bugün
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler10
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek7
- dönerci isim önerileri4
- zallın fake hesabı var mı9
- en gey özelliğiniz13
- kadınlar hakkında net gerçekler3
- gocu26
- özşen madencilik işçilerinin direnişi7
- oralı olmayan yazarlar4
- yanılgı mimarisini kökünden sökmek2
- hemcinslerle istihza veya şiddet yoluyle iletişim2
- eski filozofların külyutmaz dölleri2
- uludağ sözlüğü 3 kelime ile anlat2
- dinciler2
- talibanin kadınlara hemşire ve ebeliği yasaklaması10
- ilk buluşmaya karnı aç gelen kezo5
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi8
- mor semsiyeli yabanci21
- eşimi aldattım vicdan azabı çekiyorum2
- ben geldim naneler5
- erkeklerin annelerini aramadan duramamaları5
- kürtçü şımarıklığı3
- anın görüntüsü20
- bisikletle giderken arkadan daat yapan araba6
- allah nasıl hep var olmuştur3
- clydeless bonnie5
- 90lara damga vuran türk dizileri3
- silivri belediyesi ne operasyon5
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum15
- doğu bizim batı hepimizin2
- evde tekken yan odadan gelen khkaha ve ağlama sesi2
- tayyip ölünce başa kim geçecek sorunsalı2
- chp'nin hali ne olacak49
- siz hepiniz biz türkiye marşı3
- içki içtikten sonra yeterince su içmeden uyumak3
- kinci bir insan olmak4
- yapay zeka moderatörle kavga etmek2
- muharrem ince haklıydı3
- muharrem ince3
- değer bilmeyene yapılması gereken4
- meksika5
- vatan hainleri3
- afrika'ya kurban bağışı furyası5
- savaşta haklı olmak yetmez yenen haklıdır4
- otokar kent xl2
- sigara içen kızla öpüşülür mü14
- araba yerine bisikletle çıkmak3
- kavga çıkarmaya çalışan partner3
- sözlük kalitesinin düşmesi4
kadıköy'de güğüm'ün sırasında olan ebru ablayla beraber oturup bira içebileceğiniz sohbet edebileceğiniz, üst katta ise güzel müzikler eşliğinde belgesel izleyebilceğiniz hoş mekan.
güzel insanlar limanıdır.
ege' nin uzay heparı için yaptığı, hüzünlendiren şarkı. sözlerini de yazayım tam olsun.
nereye böyle?
ah niye bu veda?
kalkmadı henüz,
son gemi daha.
alkışlardanmıydı korkun,
sevdalardan mı yoksa?
ne çabuk taktın,
yalnızlığı koluna.
yeni değmiş yaşın yaşıma,
yolun yol olmalıydı yoluma,
deli çocuk acelen ne?
son gemi kalkmadı daha.
nereye böyle?
ah niye bu veda?
kalkmadı henüz,
son gemi daha.
alkışlardanmıydı korkun,
sevdalardan mı yoksa?
ne çabuk taktın,
yalnızlığı koluna.
yeni değmiş yaşın yaşıma,
yolun yol olmalıydı yoluma,
deli çocuk acelen ne?
son gemi kalkmadı daha.
sadece ortalama bir bar olmayan, içine girdiğiniz andan itibaren farklı bir kültür ve yaşam tarzı barındırdığını siz fark etmeyecek olsanız bile size fark ettiren güzide mekan.
taşrada yetişmiş ortalama her bir genç, -özellikle erkekler çünkü kızlar maalesef aile zincirlerine bağlıdır- genelde yapacak bir şey bulamadığı için birahane adı verilen yerlerde içerek fazlası ile vakit geçirirler. böyle yerlerde çok nadir rastlanılan istisnalar hariç mekan sahibi asla içmez; çünkü yaygın anlayışa göre mekan sahibinin içmesi mekanın batması ile sonuçlanır. ama son gemi farklıdır. orası hakkı abi ile ebru abla denen çok değerli 2 insanın ailesidir . her gidişinizde onları farklı masalarda alem yaparken, önlerinde rakıları ile o kocaman ailenin küçük parçalarıyla haşır neşir görürsünüz. herkesle bir aile bireyiymiş gibi anlaşırlar, yeter ki belli bir zaman kesiti boyunca o aileye katılmak isteyin, bunun için isteğinizi anlasınlar.
kadıköy'e ilk yerleştiğimde arada sırada gittiğim bir yer olan bu mekanda hakkı abi ile ilk tanışmam "lümpen" kelimesinin eski solcuların literatüründe farklı bir anlamı olup olmadığını merak edip ona sorduğum andı. her daim bara dizlerini koyar vaziyette rakısını yudumlayan bu insan; bu mekanda şekilsel bir rutin oluşturmuştur. son gemi'ye her girişimde onu o şekilde görmezsem bir garip olur içim, eksikliğini hissederim o duruşun.
barın arkasında küçücük ama hareketli bedeniyle oradan buraya koşuşturan ebru abla; onca yoğunluğa rağmen benimle 2 çift laf etmeyi her zaman başarmıştır. barında oturup son gemideki devinimi izlemek bile insana zevk verir. içki içmek için yoldaş aramazsınız, varlığı ile size zaten yoldaş olmayı başarır son gemi. günlük gazetelerin ve önemli yayınları biranızı içerken rafından alıp okuyabilirsiniz. ve pek tabi ki şu ana kadar ntv tarih dergisini bulunduran benim gördüğüm tek yerdir.
gece bitip bar dışarıdan girişlere kapandıktan sonra kısa süreliğine orada bulunan online bilgi yarışması makinesinin başında saatler geçirilir ve gerçekten eğlenilir. harcadığınız zamana acımazsınız çünkü son gemi aynı zamanda sizin yerinizdir.
kadıköy'ü sevme nedenlerinden bir tanesidir son gemi...
taşrada yetişmiş ortalama her bir genç, -özellikle erkekler çünkü kızlar maalesef aile zincirlerine bağlıdır- genelde yapacak bir şey bulamadığı için birahane adı verilen yerlerde içerek fazlası ile vakit geçirirler. böyle yerlerde çok nadir rastlanılan istisnalar hariç mekan sahibi asla içmez; çünkü yaygın anlayışa göre mekan sahibinin içmesi mekanın batması ile sonuçlanır. ama son gemi farklıdır. orası hakkı abi ile ebru abla denen çok değerli 2 insanın ailesidir . her gidişinizde onları farklı masalarda alem yaparken, önlerinde rakıları ile o kocaman ailenin küçük parçalarıyla haşır neşir görürsünüz. herkesle bir aile bireyiymiş gibi anlaşırlar, yeter ki belli bir zaman kesiti boyunca o aileye katılmak isteyin, bunun için isteğinizi anlasınlar.
kadıköy'e ilk yerleştiğimde arada sırada gittiğim bir yer olan bu mekanda hakkı abi ile ilk tanışmam "lümpen" kelimesinin eski solcuların literatüründe farklı bir anlamı olup olmadığını merak edip ona sorduğum andı. her daim bara dizlerini koyar vaziyette rakısını yudumlayan bu insan; bu mekanda şekilsel bir rutin oluşturmuştur. son gemi'ye her girişimde onu o şekilde görmezsem bir garip olur içim, eksikliğini hissederim o duruşun.
barın arkasında küçücük ama hareketli bedeniyle oradan buraya koşuşturan ebru abla; onca yoğunluğa rağmen benimle 2 çift laf etmeyi her zaman başarmıştır. barında oturup son gemideki devinimi izlemek bile insana zevk verir. içki içmek için yoldaş aramazsınız, varlığı ile size zaten yoldaş olmayı başarır son gemi. günlük gazetelerin ve önemli yayınları biranızı içerken rafından alıp okuyabilirsiniz. ve pek tabi ki şu ana kadar ntv tarih dergisini bulunduran benim gördüğüm tek yerdir.
gece bitip bar dışarıdan girişlere kapandıktan sonra kısa süreliğine orada bulunan online bilgi yarışması makinesinin başında saatler geçirilir ve gerçekten eğlenilir. harcadığınız zamana acımazsınız çünkü son gemi aynı zamanda sizin yerinizdir.
kadıköy'ü sevme nedenlerinden bir tanesidir son gemi...
bu satırların sahibine kulplu bardakta bir çayı 5 liraya kitlemiş mekan.
içerideki hava gayet güzel. dekor, çalınan müzik, masalarda otururken okuyabileceğiniz güzel dergiler vs. ama nedir bu kardeşim? alkollü mekanda çay içtik diye ceza mı kestiler ne?
içerideki hava gayet güzel. dekor, çalınan müzik, masalarda otururken okuyabileceğiniz güzel dergiler vs. ama nedir bu kardeşim? alkollü mekanda çay içtik diye ceza mı kestiler ne?
"son gemi"
yukarıdaki entrylere bakmayınız. bu mekan o mekan değildir. son gemi kadıköy balıkçılar çarşısına girdiğinizde o yolun sonundadır ve sadece huzur vaadeden bir mekandır. kadıöy balıkçılar çarşısına girersiniz ve o yolun sonuna kadar gidersiniz. bir de ne görürsünüz? yanında ilk vapur olan bir son gemi vardır. işte orası bizim mekandır. sabah çay, öğlen kahve, akşam biralanabileceğiniz bir yerdir.
duvarlarda afişler, resimler, sloganlar vardır. sanki sırrı abi oradan geçmiş, sanki sanat orada doğmuş ya da bir arkadaşımın dediği gibi; "ideolajik duygularınızı sömürüyor lan burası"
evet.
orası bizim gibi. ama mülkiyet yok aga!
yukarıdaki entrylere bakmayınız. bu mekan o mekan değildir. son gemi kadıköy balıkçılar çarşısına girdiğinizde o yolun sonundadır ve sadece huzur vaadeden bir mekandır. kadıöy balıkçılar çarşısına girersiniz ve o yolun sonuna kadar gidersiniz. bir de ne görürsünüz? yanında ilk vapur olan bir son gemi vardır. işte orası bizim mekandır. sabah çay, öğlen kahve, akşam biralanabileceğiniz bir yerdir.
duvarlarda afişler, resimler, sloganlar vardır. sanki sırrı abi oradan geçmiş, sanki sanat orada doğmuş ya da bir arkadaşımın dediği gibi; "ideolajik duygularınızı sömürüyor lan burası"
evet.
orası bizim gibi. ama mülkiyet yok aga!
yahya kemal Beyatlı ya ait muhteşem şiir. teması ölüm üzerinedir.
az önce oradaydım. barış ve tuncay vardı. sanki ev arkadaşın adamlar. çok samimi. of ya fena saplantı.
hep yahya kemal'i hatırlatır son gemi sözü. hani şu kalkarken hiçbir mendilin , hibir elin sallanmadğı gemi var ya...
az önce sigarayı bıraktığım mekan. buraya not düşüyorum. tuncay denen adam da bıraktı benimle. yaklaşık 8 kasım 2013 saat 0110 gibiydi.
güncel Önemli Başlıklar