bugün
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı54
- ispanya17
- arjantin17
- 2026 dünya kupası23
- futbol13
- dünya18
- ben geldim ayağa kalkın3
- messi'ye bir teselli ballon d or'u verilsin3
- 2026 dünya kupası şampiyonu ispanya3
- birader yazarların birader bey yazarlar olmaları3
- gideceğin yer değilken otobüsten inmek2
- lionel messi7
- ev şarabı2
- messi uzaylı abi2
- 19 temmuz 2026 dünya kupası finali14
- resim hocaları3
- ispanya milli futbol takımı6
- ispanya arjantin maçı kaç kaç biter7
- ciguli kral3
- ergenlerle mesai arkadaşı olmak4
- arjantin milli futbol takımı6
- marc cucurella5
- ispanyanın 2026 dünya kupasını kazanması2
- lisede hocaların herşeyi bilmesi3
- kahveye naber lan avradını siktiklerim diye girmek3
- nico williams2
- 20 temmuz 20262
- le cola'nın 67 tl olması4
- şehir kurma oyunları5
- abd'nin iran'a girmesiyle olacak olan şeyler4
- aylık 467 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- goooolll gooooolllll gooolllllll2
- haluk levent denince akla gelenler4
- memduh bashgan2
- tefeciden borç almak4
- arjantin'in çok kötü oynaması3
- uludağ sözlük diriltme operasyonu6
- velvet9
- şaka maka muhalif platform kalmaması4
- kemal kılıçdaroğlu7
- sözlük yazarlarının tatlıları4
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- eve dönmek2
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri7
- sapık7
- allah varsa beni milli yapsın7
- ölüm fikrinin insanları çıldırtmıyor oluşu4
- haluk levent vs serdar ortaç6
- vozol4
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak9
Yum gözlerini, yitir kendini karanlıkta
göz kapaklarının kırmızı yaprakları altında.
Gömül vızıldayan sesin
düşen sesin halklarına
ve uzaklarda yankılanan
dilsiz bir çağlayan gibi,
davulların çalındığı yerde.
Bırak kendini karanlığa,
kendi etine gömül,
kendi yüreğine;
kemik, o mor şimşek,
kamaştırsın gözlerini, kör etsin,
mavi göğsünü göstersin akşam ışığı
körfezler ve gölgeli koyaklar arasında.
O sıvı karanlığında uykunun
ıslat çıplaklığını;
kıyıya kimbilir kimin bıraktığı gövdeni,
o köpek danteli unut.
Sonsuz kadın, yitir kendini
kendi benliğinin sonsuzluğunda,
bir başka denizde buluşan bir deniz gibi
unut kendini, beni unut.
Dudaklar, öpüşler, aşk, her şey
yeniden doğar
o ölümsüz, o yalın unutuşta:
gecenin kızlarıdır yıldızlar.
octavio paz şiiri.
göz kapaklarının kırmızı yaprakları altında.
Gömül vızıldayan sesin
düşen sesin halklarına
ve uzaklarda yankılanan
dilsiz bir çağlayan gibi,
davulların çalındığı yerde.
Bırak kendini karanlığa,
kendi etine gömül,
kendi yüreğine;
kemik, o mor şimşek,
kamaştırsın gözlerini, kör etsin,
mavi göğsünü göstersin akşam ışığı
körfezler ve gölgeli koyaklar arasında.
O sıvı karanlığında uykunun
ıslat çıplaklığını;
kıyıya kimbilir kimin bıraktığı gövdeni,
o köpek danteli unut.
Sonsuz kadın, yitir kendini
kendi benliğinin sonsuzluğunda,
bir başka denizde buluşan bir deniz gibi
unut kendini, beni unut.
Dudaklar, öpüşler, aşk, her şey
yeniden doğar
o ölümsüz, o yalın unutuşta:
gecenin kızlarıdır yıldızlar.
octavio paz şiiri.
bir (bkz: pablo neruda) şiiri, çeviri: ismail aksoy
Yayılmış toprak gibi
bir kadehte bütün bu aşk, yıldızlı
ve dikenli sana verdiğim
aşk, fakat gittin
küçük ayaklarla, kirli topuklarla
ateşte ve söndürdün onu.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
ikircikli değildim kavgada.
Hayata doğru yürümeyi bırakmadım,
barışa doğru, herkese ekmek için,
fakat kaldırdım seni kollarımda
ve mıhladım seni öpüşlerime,
ve baktım sana hiçbir insan gözünün
sana bir daha bakmayacağı gibi.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
Ölçümü almamıştın o zaman,
ve senin için kanı, buğdayı,
suyu seçen adamı, karıştırdın
eteğine düşen o küçük böcekle.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
Uzaklardan geriye dönüp
sana bakacağımı bekleme, iyice belle
seni terk ettiğimi, gezintiye çık
ihanet edilmiş fotoğrafımla,
yürümeyi sürdüreceğim ben,
geniş yollar açacağım karanlığa doğru,
yumuşatacağım toprağı,
gelenlere dağıtacağım yıldızları.
Yolda kal.
Gece geldi sana.
Şafakta yeniden
görüşürüz belki.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
('Kaptanın Dizeleri'nden, 1952)
Yayılmış toprak gibi
bir kadehte bütün bu aşk, yıldızlı
ve dikenli sana verdiğim
aşk, fakat gittin
küçük ayaklarla, kirli topuklarla
ateşte ve söndürdün onu.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
ikircikli değildim kavgada.
Hayata doğru yürümeyi bırakmadım,
barışa doğru, herkese ekmek için,
fakat kaldırdım seni kollarımda
ve mıhladım seni öpüşlerime,
ve baktım sana hiçbir insan gözünün
sana bir daha bakmayacağı gibi.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
Ölçümü almamıştın o zaman,
ve senin için kanı, buğdayı,
suyu seçen adamı, karıştırdın
eteğine düşen o küçük böcekle.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
Uzaklardan geriye dönüp
sana bakacağımı bekleme, iyice belle
seni terk ettiğimi, gezintiye çık
ihanet edilmiş fotoğrafımla,
yürümeyi sürdüreceğim ben,
geniş yollar açacağım karanlığa doğru,
yumuşatacağım toprağı,
gelenlere dağıtacağım yıldızları.
Yolda kal.
Gece geldi sana.
Şafakta yeniden
görüşürüz belki.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
('Kaptanın Dizeleri'nden, 1952)
" hafıza kayıplarım oluyordu unutuşlarım, sadece hatırlıyordum. "
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar