bugün
- atatürkçü sanatçı azlığı9
- tanrı yok18
- gizli hesap4
- 35 yaşında evlenmemiş erkek3
- 2 ekmek 35 lira2
- 2026 yılında hala sigara içen kişi11
- ateistlerin nursuz olması23
- iranın bir türlü barış anlaşmasına yanaşmaması2
- ota boka devşirme diyen hırto27
- 17 temmuz 2026 ümraniyespor galatasaray maçı3
- türkiye de ruhsatsız silah satışı2
- sabah nasıl uyanıyorsunuz14
- nervio bugün ne giydi acabası12
- şaka maka ups boobbs'un da yaşlanmış olması12
- sözlüğün tanrıçası olmak12
- bana kimse eksi oy atamaz9
- gocu nickli lavuğun neden kaşınması13
- mason greenwood57
- iyi sevişen erkeğe aşık olunur mu18
- sözlük kızlarının ateşli olduğu gerçeği13
- true nickli namussuz yazar15
- yeni parti2
- 15 temmuz 2026 ingiltere arjantin maçı37
- sözlüğün fingirdekleri10
- üstteki yazara bir hayat tavsiyesi bırak16
- sözlüğün en götü güzel kızı8
- çırılçıplak sözlüğe entry girmek7
- seçimde kime oy vereceğiz8
- bir insana akpliliği üzerinden saldırmak31
- sürekli yeme isteği8
- yurtdışında hintli misin diye sorulması11
- belinde kelebek dövmesi olan yazarlar14
- fetö nün siyasi ayağı19
- atatürk ün ateist olması8
- yunanlıların yağlı güreşi çalmaları11
- köylü olan ailemden utanıyorum12
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız40
- başkasının ısırdığı yemeği yer misiniz8
- velvet'in silver'a benzemesi15
- uysaljakoben19
- sözlüğün yılanı8
- özgür özel vs kemal kılıçdaroğlu4
- canımın waffle çekmesi5
- bir sarma yapmışım9
- hoşlanılan kızın onlyfans hesabı olması5
- geceye bir şarkı bırak23
- yabancı'e sim kullanma bana kazıklan arkadaş2
- arkadaşlar bu çanta nasıl5
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı12
- kürtlerin tekelinde olan meslekler13
bu aralar hiç anlatmıyor insanı. neden acaba? *
zamanla güzelliğine güzelliğine güzellik katmış güzide insandır. içi her zaman güzeldi ama zamanla dışı da içini yansıtır hale geldi. kendisine düşünmeksizin güvenmek ve dertleşmek çok kolaydır. insanı çeken bir şeytan tüyüne sahiptir. iyi ki varsın, iyi ki seni tanımışım diyorum.
Seni bir yaz gününe benzetmek mi, ne gezer?
Çok daha güzelsin sen, çok daha cana yakın:
Taze tomurcukları sert rüzgârlar örseler,
Kısacıktır süresi yeryüzünde bir yazın:
Işıldar göğün gözü, yakacak kadar sıcak,
Ve sık sık kararı da yaldız düşer yüzünden;
Her güzel, güzellikten er geç yoksun kalacak
Kader ya da varlığın bozulması yüzünden;
Ama hiç solmayacak sendeki ölümsüz yaz,
Güzelliğin yitmez ki asla olmaz ki hurda;
Gölgesindesin diye ecel caka satamaz
Sen çağları aşarken bu ölmez satırlarda:
insanlar nefes alsın, gözler görsün elverir,
Yaşadıkça şiirim, sana da hayat verir.
Seni bir yaz gününe benzetmek mi, ne gezer?
Çok daha güzelsin sen, çok daha cana yakın:
Taze tomurcukları sert rüzgârlar örseler,
Kısacıktır süresi yeryüzünde bir yazın:
Işıldar göğün gözü, yakacak kadar sıcak,
Ve sık sık kararı da yaldız düşer yüzünden;
Her güzel, güzellikten er geç yoksun kalacak
Kader ya da varlığın bozulması yüzünden;
Ama hiç solmayacak sendeki ölümsüz yaz,
Güzelliğin yitmez ki asla olmaz ki hurda;
Gölgesindesin diye ecel caka satamaz
Sen çağları aşarken bu ölmez satırlarda:
insanlar nefes alsın, gözler görsün elverir,
Yaşadıkça şiirim, sana da hayat verir.
uludag sözlük birinci gazoz ligini şimdiye dek izlemeye gelen tek bayan uuser.
alkışlıyoruz!
alkışlıyoruz!
kendi nick altım olduğuna göre içimi dökmek istiyorum.
2 gündür çok mutsuzum. mutsuzdan da öte. öyle bir kırıldım , o kadar alındım ki bir lafa... kelimelerle anlatamam bunu. ve lafı söyleyen kişinin umrunda değil. hatta söylediği şeyin farkında da değil. ne söyledi, o laf nereye gider, altından neler çıkar, ben ne düşünürüm, ne hissederim... hiç birini düşünmedi. bir anda ağzından çıkan bişeydi. farkındayım.
belki de en çok bu yüzden kırıldım.
boş anı dahi olsa bana öyle bir şey söyleyebilirmiş demek ki.
öyle bir şey söylemede sakınca görmüyor demek ki.
ona bu davranışı normal geliyor demek ki.
benim o lafı hakettiğimi düşünüyor demek ki.
bana o kadar değer veriyor demek ki.
bunca yıllık arkadaşlığımızın bunu kaldırabileceğini düşünüyor demek ki.
ama kaldıramadı. daha doğrusu ben kaldıramadım. kırıldım. koptu içimde bişeyler...
hani bazı anlar vardır.. bir şey dersin, bir şey yaparsın ve bir şeyler biter. eskisi gibi olmaz ondan sonra hiç bir şey. o an, o yaptığın olayla bir şeyler değişmiştir. artık ne yapsan eski haline getiremezsin.
hani.. kliplerde de genelde bardak düşmesi şeklinde gösterirler bunu. ya da kahramanımız masayı devirir.. şarkı hızlanır. ve sen, şarkının o andan sonra eski yavaş temposuna dönmeyeceğini, ortada bir sitem olduğunu, duyguların daha açık seçik anlatıılmaya çalışıldığını anlarsın.
işte o bardak düşmesi olayı, bizim dün yaşadığımızdı. bardak düştü ve kırıldı. ben de çöpleri kaldırıp çöpe attım.
yapıştırmaya çalışmadım. kırıkların izleri duracaktı çünkü.. değmezdi çünkü...
hani bazı kişiler vardır hayatında.. onların sana asla yamuk yapmayacağını düşünürsün. neye kızacağını, neye alınacağını bilirler sanırsın. seni senden iyi tanır o. seni senden daha fazla umursar. sana senden daha yakındır.
öyle değilmiş o olay. ben yanlış biliyormuşum. benim umursadığım gibi umursamıyormuş insanlar bir şeyleri. hatta ben olayı abartan konumuna düşmüşüm. onda o kadar büyütülecek ne varmış.. gayet sıradan bir olaymış.
değil işte. hiç de sıradan değil. sen umursamıyor olabilirsin, ama birileri hala umursuyor bu tarz şeyleri. senin umursamaman da bunu sıradan bir olay haline getirmiyor. getirmemeli.
hani bazı insanlar vardır.. ne yapsan seni affeder sanırsın. seni hayatından çıkartmaz sanırsın. onda sonsuz kredin olduğunu düşünürsün.
o da yalanmış. kendimden öğrendim..
ben de sonsuz kredisi olduğunu sanıyordum. kötü bir şey yapsa bile niyeti kötü değildir diyordum.. demiyorum artık. sonsuz değilmiş demek ki kredisi. bitmiş demek ki.. düşürmüş kendini gözümde..
o kadar kırıldım ki.. herhangi bir tepki bile göstermedim. gerek yoktu çünkü. ne yani beni kırıyorsun mu diyecektim? yoksa bu yaptığın çok yanlış mı? gerek mi var bunlara?
eğer karşındaki senin kırılıp kırılmadığını ancak sen söylediğinde anlıyorsa... hayır gelmez o ilişkiden. ister sevgilin olsun, ister arkadaşın, ister dostun.
bazı şeylerin söylenmesine gerek yoktur. bazı şeyler söylenemez zaten. hissedersin sadece. kelimelere dökemezsin. döksen de o yoğunluğu ifade edemezsin. zaten onu yapan biri de sen yaşadığın her şeyi birebir anlatabilsen de anlayacak yapıda biri değildir. öyle biri senin anlatmana gerek duymaz çünkü.
herkese iyilik yapmana da gerek yokmuş. herkes bunu kaldıramıyormuş. iyi geçinmeye çalıştığında, bir şeyleri alttan aldığında daha da üstüne çıkıyorlarmış. yaptığın iyilikler görevin haline geliyormuş.
ben dün bunu öğrendim. keşke öğrenmez olsaydım...
2 gündür çok mutsuzum. mutsuzdan da öte. öyle bir kırıldım , o kadar alındım ki bir lafa... kelimelerle anlatamam bunu. ve lafı söyleyen kişinin umrunda değil. hatta söylediği şeyin farkında da değil. ne söyledi, o laf nereye gider, altından neler çıkar, ben ne düşünürüm, ne hissederim... hiç birini düşünmedi. bir anda ağzından çıkan bişeydi. farkındayım.
belki de en çok bu yüzden kırıldım.
boş anı dahi olsa bana öyle bir şey söyleyebilirmiş demek ki.
öyle bir şey söylemede sakınca görmüyor demek ki.
ona bu davranışı normal geliyor demek ki.
benim o lafı hakettiğimi düşünüyor demek ki.
bana o kadar değer veriyor demek ki.
bunca yıllık arkadaşlığımızın bunu kaldırabileceğini düşünüyor demek ki.
ama kaldıramadı. daha doğrusu ben kaldıramadım. kırıldım. koptu içimde bişeyler...
hani bazı anlar vardır.. bir şey dersin, bir şey yaparsın ve bir şeyler biter. eskisi gibi olmaz ondan sonra hiç bir şey. o an, o yaptığın olayla bir şeyler değişmiştir. artık ne yapsan eski haline getiremezsin.
hani.. kliplerde de genelde bardak düşmesi şeklinde gösterirler bunu. ya da kahramanımız masayı devirir.. şarkı hızlanır. ve sen, şarkının o andan sonra eski yavaş temposuna dönmeyeceğini, ortada bir sitem olduğunu, duyguların daha açık seçik anlatıılmaya çalışıldığını anlarsın.
işte o bardak düşmesi olayı, bizim dün yaşadığımızdı. bardak düştü ve kırıldı. ben de çöpleri kaldırıp çöpe attım.
yapıştırmaya çalışmadım. kırıkların izleri duracaktı çünkü.. değmezdi çünkü...
hani bazı kişiler vardır hayatında.. onların sana asla yamuk yapmayacağını düşünürsün. neye kızacağını, neye alınacağını bilirler sanırsın. seni senden iyi tanır o. seni senden daha fazla umursar. sana senden daha yakındır.
öyle değilmiş o olay. ben yanlış biliyormuşum. benim umursadığım gibi umursamıyormuş insanlar bir şeyleri. hatta ben olayı abartan konumuna düşmüşüm. onda o kadar büyütülecek ne varmış.. gayet sıradan bir olaymış.
değil işte. hiç de sıradan değil. sen umursamıyor olabilirsin, ama birileri hala umursuyor bu tarz şeyleri. senin umursamaman da bunu sıradan bir olay haline getirmiyor. getirmemeli.
hani bazı insanlar vardır.. ne yapsan seni affeder sanırsın. seni hayatından çıkartmaz sanırsın. onda sonsuz kredin olduğunu düşünürsün.
o da yalanmış. kendimden öğrendim..
ben de sonsuz kredisi olduğunu sanıyordum. kötü bir şey yapsa bile niyeti kötü değildir diyordum.. demiyorum artık. sonsuz değilmiş demek ki kredisi. bitmiş demek ki.. düşürmüş kendini gözümde..
o kadar kırıldım ki.. herhangi bir tepki bile göstermedim. gerek yoktu çünkü. ne yani beni kırıyorsun mu diyecektim? yoksa bu yaptığın çok yanlış mı? gerek mi var bunlara?
eğer karşındaki senin kırılıp kırılmadığını ancak sen söylediğinde anlıyorsa... hayır gelmez o ilişkiden. ister sevgilin olsun, ister arkadaşın, ister dostun.
bazı şeylerin söylenmesine gerek yoktur. bazı şeyler söylenemez zaten. hissedersin sadece. kelimelere dökemezsin. döksen de o yoğunluğu ifade edemezsin. zaten onu yapan biri de sen yaşadığın her şeyi birebir anlatabilsen de anlayacak yapıda biri değildir. öyle biri senin anlatmana gerek duymaz çünkü.
herkese iyilik yapmana da gerek yokmuş. herkes bunu kaldıramıyormuş. iyi geçinmeye çalıştığında, bir şeyleri alttan aldığında daha da üstüne çıkıyorlarmış. yaptığın iyilikler görevin haline geliyormuş.
ben dün bunu öğrendim. keşke öğrenmez olsaydım...
uğursuz yazar kişisidir. kızım bi' maça geldin tarihi fark yedik. *
bir an kendini bulunmaz hint kuma$i moduna sokmu$ görgüsüz.
ama bak zehir demedi deme sonra bu şöhret adami değiştirir kizim. yolun yol değil, doğru yola gel dediğim yazardir.
tanı$ıldıgına memnun olanilisi insandir.
edit : o değil gören mehmet arslan'la dans etti sanacak. lan bildiğimiz safak sezer ! semra teyze'ninde dediği gibi bedava verseler almam..
büdüt : $afak abi $aka yapiyoruz tabi.
ama bak zehir demedi deme sonra bu şöhret adami değiştirir kizim. yolun yol değil, doğru yola gel dediğim yazardir.
tanı$ıldıgına memnun olanilisi insandir.
edit : o değil gören mehmet arslan'la dans etti sanacak. lan bildiğimiz safak sezer ! semra teyze'ninde dediği gibi bedava verseler almam..
büdüt : $afak abi $aka yapiyoruz tabi.
şafak sezer'in kendisini dansa kaldırdığı bağyan arkadaşımız. hatta şafak soffy hanım kendisini görene kadar eli havada bekledi bi' on saniye. bu dans mevzusundan sonra baya baya açıldı kendisi. ne bileyim böyle bi' havalar, bi' afralar tafralar falan. yeminlen söylüyorum bakışları değişti. *
kanal D ekranlarında kırmızı hırkasıyla gözümü almayı başaran, lise mezuniyetinde davul sesiyle coşup göbek attığım, istanbul da aynı evi paylaştığim makarna ve akıtma yapmakta usta 7 senelik arkadasım...
hayata dair yaklaşımlarıyla kimi zaman haklı, kimi zaman haksız ama genelde yere sağlam basar gibi görünen yazar. muhabbet insanıdır vesselam. teoman ile şebnem ferah'ın bir arada çıktığı ilk mekanı birlikte basacağızdır. ben şebnem'i kaçıracagım , o teomanı...
sanırım ben su satırları yazarken kendisi telekom'un azizligine ugramıştır. bu da geçer soffycan bu da geçer...
sanırım ben su satırları yazarken kendisi telekom'un azizligine ugramıştır. bu da geçer soffycan bu da geçer...
(bkz: sofie nin dünyası)
güzel bir şekilde ukte doldurmaya yönelen yazar.
sade ve tutarlı entryler yazan bir kişi.
öbür dünya ile ilişkisi olan yazar.
artık üniversiteli olan tebrik edilesi 4. nesil yazar. kutlarım mutlarım kendisini. allah tamamına erdirsin.
hoşgelen yazar.
gün itibariyle 4.nesil yazar oldu.*
nicki dikkat çeken 4. nesil yazarmış. *
4. nesil uuser. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar