bugün
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası10
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması9
- dekolteye bakar mısınız5
- gelecek partisi'nin kapanması11
- üşüyen erkek10
- yaz yavaştan bitiyor eylül geliyor 20264
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı8
- güzel kızların çaylaklığını merici çeksin2
- japonya20
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı3
- asla yapmam denilen şeyler6
- sözlük yazarlarının kombinleri4
- ketçap aromalı ruffles5
- vergi iadesi doldurmak2
- sağa sinyal verip sola dönmek7
- hiç durmayan rüzgarın anlamı2
- mal varlıklarınız nelerdir5
- vergicilerin kıl olduğu mal beyanı2
- battal gazi5
- selçuk bayraktar'ın siyasete atılması7
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- ahmet davutoğlu6
- arkadaşlar görüşürüz ben gidiyom2
- stackoverflow da geçen saatler2
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin14
- gürcistan25
- ctrlx22
- ağlamamak için kendini tutmak12
- klima çarpması4
- kırgızistan8
- sabahın köründe entry giren işsizler3
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması7
- silah çekildiği zaman patlar3
- kuran da namaz yok21
- hewal ebo18
- prensesler gibi uyanmak3
- aslan gibi adam2
- geceniz nasıl geçiyor7
- günaydın sözlük uyanın artık2
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- latin atasözleri6
- çin8
- lahmacunu elle yiyen kız14
- geceye bir şarkı bırak17
- ilgi isteyen kız16
- sözlük yazarlarının çocukları olsa ne yaparlardı6
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- sözlüğün aniden sessizleşmesi5
- sabaha bir şiir bırak2
turgut özakman tarafından yazılmış bir tiyatro eseridir ayrıca.1900'lü yılların başında geçer...
--spoiler--
iki kanlı aile vardır.**.çolakgillerin evinde evi koruyacak erkek kalmamış ve istanbul'da büyümüş ve tam istanbul çocuğu olmuş silah tutmayı bilmeyen mustafa adlı torun köye çağrılmıştır.yine çolakgiller ile karagiller arasında geçen bir çatışmada yaralanan mustafa karagillerin evine sığınır.töre gereği düşman eğer eve gelirse evden çıkana kadar ona bakılmak zorunluluğu vardır ve evden çıkmadan ona zarar verilemez.tam bir şehir çocuğu olan mustafa her gün kan davası peşinde koşmaktansa evde kalır ve hiç de gidici gözükmez...ta ki evin kızına aşık olana kadar...evin kızı da ona karşı boş değildir.mustafa arada bir kıza istanbul'u oradaki orta oyunlarını panayırları anlatır kızı eğlendirir.kızın nenesi ise çok iyi kalplidir ve bunların arasını yapar.oğlan ile kız kaçacaktır.buluşulacak yer karar verilir ve önce oğlan oraya gider,orda kızı bekleyecek kız gelince de kaçacaktır.ama bu olaylardan haberi olmayan karagillerin delikanlısı dışarıda mustafa'yı görünce öldürür...
hele oyunun sonunda cem karaca'nın töre şarkısı çalarsa $ukela olur.
--spoiler--
--spoiler--
iki kanlı aile vardır.**.çolakgillerin evinde evi koruyacak erkek kalmamış ve istanbul'da büyümüş ve tam istanbul çocuğu olmuş silah tutmayı bilmeyen mustafa adlı torun köye çağrılmıştır.yine çolakgiller ile karagiller arasında geçen bir çatışmada yaralanan mustafa karagillerin evine sığınır.töre gereği düşman eğer eve gelirse evden çıkana kadar ona bakılmak zorunluluğu vardır ve evden çıkmadan ona zarar verilemez.tam bir şehir çocuğu olan mustafa her gün kan davası peşinde koşmaktansa evde kalır ve hiç de gidici gözükmez...ta ki evin kızına aşık olana kadar...evin kızı da ona karşı boş değildir.mustafa arada bir kıza istanbul'u oradaki orta oyunlarını panayırları anlatır kızı eğlendirir.kızın nenesi ise çok iyi kalplidir ve bunların arasını yapar.oğlan ile kız kaçacaktır.buluşulacak yer karar verilir ve önce oğlan oraya gider,orda kızı bekleyecek kız gelince de kaçacaktır.ama bu olaylardan haberi olmayan karagillerin delikanlısı dışarıda mustafa'yı görünce öldürür...
hele oyunun sonunda cem karaca'nın töre şarkısı çalarsa $ukela olur.
--spoiler--
adaletin, güçlünün ideolojisine dönüşmesidir.
türkçesi yırtılmak parçalanmak anlamına gereln ingilizce kelime.
canımdan çok sevdiğim erkek arkadaşımla dün ayrılmamıza sebep olan gereksiz ve anlamsız bir hadisedir. Başka dinden, ırktan şundan bundan kız kabul etmezler.. Erkek arkadaşım süryani ve ben müslüman olduğum için törelere uymayacağından bizi zorla ayıran olaydır. işte budur... seven iki insanı ayıran, kardeşi kardeşe düşmen eden hadisedir.
eski türk topluluklarının yazısız hukuk kuralları bütünüdür.
günümüzde türkiye sınırları içerisinde belirgin olarak, türk olmayan, siz dağ türküsünüz dendiğinde devleti asimilasyonla suçlayan, malum grup tarafından uygulanır.*
günümüzde türkiye sınırları içerisinde belirgin olarak, türk olmayan, siz dağ türküsünüz dendiğinde devleti asimilasyonla suçlayan, malum grup tarafından uygulanır.*
boş kafalı ve cahil mağara adamı işi.
basın ve yayının sözde demokratik toplum yapısıyla bağdaştıramayıp halkı töreden uzaklaştırmak için binbir türlü şerefsizlikle her gün ekranlara taşıdığı bugünkü türk gelenek görenek ahlak yapısını oluşturan kurallardır.
ayrıca basının bizlere gösterdiği arap, kürt vb ortadoğu halkının bağnaz, tutucu töreleridir. türk töresi ortaosya toplumlarının gelenekçi yapılarıyla eş zamanlı olarak şekillendiğinden hint, çin gibi toplumların töreleriyle birlikte harmanlanmış ve kavrulmuştur.
bu yüzden batının algılama değerleri ile bizim algılama değerlerimiz bu yüzden çok farklıdır. batıda toplumdaki sınıflaşmayı ekonomik etkenler ve onun arka planında din düzenlemiştir. ama doğu toplumunda toplumdaki sınıflaşmalar sürekli töre ve hukuk kuralları üzerinden yürümüştür.
mesela ; ilk çağda felsefe yunanistan'da geleneğe karşı ve gelenenekçi olarak iki koldan gelişti. felsefi sistemlerin gelenekçi olmasının veyahut olmamasının tek etkeni tanrıyı tanıması veyahut tanımaması idi. ama ilk çağda hindistan'da tanrı tanımaz bir çok öğreti ve felsefi görüş gelenekçi olarak tabir ediliyordu, hint töresine (kast sistemi) bağlı oldukları için. en büyük örneği de budizmdir.
bu yüzden batılı felsefelerinin üzerine kurulan demokrasi ve bunun ilacı olarak gösterilen marksizm bizim için bir çare olamaz, bugün töreye sarılmaktan başka bir çaremiz yoktur, gelecekte de olmayacaktır.
ayrıca basının bizlere gösterdiği arap, kürt vb ortadoğu halkının bağnaz, tutucu töreleridir. türk töresi ortaosya toplumlarının gelenekçi yapılarıyla eş zamanlı olarak şekillendiğinden hint, çin gibi toplumların töreleriyle birlikte harmanlanmış ve kavrulmuştur.
bu yüzden batının algılama değerleri ile bizim algılama değerlerimiz bu yüzden çok farklıdır. batıda toplumdaki sınıflaşmayı ekonomik etkenler ve onun arka planında din düzenlemiştir. ama doğu toplumunda toplumdaki sınıflaşmalar sürekli töre ve hukuk kuralları üzerinden yürümüştür.
mesela ; ilk çağda felsefe yunanistan'da geleneğe karşı ve gelenenekçi olarak iki koldan gelişti. felsefi sistemlerin gelenekçi olmasının veyahut olmamasının tek etkeni tanrıyı tanıması veyahut tanımaması idi. ama ilk çağda hindistan'da tanrı tanımaz bir çok öğreti ve felsefi görüş gelenekçi olarak tabir ediliyordu, hint töresine (kast sistemi) bağlı oldukları için. en büyük örneği de budizmdir.
bu yüzden batılı felsefelerinin üzerine kurulan demokrasi ve bunun ilacı olarak gösterilen marksizm bizim için bir çare olamaz, bugün töreye sarılmaktan başka bir çaremiz yoktur, gelecekte de olmayacaktır.
bugün itibariyle mardin'de insanlıktan çıkıp 44 can almış olan bir garip zihniyetin arkasına saklandığı şey.
adet, gelenek manasına da gelen ama aşiretlerin kanunu gibi olan yasalar bütünü.
gelenek ve göreneklerin, kural ve davranış biçimlerinin hayatın akışını yönlendirecek biçimde etkili olduğu, yazılı olmayan ve hukuken bağlayıcılığı bulunmayan kurallar bütünüdür.
ilginçtir ki ülkemizde polisin sorumluluk bölgesinde, son 5 yılda töre ve namus yüzünden 1091 cinayet işlenmiştir. bunları tespit eden kişi ege üniversitesi kadın sağlığı ve hastalıkları hemşireliği anabilim dalı başkanı prof. dr. ahsen şirin'dir. ayrıca birleşmiş milletler nüfus fonu'nun tahminine göre her yıl 5binden fazla kadın namus ve töre cinayetlerine kurban gitmektedir.
töre cinayetlerinin en çok işlendiği kentler; gaziantep, diyarbakır, kastamonu, artvin, denizli, hatay ve bileciktir. cinayetleri işleyenler genelde ailenin en küçüklerinden olup cezaî ehliyeti olmayan bireylerdir. 13-14 yaşındaki bu çocuklar cinayeti işleyip cezasını çektikten sonra toplum içinde, bir katil olarak değil; bir kader mahkumu olarak kabul edilmektedir.
aynı zamanda pek çok cinayet bildirilmemekte, intihar süsü verilmekte, intihar ettirilmektedir. bunun sebepleri arasında kadının eğitimsizliği öne çıkmaktadır.
ilginçtir ki ülkemizde polisin sorumluluk bölgesinde, son 5 yılda töre ve namus yüzünden 1091 cinayet işlenmiştir. bunları tespit eden kişi ege üniversitesi kadın sağlığı ve hastalıkları hemşireliği anabilim dalı başkanı prof. dr. ahsen şirin'dir. ayrıca birleşmiş milletler nüfus fonu'nun tahminine göre her yıl 5binden fazla kadın namus ve töre cinayetlerine kurban gitmektedir.
töre cinayetlerinin en çok işlendiği kentler; gaziantep, diyarbakır, kastamonu, artvin, denizli, hatay ve bileciktir. cinayetleri işleyenler genelde ailenin en küçüklerinden olup cezaî ehliyeti olmayan bireylerdir. 13-14 yaşındaki bu çocuklar cinayeti işleyip cezasını çektikten sonra toplum içinde, bir katil olarak değil; bir kader mahkumu olarak kabul edilmektedir.
aynı zamanda pek çok cinayet bildirilmemekte, intihar süsü verilmekte, intihar ettirilmektedir. bunun sebepleri arasında kadının eğitimsizliği öne çıkmaktadır.
ne kadar şerefsizce, mide bulandırıcı şey varsa kılıfı töredir. bakire olmayan kadın babasının evine yollanır, erkeklerle konuşan kızlar aile tarafından öldürülür, kocası ölen kadın kocasının kardeşiyle evlendirilir.
"insan olun iki dakka lan" dedirtir.
kusma isteğini yükseltir.
allah belasını versindir bu kavramın.
töreymiş.
siktir lan.
"insan olun iki dakka lan" dedirtir.
kusma isteğini yükseltir.
allah belasını versindir bu kavramın.
töreymiş.
siktir lan.
Türk boyları bu eski kültürden, Töre diye adlandırdıkları toplumsal hukuk anlayışlarıyla ayrılmışlardır. inançlarından dolayı her boyun ayrı isimi var olmuş ise de, bu boylar Türk halkının parçası olduklarını unutmamışlardır. Töreye uyan boylara önceleri "Törük" denmiş sonraları bu sözcük Türk biçimine dönüşmüştür.
insanların birbirleriyle olan ilişkilerini düzenleyen kurallar.
"Unut" deme bana unutamam
Sevemem kolay kolay da unutamam.
Sevemem kolay kolay da unutamam.
Halkın gelenek görenekleri kanunlarıdır. Dizilerdeki gibi insan öldürten şey değildir.
Devlet tiyatrolarinin 2009-2010 sezonu programinda yer alan,turgut ozakman imzali tiyatro oyunu.
oyunu dun izleme firsatim oldu ve genel olarak iyi buldugumu soyleyebilirim.Ancak dogu anadolu'da gecen bir oyunun istanbul turkcesi ile oynanmasi oyunun butun dogalligini etkilemis.Yani birakalim dogu anadoluyu batida bile insanlar aile arasinda konusurken 'babam istemektedir,ablam su getirmekte,hirs yapmaktadir...' gibi cumleler kurmazlar.oyunun metni mutlaka bu sekilde yazilmistir ancak performans sirasinda herhangi bir degisiklik yapilmadan,sivesiz bir sekilde oynanmasi oyunun inandiriciligini olumsuz etkilemis.
ayrica oyunda evin kucuk kizi ve annesi arasindaki yas farki en fazla bes yada altiydi.buda bize annenin kizini bes yasinda dogurmasi gibi biyolojik bir imkansizligi hatirlatiyor.oysa ki o rol icin mutlaka daha olgun ve yasli birisi secilebilirdi.
nursim demir ve macit sonkan'in performanslari hakkinda zaten soz soylemeye gerek yok,yillanmis sarap olduklari hepimizin malumu.ama asil dikkat cekici olan gunes hayat'in performansiydi.oyun tam tikanmaya baslamisken sazi eline aldi ve seyirciyi tekrar oyuna dondurdu.
oyunun sonunda ise kadinin toplumdaki roluyle ilgili olarak yapilan vurgu cok onemliydi.umarim kadinlarin daha etkin oldugu,karar mekanizmasina katildigi bir ulke oluruz yakin zamanda...
en nihayetinde;mutlaka izlenmesi gereken bir oyun...
oyunu dun izleme firsatim oldu ve genel olarak iyi buldugumu soyleyebilirim.Ancak dogu anadolu'da gecen bir oyunun istanbul turkcesi ile oynanmasi oyunun butun dogalligini etkilemis.Yani birakalim dogu anadoluyu batida bile insanlar aile arasinda konusurken 'babam istemektedir,ablam su getirmekte,hirs yapmaktadir...' gibi cumleler kurmazlar.oyunun metni mutlaka bu sekilde yazilmistir ancak performans sirasinda herhangi bir degisiklik yapilmadan,sivesiz bir sekilde oynanmasi oyunun inandiriciligini olumsuz etkilemis.
ayrica oyunda evin kucuk kizi ve annesi arasindaki yas farki en fazla bes yada altiydi.buda bize annenin kizini bes yasinda dogurmasi gibi biyolojik bir imkansizligi hatirlatiyor.oysa ki o rol icin mutlaka daha olgun ve yasli birisi secilebilirdi.
nursim demir ve macit sonkan'in performanslari hakkinda zaten soz soylemeye gerek yok,yillanmis sarap olduklari hepimizin malumu.ama asil dikkat cekici olan gunes hayat'in performansiydi.oyun tam tikanmaya baslamisken sazi eline aldi ve seyirciyi tekrar oyuna dondurdu.
oyunun sonunda ise kadinin toplumdaki roluyle ilgili olarak yapilan vurgu cok onemliydi.umarim kadinlarin daha etkin oldugu,karar mekanizmasina katildigi bir ulke oluruz yakin zamanda...
en nihayetinde;mutlaka izlenmesi gereken bir oyun...
devlet tiyatroları 2009 - 2010 sezonunda sergilenen oyun. tek perde ve 85 dakikalık oyunda konu işlenişi biraz aceleye getirilmiş izlenimi veriyor.
--spoiler--
oyunu dun izleme firsatim oldu ve genel olarak iyi buldugumu soyleyebilirim.Ancak dogu anadolu'da gecen bir oyunun istanbul turkcesiile oynanmasi oyunun butun dogalligini etkilemis.Yani birakalim dogu anadoluyu batida bile insanlar aile arasinda konusurken 'babam istemektedir,ablam su getirmekte,hirs yapmaktadir...' gibi cumleler kurmazlar.oyunun metni mutlaka bu sekilde yazilmistir ancak performans sirasinda herhangi bir degisiklik yapilmadan,sivesiz bir sekilde oynanmasi oyunun inandiriciligini olumsuz etkilemis.
--spoiler--
yukarıda da yazıldığı gibi oyunda istanbul şivesi kullanılıyor olması oldukça eğreti durmakta. belliki izleyiciler için daha anlaşılır olması düşünülmüş ancak oyuna yapaylık getirmiş. oyunculuklar gayet başarılı olmakla birlikte oyunu izlemiş olduğum devlet tiyatroları cevahir alışveriş merkezi salonunun kötü ses sistemi kimi diyalogları duymak için kulak kesilmeyi gerektiriyor.
--spoiler--
oyunu dun izleme firsatim oldu ve genel olarak iyi buldugumu soyleyebilirim.Ancak dogu anadolu'da gecen bir oyunun istanbul turkcesiile oynanmasi oyunun butun dogalligini etkilemis.Yani birakalim dogu anadoluyu batida bile insanlar aile arasinda konusurken 'babam istemektedir,ablam su getirmekte,hirs yapmaktadir...' gibi cumleler kurmazlar.oyunun metni mutlaka bu sekilde yazilmistir ancak performans sirasinda herhangi bir degisiklik yapilmadan,sivesiz bir sekilde oynanmasi oyunun inandiriciligini olumsuz etkilemis.
--spoiler--
yukarıda da yazıldığı gibi oyunda istanbul şivesi kullanılıyor olması oldukça eğreti durmakta. belliki izleyiciler için daha anlaşılır olması düşünülmüş ancak oyuna yapaylık getirmiş. oyunculuklar gayet başarılı olmakla birlikte oyunu izlemiş olduğum devlet tiyatroları cevahir alışveriş merkezi salonunun kötü ses sistemi kimi diyalogları duymak için kulak kesilmeyi gerektiriyor.
Ankara devlet opera ve balesi birim dans tiyatrosunun iki yıldır sahnelediği ve dün gece son temsilini verdiği eser. Turgut Özakmanın oyunun dans tiyatrosuna uyarlanmasıyla sahnelenen bu eserde devlet opera ve balesi bünyesindeki 45 yaş üstü dansçılar rol almıştır
Ankara devlet opera ve balesi birim dans tiyatrosunun iki yıldır sahnelediği ve dün gece son temsilini verdiği eser. Turgut Özakmanın oyunun dans tiyatrosuna uyarlanmasıyla sahnelenen bu eserde devlet opera ve balesi bünyesindeki 45 yaş üstü dansçılar rol almıştır
zavallı insanların kendileri koydukları kanunlara verilen isimdir. sayısız masumun öldüğü aptalca kanun.
izel ve çelik düeti olan parçanın, izel' in söylediği kısımları ve müziği çok ama çok güzeldir.
insanı düşünmeye iten eskilerden bir izel çelik düeti.
genç kızlarımızın katledilmesine de, davullu zurnalı düğün salonuna gitmeye de verilen ortak isim.
beyinsizlerin kabullenmiş olduğu kurallar bütünü.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar