bugün
- bu koyden olsam ne olacak14
- rahatsız ettiğim herkesten özür dilerim9
- çaylak yapın beni11
- ama ben bipolarım10
- dinlerin yalan olması14
- 30 ağustos 2026 samsunspor fenerbahçe maçı14
- sihirli annem izleyen erkek4
- bkono4
- ay kavga var galiba6
- sözlükte korunan bir yazar olmak5
- sözlük kızları adam mıdır6
- sarapci koala76
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası8
- her fikre saygı duyulmalı mıdır3
- yazım hataları4
- katatespizartmasi10
- sözlükte zorbalanınca ne yapıyorsunuz3
- kavga eden yazarlar5
- testo taylan true ziyareti2
- kktc de 3 günlük yas ilan edilmesi3
- türkiye savaşa girecek5
- adam olan sözünü tutar2
- 30 ağustos zafer bayramı19
- ay diyen ekek4
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı14
- sözlükteki linç kültürü4
- hadsiz insan3
- boşnaklar2
- anayasa değişikliği4
- sürekli gülen insan2
- türk ten kürt'ü ayırırsan türk kalmaz6
- morkstar3
- arkadaşlar bakar mısınız2
- ilkay gündoğan5
- anın görüntüsü21
- sözlük influencerı3
- acı kıyaslamak5
- balığın üstüne konulan limon2
- dudağın içinde çıkan beyaz yaralar5
- soğan yiyen kız6
- motor yağı6
- incil vahiy9
- muslettin amca3
- mutlu ama tekerlek olsun4
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı28
- akşam akşam canın çupra çekmesi2
- johnny depp vs ville valo2
- birader yazarlar2
- hem okuyup hem yönetmek2
- dinsizlik modası3
Şizoid durum öncelikle dış nesne ilişkilerini ortadan kaldırmaya ve
kopuk, geri çekilmiş bir biçimde yaşama çabasına dayanır.
Kopukluk, kapatılmışlık, temassızlık, kendini ayrı ya da yabancı hissetme,
her şeyin bulanık olması ya da gerçekdışı gelmesi, kendini insanlarla
bir hissetmeme ya da yaşamın anlamını yitirmesi, ilginin azalması,
her şeyin boş ve anlamsız görünmesi gibi şikâyetlerin hepsi çeşitli
yönlerden bu ruhsal durumu betimler. insanlar genellikle bunu
'depresyon' olarak adlandırırlar;
ama klasik depresyonda kolayca fark edilen kara kara düşünme, öfke ve suçluluk
gibi ağır, karanlık, içten içe yaşanan duygular bu hastalarda görülmez.
Depresyon aslında hastanın saldırganlığını iç kendiliğine yöneltirken
açıkça öfkeli ve saldırgan bir davranışa kapılmama mücadelesinin
bir parçasını oluşturan, daha dışa dönük bir ruhsal durumdur.
Yukarıda sözü edilen durumlar ise daha ziyade 'şizoid durumlar'dır.
Bunlar kesinlikle içe dönüktür. Depresyon nesne ilişkileriyle ilgilidir.
Şizoid kişi ise nesneleri reddetmiştir, onlara hâlâ gereksinim
duysa bile.**
kopuk, geri çekilmiş bir biçimde yaşama çabasına dayanır.
Kopukluk, kapatılmışlık, temassızlık, kendini ayrı ya da yabancı hissetme,
her şeyin bulanık olması ya da gerçekdışı gelmesi, kendini insanlarla
bir hissetmeme ya da yaşamın anlamını yitirmesi, ilginin azalması,
her şeyin boş ve anlamsız görünmesi gibi şikâyetlerin hepsi çeşitli
yönlerden bu ruhsal durumu betimler. insanlar genellikle bunu
'depresyon' olarak adlandırırlar;
ama klasik depresyonda kolayca fark edilen kara kara düşünme, öfke ve suçluluk
gibi ağır, karanlık, içten içe yaşanan duygular bu hastalarda görülmez.
Depresyon aslında hastanın saldırganlığını iç kendiliğine yöneltirken
açıkça öfkeli ve saldırgan bir davranışa kapılmama mücadelesinin
bir parçasını oluşturan, daha dışa dönük bir ruhsal durumdur.
Yukarıda sözü edilen durumlar ise daha ziyade 'şizoid durumlar'dır.
Bunlar kesinlikle içe dönüktür. Depresyon nesne ilişkileriyle ilgilidir.
Şizoid kişi ise nesneleri reddetmiştir, onlara hâlâ gereksinim
duysa bile.**
Gerçek libidinal kendiliğin büyük ölçüde geri çekilmesi sonucunda
dış ilişkiler boşalmış gibidir. Etkin ruhsal faaliyet gizli bir
iç dünya içinde yitirilmiştir; hastanın bilinçli beni yaşamsal duygu ve
eylemden boşalmış ve gerçekdışı bir niteliğe bürünmüştür. Düşler ve
fanteziler yoluyla, iç dünyada süregelen yoğun bir etkinliğin
izlerine rastlanabilir; ama hastanın bilinçli beni sanki tarafsız bir
gözlemciymiş gibi sadece durumdan kopuk bir izleyici olarak katıldığı
bu içsel dramayı aktarmaktan öteye geçmez. Dış dünyaya karşı sergilenen
tutum da bunun aynısıdır: katılmama ve hiçbir şey hissetmeksizin uzaktan gözlem;
tıpkı katılmadığı, hiçbir kişisel ilgi duymadığı ve kendisini sıkıntıya
boğan bir toplantıyı betimleyen bir muhabir gibi. Yürütülen biçimiyle
bu etkinlik mekanik görünebilir. Şizoid bir durum baskın olduğunda,
bilinçli ben iç ve dış olmak üzere iki dünya arasında asılı kalmış ve
bu iki dünyayla da gerçek bir ilişki içinde değilmiş gibidir.
Etki alanı dışında kalmak ve duyguya kapılmamak üzere coşkusal ve
itkisel bir durağanlık buyruğu vermiştir.
Bu şizoid durumlar depresyon ile dönüşümlü olabilir;
zaman zaman bu ikisi birbirine şaşırtıcı bir biçimde karışır;
şizoid ve depresif belirtiler bir arada görülür.**
dış ilişkiler boşalmış gibidir. Etkin ruhsal faaliyet gizli bir
iç dünya içinde yitirilmiştir; hastanın bilinçli beni yaşamsal duygu ve
eylemden boşalmış ve gerçekdışı bir niteliğe bürünmüştür. Düşler ve
fanteziler yoluyla, iç dünyada süregelen yoğun bir etkinliğin
izlerine rastlanabilir; ama hastanın bilinçli beni sanki tarafsız bir
gözlemciymiş gibi sadece durumdan kopuk bir izleyici olarak katıldığı
bu içsel dramayı aktarmaktan öteye geçmez. Dış dünyaya karşı sergilenen
tutum da bunun aynısıdır: katılmama ve hiçbir şey hissetmeksizin uzaktan gözlem;
tıpkı katılmadığı, hiçbir kişisel ilgi duymadığı ve kendisini sıkıntıya
boğan bir toplantıyı betimleyen bir muhabir gibi. Yürütülen biçimiyle
bu etkinlik mekanik görünebilir. Şizoid bir durum baskın olduğunda,
bilinçli ben iç ve dış olmak üzere iki dünya arasında asılı kalmış ve
bu iki dünyayla da gerçek bir ilişki içinde değilmiş gibidir.
Etki alanı dışında kalmak ve duyguya kapılmamak üzere coşkusal ve
itkisel bir durağanlık buyruğu vermiştir.
Bu şizoid durumlar depresyon ile dönüşümlü olabilir;
zaman zaman bu ikisi birbirine şaşırtıcı bir biçimde karışır;
şizoid ve depresif belirtiler bir arada görülür.**
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar