bugün
- yaşadım demek için ne yapmalı6
- günaydın kızlar4
- yazarların kedilerine söylemek istedikleri2
- süvari kahvesi3
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- travis bickle a gönlünün götürdüğü yere sür demek2
- samsak döveci3
- tır kabini2
- michelin2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey4
- blaupunkt3
- anın görüntüsü24
- ayva reçeli2
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi5
- kitap okumamak3
- günaydın devasa uludağ sözlük ailesi2
- konuşurken anladın mı deyip duran tip3
- gece gelen yemek yapma isteği8
- sözlüğü ayakta tutanlar2
- belediye ruhsat birimi2
- ateşte kızartılacaksın2
- terhis oluyorum sözlük21
- kısa vadeli faydalı güdülenim araçları2
- dilencilik yasal bir iş midir2
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- paranın mutluluk getirmemesi3
- fenerbahçe12
- dilenme usulleri2
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- arif sefa özdemir5
- abd'nin irana atom bombası saldırısı ihtimali3
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi14
- fatma betül sayan kaya28
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- bir sözlük yazarına kahve ısmarlamak12
- silik sayınız7
- aşk15
- chatgpt'nin bir erkeği mutlu etmesini bilmesi12
- karın üzerinde yürüme sesi2
- kombiler açıldı mı arkadaşlar8
- emecek bor çift göğüs bile bulamamak7
- akıllı telefon kullanan erkek9
- coca cola3
- ilk sıra arkadaşınız ne yapıyor6
- camilerdeki ayak kokusu11
- münafık11
- trafikte korna çalmanın işlevi7
Yum gözlerini, yitir kendini karanlıkta
göz kapaklarının kırmızı yaprakları altında.
Gömül vızıldayan sesin
düşen sesin halklarına
ve uzaklarda yankılanan
dilsiz bir çağlayan gibi,
davulların çalındığı yerde.
Bırak kendini karanlığa,
kendi etine gömül,
kendi yüreğine;
kemik, o mor şimşek,
kamaştırsın gözlerini, kör etsin,
mavi göğsünü göstersin akşam ışığı
körfezler ve gölgeli koyaklar arasında.
O sıvı karanlığında uykunun
ıslat çıplaklığını;
kıyıya kimbilir kimin bıraktığı gövdeni,
o köpek danteli unut.
Sonsuz kadın, yitir kendini
kendi benliğinin sonsuzluğunda,
bir başka denizde buluşan bir deniz gibi
unut kendini, beni unut.
Dudaklar, öpüşler, aşk, her şey
yeniden doğar
o ölümsüz, o yalın unutuşta:
gecenin kızlarıdır yıldızlar.
octavio paz şiiri.
göz kapaklarının kırmızı yaprakları altında.
Gömül vızıldayan sesin
düşen sesin halklarına
ve uzaklarda yankılanan
dilsiz bir çağlayan gibi,
davulların çalındığı yerde.
Bırak kendini karanlığa,
kendi etine gömül,
kendi yüreğine;
kemik, o mor şimşek,
kamaştırsın gözlerini, kör etsin,
mavi göğsünü göstersin akşam ışığı
körfezler ve gölgeli koyaklar arasında.
O sıvı karanlığında uykunun
ıslat çıplaklığını;
kıyıya kimbilir kimin bıraktığı gövdeni,
o köpek danteli unut.
Sonsuz kadın, yitir kendini
kendi benliğinin sonsuzluğunda,
bir başka denizde buluşan bir deniz gibi
unut kendini, beni unut.
Dudaklar, öpüşler, aşk, her şey
yeniden doğar
o ölümsüz, o yalın unutuşta:
gecenin kızlarıdır yıldızlar.
octavio paz şiiri.
bir (bkz: pablo neruda) şiiri, çeviri: ismail aksoy
Yayılmış toprak gibi
bir kadehte bütün bu aşk, yıldızlı
ve dikenli sana verdiğim
aşk, fakat gittin
küçük ayaklarla, kirli topuklarla
ateşte ve söndürdün onu.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
ikircikli değildim kavgada.
Hayata doğru yürümeyi bırakmadım,
barışa doğru, herkese ekmek için,
fakat kaldırdım seni kollarımda
ve mıhladım seni öpüşlerime,
ve baktım sana hiçbir insan gözünün
sana bir daha bakmayacağı gibi.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
Ölçümü almamıştın o zaman,
ve senin için kanı, buğdayı,
suyu seçen adamı, karıştırdın
eteğine düşen o küçük böcekle.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
Uzaklardan geriye dönüp
sana bakacağımı bekleme, iyice belle
seni terk ettiğimi, gezintiye çık
ihanet edilmiş fotoğrafımla,
yürümeyi sürdüreceğim ben,
geniş yollar açacağım karanlığa doğru,
yumuşatacağım toprağı,
gelenlere dağıtacağım yıldızları.
Yolda kal.
Gece geldi sana.
Şafakta yeniden
görüşürüz belki.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
('Kaptanın Dizeleri'nden, 1952)
Yayılmış toprak gibi
bir kadehte bütün bu aşk, yıldızlı
ve dikenli sana verdiğim
aşk, fakat gittin
küçük ayaklarla, kirli topuklarla
ateşte ve söndürdün onu.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
ikircikli değildim kavgada.
Hayata doğru yürümeyi bırakmadım,
barışa doğru, herkese ekmek için,
fakat kaldırdım seni kollarımda
ve mıhladım seni öpüşlerime,
ve baktım sana hiçbir insan gözünün
sana bir daha bakmayacağı gibi.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
Ölçümü almamıştın o zaman,
ve senin için kanı, buğdayı,
suyu seçen adamı, karıştırdın
eteğine düşen o küçük böcekle.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
Uzaklardan geriye dönüp
sana bakacağımı bekleme, iyice belle
seni terk ettiğimi, gezintiye çık
ihanet edilmiş fotoğrafımla,
yürümeyi sürdüreceğim ben,
geniş yollar açacağım karanlığa doğru,
yumuşatacağım toprağı,
gelenlere dağıtacağım yıldızları.
Yolda kal.
Gece geldi sana.
Şafakta yeniden
görüşürüz belki.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
('Kaptanın Dizeleri'nden, 1952)
" hafıza kayıplarım oluyordu unutuşlarım, sadece hatırlıyordum. "
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com