bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu50
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş7
- fatma betülüm yapmaz10
- edirne'ye gidip muslettin amca'nın elini öpmek5
- çok kaslı erkekleri beğenmiyorum diyen kezban5
- beni gammazlayan sonda ile gezsin inşallah3
- sinirlenen dilenci kadın6
- abd de bıçaklar çekildi iddiası4
- götü yere yakın olandan korkacaksın3
- lanet olsun adamım ben gidiyorum buralardan3
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü6
- iyi menemenin sırrı22
- türkiye azerbaycan ilişkileri3
- fatma betül sayan kaya18
- akp seçmeni3
- serdar ortaç tiktokta2
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu2
- dünyanın sonu2
- yaşlandıkça kuşkulu bir adam olmak2
- flavio bolsonaro'nun brezilya'dan kaçışı4
- son 3 ayın en başarılı gammazları2
- klodyan klod duruşu2
- sabahları nefret edilen şeyler6
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanması2
- hayati yazıcı2
- insanlık nasıl geliştirilebilir13
- sevgilinin mantarlı ayak parmak arası3
- ayakla üzüm ezen kızlar3
- boğaz ağrısı5
- bu yazar sadece kadın yazarlardan mesaj alıyor3
- dizilerde herkesin holding patronu olması2
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak22
- yorik'in kafatasına mum dikmek4
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı11
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- misafir terliği kokusu2
- sözlüğün yeni tasarımı14
- beşiktaş6
- nasıl hissettiğimi kimse anlamıyor3
- her sorunun çözümü2
- haram para2
- muslettin amca23
- fon vurgunu4
- kötüye bir şey olmaz5
- yüz gerdirme ameliyatı olan doktorun ölmesi2
- murat ünalmış2
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- gece gelen açlık7
- hayatın anlamı ne7
bir hüseyin nihal atsız makalesidir.
--spoiler--
türkiye 1040ta dandanakan savaşından sonra horasanda kurulmuş, iran, irak, azerbaycan ve anadoluyu daha sonra ele geçirmiştir. türkiye tarihinin on beşinci yüzyıl sonlarına kadar olan bölümü türk-rum savaşı olarak özetlenebilir. çünkü, daha devlet kurulmadan, çağrı beğin birkaç bin atlı ile, aradaki gazneliler imparatorluğu topraklarından geçerek bizansa yaptığı akınla başlayan savaşlarda karşımızdaki düşman hemen hep bizans veya ona bağlı ermeni, gürcü beğlikleri olmuş, bizans toprakları adım adım fetholunarak imparatorlukları ortadan kaldırmıştır.
bizans, aslında doğu roma imparatorluğu idi. eski yunan dil ve kültürünün ehemmiyeti rum nüfusun çokluğu dolayısıyla devlet latinlikten çıkıp grekleşti ve ortodoksluğun da milli din haline gelmesiyle ayrı bir milliyet doğdu.
türkler tarafından yok edilen rumluğun yeniden dirilmesi on dokuzuncu yüzyıl ortalarına doğru, türklüğün en güçsüz zamanında ingiltere, fransa ve rusyanın yardımıyla olmuştur. hristiyanlık taassubu, türk düşmanlığı ve eski yunan hayranlığı dolayısıyla yunanı diriltenler onun eski yunanla hiçbir ilgisi kalmadığını düşünmemişlerdi. türkiye türkleri daha avrupaya geçmeden kuzeyden gelen islav ve arnavut yığınları moraya doğru göçüp yerleşiyor, kötü idare ve sefalet yüzünden yok olan greklerin yerini dolduruyordu. hatta yunam bağımsızlığı sırasında atina çevresindeki birçok köylerde arnavutça konuşuluyordu.
yunanlılar, bu hristiyan arnavutları metodlu bir çalışmayla rumlaştırdılar ve eski bizans imparatorluğunu diriltmek ülküsüyle daima türklük aleyhine bir siyaset güderek günümüze kadar geldiler.
20 temmuz 1974 cumartesi günü başlayan kıbrıs askeri harekatının asıl sebebi yine aynı megalo idea, aynı bizans hülyasıdır. dünya gazeteleri, bu savaşın sebebi olarak yunanistandaki cuntanın maceracılığını ileri sürüyorlar. biz aynı fikirde değiliz. yunanistanda hangi rejim hakim olursa olsun, yunanistan türkiye ile istediği dost ve müttefik bulunsun, büyük devletler ona ne kadar çatarsa çatsın, onların sabit fikirleri megalo ideadır. batının şımarık ve ahlaksız çocuğu olan yunanistan kolay başarılara alışmıştır. 1897 ve 1919-1922de türkiye ile, 1940ta almanya ile yaptığı savaşları kaybettiği, yalnız 1912-1913 balkan savaşını kazandığı halde durmaksızın büyümüş, büyüdükçe iştahı artmıştır. hayvan nevileri arasında bir kör sıçan vardır ki günde kendi ağırlığının iki üç misli yemek yemezse ölür. yunanistan, galiba o kör sıçanın neslinden gelmektedir.
türk ordusu kara, deniz ve hava kuvvetlerinin örnek iş birliğiyle adaya çıkarken maç şartlarına harfiyen riayet ettiği halde yunanlılar yine favl üstüne favl yapmışlar, londra andlaşmasıyla adada bulunan 950 kişilik alaylarını yerli rumlarla berkiterek aynı andlaşmayla adanın batı bölümlerinde dağınık ve himayesiz olan türk köylerine saldırarak kadın, çocuk demeden öldürmüşlerdir.
buna karşılık türkiye adaya sevkedeceği yiyecek maddelerini türk, rum ayırımını yapmadan dağıtacağını ilan etmiştir.
işte iki millet arasındaki karakter farkı işte batının hayran olduğu şanlı helenlerin bugünkü şüpheli torunlarının ahlakı
rumlar birkaç yıl önce de, katil papaz makariyos zamanında adada bir türk kırgını yapmışlardır. hele türk doktorunun bir banyo içinde öldürülen üç masum ve güzel yavrusunun resimleri görenleri ağlatmıştı.
bunu yapan millete acınır mı? rumlara insan gözüyle bakılabilir mi? onlar londrada başbakan eceviti kucaklayarak bizi kurtarsın diye gösteriş yapar ama eline fırsat geçiren rumun yapacağı şey türkü arkadan vurmak kadın, çocuk öldürmektir. rum demek akrep demektir. akrep nasıl, kendisine iyilik olsun diye derenin karşı kıyısına geçiren kaplumbağayı sokmuş ve ne yapayım, huyum böyle demişse, rum da aynı şekilde türk düşmanlığı huyu ile yuğurulmuştur.
kıbrıs davası ergeç bir çözüm yoluna girecektir. nasıl gireceğini bilemiyoruz. çünkü bizim için kıbrıs davasının çözümü ancak kıbrısın türkiyeye katılmasıyla mümkündür. bugün bu kadarı olamayacaktır ama türklük ülküsüyle yetişen bir gençlik var ki onlar yarın bu ülküyü gerçekleştirirler.
yazıyı bitirirken, girneye yapılan saldırıda alayının başında şehit olan albay karaoğlanoğlu ibrahim beğin şahsında bugünkü şehitlerimizi saygıyla anar, elli milyon şehidin yanına giden yiğit askerimize tanrının esirgenliğini, gazilerimize güç vermesini isteriz.
şehit albayın oğlu teğmen kürşadı da teğmenlik rütbesinden sonra şehit oğlu rütbesini kazandığı için kutlar, babasının ve taşıdığı ulu adın izinde gitmesini bekleriz.
tanrı türkü korusun.
ötüken, 22 temmuz 1974, sayı: 8
--spoiler--
--spoiler--
türkiye 1040ta dandanakan savaşından sonra horasanda kurulmuş, iran, irak, azerbaycan ve anadoluyu daha sonra ele geçirmiştir. türkiye tarihinin on beşinci yüzyıl sonlarına kadar olan bölümü türk-rum savaşı olarak özetlenebilir. çünkü, daha devlet kurulmadan, çağrı beğin birkaç bin atlı ile, aradaki gazneliler imparatorluğu topraklarından geçerek bizansa yaptığı akınla başlayan savaşlarda karşımızdaki düşman hemen hep bizans veya ona bağlı ermeni, gürcü beğlikleri olmuş, bizans toprakları adım adım fetholunarak imparatorlukları ortadan kaldırmıştır.
bizans, aslında doğu roma imparatorluğu idi. eski yunan dil ve kültürünün ehemmiyeti rum nüfusun çokluğu dolayısıyla devlet latinlikten çıkıp grekleşti ve ortodoksluğun da milli din haline gelmesiyle ayrı bir milliyet doğdu.
türkler tarafından yok edilen rumluğun yeniden dirilmesi on dokuzuncu yüzyıl ortalarına doğru, türklüğün en güçsüz zamanında ingiltere, fransa ve rusyanın yardımıyla olmuştur. hristiyanlık taassubu, türk düşmanlığı ve eski yunan hayranlığı dolayısıyla yunanı diriltenler onun eski yunanla hiçbir ilgisi kalmadığını düşünmemişlerdi. türkiye türkleri daha avrupaya geçmeden kuzeyden gelen islav ve arnavut yığınları moraya doğru göçüp yerleşiyor, kötü idare ve sefalet yüzünden yok olan greklerin yerini dolduruyordu. hatta yunam bağımsızlığı sırasında atina çevresindeki birçok köylerde arnavutça konuşuluyordu.
yunanlılar, bu hristiyan arnavutları metodlu bir çalışmayla rumlaştırdılar ve eski bizans imparatorluğunu diriltmek ülküsüyle daima türklük aleyhine bir siyaset güderek günümüze kadar geldiler.
20 temmuz 1974 cumartesi günü başlayan kıbrıs askeri harekatının asıl sebebi yine aynı megalo idea, aynı bizans hülyasıdır. dünya gazeteleri, bu savaşın sebebi olarak yunanistandaki cuntanın maceracılığını ileri sürüyorlar. biz aynı fikirde değiliz. yunanistanda hangi rejim hakim olursa olsun, yunanistan türkiye ile istediği dost ve müttefik bulunsun, büyük devletler ona ne kadar çatarsa çatsın, onların sabit fikirleri megalo ideadır. batının şımarık ve ahlaksız çocuğu olan yunanistan kolay başarılara alışmıştır. 1897 ve 1919-1922de türkiye ile, 1940ta almanya ile yaptığı savaşları kaybettiği, yalnız 1912-1913 balkan savaşını kazandığı halde durmaksızın büyümüş, büyüdükçe iştahı artmıştır. hayvan nevileri arasında bir kör sıçan vardır ki günde kendi ağırlığının iki üç misli yemek yemezse ölür. yunanistan, galiba o kör sıçanın neslinden gelmektedir.
türk ordusu kara, deniz ve hava kuvvetlerinin örnek iş birliğiyle adaya çıkarken maç şartlarına harfiyen riayet ettiği halde yunanlılar yine favl üstüne favl yapmışlar, londra andlaşmasıyla adada bulunan 950 kişilik alaylarını yerli rumlarla berkiterek aynı andlaşmayla adanın batı bölümlerinde dağınık ve himayesiz olan türk köylerine saldırarak kadın, çocuk demeden öldürmüşlerdir.
buna karşılık türkiye adaya sevkedeceği yiyecek maddelerini türk, rum ayırımını yapmadan dağıtacağını ilan etmiştir.
işte iki millet arasındaki karakter farkı işte batının hayran olduğu şanlı helenlerin bugünkü şüpheli torunlarının ahlakı
rumlar birkaç yıl önce de, katil papaz makariyos zamanında adada bir türk kırgını yapmışlardır. hele türk doktorunun bir banyo içinde öldürülen üç masum ve güzel yavrusunun resimleri görenleri ağlatmıştı.
bunu yapan millete acınır mı? rumlara insan gözüyle bakılabilir mi? onlar londrada başbakan eceviti kucaklayarak bizi kurtarsın diye gösteriş yapar ama eline fırsat geçiren rumun yapacağı şey türkü arkadan vurmak kadın, çocuk öldürmektir. rum demek akrep demektir. akrep nasıl, kendisine iyilik olsun diye derenin karşı kıyısına geçiren kaplumbağayı sokmuş ve ne yapayım, huyum böyle demişse, rum da aynı şekilde türk düşmanlığı huyu ile yuğurulmuştur.
kıbrıs davası ergeç bir çözüm yoluna girecektir. nasıl gireceğini bilemiyoruz. çünkü bizim için kıbrıs davasının çözümü ancak kıbrısın türkiyeye katılmasıyla mümkündür. bugün bu kadarı olamayacaktır ama türklük ülküsüyle yetişen bir gençlik var ki onlar yarın bu ülküyü gerçekleştirirler.
yazıyı bitirirken, girneye yapılan saldırıda alayının başında şehit olan albay karaoğlanoğlu ibrahim beğin şahsında bugünkü şehitlerimizi saygıyla anar, elli milyon şehidin yanına giden yiğit askerimize tanrının esirgenliğini, gazilerimize güç vermesini isteriz.
şehit albayın oğlu teğmen kürşadı da teğmenlik rütbesinden sonra şehit oğlu rütbesini kazandığı için kutlar, babasının ve taşıdığı ulu adın izinde gitmesini bekleriz.
tanrı türkü korusun.
ötüken, 22 temmuz 1974, sayı: 8
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar