bugün
- sergen yalçın'ın milli takım antrenörü olması6
- devletin bisiklet ehliyeti zorunluluğu4
- fon vurgunu37
- acı soslu süs domuzu7
- birbirini tanıdıkça sevmemek10
- özelden gelen saçma mesajlar12
- çiçeklerle nervionun evinin önünde beklemek6
- sergen yalçın7
- haberler3
- gençler çalışmadan para kazanmak istiyor5
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak19
- antipanik'in sözlüğe vedası19
- günü geçmiş buz gibi süt4
- arkadaşlar bu nedir sizce11
- kylie jenner4
- kim bu erzincanlı9
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- palmiye4
- mercimek makarnası5
- sözlükten 50 kişi çıkarırsam yazacak kimse kalmaz6
- clemence baptista16
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması10
- ojeli tırnaklarla erkeğin göğsünü okşamak2
- anın görüntüsü17
- fenerbahçe 5 slavia prag 12
- arkadaşlar hayırlı olsun der misiniz lütfen9
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur10
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker10
- hakkını helal etmeyen anne3
- üsküdar da cumhur ittifakı başkanvekili seçimi7
- pavyon bu dünya4
- toplantı bitmek üzereyken soru soran çalışan3
- murat ağırel4
- hakkını helal etmeyen evlat2
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı22
- nohut köftesi2
- boşalırken anıran erkek2
- kolye140
- defin işlemi sırasında mezarlıkta yemek servisi10
- fantezi iç giyim mağazasını dualarla açmak6
- platon un mağara alegorisi10
- yemek yapmayı bilmeyen erkek2
- kemal kılıçdar3
- saraca'ya uzaylı soruları4
- s'i l v'e r m'i s t15
- terkedilmiş yaşlı amcalar3
- buz mavisi gözler3
- arkadaşlar hoşçakalın sizi terk ediyorum7
- ayrılınca hediyelerimi geri ver diyen erkek6
- george puşt2
gidip de çay içenleri yadırgamak elzemdir.
her ne amaçla gidilirse gidilsin
kalorilerden bi haber gidildiği kesin olan mekan.
o birbirinden leziz tatlılarında bile yaptıkları içeceklerden daha az kalori vardır.
içeceklerin en azından light sütlü istenilmesi tavsiye edilir.
zira orta boy bir mocha da günlük alınması gereken kalori miktarımızın üç de biri vardır.
çünkü kremalı soslu seviyorsunuz dayanamıyorsunuz.
kalorilerden bi haber gidildiği kesin olan mekan.
o birbirinden leziz tatlılarında bile yaptıkları içeceklerden daha az kalori vardır.
içeceklerin en azından light sütlü istenilmesi tavsiye edilir.
zira orta boy bir mocha da günlük alınması gereken kalori miktarımızın üç de biri vardır.
çünkü kremalı soslu seviyorsunuz dayanamıyorsunuz.
kafedir.
gidilmemesiyle, bok atılması arasında fark olan kafedir.
zaten kimse, başka birine, bir yere gidiyor/gitmiyor diye bok atma salaklığında bulunmasa her şey ne kadar da daha güzel olur.
bok atılan bir kafedir.
gidilmemesiyle, bok atılması arasında fark olan kafedir.
zaten kimse, başka birine, bir yere gidiyor/gitmiyor diye bok atma salaklığında bulunmasa her şey ne kadar da daha güzel olur.
bok atılan bir kafedir.
gitmemenin sebebi bir tat, fiyat meselesi değil de kapatalizmin çehresine tükürmek olduğu anlaşılırsa umarım o zaman "ehehe kötü gayfeye daha çok para veriyorsunuz" salaklığı da sonra erer.
-kapitalizm ne hacı abi?
+hadi canım soğutma iç gayfeni.
-kapitalizm ne hacı abi?
+hadi canım soğutma iç gayfeni.
sözlükte, aralarında benim de olduğum bir kaç işgüzar tarafından reklamı fazlasıyla yapılmış kafe.
1 mayıs gösterileri sonrası günün yorgunluğunu atmak için dört dörtlük bir mekan.
1 mayıs gösterileri sonrası günün yorgunluğunu atmak için dört dörtlük bir mekan.
kafedir.
kafeler zinciridir.
markadır.
türkiye'de yanlış bir izlenim vermiş, belki de istediğini yapmış markadır.
sanıldığı kadar pahalı değildir öncelikle. zaten mahalle arasında kahve içmeye oturma kültürümüz yok.
istiklal caddesi'nden örnekleyelim. istiklal'de, bir fincan nescafe/filtre kahvenin ortalama fiyatı 4-5 liradır. sturbucks'ta da 4 liraya günün kahvesi -ki o da filtre kahve olur- içilebilir. üstelik rahat bir ortamda, iyi müzikle. keyifli zaman geçirilerek.
ha, ısrarla "3'ü 1 arada"nın daha ucuz olduğunu; sturbucks gibi kötülenmesi için milyonlarca sebep veren bir yer için; argüman saymakta ısrarcı olanlardansanız, susun artık. zaten, bir starbucks mağazasının bulunduğu civarda içilebilen kahveler, starbucks'ta da aynı fiyata içilebilir. üstelik starbucks, değer görenler için, daha yüksek fiyata çeşitli farklı kahveler de sunuyor.
bir fincan kahveye 4 tl vermeye karşıysanız komple, o zaman da bu starbucks sapkınlığınızdan vazgeçin. zira, dediğim gibi, zaten starbuck olan civarda, kahve fiyatı 4 liradır her yerde. o da en az.
acep bu starbucks tartışmaları hiç mi bitmeyecek?
iyi bir kafedir.
kafeler zinciridir.
markadır.
türkiye'de yanlış bir izlenim vermiş, belki de istediğini yapmış markadır.
sanıldığı kadar pahalı değildir öncelikle. zaten mahalle arasında kahve içmeye oturma kültürümüz yok.
istiklal caddesi'nden örnekleyelim. istiklal'de, bir fincan nescafe/filtre kahvenin ortalama fiyatı 4-5 liradır. sturbucks'ta da 4 liraya günün kahvesi -ki o da filtre kahve olur- içilebilir. üstelik rahat bir ortamda, iyi müzikle. keyifli zaman geçirilerek.
ha, ısrarla "3'ü 1 arada"nın daha ucuz olduğunu; sturbucks gibi kötülenmesi için milyonlarca sebep veren bir yer için; argüman saymakta ısrarcı olanlardansanız, susun artık. zaten, bir starbucks mağazasının bulunduğu civarda içilebilen kahveler, starbucks'ta da aynı fiyata içilebilir. üstelik starbucks, değer görenler için, daha yüksek fiyata çeşitli farklı kahveler de sunuyor.
bir fincan kahveye 4 tl vermeye karşıysanız komple, o zaman da bu starbucks sapkınlığınızdan vazgeçin. zira, dediğim gibi, zaten starbuck olan civarda, kahve fiyatı 4 liradır her yerde. o da en az.
acep bu starbucks tartışmaları hiç mi bitmeyecek?
iyi bir kafedir.
beyaz çikolatalı mocha yı oldukça iyi yapan kahveci.
yabancı marka meraklılarının gittiği ve kahveyi beğenmese bile yabancı marka olduğu için beğenen insanların zaman öldürdüğü bir kahve mekanı. kendi ellerimle öğütüp içtiğim kahvenin yerini hiçbiri tutmaz.
fiyatları gerçekten yüksektir. yani en azından bir türk olarak türk kahvesini 1.5 bilemedin 2 liraya içebilen nefis bir toplumuz. aynı kahve orda 5 liradır. bunun haricinde diğer kahve türleri bizim pek alışık olmadığımız lezzetlere sahip.* en azından bir kere cesareti toplayıp girilmeli. sempatik bi tavırla ''bana ne önerirsiniz'' denmeli kasadaki dostumuza. verdiği cevaba göre de ''hmm hiç denemedim. bi deneyeyim bakayım.'' denebilir. arkadaşımla aramda geçen bi diyalogtan biliyorum.:
+ ya sen starbucks a gidiyor musun hiç?
-evet gidiyorum neden sordun?
+ne istiyorsun? yani bi adı var mı? (bkz: şekil a)
şekil a da görüldüğü üzere aslında çok gitmek isteyen var ama ne alacaklarını bilmyorlar. gitmeseniz de pek bir şey kaybetmiş olmazsınız( en azından paranız cebinizde kalmış olur) ama dediğim gibi sadece bir kerecik de olsa denenmeli.
+ ya sen starbucks a gidiyor musun hiç?
-evet gidiyorum neden sordun?
+ne istiyorsun? yani bi adı var mı? (bkz: şekil a)
şekil a da görüldüğü üzere aslında çok gitmek isteyen var ama ne alacaklarını bilmyorlar. gitmeseniz de pek bir şey kaybetmiş olmazsınız( en azından paranız cebinizde kalmış olur) ama dediğim gibi sadece bir kerecik de olsa denenmeli.
askerdeyken; sürekli bebek teki şubesine gidip eskiden olduğu gibi mocha frappucino içmeyi hayal ettiğim mekan. * * * *
yazılan çoğu entry'i okudum da, aslında giden insandan çok gitmeyenin gözünde büyüttüğü bir yerdir. giden insan için kahve içip arkadaş ile biraz muhabbet etmek ya da stres atmak amacından öte bir yer değildir. ama gitmeyenler öyle bir anlam yüklemiş ki buraya. sanki bir tür sosyal statü kazanma, sınıf atlama yeri. adamlar bildiğin kahve yapıyor, oturuyor içiyorsun. bu kadar. gizli bir örgütlenme, büyük bir ortak amaç için buluşmuş insanlar değil. bildiğin sıradan bir kafe işte.
emperyalizm, kapitalizm...bunlar heryerde var zaten yediğiniz, içtiğiniz, giydiğiniz, sıçtığınız hatta. insan iyiyi ister onu arzular, kendine onu yakıştırır; marka takıntısı da burdan gelir. üzerinde bir timsah ya da & olduğu için bir gömleğe 400 tl verme sebebi de budur. parası olan çoğu insan da verir bu paraları. eşyanın tabiatıdır normal karşılanmalıdır. neyse konuyu saptırmayalım.
daha ekonomiği, daha özenlisi, hem de yerlisi için;
(bkz: kahve dünyası)
daha ekonomiği, daha özenlisi, hem de yerlisi için;
(bkz: kahve dünyası)
kapitalist sisteme domalan insanların uğrak mekanıdır.
malum yerinden uydurduğu kahve türlerini diğil asıl olarak üzerinde starbucks amblemi olan bardağını pazarlamaktadır paşazadelere.
sanki anasının karnından fırepaçinoyla, mokayla doğmuştur ya güzelim saftirik türk insanı..
temel işleyiş prensibi ederi etmeyen fiyattan pazarlamaktır.
kimi pazarlama uzmanları buna strateji başarısı, marka kalitesi falan desede bunun adı kapitalizmin bilinçsiz toplum parçalarını düdüklemesidir.
malum yerinden uydurduğu kahve türlerini diğil asıl olarak üzerinde starbucks amblemi olan bardağını pazarlamaktadır paşazadelere.
sanki anasının karnından fırepaçinoyla, mokayla doğmuştur ya güzelim saftirik türk insanı..
temel işleyiş prensibi ederi etmeyen fiyattan pazarlamaktır.
kimi pazarlama uzmanları buna strateji başarısı, marka kalitesi falan desede bunun adı kapitalizmin bilinçsiz toplum parçalarını düdüklemesidir.
kahve kültürü ilk çıktığı zamanlarda cafe denen mekanlar açılmıştı. o zamanlar cafelerde prokratlardan yazarlar, sokaktaki adamdan ticaretcilere kadar bir çok kesim bulunmaktaydı.
ateşli siyasi tartışmalar ile cafe'lerde örgütlenen bir çok kişi kendi partilerini kurma, kendi derneklerini kurma gibi bir çok etkinliğe katılınırdı. hatta uzun bir dönem borsadaki para taşyan ya da bilgi getiren elemanlara "garson" denilirdi. çünkü eskiden bu kişiler garsondular.
gavur vilayetlerinde starbucks kaybolan bu misyonu tekrar üstlenmeye çalışmış ve bir çok ünlü yazarı ve aktör'ü kendine çekmiş. bir çok şair şiirlerini starbucks'ta yazmışlardır.
tabi günümüzde starbucks "önemli olan prestij değil para kazanmak" deyip bir çok ülkeye bayilikler vermiştir. çaycı bir ülke olan ülkemizde 40 nesildir ekspresso, Brewed içen bir insanmış taklidi yapan ve "kahve kültürü" gibi laflar eden bir çok bünye eşeyli çoğalarak büyümüşlerdir.
bir de dikkat ettiğim bir şey var. starbucks'ta insanlar içerde oturmuyor. atkıma sıkı sıkı sarıldığım kış günlerinden starbucks önünden geçerken dışarıdaki masalar dolu iken içeride boş masalar görmem beni kahretmişti. starbucks bir imaj göstergesi, hava atma aracı olduğunu o gün anlamıştım.
starbucks denen yer bildiğin kazık yeme mekanı efendim. şimdi birileri "kahve kültürü bık bık bık" demek için kıpır kıpır olmuşlardır.
senin için kahve kültürü cezvede kaynayan türk kahvesini köpürtmek için içine tükürmendir. senin için kahve budur.
ateşli siyasi tartışmalar ile cafe'lerde örgütlenen bir çok kişi kendi partilerini kurma, kendi derneklerini kurma gibi bir çok etkinliğe katılınırdı. hatta uzun bir dönem borsadaki para taşyan ya da bilgi getiren elemanlara "garson" denilirdi. çünkü eskiden bu kişiler garsondular.
gavur vilayetlerinde starbucks kaybolan bu misyonu tekrar üstlenmeye çalışmış ve bir çok ünlü yazarı ve aktör'ü kendine çekmiş. bir çok şair şiirlerini starbucks'ta yazmışlardır.
tabi günümüzde starbucks "önemli olan prestij değil para kazanmak" deyip bir çok ülkeye bayilikler vermiştir. çaycı bir ülke olan ülkemizde 40 nesildir ekspresso, Brewed içen bir insanmış taklidi yapan ve "kahve kültürü" gibi laflar eden bir çok bünye eşeyli çoğalarak büyümüşlerdir.
bir de dikkat ettiğim bir şey var. starbucks'ta insanlar içerde oturmuyor. atkıma sıkı sıkı sarıldığım kış günlerinden starbucks önünden geçerken dışarıdaki masalar dolu iken içeride boş masalar görmem beni kahretmişti. starbucks bir imaj göstergesi, hava atma aracı olduğunu o gün anlamıştım.
starbucks denen yer bildiğin kazık yeme mekanı efendim. şimdi birileri "kahve kültürü bık bık bık" demek için kıpır kıpır olmuşlardır.
senin için kahve kültürü cezvede kaynayan türk kahvesini köpürtmek için içine tükürmendir. senin için kahve budur.
Zengin ve tiki liselilerin uğrak yeri olan gereksiz mekandır.
1 hafta önce bilkent üniversitesi işletme fakültesi binasının içine şube açmış Starbucks küçücük yerde işini tıkır tıkır
yürütmektedir. Hayır işin ilginç yanı çoğu üniversitede bu tarz yerler fakülte önlerinde olurken Bilkentte bu iş dozunu
abartmış işletmenin içine kadar girmiştir. Bu durumda bilkent işletme öğrencilerinin ne kadar Starbuck's bir diğer adıyla
tüketim bağımlısı olduğunu gözler önüne seriyor.
yürütmektedir. Hayır işin ilginç yanı çoğu üniversitede bu tarz yerler fakülte önlerinde olurken Bilkentte bu iş dozunu
abartmış işletmenin içine kadar girmiştir. Bu durumda bilkent işletme öğrencilerinin ne kadar Starbuck's bir diğer adıyla
tüketim bağımlısı olduğunu gözler önüne seriyor.
bir ülkenin ekonomisi ile artan starbucks sayısının bağlantılı olduğu söylenilen bir yazıda, türkiye'nin durumu şu şekilde ifade ediliyor:
newsweek'in ekonomi yazarı daniel gross'un iddiasına göre bir ülkede starbucks dükkanlarının sayısı ne kadar fazlaysa, o ülkenin mali sorunları da o kadar kabarık oluyor. o ülkenin finans merkezi olan kentinde bankalar batabiliyor. şu yaşadığımız küresel mali krizde olduğu gibi.
işte new york. manhattan'da 200 starbucks dükkanı var, bankalar battı. işin ironik yanı o dükkanlar strateji gereği, hep büyük yatırım bankalarının çevresinde kümelenmiş bulunuyor. londra; 256 starbucks şubesi var, batık bankalar da var.
bu örnekleri çoğaltıyor gross. sonra karşı örneklere geçiyor. starbucks'ı olmayıp, mali sistemi de güçlü olanlara. italya'da yok, batan banka da yok. 200 milyon nüfuslu brezilya'da sadece 14 starbucks dükkanı var, bankacılık sistemi sağlam. afrika ve güney amerika ülkeleri ile avrupa'nın kuzeyindeki ülkeler de öyle. çünkü bu ülkelerdeki bankalar, starbucks ekonomisinin bankalarıyla entegre olmamışlar. danimarka'da sadece iki şube, hollanda'da üç şube var. isveç, norveç ve finlandiya'da hiç yok.
starbucks ile batık bankaların alakası şu: gross'a göre starbucks'ın bir ülkedeki yaygınlığı, tüketimdeki aşırılığın dozu açısından önemli bir gösterge oluşturuyor. starbucks'ın yaygınlığı aynı zamanda o ülkenin iş dünyasında geleneksel yöntemleri terk edip, amerikan usullerini benimseme eğiliminin de göstergesi. starbucks'ın yayıldığı bütün ülkelerin aslında kendi kahve (hane) geleneği var. ancak o ülkelerdeki tüketicinin, parasını bu pahalı kahve çeşitlerine akıtması, mali iyimserliğin de yüksek olduğunu gösteriyor. sonuçta krediler ödenemiyor vs.
peki bu teorinin tutmayan ayağı neresi? türkiye. şöyle yazıyor gross: "istanbul'dan henüz döndüm. orası, batılı fonlarla sıkı bağları bulunan, yükselen bir finans başkenti. köklü bir kahve kültürü var ama, ben en merkezi mekanları işgal eden starbucks dükkanlarını sayamadım bile. 67 tane olduğunu öğrendim. dikkat et türkiye!"
newsweek'in ekonomi yazarı daniel gross'un iddiasına göre bir ülkede starbucks dükkanlarının sayısı ne kadar fazlaysa, o ülkenin mali sorunları da o kadar kabarık oluyor. o ülkenin finans merkezi olan kentinde bankalar batabiliyor. şu yaşadığımız küresel mali krizde olduğu gibi.
işte new york. manhattan'da 200 starbucks dükkanı var, bankalar battı. işin ironik yanı o dükkanlar strateji gereği, hep büyük yatırım bankalarının çevresinde kümelenmiş bulunuyor. londra; 256 starbucks şubesi var, batık bankalar da var.
bu örnekleri çoğaltıyor gross. sonra karşı örneklere geçiyor. starbucks'ı olmayıp, mali sistemi de güçlü olanlara. italya'da yok, batan banka da yok. 200 milyon nüfuslu brezilya'da sadece 14 starbucks dükkanı var, bankacılık sistemi sağlam. afrika ve güney amerika ülkeleri ile avrupa'nın kuzeyindeki ülkeler de öyle. çünkü bu ülkelerdeki bankalar, starbucks ekonomisinin bankalarıyla entegre olmamışlar. danimarka'da sadece iki şube, hollanda'da üç şube var. isveç, norveç ve finlandiya'da hiç yok.
starbucks ile batık bankaların alakası şu: gross'a göre starbucks'ın bir ülkedeki yaygınlığı, tüketimdeki aşırılığın dozu açısından önemli bir gösterge oluşturuyor. starbucks'ın yaygınlığı aynı zamanda o ülkenin iş dünyasında geleneksel yöntemleri terk edip, amerikan usullerini benimseme eğiliminin de göstergesi. starbucks'ın yayıldığı bütün ülkelerin aslında kendi kahve (hane) geleneği var. ancak o ülkelerdeki tüketicinin, parasını bu pahalı kahve çeşitlerine akıtması, mali iyimserliğin de yüksek olduğunu gösteriyor. sonuçta krediler ödenemiyor vs.
peki bu teorinin tutmayan ayağı neresi? türkiye. şöyle yazıyor gross: "istanbul'dan henüz döndüm. orası, batılı fonlarla sıkı bağları bulunan, yükselen bir finans başkenti. köklü bir kahve kültürü var ama, ben en merkezi mekanları işgal eden starbucks dükkanlarını sayamadım bile. 67 tane olduğunu öğrendim. dikkat et türkiye!"
bir kahveye o kadar para verilirmi sorusunu aklıma getiren tükkan.
(bkz: adana starbucks/#4649193)
tiki kahvehanesi.
bursada zafer plaza,carrefour,kentmeydanı,çekirge kükürtü caddesinde şubeleri olan nezih ve kaliteli, kahveleri lezzetli olan mekandır.
kültür emperyalizminin başka bir ayağı. allahtan mc donalds veya burger king kadar çok müşteri çekmemektedir. kapitalist işi lan bunlar. gidin mis gibi türk kahvesi için işte.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar