bugün
- ankara mı istanbul mu7
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı52
- aslan burcunun karakteristik özellikleri6
- erkeklerin akılsızlıkları9
- tarkan şarkıları3
- nuh tufanı olayı gerçek midir11
- berberlere zam gelmesi4
- son görülen rüya5
- 13 seçim kaybetmedim7
- seni hayata bağlayan şey2
- yedinci mühür2
- uzun süreli ilişkinin sırrı4
- montella'nın mağlubiyet açıklaması5
- hale etkisi2
- diyafram2
- köyde gece tuvalete gitmek4
- bik bik bugün ne yemek yaptı acaba3
- kayahan'ın en güzel şarkısı12
- okan buruk2
- toprak razgatlıoğlu'nun çekya sprint yarışındaki 12
- çokomel2
- işi düşünce aramak3
- gece çorbası2
- ormanda yürüyüş yapana iaaaahh diye sesler çıkarma3
- ezginin günlüğü denilince akla gelen şey2
- fenerbahçe2
- topuklu ayakkabı5
- bizim çocuklar başardı6
- kadınların ilgisiz yaşayamaması13
- hiç götü öpülmemiş kız siniri2
- türkiye a milli futbol takımı13
- depresyona girmeye karar vermek4
- türkiye'nin asla düzelemeyecek olmasının sebebi9
- iki insan arasındaki en uzun mesafe5
- erkeklere çekici gelen kadın meslekleri5
- çok sıcaaaoooooooouuuuuu� �ğğğğğğğğğğ� �ğğğkk2
- sabah 6 30 alarmının felsefesi2
- napolyon'un bir sözü var2
- mony tontana birader3
- anlasana2
- lahmacun yiyenlerin kıro olması2
- 2026 dünya kupası'na gruplarda veda ettik7
- maden suyu şişesinin 200 ml olması sorunsalı3
- 12 günlük bebeğimiz için dua talebi2
- biraderler kulübü4
- deniz undav türkiye'yi seçseydi4
- arda güler7
- şu memelere bak6
- tansiyon ölçme aleti2
- 26 haziran 2026 abd türkiye maçı2
Yum gözlerini, yitir kendini karanlıkta
göz kapaklarının kırmızı yaprakları altında.
Gömül vızıldayan sesin
düşen sesin halklarına
ve uzaklarda yankılanan
dilsiz bir çağlayan gibi,
davulların çalındığı yerde.
Bırak kendini karanlığa,
kendi etine gömül,
kendi yüreğine;
kemik, o mor şimşek,
kamaştırsın gözlerini, kör etsin,
mavi göğsünü göstersin akşam ışığı
körfezler ve gölgeli koyaklar arasında.
O sıvı karanlığında uykunun
ıslat çıplaklığını;
kıyıya kimbilir kimin bıraktığı gövdeni,
o köpek danteli unut.
Sonsuz kadın, yitir kendini
kendi benliğinin sonsuzluğunda,
bir başka denizde buluşan bir deniz gibi
unut kendini, beni unut.
Dudaklar, öpüşler, aşk, her şey
yeniden doğar
o ölümsüz, o yalın unutuşta:
gecenin kızlarıdır yıldızlar.
octavio paz şiiri.
göz kapaklarının kırmızı yaprakları altında.
Gömül vızıldayan sesin
düşen sesin halklarına
ve uzaklarda yankılanan
dilsiz bir çağlayan gibi,
davulların çalındığı yerde.
Bırak kendini karanlığa,
kendi etine gömül,
kendi yüreğine;
kemik, o mor şimşek,
kamaştırsın gözlerini, kör etsin,
mavi göğsünü göstersin akşam ışığı
körfezler ve gölgeli koyaklar arasında.
O sıvı karanlığında uykunun
ıslat çıplaklığını;
kıyıya kimbilir kimin bıraktığı gövdeni,
o köpek danteli unut.
Sonsuz kadın, yitir kendini
kendi benliğinin sonsuzluğunda,
bir başka denizde buluşan bir deniz gibi
unut kendini, beni unut.
Dudaklar, öpüşler, aşk, her şey
yeniden doğar
o ölümsüz, o yalın unutuşta:
gecenin kızlarıdır yıldızlar.
octavio paz şiiri.
bir (bkz: pablo neruda) şiiri, çeviri: ismail aksoy
Yayılmış toprak gibi
bir kadehte bütün bu aşk, yıldızlı
ve dikenli sana verdiğim
aşk, fakat gittin
küçük ayaklarla, kirli topuklarla
ateşte ve söndürdün onu.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
ikircikli değildim kavgada.
Hayata doğru yürümeyi bırakmadım,
barışa doğru, herkese ekmek için,
fakat kaldırdım seni kollarımda
ve mıhladım seni öpüşlerime,
ve baktım sana hiçbir insan gözünün
sana bir daha bakmayacağı gibi.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
Ölçümü almamıştın o zaman,
ve senin için kanı, buğdayı,
suyu seçen adamı, karıştırdın
eteğine düşen o küçük böcekle.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
Uzaklardan geriye dönüp
sana bakacağımı bekleme, iyice belle
seni terk ettiğimi, gezintiye çık
ihanet edilmiş fotoğrafımla,
yürümeyi sürdüreceğim ben,
geniş yollar açacağım karanlığa doğru,
yumuşatacağım toprağı,
gelenlere dağıtacağım yıldızları.
Yolda kal.
Gece geldi sana.
Şafakta yeniden
görüşürüz belki.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
('Kaptanın Dizeleri'nden, 1952)
Yayılmış toprak gibi
bir kadehte bütün bu aşk, yıldızlı
ve dikenli sana verdiğim
aşk, fakat gittin
küçük ayaklarla, kirli topuklarla
ateşte ve söndürdün onu.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
ikircikli değildim kavgada.
Hayata doğru yürümeyi bırakmadım,
barışa doğru, herkese ekmek için,
fakat kaldırdım seni kollarımda
ve mıhladım seni öpüşlerime,
ve baktım sana hiçbir insan gözünün
sana bir daha bakmayacağı gibi.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
Ölçümü almamıştın o zaman,
ve senin için kanı, buğdayı,
suyu seçen adamı, karıştırdın
eteğine düşen o küçük böcekle.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
Uzaklardan geriye dönüp
sana bakacağımı bekleme, iyice belle
seni terk ettiğimi, gezintiye çık
ihanet edilmiş fotoğrafımla,
yürümeyi sürdüreceğim ben,
geniş yollar açacağım karanlığa doğru,
yumuşatacağım toprağı,
gelenlere dağıtacağım yıldızları.
Yolda kal.
Gece geldi sana.
Şafakta yeniden
görüşürüz belki.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
('Kaptanın Dizeleri'nden, 1952)
" hafıza kayıplarım oluyordu unutuşlarım, sadece hatırlıyordum. "
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar