ses, adını neden iç ses koyduğumu bilmiyorum.( Ne kadar çok şey bilmiyorum) Bizim muhabbetlerimiz boyunca her zaman ben, haklı olacağım ve muhabbetin sonunda sen, bana teslim olacak, hak vereceksin.
Hakkımı ver gideyim adalet. Dünya adaletli bir yer değil ki. Öyle olsaydı ben Afrika' da açlıktan ölüyor olurdum.
Öğlen paydosları oluyor banttakilerin de, bizim gibi. Onlar için çok önemli bir zaman dilimi çünkü istedikleri zaman dinlenemiyorlar. Onlarında dinlenmekten anladığı benim gibi, senin gibi, bir sigara bir çay. Öğlen yemeklerini, biz gök gürültüsü makamında yerken, onlar çoktan şimşek olup, dinlenmeye gidiyorlar. Bahsi artırıyorum, bence pas deyin. Elim iyi rest çekerim, edasında değilim. Görsünler bahsimi istiyorum. Çok kazanmak konusunda azimliyimdir. Bu azmi kaybetme konusunda da sürdürürüm. Birşeyi sonuna kadar kaybetmek demek; kendini kaybetmek demek, bir yerde. Seni kaybettiğimden beri kendimi kaybetmiş olmam bundandır. Bahsimi görüyorlar. Rest diyorum hepsine, siz şimşek görmemişsiniz, göremezsiniz. Şimşek stop. Şuradayım, sana ihtiyacım var. Stop. Dediğin anda çakar ancak. Gökyüzünü delen ışıklar, yeryüzünden çakar. Elim iyi demiştim. Potu ben kaldırdım. Herkes hasret kaldığına, şimşek olur. (Beylik laf ettim yine hay aksi). Aynı özeni mesai bittiğinde de gösteriyorlar. Dışarı çıktıklarında gidiyor tabi bu azim. Servise binmek bilmiyorlar. Heyhat yoksa evinizde banttaki kadar mutlu değil misiniz ? Kadınlarınızın, çocuklarınızın yanına gidin. Mutfak masasında oturun, yemekten sonra çay için. Eşlerinizin, başınızı ütülemesine izin verin. Çocuklarınıza kitap okuyor musun ? diye sorun.
Sonra sabah, dün hiç olmamış, ben bu kadar şeyi boşuna yazmışım gibi, bantınızın başına geçin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar