bugün
- gece gece akla düşen o yiyecek15
- odanın içine baykuş girmesi9
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite8
- sözlük kezoları7
- meyveli soda içen erkek7
- arkadaşlar biraz eğlenceye ne dersiniz9
- yorgun mermi9
- erkeklerin biraz şey olması7
- gece mutfaktan gelen kahkaha sesleri6
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor8
- gece mutfakta pasta yapan yorgun mermi görmek5
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum8
- yeni parti39
- arkadaşlar ben uyumaya gidiyorum5
- sözlükteki mendebur suratlılar6
- parmak patates vs elma dilim patates7
- sen debenim hat alarım'dan bir isiiiin6
- göbeği açık bırakıp göbek piercingi takmak3
- hiç ufak tefek mükremin olmaması4
- gece yatağın altından uzanan el5
- cinleri olan sözlük kızı5
- sürekli güler yüzle dolaşan tip7
- soğan salatası6
- bir kilo patatesin 50 lira olması16
- hogwarts cadılık büyücülük okuluna davet mektubu4
- mutlu olunca her şeyin komik gelmesi5
- havanın buz gibi olması4
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması8
- gece yatağın altından sözlük yazarı çıkması4
- cin mısır kabilesi5
- gece mezarda erkekle sevişen travesti görmek4
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- iştahın kapanması7
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması7
- türkler barbar ve köpektir7
- bir sözlük kızı için 400 km yol gitmek4
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- mercimek çorbası4
- ölümlü bir erkekle evlenmek6
- gece duyulan kahkaha sesleri fobisi3
- bacağım ağrıyor yağmur yağacak5
- ağlamak erkeğe yakışır mı9
- en güzel sevişme13
- hoşlanılan kızın yeni partili çıkması2
- nervio'nun aşkıma yanıt vermemesi5
- güne bir şarkı bırak14
- korku romanı yazmak3
- muhalefete muhaliflik yapmayın2
- korkmuş bir sözlük kızını teselli etmek3
tuna nehri' nden avrupa' ya göç etmiş, milattan önce 275- 260 yılları arasında garonne vadisi' ne yerleşmiş volcae adlı bir kelt kavminin boyudur.
tektosaglar keltçe' de "servet arayanlar" anlamına gelmektedir.
tektosaglar keltçe' de "servet arayanlar" anlamına gelmektedir.
anadolu'da da boy göstermiş bir kelt boyudur.
Tektosaglar Tuna nehri bölgesinden Avrupa'ya göç etmiş, M.Ö. 275-260 yılları arasında Garonne vadisi'ne yerleşmiş, Volcae (Volk) adlı bir Kelt kavminin boyuydular. Tektosages, keltçe "servet arayanlar" demektir.
Strabo'ya göre M.Ö. 280 yılında Volklar arasındaki cereyan eden, ayrıntıları bilinmeyen çekişmelerin bir sonucu olarak Tektosaglar vatanlarından ayrılmak zorunda kalmışlardır. Başka boylarla birlikte Balkanlara doğru bir göç olmuştur. Yolda iki başka Kelt boyu Tolistoagler ve Trocmianlar da onları katılmıştır. Delfi şehrine saldırmışlardır; sonra Çanakkale boğazına varırlar. Orada, M.Ö. 277'de, bir gece baskınında Makedonyalı general Antigonus Gonatas'ın saldırısında büyük bir yenilgiye uğrarlar. Sağ kalan Keltler boğazı geçip karşıya geçerler. Orada Nikomedes'le karşılaşırlar. Kendisi Bitinya bölgesinin kontrolu için Selevkoslarla mücadele halindedir, Keltlere kendisi için savaşmalarını teklif eder. Gelecek 5 yıl boyunca Nikomedes'in paralı askerleri olan Keltler ortalığı yakıp yıkarlar. Bir noktada Nikomedes, istediği nüfuza kavuşur. Nikomedes I, Pontus'lu Mithridates ve Suriyeli Antiokus I'in anlaşmaları sonucu Keltlere günümüz Ankarasının olduğu bölge verilir.
Tektosaglar bundan sonra Anadolu'nun çeşitli kentlerinden haraç almaya başladılar. Nihayet Pergamum (Bergama) kentinin hükümdarı Attalus onlara karşı çıktı ve savaşta onları yendi. Yapılan barış anlaşmasından sonra Kelt kavimler kendi bölgelerinde kalmayı kabul ettiler. O dönemden sonra Tektosaglar ve komşuları olan diğer iki Kelt boyunun yaşadığı bölge resmen Galatya olarak bilindi. Savaşçı bir geleneği olan Galatlar sık sık paralı askerlik yapardı. Galatlar Mihridates yanında yer aldılar ama Magnesia savaşındaki yenilgilerinin ardından Roma imparatorluğu onları cezalandırmak için Romalı general Manlius'u Ankyra'ya yolladı. Tektosag'lar Ankara'dan yaklaşık 15 km uzakta Magaba dağında (Elmadağ'da) yapılan savaşta Romalılara yenildiler ve ondan sonra Roma'ya haraç vermek durumunda kaldılar. M.Ö. 25 yılında Galat kralı Amynthas ölünce Galatya resmen Roma'nın bir eyaleti haline geldi.
Tektosaglardan kalma Keltik özellik taşıyan kalıntılardan çok az miktarda vardır. Anadolu'ya göç ettikten sonra hızla helenleşmiş (yunanlaşmış) oldukları anlaşılmaktadır. Ama dillerini uzun süre korumuşlardır. 4. yy'da Aziz Jerome Galatların konuştuğu dilin Galyalılar tarafından konuşulan dile benzediğini belirtmiştir.
Tektosagların Anadolu'ya göç eden kolundan ayrı olarak bir diğer kolu Tolosa'da (günümüzde Toulouse) yerleşmiştir. Cimbri ve Tötonlar, Galya'yı istila edince Tektosaglar onlarla işbirliği yaptılar. Romalı Servilius Caepio bu isyana misilleme olarak Tolosa'yı M.Ö. 106'da yağmaladı. Tolosa M.Ö. 52'de Jül Sezar'ın Galya'yı istilası sırasında Gallia Aquiatania'nın parçası olarak Roma Cumhuriyetine katıldı. Romalıların Tolosa'yı almalarından sonra Volk Tektosaglarının kültürel varlığı sona erdi.
Tektosaglar Tuna nehri bölgesinden Avrupa'ya göç etmiş, M.Ö. 275-260 yılları arasında Garonne vadisi'ne yerleşmiş, Volcae (Volk) adlı bir Kelt kavminin boyuydular. Tektosages, keltçe "servet arayanlar" demektir.
Strabo'ya göre M.Ö. 280 yılında Volklar arasındaki cereyan eden, ayrıntıları bilinmeyen çekişmelerin bir sonucu olarak Tektosaglar vatanlarından ayrılmak zorunda kalmışlardır. Başka boylarla birlikte Balkanlara doğru bir göç olmuştur. Yolda iki başka Kelt boyu Tolistoagler ve Trocmianlar da onları katılmıştır. Delfi şehrine saldırmışlardır; sonra Çanakkale boğazına varırlar. Orada, M.Ö. 277'de, bir gece baskınında Makedonyalı general Antigonus Gonatas'ın saldırısında büyük bir yenilgiye uğrarlar. Sağ kalan Keltler boğazı geçip karşıya geçerler. Orada Nikomedes'le karşılaşırlar. Kendisi Bitinya bölgesinin kontrolu için Selevkoslarla mücadele halindedir, Keltlere kendisi için savaşmalarını teklif eder. Gelecek 5 yıl boyunca Nikomedes'in paralı askerleri olan Keltler ortalığı yakıp yıkarlar. Bir noktada Nikomedes, istediği nüfuza kavuşur. Nikomedes I, Pontus'lu Mithridates ve Suriyeli Antiokus I'in anlaşmaları sonucu Keltlere günümüz Ankarasının olduğu bölge verilir.
Tektosaglar bundan sonra Anadolu'nun çeşitli kentlerinden haraç almaya başladılar. Nihayet Pergamum (Bergama) kentinin hükümdarı Attalus onlara karşı çıktı ve savaşta onları yendi. Yapılan barış anlaşmasından sonra Kelt kavimler kendi bölgelerinde kalmayı kabul ettiler. O dönemden sonra Tektosaglar ve komşuları olan diğer iki Kelt boyunun yaşadığı bölge resmen Galatya olarak bilindi. Savaşçı bir geleneği olan Galatlar sık sık paralı askerlik yapardı. Galatlar Mihridates yanında yer aldılar ama Magnesia savaşındaki yenilgilerinin ardından Roma imparatorluğu onları cezalandırmak için Romalı general Manlius'u Ankyra'ya yolladı. Tektosag'lar Ankara'dan yaklaşık 15 km uzakta Magaba dağında (Elmadağ'da) yapılan savaşta Romalılara yenildiler ve ondan sonra Roma'ya haraç vermek durumunda kaldılar. M.Ö. 25 yılında Galat kralı Amynthas ölünce Galatya resmen Roma'nın bir eyaleti haline geldi.
Tektosaglardan kalma Keltik özellik taşıyan kalıntılardan çok az miktarda vardır. Anadolu'ya göç ettikten sonra hızla helenleşmiş (yunanlaşmış) oldukları anlaşılmaktadır. Ama dillerini uzun süre korumuşlardır. 4. yy'da Aziz Jerome Galatların konuştuğu dilin Galyalılar tarafından konuşulan dile benzediğini belirtmiştir.
Tektosagların Anadolu'ya göç eden kolundan ayrı olarak bir diğer kolu Tolosa'da (günümüzde Toulouse) yerleşmiştir. Cimbri ve Tötonlar, Galya'yı istila edince Tektosaglar onlarla işbirliği yaptılar. Romalı Servilius Caepio bu isyana misilleme olarak Tolosa'yı M.Ö. 106'da yağmaladı. Tolosa M.Ö. 52'de Jül Sezar'ın Galya'yı istilası sırasında Gallia Aquiatania'nın parçası olarak Roma Cumhuriyetine katıldı. Romalıların Tolosa'yı almalarından sonra Volk Tektosaglarının kültürel varlığı sona erdi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar