bugün
- lise defteri6
- sevgiliye gitmemesi için söylenen sözler5
- 2026 dünya kupası finalini kim oynar15
- türkiye6
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması13
- usta şoförlerden acemi şoförlere tavsiyeler7
- mağaza camına kafa atan ergen genç4
- yürüyüş partisi7
- bozulmaması ile meşhur olan şeyler6
- gelmiş geçmiş en iyi türk teknik direktör2
- ideal sevgilinin en önemli özelliği17
- askere 79 kilo gidip 100 kilo olarak dönmek3
- ankara da nato zirvesi tedbirleri3
- ilgi2
- uludağ sözlük'ün instagram'a dönmesi11
- düşük iq belirtileri5
- iyi gibi davranan kötüleri nasıl ayırt ederiz3
- birader beyler biraderdirler3
- ibne penis nah3
- bir arı bir arıya sen kapat ben arıyım demiş2
- 22 haziran 2026 arjantin avusturya maçı3
- hep aynı şeyleri yaşamak4
- chp'deki değişimciler3
- diş ağrısı2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle25
- beyaz otomobil satın almak14
- kadınların beli açık gezmesi2
- ismet gurbuz 20245
- kablo dolu çekmece2
- dna testiyle ırk öğrenmek2
- ipkis2
- saba makamı ile okunan ezan2
- milli takımı eleştirenleri hapse atma çağrısı7
- gönüllü esaret paradoksu2
- 2 buçuk yaşında çocuğuna şarap seçen anne5
- alışveriş merkezlerinde çaresizce dolanmak2
- güne bir şarkı bırak19
- makarna süzmek5
- bugün de meme atan olmaması13
- yapay zekaya entry yazdıran yazar5
- yaşlılığınız için insan biriktirin12
- zaman gazetesi2
- house of the dragon2
- 65 şut çekip gol atamamak5
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı3
- messi'nin arjantin'deki heykeli3
- cuckold esnasında karınızın belinin kırılması4
- 22 haziran 2026 fsm'ye amedspor bayrağı asılması4
- tgrt3
- ayağında terlikle ülke yönetmek3
eski mahallemizde üç kişi beraber takılırdık. biri benle yaşıt, diğeri benden iki üç yaş büyük. herkesin elinde tasonun olduğu dönemlerdi. biz bir grup gibiydik ve tasolarımızı birleştirirdik. genelde tasolar büyük olan arkadaşımızın elinde toplanırdı. bazen bize bir kaç tane verir ve o çocuk aklıyla baya sevinirdik. benle yaşıt olan arkadaşımla aynı okula gidiyorduk. öteki arkadaşımızın okul saatleri daha farklıydı. aynı yaşta olduğumuz arkadaşla sabah beraber buluşur, okula gider, öğlen civarı eve gelirdik. üstümüzü değiştirmeden dışarı çıkar ve büyük olan arkadaşımızı beklemeye koyulurduk. bazen hava kararana kadar gelmezdi ama beklerdik. aha geldi aha gelecek diye. bir işimizde yok zaten. ya eve gidip çizgi film izlicez ya da sokaklarda böyle sürtücez. genelde sürtmeyi seçerdik. bu böyle bir dönem gitti. okullar bitti ve biz başka bir eve taşınacaz. ama nasıl bir yere. sanki şehrin bir ucundan öteki ucuna. zaten küçüğüm. arkadaşlarımı bir daha görme ihtimalimin olmadığını biliyordum ve bir daha da görmedim zaten. şu an aklımda kalan sadece isimleri. yüzlerini bile unuttum. neyse işte taşınıcaz o gün. akşama doğru biz araba bekliyoruz annemle. bizim arabayla babam işyerine gitmişti. onun için aile dostumuzun arabasını bekliyoruz. gelip o götürecek bizi. o dostumuz şu an hayatta değil maalesef. neyse işte araba baya gecikti. sonunda geldi ve binip gidicez. tam arabaya binerken o an hiç beklemediğim bir şey oldu. benden büyük olan arkadaşım yanıma geldi, ve üçümüzün topladığı bütün tasoları elime tutuşturdu. tabi elime sığmıyor hepsi. cebime falan koymaya çalışıyorum birazını. yaklaşık yüz tane falan olmalıydı. aldım hepsini ve o heyecanla arabaya bindim. arabada çıkartıp çıkartıp bakıyorum, inanamıyorum resmen. bir çocuk için hazineden farksızdı. işte o hediye hayatımın en güzel hediyesiydi. şimdi araba hediye edilse doğum günümde onun yerini tutmaz. o derece sevinmiştim.
o günün gecesinde başka bir olay daha yaşanmıştı. eve taşınmıştık işte. o aile dostumuz da bizde kalacak. birde çocuğu var. çocuğun elinde de bir tane taso var. benim elimde yüze yakın taso var ama o tasoyu da almak istiyorum. nasıl bir iştahsa! gece oldu o hemen uyudu. ben hala uyanığım ve nasıl alacağımı düşünüyorum. usulca yanına gittim ve elinden tasoyu tuttuğum gibi çektim. elinde tuttuğuna göre o da baya seviyor olmalıydı. çocuk aklıyla hiç düşünemiyordum sabah kalktığında benden şüphelenir mi falan diye. taso gözümü döndürmüştü adeta. neyse ki sabah öyle bir şey olmadı. o tasoyu da almış oldum neticede. hırsızlıktı ama o yaşımda hırsızlığım baya masum bir şeydi.
taşındığımız evde bir kaç gün geçti ve ben sokağa çıkmaya başladım. bir gün bütün tasolarımı alıp aşağıya indim. evimiz site içindeydi. sitede yine benim gibi elinde tasolarıyla dolaşan başka biri vardı. onlarda yeni taşınmıştı. hemen kaynaştık ve başladık oynamaya. oyunun nasıl ustası olmuşsa o elimdeki bütün tasoları bir günde ütmez mi? yeni taşındığım için başka arkadaşım da yok ki borç alayım. hepsi gitmiş oldu öylece. şimdi çok hatırlamıyorum ama mutlaka üzülmüşümdür. ama sonra onunla baya samimi olduk ve yaklaşık 7-8 yıl arkadaşlığımız sürdü. onu da birkaç yıldır göremiyorum.
yani uzun lafın kısası, taso benim çocukluğumdur; şimdi göremediğim, unutulmaya yüz tutmuş çocukluk arkadaşlarımdır.
o günün gecesinde başka bir olay daha yaşanmıştı. eve taşınmıştık işte. o aile dostumuz da bizde kalacak. birde çocuğu var. çocuğun elinde de bir tane taso var. benim elimde yüze yakın taso var ama o tasoyu da almak istiyorum. nasıl bir iştahsa! gece oldu o hemen uyudu. ben hala uyanığım ve nasıl alacağımı düşünüyorum. usulca yanına gittim ve elinden tasoyu tuttuğum gibi çektim. elinde tuttuğuna göre o da baya seviyor olmalıydı. çocuk aklıyla hiç düşünemiyordum sabah kalktığında benden şüphelenir mi falan diye. taso gözümü döndürmüştü adeta. neyse ki sabah öyle bir şey olmadı. o tasoyu da almış oldum neticede. hırsızlıktı ama o yaşımda hırsızlığım baya masum bir şeydi.
taşındığımız evde bir kaç gün geçti ve ben sokağa çıkmaya başladım. bir gün bütün tasolarımı alıp aşağıya indim. evimiz site içindeydi. sitede yine benim gibi elinde tasolarıyla dolaşan başka biri vardı. onlarda yeni taşınmıştı. hemen kaynaştık ve başladık oynamaya. oyunun nasıl ustası olmuşsa o elimdeki bütün tasoları bir günde ütmez mi? yeni taşındığım için başka arkadaşım da yok ki borç alayım. hepsi gitmiş oldu öylece. şimdi çok hatırlamıyorum ama mutlaka üzülmüşümdür. ama sonra onunla baya samimi olduk ve yaklaşık 7-8 yıl arkadaşlığımız sürdü. onu da birkaç yıldır göremiyorum.
yani uzun lafın kısası, taso benim çocukluğumdur; şimdi göremediğim, unutulmaya yüz tutmuş çocukluk arkadaşlarımdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar