bugün
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- akşama kadar entry giren torpilli memur12
- kaç gammaz var7
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- sözlük açacak olsanız8
- fatma betül sayan kaya29
- bu başlıkta almanca entry giriyoruz3
- isparta'ya gidip nervio ile kahve içmek9
- münafık7
- yapay zekanın çok yapay olması9
- hiçbir şeyden haberi olmayan tek adam8
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- duş yağı2
- camilerdeki ayak kokusu7
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- ciddiye alınmamak4
- edirne'ye gidip muslettin amca'nın elini öpmek11
- yolsuzluğun cevabını halk sandıkta verecek2
- menekşe dizisi2
- dolar 50 13 liraya çakılınca sus pus olan muhalif3
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş11
- alexander nübel14
- son 3 ayın en başarılı gammazları8
- eteği açan kadına bakmayan erkek3
- kendi kendini iyi ve ahlaklı ilan eden insan2
- türkiye hariç hangi ülkeye gitmek isterdiniz2
- damla sakızlı muhallebi9
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü9
- şiş kebabı2
- asansörde yukarı bakma refleksi3
- kartoncu kardeştir2
- kezoyu neyzen bakışıyla iskandil etmek4
- seri katilin özellikleri3
- terhis oluyorum sözlük3
- daha 17 dizisi4
- sicilya kizlari4
- kız kankanın ehonomi çoh eyi demesi3
- uludağ'ın artık facebook olma isteği2
- iyi menemenin sırrı22
- henüz yolun başında olan yazarlar5
- her şeyi bilen halk4
- fatma betülüm yapmaz9
- iş görüşmesinde para vermiyoruz demek2
- 2017 orta paket passat vs 2024 full paket megane5
- iş görüşmesinde para vermiyoruz denilmesi2
- erecto birader ciguli mi2
- masklavi felsefesi5
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi9
- yaprak dökümü sonrası türkiye3
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanması5
tuna nehri' nden avrupa' ya göç etmiş, milattan önce 275- 260 yılları arasında garonne vadisi' ne yerleşmiş volcae adlı bir kelt kavminin boyudur.
tektosaglar keltçe' de "servet arayanlar" anlamına gelmektedir.
tektosaglar keltçe' de "servet arayanlar" anlamına gelmektedir.
anadolu'da da boy göstermiş bir kelt boyudur.
Tektosaglar Tuna nehri bölgesinden Avrupa'ya göç etmiş, M.Ö. 275-260 yılları arasında Garonne vadisi'ne yerleşmiş, Volcae (Volk) adlı bir Kelt kavminin boyuydular. Tektosages, keltçe "servet arayanlar" demektir.
Strabo'ya göre M.Ö. 280 yılında Volklar arasındaki cereyan eden, ayrıntıları bilinmeyen çekişmelerin bir sonucu olarak Tektosaglar vatanlarından ayrılmak zorunda kalmışlardır. Başka boylarla birlikte Balkanlara doğru bir göç olmuştur. Yolda iki başka Kelt boyu Tolistoagler ve Trocmianlar da onları katılmıştır. Delfi şehrine saldırmışlardır; sonra Çanakkale boğazına varırlar. Orada, M.Ö. 277'de, bir gece baskınında Makedonyalı general Antigonus Gonatas'ın saldırısında büyük bir yenilgiye uğrarlar. Sağ kalan Keltler boğazı geçip karşıya geçerler. Orada Nikomedes'le karşılaşırlar. Kendisi Bitinya bölgesinin kontrolu için Selevkoslarla mücadele halindedir, Keltlere kendisi için savaşmalarını teklif eder. Gelecek 5 yıl boyunca Nikomedes'in paralı askerleri olan Keltler ortalığı yakıp yıkarlar. Bir noktada Nikomedes, istediği nüfuza kavuşur. Nikomedes I, Pontus'lu Mithridates ve Suriyeli Antiokus I'in anlaşmaları sonucu Keltlere günümüz Ankarasının olduğu bölge verilir.
Tektosaglar bundan sonra Anadolu'nun çeşitli kentlerinden haraç almaya başladılar. Nihayet Pergamum (Bergama) kentinin hükümdarı Attalus onlara karşı çıktı ve savaşta onları yendi. Yapılan barış anlaşmasından sonra Kelt kavimler kendi bölgelerinde kalmayı kabul ettiler. O dönemden sonra Tektosaglar ve komşuları olan diğer iki Kelt boyunun yaşadığı bölge resmen Galatya olarak bilindi. Savaşçı bir geleneği olan Galatlar sık sık paralı askerlik yapardı. Galatlar Mihridates yanında yer aldılar ama Magnesia savaşındaki yenilgilerinin ardından Roma imparatorluğu onları cezalandırmak için Romalı general Manlius'u Ankyra'ya yolladı. Tektosag'lar Ankara'dan yaklaşık 15 km uzakta Magaba dağında (Elmadağ'da) yapılan savaşta Romalılara yenildiler ve ondan sonra Roma'ya haraç vermek durumunda kaldılar. M.Ö. 25 yılında Galat kralı Amynthas ölünce Galatya resmen Roma'nın bir eyaleti haline geldi.
Tektosaglardan kalma Keltik özellik taşıyan kalıntılardan çok az miktarda vardır. Anadolu'ya göç ettikten sonra hızla helenleşmiş (yunanlaşmış) oldukları anlaşılmaktadır. Ama dillerini uzun süre korumuşlardır. 4. yy'da Aziz Jerome Galatların konuştuğu dilin Galyalılar tarafından konuşulan dile benzediğini belirtmiştir.
Tektosagların Anadolu'ya göç eden kolundan ayrı olarak bir diğer kolu Tolosa'da (günümüzde Toulouse) yerleşmiştir. Cimbri ve Tötonlar, Galya'yı istila edince Tektosaglar onlarla işbirliği yaptılar. Romalı Servilius Caepio bu isyana misilleme olarak Tolosa'yı M.Ö. 106'da yağmaladı. Tolosa M.Ö. 52'de Jül Sezar'ın Galya'yı istilası sırasında Gallia Aquiatania'nın parçası olarak Roma Cumhuriyetine katıldı. Romalıların Tolosa'yı almalarından sonra Volk Tektosaglarının kültürel varlığı sona erdi.
Tektosaglar Tuna nehri bölgesinden Avrupa'ya göç etmiş, M.Ö. 275-260 yılları arasında Garonne vadisi'ne yerleşmiş, Volcae (Volk) adlı bir Kelt kavminin boyuydular. Tektosages, keltçe "servet arayanlar" demektir.
Strabo'ya göre M.Ö. 280 yılında Volklar arasındaki cereyan eden, ayrıntıları bilinmeyen çekişmelerin bir sonucu olarak Tektosaglar vatanlarından ayrılmak zorunda kalmışlardır. Başka boylarla birlikte Balkanlara doğru bir göç olmuştur. Yolda iki başka Kelt boyu Tolistoagler ve Trocmianlar da onları katılmıştır. Delfi şehrine saldırmışlardır; sonra Çanakkale boğazına varırlar. Orada, M.Ö. 277'de, bir gece baskınında Makedonyalı general Antigonus Gonatas'ın saldırısında büyük bir yenilgiye uğrarlar. Sağ kalan Keltler boğazı geçip karşıya geçerler. Orada Nikomedes'le karşılaşırlar. Kendisi Bitinya bölgesinin kontrolu için Selevkoslarla mücadele halindedir, Keltlere kendisi için savaşmalarını teklif eder. Gelecek 5 yıl boyunca Nikomedes'in paralı askerleri olan Keltler ortalığı yakıp yıkarlar. Bir noktada Nikomedes, istediği nüfuza kavuşur. Nikomedes I, Pontus'lu Mithridates ve Suriyeli Antiokus I'in anlaşmaları sonucu Keltlere günümüz Ankarasının olduğu bölge verilir.
Tektosaglar bundan sonra Anadolu'nun çeşitli kentlerinden haraç almaya başladılar. Nihayet Pergamum (Bergama) kentinin hükümdarı Attalus onlara karşı çıktı ve savaşta onları yendi. Yapılan barış anlaşmasından sonra Kelt kavimler kendi bölgelerinde kalmayı kabul ettiler. O dönemden sonra Tektosaglar ve komşuları olan diğer iki Kelt boyunun yaşadığı bölge resmen Galatya olarak bilindi. Savaşçı bir geleneği olan Galatlar sık sık paralı askerlik yapardı. Galatlar Mihridates yanında yer aldılar ama Magnesia savaşındaki yenilgilerinin ardından Roma imparatorluğu onları cezalandırmak için Romalı general Manlius'u Ankyra'ya yolladı. Tektosag'lar Ankara'dan yaklaşık 15 km uzakta Magaba dağında (Elmadağ'da) yapılan savaşta Romalılara yenildiler ve ondan sonra Roma'ya haraç vermek durumunda kaldılar. M.Ö. 25 yılında Galat kralı Amynthas ölünce Galatya resmen Roma'nın bir eyaleti haline geldi.
Tektosaglardan kalma Keltik özellik taşıyan kalıntılardan çok az miktarda vardır. Anadolu'ya göç ettikten sonra hızla helenleşmiş (yunanlaşmış) oldukları anlaşılmaktadır. Ama dillerini uzun süre korumuşlardır. 4. yy'da Aziz Jerome Galatların konuştuğu dilin Galyalılar tarafından konuşulan dile benzediğini belirtmiştir.
Tektosagların Anadolu'ya göç eden kolundan ayrı olarak bir diğer kolu Tolosa'da (günümüzde Toulouse) yerleşmiştir. Cimbri ve Tötonlar, Galya'yı istila edince Tektosaglar onlarla işbirliği yaptılar. Romalı Servilius Caepio bu isyana misilleme olarak Tolosa'yı M.Ö. 106'da yağmaladı. Tolosa M.Ö. 52'de Jül Sezar'ın Galya'yı istilası sırasında Gallia Aquiatania'nın parçası olarak Roma Cumhuriyetine katıldı. Romalıların Tolosa'yı almalarından sonra Volk Tektosaglarının kültürel varlığı sona erdi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com