bugün
- atm'ye ateme diyen hanzo7
- saraca finch house19
- 40 yaş altı sözlük bebeleri12
- 26 yaşında intihar etmek3
- bir kadını kaybetmenin en kısa yolu8
- sözlük kızlarının 30 luk teyzeler olması9
- zayıf erkeklerin agresif olması9
- merhaba arkadaşlar beni hatırladınız mı8
- villa alınabilecek yerler2
- sözlükte kavga bile çıkmaması5
- 7 temmuz 2026 abd belçika maçı10
- arkadaşlarla tatile gitmek3
- hiç arkadaşı olmayanlar ne yapıyor acaba4
- kırk yaşına gelip hala sözlük yazarlığı yapmak4
- yazın cep sorunu3
- birden çok boşanmış biriyle evlenilir mi sorunsalı2
- heyt bea4
- ben kararımı verdim5
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri4
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması27
- sözlükteki şişmanlık güzellemesi3
- 10 temmuz 2026 ispanya belçika maçı2
- emine erdoğan'ın lider eşlerini ağırlaması2
- herkesin bir felsefesi varmış gibi yapması3
- besle kargayı7
- bir erkeği markete yollamak4
- fırından alınan ekmeği dilimletmek4
- klima açıp yorgan altında uyumak4
- reşit olmadan sözlük yazarı olmak4
- arzu edilene ulaşıldığında anlam ifade etmemesi5
- tansiyon ilacı içen yazarlar2
- sözlük kızları toplansın bir şey diyeceğim4
- yanarak ölmek3
- yaş yetmiş iş bitmemiş2
- şişman kızların çok neşeli olması7
- fransızcadan türkçeye geçmiş kelimeler5
- sözlükte kaos olsun istenmesi2
- geceye bir 90 lar şarkısı bırak2
- günün şiiri23
- gianni infantino3
- karı kıza para yedirir misiniz17
- kadir inanır'ın kürt olması4
- neşemizi öldürdüler4
- izmir'de başörtülü kadını sahilden kovan seküler21
- yolda yırtılan market poşeti2
- işimizin başındayız uludağ sözlük2
- kadınların piç erkek tercihi16
- en çok hoşa giden doğa olayı11
- küresel affetme günü3
- tulumba tatlısı9
ESO tarafından keşfedilen ve bugün nasa tarafından daha detaylı duyurusu yapılan bir güneş sistemidir.
http://biliyon.net/kirmiz...hayat-dolu-gezegenleri-13
http://biliyon.net/kirmiz...hayat-dolu-gezegenleri-13
Kısa bir süre önce, NASA, 39 ışık yılı ötede ve dünyamızla benzer boyutta yedi gezegen içeren ve güneş sistemimize benzeyen başka bir güneş sisteminin keşfini duyurdu. Bu güneş sistemine TRAPPIST-1 adı verildi (güneşin adı da TRAPPIST-1 oldu).
Bu gezegenler kayalık gibi gözüküyor, hayata müsaade edebilecek yüzey sıcaklıklarına sahip olabilir, bazılarında sıvı halde su bile bulunuyor olabilir; NASA da bu yüzden çok sayıda seyahat posteri hazırladı.
Bu gezegenler kayalık gibi gözüküyor, hayata müsaade edebilecek yüzey sıcaklıklarına sahip olabilir, bazılarında sıvı halde su bile bulunuyor olabilir; NASA da bu yüzden çok sayıda seyahat posteri hazırladı.
TRAPPIST-1 sisteminin gezegenleri yıldızlarının etrafında, Güneş Sistemi’ndeki Merkür gezegeninin Güneş etrafındaki dolanımından daha yakın bir mesafede dolanır.
Yeni bir çalışmada, bu gezegenlerin her birinin ne kadar UV (ultraviyole) radyasyon aldığı ölçüldü. Çünkü gezegene ulaşan UV radyasyon, milyarlarca yıllık süreçte gezegenlerin yüzeylerinde ne kadar su bulunduğu ile doğrudan alakalı. Çalışmaya göre, düşük enerjili UV ışık, gezegenin üzerinde bulunan sudaki molekülleri, hidrojen ve oksijen olarak ikiye ayırır. Yüksek enerjili UV ışık (yıldızdan alınan X-Ray ışınları ile birlikte) ise, gezegenin üst atmosferini ısıtarak bu ayrık atomların uzaya kaçmasına sebep olur. Ayrıca yıldız radyasyonunun, çok uzun zaman önce gezegenlerin atmosferlerini yok etmiş olması da muhtemel.
Araştırmacılar, Hubble Uzay Teleskopu’nu kullanarak bu gezegenlerin ne kadar UV radyasyonuna maruz kaldığını ölçtü. Raporlarında da, bu gezegenlerin 8 milyar yıl içerisinde, sistemin oluşumundan bu yana, ne kadar su kaybetmiş olabileceğine dair tahminlerine yer verdiler.
Rapora göre, yıldıza yakın konumlarından dolayı yüksek UV radyasyonuna maruz kalmış altı gezegen (b, c, d, e, f ve g harfleriyle tanımlananlar), yaklaşık 20 Dünya okyanusuna eşit miktarda su kaybetmiş olabilir. Ancak bu altı gezegenin üçünü de içine alan ve yıldıza biraz daha uzak konumda bulunan gezegenler (e, f, g ve h harfleriyle tanımlananlar) 3 Dünya okyanusundan daha az miktarda su kaybetmiş olabilir. Ayrıca E, F ve G gezegenleri, konumlarından dolayı, “yaşanabilir alan” olarak isimlendirilen alanlarda bulunuyor.
Belçika’da bulunan Liège Üniversitesi’nden araştırmanın yazarı gökbilimci Michaël Gillon’a göre; eğer çok önceleri, gezegende çok az su bulunsaydı ya da hiç bulunmasaydı, muhtemelen bu gezegenler “yaşanabilir” olarak sayılamayacaktı. Ancak bu gezegenler su açısından o kadar zengindi ki, kaybettikleri suya rağmen hala üzerlerinde su bulundurabiliyorlar. Gillon ayrıca, TRAPPIST-1 gezegenlerini ilk tanımlayan iki araştırmanın da baş yazarıydı.
Gillon’a göre; bu gezegenler oluşurken yıldızlarına çok daha uzak konumdayken, sistemin ilk 10 milyon yılı içerisinde yavaş yavaş yakınlaşmış olabilir. Gezegenlerde yüzlerce Dünya okyanusuna eşit miktarda su bulunmasından dolayı, kaybedilen su da büyük bir problem oluşturmuyor. Hatta, su açısından daha fakir olan, yıldızına daha uzak gezegenlerde bile hala su mevcut olabilir.
Yeni bir çalışmada, bu gezegenlerin her birinin ne kadar UV (ultraviyole) radyasyon aldığı ölçüldü. Çünkü gezegene ulaşan UV radyasyon, milyarlarca yıllık süreçte gezegenlerin yüzeylerinde ne kadar su bulunduğu ile doğrudan alakalı. Çalışmaya göre, düşük enerjili UV ışık, gezegenin üzerinde bulunan sudaki molekülleri, hidrojen ve oksijen olarak ikiye ayırır. Yüksek enerjili UV ışık (yıldızdan alınan X-Ray ışınları ile birlikte) ise, gezegenin üst atmosferini ısıtarak bu ayrık atomların uzaya kaçmasına sebep olur. Ayrıca yıldız radyasyonunun, çok uzun zaman önce gezegenlerin atmosferlerini yok etmiş olması da muhtemel.
Araştırmacılar, Hubble Uzay Teleskopu’nu kullanarak bu gezegenlerin ne kadar UV radyasyonuna maruz kaldığını ölçtü. Raporlarında da, bu gezegenlerin 8 milyar yıl içerisinde, sistemin oluşumundan bu yana, ne kadar su kaybetmiş olabileceğine dair tahminlerine yer verdiler.
Rapora göre, yıldıza yakın konumlarından dolayı yüksek UV radyasyonuna maruz kalmış altı gezegen (b, c, d, e, f ve g harfleriyle tanımlananlar), yaklaşık 20 Dünya okyanusuna eşit miktarda su kaybetmiş olabilir. Ancak bu altı gezegenin üçünü de içine alan ve yıldıza biraz daha uzak konumda bulunan gezegenler (e, f, g ve h harfleriyle tanımlananlar) 3 Dünya okyanusundan daha az miktarda su kaybetmiş olabilir. Ayrıca E, F ve G gezegenleri, konumlarından dolayı, “yaşanabilir alan” olarak isimlendirilen alanlarda bulunuyor.
Belçika’da bulunan Liège Üniversitesi’nden araştırmanın yazarı gökbilimci Michaël Gillon’a göre; eğer çok önceleri, gezegende çok az su bulunsaydı ya da hiç bulunmasaydı, muhtemelen bu gezegenler “yaşanabilir” olarak sayılamayacaktı. Ancak bu gezegenler su açısından o kadar zengindi ki, kaybettikleri suya rağmen hala üzerlerinde su bulundurabiliyorlar. Gillon ayrıca, TRAPPIST-1 gezegenlerini ilk tanımlayan iki araştırmanın da baş yazarıydı.
Gillon’a göre; bu gezegenler oluşurken yıldızlarına çok daha uzak konumdayken, sistemin ilk 10 milyon yılı içerisinde yavaş yavaş yakınlaşmış olabilir. Gezegenlerde yüzlerce Dünya okyanusuna eşit miktarda su bulunmasından dolayı, kaybedilen su da büyük bir problem oluşturmuyor. Hatta, su açısından daha fakir olan, yıldızına daha uzak gezegenlerde bile hala su mevcut olabilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar