bugün
- gül gibi efendi erkek10
- arkadaşlar yeni aldığım şarj cihazıma bakın6
- çekingen nazik saygılı erkek sevilir mi sorusu4
- kızların keko erkek seviyoruz demesi10
- muslettin amca10
- g'i l d'e d l'i l y14
- true vs yagmurcu4
- bayandan nasıl istenir5
- bir escortu etkilemek mümkün müdür sorusu3
- üvey anneannem oğlunu abukat oğlum diye severdi4
- sözlükten bir kızla sevişmek4
- ardaya yüzmeye gitmek4
- pipisi 18 cm olan erkek4
- chp dönemi bitti3
- sevilen kadının bu bir emirdir bip beni demesi5
- sözlüğün viagra içmiş gibi coşması4
- sözlükteki yaşlı amcalar ve teyzeler3
- escorta giden erkek6
- yeni parti16
- evliliğin aslında bir çıkar ilişkisi olması5
- karşı binadaki kızlar4
- dişçiye gitmek9
- bisiklet sürerken kızlık zarı yırtılan kız13
- yagmurcu3
- sezer efendi sezer efendi 5 nolu ameliyathaneye3
- şimdi herkes su içsin7
- ben geldim kerkenezler18
- mal mal bakan adam2
- kemalizmin gericilik olması2
- ben ne yapıyorum anı3
- alakasız yerde tanıdıkla karşılaşmak3
- emirhan yıldız'ın 16 kattan düşmesi3
- sude sendromu2
- velvet36
- özelde fingirdeşen yazarlar14
- habire1233
- sword art online4
- evlilik çocukları zengin etme müessesidir2
- fetö siyasete nasıl sızdı3
- her yere geç kalan insan modeli3
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması5
- temizlikçi gelmeden etrafı toplamak2
- mrbeast3
- rüyasında sevgilisiyle seviştiğini gören erkek2
- mantığın sesi yazarlar2
- new york city'i alan amerika'yı alır2
- 31 çekmek gühamıdır öğrenciyim3
- güneş alerjisi2
- insanın kendini çok değerli zannetmesi11
- erdoğan kılıçdaroğlu bahçeli üçgeni3
'başka sinemada' gösterilmeye başlanılan Ruben Östlund filmi. Modern dünyanın yarattığı insana ve sınıfsal farklara çok güzel göndermeler yapan, insanın iç güdüsüne ve korkunun ne denli hayatımıza ettiğine dair güzel bir film.
--Spoiler--
filmin başında hırsızlık olayı yaşayan baş karakterimiz (Christian), daha önce hep tehlikelerden uzak kalmış olacak ki olay anında çok korktu. Daha sonra başka sahnede 'bırak şu isveç ağzını' tarzı bir çıkışla daha karşılaşan kendi deyimiyle topluma mal olan entel ve modern Christian'ın değişimi film ilerledikçe çok çarpıcı oluyor.
filmin adından da anlaşılacağı üzere bir ''kare''den bahsediliyor filmde ve bu karede herkes eşittir, ve kareye girip yardım talep birine herkesin yardım etmesi gerekmekte. Bu kare bütün film boyunca vurgulanırken, yeni açılacak serginin de en önemli kısmını oluşturuyor. Ancak yardım istemek ve yardım etmek için illa bir kareye ihtiyacımız var mı gerçekten? ya da karedeki kişileri görmek için neler yapıyoruz? gibi sorular sorduruyor film ilerledikçe.
sınırlarımız neler, ve kendimizden olmayanı yargılarken ne kadar acımasız oluyoruz? Film boyunca farklı dilencilerle karşılaşan Christian'ın değişimini, aslında ait olduğunu düşündüğü sınıfın kendi iç güdüleriyle olan çatışmalarını da özetler nitelikte. Kendi kızlarına sesini yükseltti diye vicdan yapan babanın, ''onların sınıfına'' ait olmayan hem de Christian'ın haksızlığından ötürü özür arayan çocuğu merdivenden iterken ve sonrasında bırakıp giderken ki tavrı benden değil, bana bulaşmasın, huzurumuz kaçmasın diyen yüksek sınıf tavrı. Adeta dilencilere ya da 'modern' olmayan yerlerde yaşayan insanlara eldiven ve maske ile yaklaşacak olan karakter, daha sonraları vicdan azabının etkisiyle o sınıftan birine olan vicdan borcu için afilli takım elbiseyle çöplere dalabiliyor ve kendisini, ekonomiyi, kapitalizmi eleştirecek bir video çekebiliyor.
öte yandan evinde maymun besleyen amerikalı gazetici kadını hamile bırakma korkusunun karakterde yarattığı psikolojik etki; gazeteci kadının güç sahibi biriyle yattıktan sonra ona bunu kullanarak baskı yapması da kadın erkek arasındaki duygusallık-güç-dürtü olaylarına güzel bir gönderme olmuş diye düşünüyorum.
sırf PR uğruna reklamda dilenci sarışın bir kız çocuğunun patlatılması ve bunun ülkeyi ayağa kaldırması ardından gelişen düşünce özgürlüğü sınırı ve bu sınırın neye göre belirleneceği polemiği de ayrıca bir tartışması konusu olabilecek cinsten.
konsept gereği sergi açılış yemeğine çağrılan maymun rolüne giren adamın rolünü fazla abartması, insanları tehdit etmesi ve korkudan kimsenin kımıldayamaması; en son bir kadına şiddet uygulayıp tecavüze kalkıştıktan sonra yaşlı birinin cesareti ile onu durdurması ve diğer insanların da cesaretlenip o adamı linç etmesiyle biten korkunun bizi susturması, hareketsiz kılması ve bencilliğimize olan şahane göndermeler takdire şayandı. nefes kesici sahneydi.
Film ile ilgili anlatılacak o kadar şey var ki buraya yaz yaz bitmez. Adeta not defteri ile girilesi film.
Eleştiri olarak da bence uzunluğu biraz abartılmış ve bir çok konuya değinmeye çalışmış. Daha spesifik gidilseydi daha da güzel olabilirdi ama tabi bence bu haliyle de yeterince güzeldi.
--Spoiler--
filmin başında hırsızlık olayı yaşayan baş karakterimiz (Christian), daha önce hep tehlikelerden uzak kalmış olacak ki olay anında çok korktu. Daha sonra başka sahnede 'bırak şu isveç ağzını' tarzı bir çıkışla daha karşılaşan kendi deyimiyle topluma mal olan entel ve modern Christian'ın değişimi film ilerledikçe çok çarpıcı oluyor.
filmin adından da anlaşılacağı üzere bir ''kare''den bahsediliyor filmde ve bu karede herkes eşittir, ve kareye girip yardım talep birine herkesin yardım etmesi gerekmekte. Bu kare bütün film boyunca vurgulanırken, yeni açılacak serginin de en önemli kısmını oluşturuyor. Ancak yardım istemek ve yardım etmek için illa bir kareye ihtiyacımız var mı gerçekten? ya da karedeki kişileri görmek için neler yapıyoruz? gibi sorular sorduruyor film ilerledikçe.
sınırlarımız neler, ve kendimizden olmayanı yargılarken ne kadar acımasız oluyoruz? Film boyunca farklı dilencilerle karşılaşan Christian'ın değişimini, aslında ait olduğunu düşündüğü sınıfın kendi iç güdüleriyle olan çatışmalarını da özetler nitelikte. Kendi kızlarına sesini yükseltti diye vicdan yapan babanın, ''onların sınıfına'' ait olmayan hem de Christian'ın haksızlığından ötürü özür arayan çocuğu merdivenden iterken ve sonrasında bırakıp giderken ki tavrı benden değil, bana bulaşmasın, huzurumuz kaçmasın diyen yüksek sınıf tavrı. Adeta dilencilere ya da 'modern' olmayan yerlerde yaşayan insanlara eldiven ve maske ile yaklaşacak olan karakter, daha sonraları vicdan azabının etkisiyle o sınıftan birine olan vicdan borcu için afilli takım elbiseyle çöplere dalabiliyor ve kendisini, ekonomiyi, kapitalizmi eleştirecek bir video çekebiliyor.
öte yandan evinde maymun besleyen amerikalı gazetici kadını hamile bırakma korkusunun karakterde yarattığı psikolojik etki; gazeteci kadının güç sahibi biriyle yattıktan sonra ona bunu kullanarak baskı yapması da kadın erkek arasındaki duygusallık-güç-dürtü olaylarına güzel bir gönderme olmuş diye düşünüyorum.
sırf PR uğruna reklamda dilenci sarışın bir kız çocuğunun patlatılması ve bunun ülkeyi ayağa kaldırması ardından gelişen düşünce özgürlüğü sınırı ve bu sınırın neye göre belirleneceği polemiği de ayrıca bir tartışması konusu olabilecek cinsten.
konsept gereği sergi açılış yemeğine çağrılan maymun rolüne giren adamın rolünü fazla abartması, insanları tehdit etmesi ve korkudan kimsenin kımıldayamaması; en son bir kadına şiddet uygulayıp tecavüze kalkıştıktan sonra yaşlı birinin cesareti ile onu durdurması ve diğer insanların da cesaretlenip o adamı linç etmesiyle biten korkunun bizi susturması, hareketsiz kılması ve bencilliğimize olan şahane göndermeler takdire şayandı. nefes kesici sahneydi.
Film ile ilgili anlatılacak o kadar şey var ki buraya yaz yaz bitmez. Adeta not defteri ile girilesi film.
Eleştiri olarak da bence uzunluğu biraz abartılmış ve bir çok konuya değinmeye çalışmış. Daha spesifik gidilseydi daha da güzel olabilirdi ama tabi bence bu haliyle de yeterince güzeldi.
Bok gibi filmdi. Hele bir sahne var ki sormayın gitsin.
2017 yapımı, avrupanın insanları hakkında bol eleştirel, bol metaforlu, bol sıkıcı ve gereksiz bir film. bildik, abidik kubidik sanat filmlerinden işte, değerli vaktinizi heba etmeyin, biz ettik sit etmeyin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar