bugün
- izmirli kızların verici olması35
- temmuz7
- sssilvermist12
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- habire1246
- burhaniye6
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- vincent van gogh5
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- kendine 10 üzerinden kaç verirsin4
- fakirler cep telefonu kullanmasın3
- yorgun mermi13
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- kemoşların genel özellikleri4
- karton toplayan piç3
- fetöyü doğuran katı laikliktir5
- habire12 adamdır15
- sözlük teyzesine çakmak3
- trollüğün ayağa düşmesi3
- ağzına almayan kız3
- gammazların tarafsız olması gerekliliği27
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- izmi r damari2
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- cumhuriyet halk partisi17
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak10
- gürsel tekin6
- eh madem benle kavga etmiyorsunuz4
- nazar değdi sözlük4
- 26 temmuz 2026 türkiye brezilya voleybol maçı7
- arabadan anlamayan erkek4
- kadın yazarların boş konulara ilgi göstermesi5
- balkan göçmeni vs kürt2
- çilek reçeli vs vişne reçeli9
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- muslettin amca13
- sözlük bebeleri4
- kadın olmak4
- 150 boyundaki kızın seni komaya sokarım demesi5
- gocu bak bi4
- bugün gelen kitaplar4
- gece denize girmek12
- yahudi şapkası3
- ergenlerle mesai arkadaşı olmak8
- galaxy ace3
- erkek yazarlar bana mesaj atmasın2
- beybi leydi2
- nickten isim tahmini yapmak25
- başak burcu8
- retro oyuncu bilgisayarı3
ulusların kendi kaderlerini tayin hakkı.
1896-1899 tarihleri arasında lenin tarafından yazılmıştır ve 1899'da basılmıştır..
lenin'in sovyetler içerisinde bulunan türkleri baz alarak oluşturduğu düşünce yapısıdır. özellikle orta asya'daki müslüman sosyalist yapılanmalar buna dayanarak kızıl ordular kurmuş, devrim sürecinde bolşeviklerin yanında saf tutmuştur. ancak devrimden sonra verilen sözler unutulmuş, türklerin mahalli sovyet cumhuriyetleri kurmasının önüne geçilmiş hatta bu olaylar stalin döneminde etkisini aşırı şekilde arttırmış, müslüman sosyalizmin önderleri kurşuna dizilmiş, hain ilan edilmiştir.
Emperyalistlerin işin içine girmesiyle UKKTH olmaktan çıkan pek çok ülkenin içindedir, ülkemiz.
Bazı osur osur ipe diz insanlarının PKK'nın yaptıklarınıda bu kategoriye koymasıyla birlikte emperyalizm uşaklığıyla karşılaştırılan Lenin ilkesidir.
yalandır, palavradır, sahtekarlıktır.
kağıda yazmışlarda, onaylamışlarda... hadi ordan terbiyesiz.
masum halkları devrime katılmaya ikna etmek en azından engel olamasınlar diye saf dışı bırakmak için uydurulmuş siyasi manevradır.
gördük lenini ve yandaşlarını kafkaslardaki uluslara nasıl kendilerini tayin hakkı verdiklerini.
kağıda yazmışlarda, onaylamışlarda... hadi ordan terbiyesiz.
masum halkları devrime katılmaya ikna etmek en azından engel olamasınlar diye saf dışı bırakmak için uydurulmuş siyasi manevradır.
gördük lenini ve yandaşlarını kafkaslardaki uluslara nasıl kendilerini tayin hakkı verdiklerini.
ulusların kendi kaderini tayin hakkı doğru anlaşıldığı sürece gayet doğru bir düşüncedir. ancak sen ırkların kendi kaderini tayin hakkı olarak yorumlarsan işler değişir, kan çıkar.
Şu konu başlıklarında da tartışılan konu:
(bkz: wilson ilkeleri)
(bkz: uluslarin kaderlerini tayin hakki)
(bkz: wilson ilkeleri)
(bkz: uluslarin kaderlerini tayin hakki)
kanımca kültürlerin kendi kaderini tayin hakkı olarak değiştirilmelidir. tamamen vazgeçilmelidir demiyorum. kültürlerin yok olması olması yahut başka bir kültür tahakkümü altına girmesi kabul edilebilir değildir. ne farkı var? diyenler için kısa bir açıklama yapayım.
ulus kavramı, ulus benliği yahut kişilerdeki ulusa ait olma fikri fransız devrimi ile şekillenmiştir ve eksik ve insanları ayrıştıran bir yapıdadır. çoğu zaman toplulukları kapsamayabilir. şöyle ki kürtler gibi, çeçenler gibi topluluklar sayıca fazla olmaları nedeniyle ulus kategorisine girerler fakat kızılderililer, aborjinler gibi sayıca çok az topluluklar ise bu kategoriye dahil olamamaktadırlar. aborjin ırkının reddi derdinde değilim. bir kızılderili için artık ulus olmaktan ziyade kültürünü yaşamak gerçek bir kaygı olabilir.
ayrıca bu kavram alevilik, bektaşilik gibi kültürleri kapsayamamaktadır. bu anlamda da yetersizdir.
ulus kavramı, ulus benliği yahut kişilerdeki ulusa ait olma fikri fransız devrimi ile şekillenmiştir ve eksik ve insanları ayrıştıran bir yapıdadır. çoğu zaman toplulukları kapsamayabilir. şöyle ki kürtler gibi, çeçenler gibi topluluklar sayıca fazla olmaları nedeniyle ulus kategorisine girerler fakat kızılderililer, aborjinler gibi sayıca çok az topluluklar ise bu kategoriye dahil olamamaktadırlar. aborjin ırkının reddi derdinde değilim. bir kızılderili için artık ulus olmaktan ziyade kültürünü yaşamak gerçek bir kaygı olabilir.
ayrıca bu kavram alevilik, bektaşilik gibi kültürleri kapsayamamaktadır. bu anlamda da yetersizdir.
solcuların niye pkk'ya destek verdiklerini anlatan sır.
anlaşılması o kadar kolay olmasına rağmen insanların anlamamayı nasıl becerdiklerini algılayamadığım, en insanca ve sadece empati ile bakarak bile bulunabilecek, "dünyada cennet"i yaratacak olan önermedir.
ulusların demokratik hareketinin dayanak noktasıdır. her ulusun kendi kaderini tayin etme hakkına sahip olduğunu anlatır.
ırkçıların kürtleri anlamama sebebidir çünkü bilmezler ki onlarında istekleri vardır ve bu gayet normaldir.
bunu götünden anlayanlar yüzünden şu an bir pkk var ve komünist olduğunu iddia edebiliyor.
Her ulus hareketin başlangıcında doğal olarak önderliği eline alan burjuvazi, bütün ulusal emellerin desteklenmesinin doğal olduğunu söyler. Oysa proletartyanın ulusal sorundaki politikası (tıpkı diğer konularda olduğu gibi) burjuvaziyi ancak belli doğrultularda destekler, ama bu destek asla burjuvazinin politikasıyla örtüşmez. işçi sınıfı burjuvazisi ( ulusal sorunda) ancak ulusal barış sağlamak için (ki burjuvazi bunu tamamen gerçekleştirmez ve ancak tam demokrasiyle gerçekleştirebilir), eşit haklar sağlamak ve sınıf mücadelesi için en iyi koşulları yaratmak için destekler. Bu yüzden, proleterler ulusal sorunda burjuvazinin pratikliğine karşı kendi ilkelerini ileri sürerler; burjuvaziye her zaman yalnızca koşullu destek verirler. istisnasız her burjuvazi ulusal sorunda ya kendi ulusu için ayrıcalıklar, ya da olağanüstü menfaatler peşindedir; bunu 'pratiklik' denir. Proletarya ise her türlü ayrıcalığa, her türlü ayrımcılığa karşıdır. Proletaryadan 'pratik' olmasını talep etmek, burjuvazinin kuyruğuna takılmak, oportünizme kaymak demektir.
(Lenin Ulusların Kaderlerini Tayin Hakkı, S.60 Agora Yayınları, Türkçe çevirisi: Ferit Burak Haydar)
(Lenin Ulusların Kaderlerini Tayin Hakkı, S.60 Agora Yayınları, Türkçe çevirisi: Ferit Burak Haydar)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar