bugün
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi17
- gocu'ya özgürlük4
- fatma betül sayan kaya48
- cin filmleri4
- türk korku filmi klişeleri3
- senden benden trilyonları çalanlar2
- sarımsak6
- iwf yapay zeka çocuk istismarı materyali artışı2
- pazartesi sabah 7 de spor salonuna giden insan2
- italya türkiye maçı saat 21 45 te atv de3
- sabahları nefret edilen şeyler10
- asrın soygunu14
- pizza5
- pizza margarita4
- cin musallat olan kişi nasıl anlaşılır3
- bir erkeğe yapılabilecek en iyi iltifat10
- riyad da ikinci mekke ittifakı toplantısı2
- türkiye'nin yemen de mekke ittifakı tartışması2
- tarsus ta karpuz yüklü kamyonun devrilmesi2
- dünyanın en yakışıklı erkekleri listesi8
- sözlük gıybeti12
- damarsız tüysüz manisa yaprağı18
- hangi tatlısınız10
- yeşil parka giyen kız2
- pazartesi sabahı erken kalkmak için bir neden2
- nasıl birisiniz8
- domates2
- kapatıcı kullanılmayan gün12
- kendinizde değiştirmek istediğiniz şeyler7
- akp seçmeni16
- anın görüntüsü20
- napıyorsunuz8
- dokunulmasından hoşlanmadığınız yerleriniz7
- kavun2
- kız kardeşlerim6
- gunluklerim aylik olmus11
- arkadaşlar naber ya8
- hiç olmayacak bir insana aşık olmak4
- hoşlanılan kızın naber lan ezik diye mesaj atması4
- kesme mantı2
- üniversiteye gitme nedeni5
- mesajlaşırken btw yazmak9
- ok mesajına cevap veren erkek6
- tevratta anlatılan ensest ilişki13
- sözlük erkeklerinin kaslı ve damarlı kolları4
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak18
- sevdiğiniz kişinin sakızını çiğner misiniz5
- benim açık oylarım görünüyor mu3
- bu saatte uyumayan yazarlar ne yapıyor3
- yazarların güncel flört listesi7
bir yazarın sorusu.
--spoiler--
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "yastık altındaki altınların değerlendirerek ülkemizin büyümesine ve gelişmesine katkı yapın." çağrısının ardından bankalardan ve finans kuruluşlarından altınını getir mesajları geliyor. Sanki varmış gibi bana da haftada birkaç defa bu şekilde mesaj atılıyor. Alacaklı gibi istiyorlar. Borcun var da vermiyormuşssun gibi hissediyorsun, sıkboğaz ediyorlar. Peki ama devletimiz bu altın toplama işiyle, bizi sıkboğaz ederek neden bu kadar ilgileniyor?
***
Bildiğiniz gibi daha önce devletin elinde kalan son kamu kuruluşları Varlık Fonu altında toplandı. Bu fonun en büyük kuruluş amacı dışarıdan borç bulmaktı. Yani fondaki kurumlar gösterilerek borçlanma yapılacaktı.
Fakat olmadı.
Bu yüzden Varlık Fonu Başkanı da görevden alındı.
Varlık Fonu ile borç bulunamayınca, borca karşılık gösterilebilecek teminat olarak petrolümüz ve doğalgazımız olmadığından akıllarına altın geldi.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek: "490 ton altınımız var 450 tonu ingiltere'de emanette" demişti. Bir ülkenin kendine ait kaynağı neden başka bir ülkenin emanetinde olabilir? Sömürge olmadığımıza göre o emanetteki altınlar, alınan borçlara karşı bir teminat olabilir ancak. işte bu yüzden şimdi milletten altını toplayıp karşılığında borç bulmayı ümit ediyorlar.
***
Bu yola girmeden önce vergileri artırdılar ama baktılar seçimler öncesinde katıksız AKP'liler bile itiraz ediyor. Şimdilik tekrar bir görüşelim, dediler. Ama görünen o ki, vergi artışı yapmaya mecburlar. Zaten bunu Bakan Şimşek, "Ya borçlanacağız, ya vergi artışı yapacağız." sözleriyle itiraf etmişti. Eğer istedikleri kadar altın toplayıp başka bir ülkeye emanet verip karşılığında borç alamazlarsa iğneden ipliğe her şey zamlanacaktır. Zamlar ise seçimlerde büyük bir handikap oluşturacaktır. Bu yüzden altın toplama işine çok önem veriyorlar. Yap-işlet-devret ile ekonominin çarkları bir yere kadar dönebilirdi.
Şimdi duruma göre de ya borç alacaklar ya vergileri artıracaklar. Oysa daha düne kadar iMF'ye borç verecek duruma geldik, diye övünülüyordu. Şimdi ekonomide hasarı kapatmak için alternatifler sunuluyor. AR-GE'nin olmadığı, üretimi artırmak gibi bir derdin bulunmadığı ülkede, zaten ya borçlanırsın ya her şeye zam yaparsın. iki yol da vatandaşın cebine çıkıyor.
***
Hadi diyelim borçlandın ya da vergi artışı yaptın.
işe yarayacak mı? Bence hayır.
Çünkü ülkede istihdama yönelik bir yatırım yok.
Peki, ne var? itibarda tasarruf olmaz anlayışı var.
Devlet olarak köprü yapmak yok; peki ne var? Köprüyü yapan firmaya garanti verip geçilmeyenin parasını hazineden vermek var.
Kamuda tasarruf yapma yerine makam arabaları bizim için çerez parası deme var.
Üretmeyip sürekli tüketen bir toplum var.
***
işte o çerez paralarından kısmak yerine buldukları yol vatandaşın cebi. Ama yine yetmeyecektir çünkü testi delik. Deliği kapatmadıkça da bu döngü sürecektir. Oysa nasıl umut aşılamışlardı topluma. Hani referandum da evet çıkınca ülke ekonomisi uçacak, istihdam artacak, terör bitecekti?...
Oysa her gün şehitlerimiz geliyor, işsizlik artıyor, ekonomi kötüye gidiyor.
***
Ekonomi de işlerin iyi olmadığı su götürmez bir gerçek.
Sorumlusu kim?
Almanya gibi neden otomobil üretemiyoruz dedikleri Kemal Kılıçdaroğlu mu?
Her kritik olayda destek veren Devlet Bahçeli mi?
Yediği, içtiği her şeyi vergi olan vatandaş mı?
Yoksa 15 yıldır ülkeyi yönettiği hâlde çözüm olarak vatandaşın cebine göz dikip muhalefet gibi dert yanan AKP mi?
Sizce kim?
--spoiler--
http://www.gunboyugazetes...r/sorumlusu-kim-853yy.htm
--spoiler--
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "yastık altındaki altınların değerlendirerek ülkemizin büyümesine ve gelişmesine katkı yapın." çağrısının ardından bankalardan ve finans kuruluşlarından altınını getir mesajları geliyor. Sanki varmış gibi bana da haftada birkaç defa bu şekilde mesaj atılıyor. Alacaklı gibi istiyorlar. Borcun var da vermiyormuşssun gibi hissediyorsun, sıkboğaz ediyorlar. Peki ama devletimiz bu altın toplama işiyle, bizi sıkboğaz ederek neden bu kadar ilgileniyor?
***
Bildiğiniz gibi daha önce devletin elinde kalan son kamu kuruluşları Varlık Fonu altında toplandı. Bu fonun en büyük kuruluş amacı dışarıdan borç bulmaktı. Yani fondaki kurumlar gösterilerek borçlanma yapılacaktı.
Fakat olmadı.
Bu yüzden Varlık Fonu Başkanı da görevden alındı.
Varlık Fonu ile borç bulunamayınca, borca karşılık gösterilebilecek teminat olarak petrolümüz ve doğalgazımız olmadığından akıllarına altın geldi.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek: "490 ton altınımız var 450 tonu ingiltere'de emanette" demişti. Bir ülkenin kendine ait kaynağı neden başka bir ülkenin emanetinde olabilir? Sömürge olmadığımıza göre o emanetteki altınlar, alınan borçlara karşı bir teminat olabilir ancak. işte bu yüzden şimdi milletten altını toplayıp karşılığında borç bulmayı ümit ediyorlar.
***
Bu yola girmeden önce vergileri artırdılar ama baktılar seçimler öncesinde katıksız AKP'liler bile itiraz ediyor. Şimdilik tekrar bir görüşelim, dediler. Ama görünen o ki, vergi artışı yapmaya mecburlar. Zaten bunu Bakan Şimşek, "Ya borçlanacağız, ya vergi artışı yapacağız." sözleriyle itiraf etmişti. Eğer istedikleri kadar altın toplayıp başka bir ülkeye emanet verip karşılığında borç alamazlarsa iğneden ipliğe her şey zamlanacaktır. Zamlar ise seçimlerde büyük bir handikap oluşturacaktır. Bu yüzden altın toplama işine çok önem veriyorlar. Yap-işlet-devret ile ekonominin çarkları bir yere kadar dönebilirdi.
Şimdi duruma göre de ya borç alacaklar ya vergileri artıracaklar. Oysa daha düne kadar iMF'ye borç verecek duruma geldik, diye övünülüyordu. Şimdi ekonomide hasarı kapatmak için alternatifler sunuluyor. AR-GE'nin olmadığı, üretimi artırmak gibi bir derdin bulunmadığı ülkede, zaten ya borçlanırsın ya her şeye zam yaparsın. iki yol da vatandaşın cebine çıkıyor.
***
Hadi diyelim borçlandın ya da vergi artışı yaptın.
işe yarayacak mı? Bence hayır.
Çünkü ülkede istihdama yönelik bir yatırım yok.
Peki, ne var? itibarda tasarruf olmaz anlayışı var.
Devlet olarak köprü yapmak yok; peki ne var? Köprüyü yapan firmaya garanti verip geçilmeyenin parasını hazineden vermek var.
Kamuda tasarruf yapma yerine makam arabaları bizim için çerez parası deme var.
Üretmeyip sürekli tüketen bir toplum var.
***
işte o çerez paralarından kısmak yerine buldukları yol vatandaşın cebi. Ama yine yetmeyecektir çünkü testi delik. Deliği kapatmadıkça da bu döngü sürecektir. Oysa nasıl umut aşılamışlardı topluma. Hani referandum da evet çıkınca ülke ekonomisi uçacak, istihdam artacak, terör bitecekti?...
Oysa her gün şehitlerimiz geliyor, işsizlik artıyor, ekonomi kötüye gidiyor.
***
Ekonomi de işlerin iyi olmadığı su götürmez bir gerçek.
Sorumlusu kim?
Almanya gibi neden otomobil üretemiyoruz dedikleri Kemal Kılıçdaroğlu mu?
Her kritik olayda destek veren Devlet Bahçeli mi?
Yediği, içtiği her şeyi vergi olan vatandaş mı?
Yoksa 15 yıldır ülkeyi yönettiği hâlde çözüm olarak vatandaşın cebine göz dikip muhalefet gibi dert yanan AKP mi?
Sizce kim?
--spoiler--
http://www.gunboyugazetes...r/sorumlusu-kim-853yy.htm
son günlerde;
bir cümlesinin bedeli bir gecede cebimizden 65 milyar liramızın çöpe gitmesine sebebiyet verdi.
ege adalarının tamamı gidiyor, adam kıbrıs fatihi ecevit'i eleştiriyor.
yandaş şirketlerin yüzlerce milyon lira vergi borcu sıfırlanıyor ama asgari ücretten alınan vergi artırılıyor.
peki bu adam kim?
tabi ki ssk'yı batıran gılışdardan başkası olamaz, o halde derhal istifa etmeli.
bir cümlesinin bedeli bir gecede cebimizden 65 milyar liramızın çöpe gitmesine sebebiyet verdi.
ege adalarının tamamı gidiyor, adam kıbrıs fatihi ecevit'i eleştiriyor.
yandaş şirketlerin yüzlerce milyon lira vergi borcu sıfırlanıyor ama asgari ücretten alınan vergi artırılıyor.
peki bu adam kim?
tabi ki ssk'yı batıran gılışdardan başkası olamaz, o halde derhal istifa etmeli.
ya gılışdaroğludur, ya geziciler, ya faiz lobisidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar