bugün
- yasakçı zihniyet14
- polisin verilen emrin yasaya uygunluğunu sorgusu11
- ulusalcı önderlerin akp'ye geçmesi10
- güllünün roman havası oynarken balkondan düşmesi4
- yeni partinin ilk krizde duvara toslaması4
- şarapçı koala'nın ulusalcı nefreti4
- ilk buluşmada 13 pişi yiyen kız7
- ekşi sözlük17
- felsefe9
- ismail kartal12
- sözlükte aşk yaşayacak kadın olmaması sorunsalı4
- kadın öğretmenler4
- tarhana içenlerin köylü ve eğitimsiz olması6
- görür görmez eksi oy verilen yazarlar2
- alparslan kuytul8
- burayı bilen var mı2
- avrupa'nın zengin olması afrika'nın fakir olması2
- apo orospu çocuğu değildir demek9
- içki içen akp li6
- tarikatlar ve cemaatler5
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı30
- metal müzik dinleyen imam3
- vatan sevgisi imandandır2
- yahudilerin istihbaratta cinnileri kullanması6
- seri eksiciyi yemleyip asıl mevzuda kilitlemek2
- bahçeliden gündem yaratacak seçim sistemi çıkışı6
- habaş'ın yerli otomobil projesi5
- zorunlu eğitim10
- açlıktan karnına taş bağlayan peygamber4
- bugün ne yapsam4
- enayimiknatisi ile kavga etmek11
- evde lahmacun yapmak6
- sözlükte kavga çıkmasının sebebi10
- tulumba tatlısı9
- iran barışı reddederse kötü olur huckabee2
- cristiano ronaldo4
- rüzgar2
- osuruktan şiirler47
- okul formalarının dayatılması3
- insanı yoran duygular3
- yobazlar3
- teknofaşizm4
- tıp okumanın avantajı5
- ağzıma almam diyen kız4
- erecto birader birader bay2
- keşke dediğiniz bir anı yazar mısınız11
- menzil cemaatinde rekabet alevlendi6
- maddi dünyayı yöneten kabala tarikatı3
- zeki olmanın avantajları8
- gemilerin denizde yüzmesi2
ESO tarafından keşfedilen ve bugün nasa tarafından daha detaylı duyurusu yapılan bir güneş sistemidir.
http://biliyon.net/kirmiz...hayat-dolu-gezegenleri-13
http://biliyon.net/kirmiz...hayat-dolu-gezegenleri-13
Kısa bir süre önce, NASA, 39 ışık yılı ötede ve dünyamızla benzer boyutta yedi gezegen içeren ve güneş sistemimize benzeyen başka bir güneş sisteminin keşfini duyurdu. Bu güneş sistemine TRAPPIST-1 adı verildi (güneşin adı da TRAPPIST-1 oldu).
Bu gezegenler kayalık gibi gözüküyor, hayata müsaade edebilecek yüzey sıcaklıklarına sahip olabilir, bazılarında sıvı halde su bile bulunuyor olabilir; NASA da bu yüzden çok sayıda seyahat posteri hazırladı.
Bu gezegenler kayalık gibi gözüküyor, hayata müsaade edebilecek yüzey sıcaklıklarına sahip olabilir, bazılarında sıvı halde su bile bulunuyor olabilir; NASA da bu yüzden çok sayıda seyahat posteri hazırladı.
TRAPPIST-1 sisteminin gezegenleri yıldızlarının etrafında, Güneş Sistemi’ndeki Merkür gezegeninin Güneş etrafındaki dolanımından daha yakın bir mesafede dolanır.
Yeni bir çalışmada, bu gezegenlerin her birinin ne kadar UV (ultraviyole) radyasyon aldığı ölçüldü. Çünkü gezegene ulaşan UV radyasyon, milyarlarca yıllık süreçte gezegenlerin yüzeylerinde ne kadar su bulunduğu ile doğrudan alakalı. Çalışmaya göre, düşük enerjili UV ışık, gezegenin üzerinde bulunan sudaki molekülleri, hidrojen ve oksijen olarak ikiye ayırır. Yüksek enerjili UV ışık (yıldızdan alınan X-Ray ışınları ile birlikte) ise, gezegenin üst atmosferini ısıtarak bu ayrık atomların uzaya kaçmasına sebep olur. Ayrıca yıldız radyasyonunun, çok uzun zaman önce gezegenlerin atmosferlerini yok etmiş olması da muhtemel.
Araştırmacılar, Hubble Uzay Teleskopu’nu kullanarak bu gezegenlerin ne kadar UV radyasyonuna maruz kaldığını ölçtü. Raporlarında da, bu gezegenlerin 8 milyar yıl içerisinde, sistemin oluşumundan bu yana, ne kadar su kaybetmiş olabileceğine dair tahminlerine yer verdiler.
Rapora göre, yıldıza yakın konumlarından dolayı yüksek UV radyasyonuna maruz kalmış altı gezegen (b, c, d, e, f ve g harfleriyle tanımlananlar), yaklaşık 20 Dünya okyanusuna eşit miktarda su kaybetmiş olabilir. Ancak bu altı gezegenin üçünü de içine alan ve yıldıza biraz daha uzak konumda bulunan gezegenler (e, f, g ve h harfleriyle tanımlananlar) 3 Dünya okyanusundan daha az miktarda su kaybetmiş olabilir. Ayrıca E, F ve G gezegenleri, konumlarından dolayı, “yaşanabilir alan” olarak isimlendirilen alanlarda bulunuyor.
Belçika’da bulunan Liège Üniversitesi’nden araştırmanın yazarı gökbilimci Michaël Gillon’a göre; eğer çok önceleri, gezegende çok az su bulunsaydı ya da hiç bulunmasaydı, muhtemelen bu gezegenler “yaşanabilir” olarak sayılamayacaktı. Ancak bu gezegenler su açısından o kadar zengindi ki, kaybettikleri suya rağmen hala üzerlerinde su bulundurabiliyorlar. Gillon ayrıca, TRAPPIST-1 gezegenlerini ilk tanımlayan iki araştırmanın da baş yazarıydı.
Gillon’a göre; bu gezegenler oluşurken yıldızlarına çok daha uzak konumdayken, sistemin ilk 10 milyon yılı içerisinde yavaş yavaş yakınlaşmış olabilir. Gezegenlerde yüzlerce Dünya okyanusuna eşit miktarda su bulunmasından dolayı, kaybedilen su da büyük bir problem oluşturmuyor. Hatta, su açısından daha fakir olan, yıldızına daha uzak gezegenlerde bile hala su mevcut olabilir.
Yeni bir çalışmada, bu gezegenlerin her birinin ne kadar UV (ultraviyole) radyasyon aldığı ölçüldü. Çünkü gezegene ulaşan UV radyasyon, milyarlarca yıllık süreçte gezegenlerin yüzeylerinde ne kadar su bulunduğu ile doğrudan alakalı. Çalışmaya göre, düşük enerjili UV ışık, gezegenin üzerinde bulunan sudaki molekülleri, hidrojen ve oksijen olarak ikiye ayırır. Yüksek enerjili UV ışık (yıldızdan alınan X-Ray ışınları ile birlikte) ise, gezegenin üst atmosferini ısıtarak bu ayrık atomların uzaya kaçmasına sebep olur. Ayrıca yıldız radyasyonunun, çok uzun zaman önce gezegenlerin atmosferlerini yok etmiş olması da muhtemel.
Araştırmacılar, Hubble Uzay Teleskopu’nu kullanarak bu gezegenlerin ne kadar UV radyasyonuna maruz kaldığını ölçtü. Raporlarında da, bu gezegenlerin 8 milyar yıl içerisinde, sistemin oluşumundan bu yana, ne kadar su kaybetmiş olabileceğine dair tahminlerine yer verdiler.
Rapora göre, yıldıza yakın konumlarından dolayı yüksek UV radyasyonuna maruz kalmış altı gezegen (b, c, d, e, f ve g harfleriyle tanımlananlar), yaklaşık 20 Dünya okyanusuna eşit miktarda su kaybetmiş olabilir. Ancak bu altı gezegenin üçünü de içine alan ve yıldıza biraz daha uzak konumda bulunan gezegenler (e, f, g ve h harfleriyle tanımlananlar) 3 Dünya okyanusundan daha az miktarda su kaybetmiş olabilir. Ayrıca E, F ve G gezegenleri, konumlarından dolayı, “yaşanabilir alan” olarak isimlendirilen alanlarda bulunuyor.
Belçika’da bulunan Liège Üniversitesi’nden araştırmanın yazarı gökbilimci Michaël Gillon’a göre; eğer çok önceleri, gezegende çok az su bulunsaydı ya da hiç bulunmasaydı, muhtemelen bu gezegenler “yaşanabilir” olarak sayılamayacaktı. Ancak bu gezegenler su açısından o kadar zengindi ki, kaybettikleri suya rağmen hala üzerlerinde su bulundurabiliyorlar. Gillon ayrıca, TRAPPIST-1 gezegenlerini ilk tanımlayan iki araştırmanın da baş yazarıydı.
Gillon’a göre; bu gezegenler oluşurken yıldızlarına çok daha uzak konumdayken, sistemin ilk 10 milyon yılı içerisinde yavaş yavaş yakınlaşmış olabilir. Gezegenlerde yüzlerce Dünya okyanusuna eşit miktarda su bulunmasından dolayı, kaybedilen su da büyük bir problem oluşturmuyor. Hatta, su açısından daha fakir olan, yıldızına daha uzak gezegenlerde bile hala su mevcut olabilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar