bugün
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz8
- kadir mısıroğlu nu takip eden mallar10
- ankara savaşında gavur ile ittifak yapan osmanlı6
- 4 kasım 2026 liverpoolun fbye döşeyceği boru4
- yeni tanışılan kimse8
- muslettin amca13
- cezaevine özenen gençler8
- yağmurlu bir güne uyanmak5
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı28
- 6 milyon lirayı zimmetine geçiren zabıt katibi5
- inancın sıcacık fırınları5
- biz de birileriyiz3
- sözlük klasikleri8
- 5000 yıllık kürt tarihinin ıspatı5
- suavi nin tıraş bıçağı reklamında oynaması2
- sex shop3
- anlamadım true ayıplı film çekerken mi yakalanmış3
- erkekler neden teşhirci giyinmez5
- onca puan alıp memur olunca 12 saat çalışmak11
- yağmurlu bir günde doğdum anamdan5
- adolescence2
- anın görüntüsü33
- ucanpembekoala4
- 24 kasım 2026 galatasaray aston villa maçı5
- aleksey batrakov27
- aşk4
- hoşlanılan kızın aşkın ne kadar derin diye sorması5
- akepem yapmaz5
- yazılımcıların flörtleşme algoritması2
- 12 kasım 2026 türkiye belçika maçı3
- güne bir kitap alıntısı bırak3
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- teoman müziği bıraktı2
- kamala harris4
- sinan sardoğan2
- insan sevmemek2
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı3
- tanımadığı kadına tokat atan adam19
- kırıkkaleli olmak istemek10
- çöpe bırakılmış ıvır zıvır3
- doların 50 tl olması10
- fenerli yazarların ortalarda gözükmemesi3
- 15 kasım 2026 fransa türkiye maçı2
- emre belözoğlu8
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir11
- sözlük kürdü55
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil17
- queen ravennanın aşırı güzel olması14
- mazda 6262
- arap götü10
ulusların kendi kaderlerini tayin hakkı.
1896-1899 tarihleri arasında lenin tarafından yazılmıştır ve 1899'da basılmıştır..
lenin'in sovyetler içerisinde bulunan türkleri baz alarak oluşturduğu düşünce yapısıdır. özellikle orta asya'daki müslüman sosyalist yapılanmalar buna dayanarak kızıl ordular kurmuş, devrim sürecinde bolşeviklerin yanında saf tutmuştur. ancak devrimden sonra verilen sözler unutulmuş, türklerin mahalli sovyet cumhuriyetleri kurmasının önüne geçilmiş hatta bu olaylar stalin döneminde etkisini aşırı şekilde arttırmış, müslüman sosyalizmin önderleri kurşuna dizilmiş, hain ilan edilmiştir.
Emperyalistlerin işin içine girmesiyle UKKTH olmaktan çıkan pek çok ülkenin içindedir, ülkemiz.
Bazı osur osur ipe diz insanlarının PKK'nın yaptıklarınıda bu kategoriye koymasıyla birlikte emperyalizm uşaklığıyla karşılaştırılan Lenin ilkesidir.
yalandır, palavradır, sahtekarlıktır.
kağıda yazmışlarda, onaylamışlarda... hadi ordan terbiyesiz.
masum halkları devrime katılmaya ikna etmek en azından engel olamasınlar diye saf dışı bırakmak için uydurulmuş siyasi manevradır.
gördük lenini ve yandaşlarını kafkaslardaki uluslara nasıl kendilerini tayin hakkı verdiklerini.
kağıda yazmışlarda, onaylamışlarda... hadi ordan terbiyesiz.
masum halkları devrime katılmaya ikna etmek en azından engel olamasınlar diye saf dışı bırakmak için uydurulmuş siyasi manevradır.
gördük lenini ve yandaşlarını kafkaslardaki uluslara nasıl kendilerini tayin hakkı verdiklerini.
ulusların kendi kaderini tayin hakkı doğru anlaşıldığı sürece gayet doğru bir düşüncedir. ancak sen ırkların kendi kaderini tayin hakkı olarak yorumlarsan işler değişir, kan çıkar.
Şu konu başlıklarında da tartışılan konu:
(bkz: wilson ilkeleri)
(bkz: uluslarin kaderlerini tayin hakki)
(bkz: wilson ilkeleri)
(bkz: uluslarin kaderlerini tayin hakki)
kanımca kültürlerin kendi kaderini tayin hakkı olarak değiştirilmelidir. tamamen vazgeçilmelidir demiyorum. kültürlerin yok olması olması yahut başka bir kültür tahakkümü altına girmesi kabul edilebilir değildir. ne farkı var? diyenler için kısa bir açıklama yapayım.
ulus kavramı, ulus benliği yahut kişilerdeki ulusa ait olma fikri fransız devrimi ile şekillenmiştir ve eksik ve insanları ayrıştıran bir yapıdadır. çoğu zaman toplulukları kapsamayabilir. şöyle ki kürtler gibi, çeçenler gibi topluluklar sayıca fazla olmaları nedeniyle ulus kategorisine girerler fakat kızılderililer, aborjinler gibi sayıca çok az topluluklar ise bu kategoriye dahil olamamaktadırlar. aborjin ırkının reddi derdinde değilim. bir kızılderili için artık ulus olmaktan ziyade kültürünü yaşamak gerçek bir kaygı olabilir.
ayrıca bu kavram alevilik, bektaşilik gibi kültürleri kapsayamamaktadır. bu anlamda da yetersizdir.
ulus kavramı, ulus benliği yahut kişilerdeki ulusa ait olma fikri fransız devrimi ile şekillenmiştir ve eksik ve insanları ayrıştıran bir yapıdadır. çoğu zaman toplulukları kapsamayabilir. şöyle ki kürtler gibi, çeçenler gibi topluluklar sayıca fazla olmaları nedeniyle ulus kategorisine girerler fakat kızılderililer, aborjinler gibi sayıca çok az topluluklar ise bu kategoriye dahil olamamaktadırlar. aborjin ırkının reddi derdinde değilim. bir kızılderili için artık ulus olmaktan ziyade kültürünü yaşamak gerçek bir kaygı olabilir.
ayrıca bu kavram alevilik, bektaşilik gibi kültürleri kapsayamamaktadır. bu anlamda da yetersizdir.
solcuların niye pkk'ya destek verdiklerini anlatan sır.
anlaşılması o kadar kolay olmasına rağmen insanların anlamamayı nasıl becerdiklerini algılayamadığım, en insanca ve sadece empati ile bakarak bile bulunabilecek, "dünyada cennet"i yaratacak olan önermedir.
ulusların demokratik hareketinin dayanak noktasıdır. her ulusun kendi kaderini tayin etme hakkına sahip olduğunu anlatır.
ırkçıların kürtleri anlamama sebebidir çünkü bilmezler ki onlarında istekleri vardır ve bu gayet normaldir.
bunu götünden anlayanlar yüzünden şu an bir pkk var ve komünist olduğunu iddia edebiliyor.
Her ulus hareketin başlangıcında doğal olarak önderliği eline alan burjuvazi, bütün ulusal emellerin desteklenmesinin doğal olduğunu söyler. Oysa proletartyanın ulusal sorundaki politikası (tıpkı diğer konularda olduğu gibi) burjuvaziyi ancak belli doğrultularda destekler, ama bu destek asla burjuvazinin politikasıyla örtüşmez. işçi sınıfı burjuvazisi ( ulusal sorunda) ancak ulusal barış sağlamak için (ki burjuvazi bunu tamamen gerçekleştirmez ve ancak tam demokrasiyle gerçekleştirebilir), eşit haklar sağlamak ve sınıf mücadelesi için en iyi koşulları yaratmak için destekler. Bu yüzden, proleterler ulusal sorunda burjuvazinin pratikliğine karşı kendi ilkelerini ileri sürerler; burjuvaziye her zaman yalnızca koşullu destek verirler. istisnasız her burjuvazi ulusal sorunda ya kendi ulusu için ayrıcalıklar, ya da olağanüstü menfaatler peşindedir; bunu 'pratiklik' denir. Proletarya ise her türlü ayrıcalığa, her türlü ayrımcılığa karşıdır. Proletaryadan 'pratik' olmasını talep etmek, burjuvazinin kuyruğuna takılmak, oportünizme kaymak demektir.
(Lenin Ulusların Kaderlerini Tayin Hakkı, S.60 Agora Yayınları, Türkçe çevirisi: Ferit Burak Haydar)
(Lenin Ulusların Kaderlerini Tayin Hakkı, S.60 Agora Yayınları, Türkçe çevirisi: Ferit Burak Haydar)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar