bugün
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri11
- mal mıyım sorunsalı9
- kiraz cicegi kolonyasi41
- sözlük kızlarının kekleri4
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri13
- usame bin ladin ve onun islamcı ütopyası7
- filistin kurtuluş örgütü ve terörü desteklemek5
- kendi değerimizi biz mi belirleriz başkaları mı3
- mandalina4
- kendine yalan söyleme eğilimi10
- ben bu çocukla ilgili evlencem ya9
- mesajlara sürekli geç cevap veren erkek10
- türk töresinde zina edenin parçalara ayrılması6
- youtubeda azer bülbül canlı diye arama yapan kız2
- yazarların hayatlarında çıktığı en elit seviye3
- istanbul trafiği4
- fırat2
- ilk buluşmada esnaf lokantasına gitmek14
- takibe anında takip5
- küt saçlı hatun8
- kızılcık şerbeti dizisi4
- friedrich hegel la bi cay icek15
- pazardan bir kilo muz alan erkek3
- 11 eylül 2026 beşiktaş erzurumspor maçı4
- mesih gelseydi5
- zina ne fuhuş ne sorunsalı3
- rahmi koç'un balığın kalanından çorba yapması10
- seninle esnaf lokantasına bile gelirim diyen kadın9
- bu gün sözlük ne tatlı lan12
- mutsuzken çirkin olmak8
- iskender10
- güzel bir kazın yalnız olmasının nedenleri11
- yapay zeka sözlük moderatörü3
- sözlük yazarlarının saatleri2
- insan iyiyi kötüyü bilme iradesine aden de kavuştu7
- esnaf lokantasında çorba içerken hayatı sorgulamak10
- güne bir şiir dizesi bırak5
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler13
- brt362
- seninle salam ekmek bile yerim diyen kız6
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı51
- seni severken valizini hazır tutan kadın10
- sözlükteki israil sempatizyanları4
- anın görüntüsü23
- aydınlanmak3
- yeralti edebiyatcisi11
- etli biber dolması yapan erkek9
- deve sidiği2
- beyoğlu geceleri2
misal:
"ortalık öyle kirlenmiş durumda ki; yayıncıların sızdırılan her bilgiye dikkatle ve kuşkuyla yaklaşması gerekiyor.
büyük ve pis bir oyun oynanıyor türkiye'de. bu da belli.
örneğin; bizim dönemde öyle bir oyun oynamak istediler ki bize, bunu bizzat yaşamamış olsaydım inanmakta güçlük çekebilirdim. o kadar şeytani ve kötü bir işti ki, öyle bir şeyi kimler planlayabildiydi acaba?..
bir gün ankara büromuza bir telefon geldi. bizim için bir zarf bırakılacağı söylendiği gibi işin ilginç tarafı da, zarfın genelkurmay başkanlığı önündeki nöbetçi kulübesine bırakılacağının söylenmiş olmasıydı.
arkadaşlar 'ne yapalım?' diye bana sordular. ben de 'alın zarfı, mahkemeyi ilgilendiren bir belge ise kullanmadan adalete teslim ederiz. başka türlü bir belge ise taraflara sorar, teyit alır, sonra kullanırız' dedim.
gerçekten de bırakıldı zarf. içinde askerleri suçlayacak türde bilgiler vardı. anlaşılan belgeyi bırakanlar, bunun asker içinden sızdırıldığı izlenimi yaratmak istiyorlardı.
biz ertesi gün gazetede asıl büyük haber olarak bu belgenin sızdırılma biçimini vurgulayacak manşetle çıktık. belgeden ise dava konusu olmayacağını tahmin ettiğimiz bilgileri ayıklayarak daha küçük haber olarak verdik.
çünkü haberin sızdırılma biçimi ve onun ardında yatan plancı beynin düşünüş şekli bence daha büyük bir haber değeri taşıyordu.
bu olanlara inanmayacak gazeteci arkadaşlar varsa onlara gazetenin arşivinden o günkü gazeteden bir adet gönderebiliriz. ben o günlerde bizim yaptığımıza alkış tutan kimseye rastlamadım. aksine 'olağan şüpheliler' yine 'ergenekoncu' suçlaması yaptılar bize.
o şekilde sızdırılan belgeyi bazıları gibi yiyip yutsaydık ertesi gün bize 'liberal demokrat, darbe karşıtı' övgüleri gelecekti herhalde."
serdar turgut, akşam
"ortalık öyle kirlenmiş durumda ki; yayıncıların sızdırılan her bilgiye dikkatle ve kuşkuyla yaklaşması gerekiyor.
büyük ve pis bir oyun oynanıyor türkiye'de. bu da belli.
örneğin; bizim dönemde öyle bir oyun oynamak istediler ki bize, bunu bizzat yaşamamış olsaydım inanmakta güçlük çekebilirdim. o kadar şeytani ve kötü bir işti ki, öyle bir şeyi kimler planlayabildiydi acaba?..
bir gün ankara büromuza bir telefon geldi. bizim için bir zarf bırakılacağı söylendiği gibi işin ilginç tarafı da, zarfın genelkurmay başkanlığı önündeki nöbetçi kulübesine bırakılacağının söylenmiş olmasıydı.
arkadaşlar 'ne yapalım?' diye bana sordular. ben de 'alın zarfı, mahkemeyi ilgilendiren bir belge ise kullanmadan adalete teslim ederiz. başka türlü bir belge ise taraflara sorar, teyit alır, sonra kullanırız' dedim.
gerçekten de bırakıldı zarf. içinde askerleri suçlayacak türde bilgiler vardı. anlaşılan belgeyi bırakanlar, bunun asker içinden sızdırıldığı izlenimi yaratmak istiyorlardı.
biz ertesi gün gazetede asıl büyük haber olarak bu belgenin sızdırılma biçimini vurgulayacak manşetle çıktık. belgeden ise dava konusu olmayacağını tahmin ettiğimiz bilgileri ayıklayarak daha küçük haber olarak verdik.
çünkü haberin sızdırılma biçimi ve onun ardında yatan plancı beynin düşünüş şekli bence daha büyük bir haber değeri taşıyordu.
bu olanlara inanmayacak gazeteci arkadaşlar varsa onlara gazetenin arşivinden o günkü gazeteden bir adet gönderebiliriz. ben o günlerde bizim yaptığımıza alkış tutan kimseye rastlamadım. aksine 'olağan şüpheliler' yine 'ergenekoncu' suçlaması yaptılar bize.
o şekilde sızdırılan belgeyi bazıları gibi yiyip yutsaydık ertesi gün bize 'liberal demokrat, darbe karşıtı' övgüleri gelecekti herhalde."
serdar turgut, akşam
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar