bugün
- ideal sevgilinin en önemli özelliği16
- 2026 dünya kupası finalini kim oynar13
- düşük iq belirtileri4
- hep aynı şeyleri yaşamak3
- zaman gazetesi2
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması11
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle26
- beyaz otomobil satın almak14
- milli takımı eleştirenleri hapse atma çağrısı7
- sevgiliye gitmemesi için söylenen sözler2
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı3
- 2 buçuk yaşında çocuğuna şarap seçen anne5
- yaşlılığınız için insan biriktirin12
- james deen2
- makarna süzmek5
- yapay zekaya entry yazdıran yazar5
- uludağ sözlük'ün instagram'a dönmesi10
- usta şoförlerden acemi şoförlere tavsiyeler2
- messi'nin arjantin'deki heykeli3
- bugün de meme atan olmaması13
- tgrt3
- 65 şut çekip gol atamamak5
- cuckold esnasında karınızın belinin kırılması4
- 22 haziran 2026 fsm'ye amedspor bayrağı asılması4
- yürüyüş partisi4
- olmayacak duaya amin dememeyi öğrenmek3
- gecenin şarkısı3
- 48 takım içinde 47 nci olmak6
- 22 haziran 2026 keir starmer'ın istifa etmesi3
- kaya çilingiroğlu2
- teen slasher filmlerinde ilk olen kisi2
- bozulmaması ile meşhur olan şeyler3
- günün sözü3
- anın görüntüsü15
- tencerede yemek ısıtırken tencereyi yakmak2
- beyaz toros ile son ses mozart dinleyip turlamak2
- salo o le 120 giornate di sodoma yı izleyecek göt2
- güneş2
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız12
- iş kadını yazarlar6
- yazma diyince yazmayan erkek4
- kıdemliye hızlı diğerlerine yavaş pc veren it3
- şemsiyenin ters dönmesi3
- paris te son tango6
- esra'yı aç esra'yı2
- almanya4
- meloş nerede sorunsalı5
- gelmiş geçmiş en iyi müzik klibi4
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı47
- hoşgeldin pazartesi7
hepsi çöpe gittiği için çok pişman olduğum çocukluğumun oyun aracı.
lan hele o pokemon tasoları ile digimon tasoları neydi? off baba off.
lan hele o pokemon tasoları ile digimon tasoları neydi? off baba off.
anamın sandığında sakladığımdır, kapağı açılınca kol gibi olan motorola cep telefonuyla birlikte tarihi eser olacağı günleri bekliyor.
çocukluğumu geçirdiğim bir nevi oyuncak. az taso kepmememiştim arkadaşlarımdan. haklarını helal etsinler.
(bkz: kepmek)
(bkz: kepmek)
hayatımızın bir dönemine renk katan, rekabeti ve hırsı öğreten küçük ama bizler için cok değerli olan küçük oyun plakası.
eski mahallemizde üç kişi beraber takılırdık. biri benle yaşıt, diğeri benden iki üç yaş büyük. herkesin elinde tasonun olduğu dönemlerdi. biz bir grup gibiydik ve tasolarımızı birleştirirdik. genelde tasolar büyük olan arkadaşımızın elinde toplanırdı. bazen bize bir kaç tane verir ve o çocuk aklıyla baya sevinirdik. benle yaşıt olan arkadaşımla aynı okula gidiyorduk. öteki arkadaşımızın okul saatleri daha farklıydı. aynı yaşta olduğumuz arkadaşla sabah beraber buluşur, okula gider, öğlen civarı eve gelirdik. üstümüzü değiştirmeden dışarı çıkar ve büyük olan arkadaşımızı beklemeye koyulurduk. bazen hava kararana kadar gelmezdi ama beklerdik. aha geldi aha gelecek diye. bir işimizde yok zaten. ya eve gidip çizgi film izlicez ya da sokaklarda böyle sürtücez. genelde sürtmeyi seçerdik. bu böyle bir dönem gitti. okullar bitti ve biz başka bir eve taşınacaz. ama nasıl bir yere. sanki şehrin bir ucundan öteki ucuna. zaten küçüğüm. arkadaşlarımı bir daha görme ihtimalimin olmadığını biliyordum ve bir daha da görmedim zaten. şu an aklımda kalan sadece isimleri. yüzlerini bile unuttum. neyse işte taşınıcaz o gün. akşama doğru biz araba bekliyoruz annemle. bizim arabayla babam işyerine gitmişti. onun için aile dostumuzun arabasını bekliyoruz. gelip o götürecek bizi. o dostumuz şu an hayatta değil maalesef. neyse işte araba baya gecikti. sonunda geldi ve binip gidicez. tam arabaya binerken o an hiç beklemediğim bir şey oldu. benden büyük olan arkadaşım yanıma geldi, ve üçümüzün topladığı bütün tasoları elime tutuşturdu. tabi elime sığmıyor hepsi. cebime falan koymaya çalışıyorum birazını. yaklaşık yüz tane falan olmalıydı. aldım hepsini ve o heyecanla arabaya bindim. arabada çıkartıp çıkartıp bakıyorum, inanamıyorum resmen. bir çocuk için hazineden farksızdı. işte o hediye hayatımın en güzel hediyesiydi. şimdi araba hediye edilse doğum günümde onun yerini tutmaz. o derece sevinmiştim.
o günün gecesinde başka bir olay daha yaşanmıştı. eve taşınmıştık işte. o aile dostumuz da bizde kalacak. birde çocuğu var. çocuğun elinde de bir tane taso var. benim elimde yüze yakın taso var ama o tasoyu da almak istiyorum. nasıl bir iştahsa! gece oldu o hemen uyudu. ben hala uyanığım ve nasıl alacağımı düşünüyorum. usulca yanına gittim ve elinden tasoyu tuttuğum gibi çektim. elinde tuttuğuna göre o da baya seviyor olmalıydı. çocuk aklıyla hiç düşünemiyordum sabah kalktığında benden şüphelenir mi falan diye. taso gözümü döndürmüştü adeta. neyse ki sabah öyle bir şey olmadı. o tasoyu da almış oldum neticede. hırsızlıktı ama o yaşımda hırsızlığım baya masum bir şeydi.
taşındığımız evde bir kaç gün geçti ve ben sokağa çıkmaya başladım. bir gün bütün tasolarımı alıp aşağıya indim. evimiz site içindeydi. sitede yine benim gibi elinde tasolarıyla dolaşan başka biri vardı. onlarda yeni taşınmıştı. hemen kaynaştık ve başladık oynamaya. oyunun nasıl ustası olmuşsa o elimdeki bütün tasoları bir günde ütmez mi? yeni taşındığım için başka arkadaşım da yok ki borç alayım. hepsi gitmiş oldu öylece. şimdi çok hatırlamıyorum ama mutlaka üzülmüşümdür. ama sonra onunla baya samimi olduk ve yaklaşık 7-8 yıl arkadaşlığımız sürdü. onu da birkaç yıldır göremiyorum.
yani uzun lafın kısası, taso benim çocukluğumdur; şimdi göremediğim, unutulmaya yüz tutmuş çocukluk arkadaşlarımdır.
o günün gecesinde başka bir olay daha yaşanmıştı. eve taşınmıştık işte. o aile dostumuz da bizde kalacak. birde çocuğu var. çocuğun elinde de bir tane taso var. benim elimde yüze yakın taso var ama o tasoyu da almak istiyorum. nasıl bir iştahsa! gece oldu o hemen uyudu. ben hala uyanığım ve nasıl alacağımı düşünüyorum. usulca yanına gittim ve elinden tasoyu tuttuğum gibi çektim. elinde tuttuğuna göre o da baya seviyor olmalıydı. çocuk aklıyla hiç düşünemiyordum sabah kalktığında benden şüphelenir mi falan diye. taso gözümü döndürmüştü adeta. neyse ki sabah öyle bir şey olmadı. o tasoyu da almış oldum neticede. hırsızlıktı ama o yaşımda hırsızlığım baya masum bir şeydi.
taşındığımız evde bir kaç gün geçti ve ben sokağa çıkmaya başladım. bir gün bütün tasolarımı alıp aşağıya indim. evimiz site içindeydi. sitede yine benim gibi elinde tasolarıyla dolaşan başka biri vardı. onlarda yeni taşınmıştı. hemen kaynaştık ve başladık oynamaya. oyunun nasıl ustası olmuşsa o elimdeki bütün tasoları bir günde ütmez mi? yeni taşındığım için başka arkadaşım da yok ki borç alayım. hepsi gitmiş oldu öylece. şimdi çok hatırlamıyorum ama mutlaka üzülmüşümdür. ama sonra onunla baya samimi olduk ve yaklaşık 7-8 yıl arkadaşlığımız sürdü. onu da birkaç yıldır göremiyorum.
yani uzun lafın kısası, taso benim çocukluğumdur; şimdi göremediğim, unutulmaya yüz tutmuş çocukluk arkadaşlarımdır.
Ortaokul yıllarımın en değerli şeyi. Hiç cipsten çıkmış tasom olmadı benim; hepsini bileğimin gücüyle, dizimin tozuyla kazandım. Ilk plastik tasom kadabra idi; her tarafı çizik çizik vaziyette hâlâ durmaktadır büyüdüğüm evde.
bugünkü meşhur kumarcıların yetişmesine ön ayak olan müthiş icad. neden kalktı bilinmez ama deliler gibi oynardık.
paso oynadığımız şeydi. (bkz: eskiden oynanan oyunlar)
Keske saklasaydim diye pismanlik uyandiran seydir.
eskiden bir çakallık yaptım ki sormayın.
bir gün taso oynayacağız bende ash' in rozetli tasosu var. ona karşı 5 taso teklif etti çocuk hadi tamam dedim. aldım 5 tasosunu en alta ash' i koyar gibi yaptım ama hitmonçen i koydum. vurduk vurduk tasolar bir aaçıldı ash yok. eee el geçti önceden farketcektin diye çocuğun bütün tasolarını ütmüştüm. ne günlerdi lan tamam pişmanım.
oyuncak.
bir gün taso oynayacağız bende ash' in rozetli tasosu var. ona karşı 5 taso teklif etti çocuk hadi tamam dedim. aldım 5 tasosunu en alta ash' i koyar gibi yaptım ama hitmonçen i koydum. vurduk vurduk tasolar bir aaçıldı ash yok. eee el geçti önceden farketcektin diye çocuğun bütün tasolarını ütmüştüm. ne günlerdi lan tamam pişmanım.
oyuncak.
bizim mahallede şöyleydi. malum ash, misty, brook üçlüsü zor çıkardı. e millette bunları isterdi genelde.
ash'e : 30
misty'e: 20
brook'a : 15 pokemon tasosu verilip tasolar takas edilirdi.
ash'e : 30
misty'e: 20
brook'a : 15 pokemon tasosu verilip tasolar takas edilirdi.
sokaktaki oyunlarda bir tanesini bile kaybettiğinde içini yakar, yıkar, parçalar.
2000' li yılların başında moda olan sokak oyunu. "keşke şimdi de moda olsa" denilen kart gibi şeyler.
aldığım bir cipsin içinden iki tane birden mega taso çıkmıştı. hayatımın en mutlu günleri sıralamasında başa oynar. sonra üniversite kazandım falan ama o tadı vermedi...
(bkz: kapış kapışınaaa)
çocukluğuma Şükrettirenlerden. Yine olsa; dönsek o zamanlara..
çocukluğuma Şükrettirenlerden. Yine olsa; dönsek o zamanlara..
cipslerden, bu konuda uzmanlaşmış kişiler tarafından mıncıklanarak bulunan süper oyuncak. 2000li yılların başından bahsediyorum. En az iki kişiyle oynanır. Herkes aynı sayıda tasoyu koyardı, Bunları üst üste dizip ellikle vururduk, dönenleri alırdık.
zamanında çocuklar arasında paradan daha değerli olabilen eşyalardandır. pokemon için olanları, cips firmalarını zengin etmeyi başarmıştır.
uğruna çocukların herşeyini verebileceği, yükte hafif pahada hafif ama manada ağır olan bir nevi oyuncak. mahallenin taso kralı olmam sonucu gelen bıkkınlıkla tüm çocukları evimin önüne toplayıp 4. kattan kamera görüntüleri eşliğinde tüm tasolarımı kapıştırmıştım. bu olay hayatımın pişmanlıklarından biri olmuştur. hala olsa da oynasak derim.
çocukluğun en güzel anılarından.oynarken her türlü hilesini bilirdik.pokemonlu olanlar daha çok bilinir genelde. vay arkadaş az mı kavga ederdik bunlar yüzünden.
bir zamanlar hunharca cips minciklama sebebidir.
kazanmamanın kökmek şeklinde hayat bulduğu cisimlerdir.
mahallede torbayla tefeciliğini ettiğim olay.
Bunların oynarken asfaltta çıkarttıkları ses kulağıma aptal hocanın ufak tebeşirle tahtaya yazi yazarken tirnagini 'cırrrt' sesi esliginde kirmasi gibi gelirdi. içim çekilirdi of.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar