bugün

Dünya'dan yaklaşık 10,4 milyar ışıkyılı uzakta bulunan ve bilinen evrenin en büyük ikinci kara deliğidir.
66 milyar güneş bir araya gelse TON 618 ile aynı ağırlığa ancak ulaşır. Çapı'da güneşin çapının 280.000 katı yani yaklaşık olarak 390 Milyar kilometredir. Bunu şu şekilde de kıyaslayabiliriz. Güneş en uzak gezegen Neptün'dür ve güneş'e olan uzaklığı 4.5 milyar kilometredir. Ton 618'i güneşin bulunduğu konuma yerleştirsek Neptün'ün yörüngesi ton 618'in çapının sadece 40'ta biri olacak bir mesafede yer alırdı. Ton 618 o denli büyüktür ki güneş'i, gezegenleri hatta güneş Sistemi'nin bir parçası olan Aort Bulutu'nu da dahil ederek bir top hazırlasak ve bu topu TON 618'e fırlatsak bunu hissetmezdi bile.

TON 618 ilk olarak 1954 yılında keşfedildi. O kadar parlak bir nesneydi ki onun bir kara delik değil de yakınlarda olan bir yıldız olduğu sanıldı. Aslında teknik olarak Ton 618 bir kara delik değil de bir kuasar'dır. Yani farklı olarak etrafında çevresinden topladığı gaz, yıldız artığı maddeler vardır ve bunlar o kadar ama o kadar hızlı onun etrafında dönerler ki sonuçta sürtünmeden dolayı ışınım yayarlar. Bu öylesine parlak bir ışıktır ki astronomlar bunu ilk önce oldukça yakınlarda olan bir yıldız sandılar. Ton 618'in bir yıldız değil bir karadelik hatta bir kuasar olduğu teknolojinin ve ölçüm tekniklerinin gelişmesiyle ancak 1971 yılında anlaşıldı. Kuasarlar çevresinde kendisine çektiği yıldız, gezegen, toz v.b. nesneyi kendine çeker, bunları da birdenbire yutamaz. Etrafında uzunca bir süre olağanüstü bir hızla döner. Bu partiküller öylesine hızla döner ki birbirine çarpar, sürtünür ve bundan doğan ısıyla müthiş bir şekilde ışık yaymaya başlar. Kuasar'ları karadeliklerden ayıran şey de budur. Bu öyle bir parlaklıktır ki içinde bulunduğu galaksiyi normal ışıkla görmemizi engeller. Parlaklığı, dile kolay güneşten tam 140 trilyon fazladır. Bu nedenle de 10,4 milyar ışık yılı uzakta olmasına rağmen gökyüzünün en parlak cisimlerinden biridir. işte bu ışık 10.4 milyar yıl önce yola çıkmıştır.

Öte yandan bu büyüklükte bir kuasar / karadelik olağan koşullarda da oluşmuş olamaz. Bu bouda bir kuasarı oluşturacak yıldızın çok çok çooook büyük olması gerekirdi ki bu da fizik kurallarına aykırıdır. Bu yüzden ton 618'in evrenin ilkel koşullarında olması muhtemel yüksek miktardaki hidrojenin oluşturduğu gaz bulutlarının çökmesiyle ya da milyon yıllar içinde bir çok defa başka karadeliklerle çarpışıp birleşmesi sonucu oluştuğuna inanılmaktadır.

Büyüklüğü o denli inanılmazdır ki saatte 120.000 km hızla giden bir uzay aracıyla etrafında bir tur atmak istesek bu yaklaşık 292 yıl sürerdi, ışık hızıyla giden bir gemiyle bile bu turu 18 dakikada bitirebilirdik. Bu yüzden ton 618 gibi karadeliklere büyük, masif değil ultrakütleli karadelikler denir. Ama ton 618'in de tahtı elinden alınmıştır. Kısa bir süre önce çapı 590 milyar kilometre olan Phoenix A kuasar'ı ton 618'i sollamıştır ama ondan da büyük olduğu düşünülen bir başka karadelik bilimadamlarının onayını beklemektedir.