1. 1.
    içinde ibadet edilen,tapınılan yapı mabet,ibadethane.
    1 ... italiano
  2. 2.
    "tapmak" eyleminin gerçekleştirildiği yer.
    1 -1 ... asiti kaçmış kola
  3. 3.
    (bkz: mâbed)
    ... tim
  4. 4.
    tapınma eyleminin burkina fasoca soyenmsei

    *de hadi tapınak loo
    1 ... oksuz sarı cicek
  5. 5.
    (bkz: şükrü saraçoğlu stadı)...
    1 -1 ... pink_floyd
  6. 6.
    yunan mimarisinde görülen dini yapı.
    ... cheap death
  7. 7.
    (bkz: tapınmayak)
    -1 ... cin cikartirken carpilan hoca
  8. 8.
    şimdi dilimden modern, çağcıl, günümüz insanı demek geliyor. ama içimden küçük hayatlarına sıkışmış bir aciz kavmi böyle afili kelimelerle -neresi afiliyle sözcüklerin- nitelemek gelmiyor. içini deşe deşe en derinde su kaynağı bulacağını zannederek tevekkülle yola çıkan bir çok derviş gibi kendi sığlığını ve sair diğerlerinin yabanil yüz ve hislerini gördükçe tahammül eşiğimin ve eşiğimizin ne kadar da düştüğünü görmek beni endişelendiriyor. herkes çok büyük. herkes köşesini kapmış. küçükken oynadığımız bir oyundu: yerden yüksek. yerden yüksek, çocukluktan uzak.

    ya da kısaca müellifinin nasıl bir gözlem kabiliyeti var diye diye okunan, sayıklanılan, içinde dolaşılan, aynaya bakılıp insanın içini görmesi için el sallayan bir cahit koytak şiiri: tapınak

    bir kısa ekim günü için yetmez mi
    kadife çiçeği tohumlarını
    kayrak taşları üzerinde
    güneşe serip kurutman
    bir dahaki hayat için?

    küçük bahçende gözden kaçmış
    bir kaç ayrık otunu
    gizli bir suçluluk duygusuyla
    kökünden söküp alman?

    ve varlığını çoktandır unuttuğun
    eski bir güldesteden
    hayyam'ın blake'in şiirlerini
    okuman, mırıldanarak;

    kanatlı kapısından girip akşamın
    sunağına güneşin yatırıldığı,
    şamdanlarında şira,
    çoban ve müşteri
    yıldızların parıldadığı
    muazzam bir tapınakta
    mezamir okur gibi...

    tam da senin şiirle inceltmeye,
    evcilleştirmeye çalıştığın
    gösterişli frapan duyguları, böylece,
    kafeslerinden dışarı salarcasına,
    yabanlık yüzleriyle?

    şiir burada bitiyor"muş gibi" yapıp belki aşırı bir yorumla okuyanı henüz kayda geçmiş bir sakin şarkısına götürüyor. tekil hayatların devrimi değil, "küçük" sıfatının çağrışan bütün anlamlarıyla bir küçük prens şarkısına. (bkz: sakin/#3579257) belki de trajedisi bu kadar yakın olduğu için buluşmuştur iki eser.

    bu da bir yorumdur:

    "şol cinnete pasaj dersem sevgilim beni sıkma
    sevgilim beni sıkma ben
    okuma bilirim" * *

    (bkz: kutub-u şikeste)
    2 ... oyuncakdunya