bugün
- lahmacun yiyecek kadar düşmek7
- ispanya'nın amerika'ya kafa tutması7
- safran7
- kabataş olayı görüntüleri27
- hangi manifest kızısın10
- galatasaray ne zaman transfer yapacak5
- meyveli lahmacun7
- mehdiyete dair hayalleriniz7
- istanbul un çok pahalı olması27
- arkadaşlar ne oldu size böyle7
- okumak yerine erken yaşta çalışmanın faydası3
- marc cucurella9
- türkiye cumhuriyeti ortak paydası3
- kıvameddin efendi3
- mehdi 29 yaşında mı başa geçmeli 40 mı6
- ne kadar salak olduğunuzu biliyor musunuz3
- sanayi tipi kavurmalı tost4
- en sevilmeyen ev işleri14
- ne kadar geri zekalı varsa hepsi uludağ sözlük te3
- ciddiye alınmamak4
- mel mel bakan gibson ve 0 0 710
- gönül almaya çalışan erkek11
- gocu25
- sitede büyüyen çocuk3
- kara sevdaya tutulan kalmaması7
- haluk levent son açıklaması7
- mehdi bir ihtiyaçtır3
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj3
- vaatlerinin tam tersi olduğu halde iktidarda olmak4
- hayatın en zor günü2
- erdogan ve trump'ın yakın ilişkisi4
- volkswagen beetle3
- kavgada ele sıçıp yumruklar atmak7
- en son ne aldınız5
- rejim kuklaları2
- annesi dışarı çıkmasına izin vermeyen çocuk2
- edip yüksel2
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri10
- saddam bandı2
- ben lafa değil göte bakarım4
- gece yolda yürürken arabada görülen çığlık maskesi2
- dhalsim10
- yazarların bugün cılkını çıkardığı şarkı7
- dünya kaç renklidir3
- temas2
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- bilgi içerikli entry girmeyen yazarın cnsl yönelmi2
- karı kıza para yedirir misiniz4
- helicobacter pylori2
- şimdi herkes su içsin3
feridüddin attar'ın mantık at-tayr isimli kitabında bahsedilen kuş.
Kisaca kurtarici ariyorsan kimseyi bekleme kendini kendin kurtaracaksin dusuncesidir anlatilmak isteninen.
--spoiler--
simurg
Kıyıya vuran dalgaların sesine
Karışıyor Chi'ne hayat veren
Nefesinin sesi.
Gün batımında saçlarını okşayan
Sıcak, tatlı rüzgar
Getiriyor bana,
Kokunu yaseminlerle.
Soluk alıyor ruhum
Belki de ilk defa.
Uzun kumral kirpikler
Her kırpılışında
Gösteriyor
içinde saklı zümrütü.
Bakıyor
Sanki bir kaplan.
Hipnotize ediyor
Yeşil gözlerindeki hareler.
Mağrur,dingin,gizemli bir ruhun
Saklı pencereleri
Çağırıyor Kaf dağına
Simurg'a
Zümrüt-ü Anka olmaya...
--spoiler--
simurg
Kıyıya vuran dalgaların sesine
Karışıyor Chi'ne hayat veren
Nefesinin sesi.
Gün batımında saçlarını okşayan
Sıcak, tatlı rüzgar
Getiriyor bana,
Kokunu yaseminlerle.
Soluk alıyor ruhum
Belki de ilk defa.
Uzun kumral kirpikler
Her kırpılışında
Gösteriyor
içinde saklı zümrütü.
Bakıyor
Sanki bir kaplan.
Hipnotize ediyor
Yeşil gözlerindeki hareler.
Mağrur,dingin,gizemli bir ruhun
Saklı pencereleri
Çağırıyor Kaf dağına
Simurg'a
Zümrüt-ü Anka olmaya...
--spoiler--
tezhip sanatında da sık sık görülen efsanevi varlıktır.
http://t2.gstatic.com/ima...1esgmwfe0hmg8lexo&t=1
http://www.islamiyol.com/...ploads/2009/03/simurg.bmp
tüylerini o incecik fırçayla tek tek işlemek, süslemek pek bir zahmetlidir.
http://t2.gstatic.com/ima...1esgmwfe0hmg8lexo&t=1
http://www.islamiyol.com/...ploads/2009/03/simurg.bmp
tüylerini o incecik fırçayla tek tek işlemek, süslemek pek bir zahmetlidir.
Bütün kuşların en üstüdür.Yani Anka kuşudur.O, her şeyi bilendir.
not:Kelime anlamı 30 kuş demektir.öyküsü de vardır.
Herşeyin efsanede bir anlamı vardır. Anka olmak dünyanın getirdiği cimrilik,bencillik,hıyanet gibi kötü karakterlere sahip olmamaktır.
not:Kelime anlamı 30 kuş demektir.öyküsü de vardır.
Herşeyin efsanede bir anlamı vardır. Anka olmak dünyanın getirdiği cimrilik,bencillik,hıyanet gibi kötü karakterlere sahip olmamaktır.
tanrı benliğin aynasıdır. Peki yeniden varolmak için yanmayı kim göze alabilir?
(bkz: simurg belgeseli)
antalya-kaleiçi nin en sağlam mekanlarından. iyi müzik iyi insanlar iyi mekan...
kaleiçindeki en keyifli mekanlardan.
sessizlik tercih edilecekse, castle idealdir fakat; simurg'da pazar günleri çıkan patron grubu dinlemeye değerdir.
bira fiyatları ortalamanın üstünde de olsa, müzikle beraber güzel gittiğinden verdiğiniz para pek dokunmuyor.
şişe efes 10, tuborg gold ise 8 lira.
en güzeli; simurg'da iki tuborg içip, limandaki mendirekte bir bira ile yapılan finaldir.
sessizlik tercih edilecekse, castle idealdir fakat; simurg'da pazar günleri çıkan patron grubu dinlemeye değerdir.
bira fiyatları ortalamanın üstünde de olsa, müzikle beraber güzel gittiğinden verdiğiniz para pek dokunmuyor.
şişe efes 10, tuborg gold ise 8 lira.
en güzeli; simurg'da iki tuborg içip, limandaki mendirekte bir bira ile yapılan finaldir.
kuşların hükümdarıdır. pers mitolojisi kaynaklı bir mittir.
kendini aramanın sembolüdür.
diğer adı zümrüd-ü ankadır. batıda da phoenix olarak bilinir.
kendini aramanın sembolüdür.
diğer adı zümrüd-ü ankadır. batıda da phoenix olarak bilinir.
*hayata dönüş operasyonu ve sonrasını anlatan film. malesef geçmiş de yaşanan bir olayı anlattığı halde geçip gitmiş günleri anlatmıyor. hatta zamanlama olarak 19 aralıkla denk geliyorken, hükümet insanlığını keşfedemezse hala süren açlık grevlerine de selam edebilir.
az önce fragmanı izledim ve etkisiyle yorumluyorum. sanırım, insan gözleriyle tarafsız izleyip de kayıtsız kalınamaz bu filme. 3 dakikada bile çok şey anlatmayı becermiş. insanlara yıllardır nasıl zor şartlar yaşatılmış ve yaşatılıyor. adaletten, özgürlükten ve insanlıktan nasıl uzaklaşılmış ve bu kavramlar nasıl yok ediliyor... aşağı yukarı bunlar hakkında. tarihin tekerrürde ısrar etmesinin, karanlık geçmişimizin, çalınmış geleceğimizin ve şimdi bile devlet gözünde nasıl hükümsüz ilan edildiğimizin belgesi, belgeseli.
az önce fragmanı izledim ve etkisiyle yorumluyorum. sanırım, insan gözleriyle tarafsız izleyip de kayıtsız kalınamaz bu filme. 3 dakikada bile çok şey anlatmayı becermiş. insanlara yıllardır nasıl zor şartlar yaşatılmış ve yaşatılıyor. adaletten, özgürlükten ve insanlıktan nasıl uzaklaşılmış ve bu kavramlar nasıl yok ediliyor... aşağı yukarı bunlar hakkında. tarihin tekerrürde ısrar etmesinin, karanlık geçmişimizin, çalınmış geleceğimizin ve şimdi bile devlet gözünde nasıl hükümsüz ilan edildiğimizin belgesi, belgeseli.
http://solukbeniz.com sitesindeki yazarlardan. degerli dost, guzel insan.
anka kuşu olarakta bilinir. türkçe karşılığı tuğrul kuşu. ayrıca mortal kombati hatirlatan bir simgesi vardır.
bkz: http://img833.imageshack....img833/3627/ankakusu3.jpg
bkz: http://img833.imageshack....img833/3627/ankakusu3.jpg
kökeni iran mitolojilerine dayanan uçan aslan başlı efsanevi yaratıktır. persler döneminde simgesi kraliyet arması olarak kullanılmıştır.
pendik'te bulunan kıytırık bir kafe.
belki de 2. şanzelize kafe vakası orada her gün yaşanıyor. kim bilir. genç olaydım gidip bakardım. aah ah...
belki de 2. şanzelize kafe vakası orada her gün yaşanıyor. kim bilir. genç olaydım gidip bakardım. aah ah...
merakla bekledigimiz belgeseldir.
antalya kaleiçinde bulunan, kahve satmayan bar.
efsanevi kaf dağı'nda yaşadığına inanılan ölümsüz kuş. simurg un küllerinden yeniden doğduğuna dair bir inanç da mevcuttur. sembolik anlamda kuşun alev almasının cehennemin, yeniden doğuşunun da saf bilinç durumuna geçişin simgesi olduğu düşünülür. ayrıca simurg un var olan tüm bilgiye de sahip olduğu söylenir. bir diğer adı da anka kuşu dur.
harry potter daki fawkes bu yaratığın j.k.rowling versiyonudur. iran mitoloji sinde yer bulan bu yaratığın gözyaşlarının ayrıca yaraları iyileştirdiğine de inanılır.
harry potter daki fawkes bu yaratığın j.k.rowling versiyonudur. iran mitoloji sinde yer bulan bu yaratığın gözyaşlarının ayrıca yaraları iyileştirdiğine de inanılır.
Bugün beyoğlu sineması'nda izlediğim belgesel. Aslında tam manasıyla izledim diyemem çünkü yarısı olunca arkama bile bakmadan topukladım. Beyoğlu Sineması'nda izlediğim bir filmi yarısında bırakıp çıkacağım yemin olsun aklımın ucundan geçmezdi. Bunu da yaptırtmıştır bana.
Bu belgesele -yer yer kurmacaya da kaymış olsa biz belgesel diyelim- sinirliyim. Çünkü böyle doğru ve hassas bir konuyu liseli devrimci gazına denk düşen bir dil ile anlatmayı seçmiştir. Yahu bu adamlar neden ölüm orucuna başlamışlar, hangi psikoloji ile canlarından vazgeçecek noktaya kadar gelmişler, geçmişe baktıklarında ne gibi pişmanlıkları var yahut var mı? bu gibi bir sürü can alıcı noktaya teğet bile geçilmeden, romantik devrimci bir dil ile -ki onun da en bayağısı ne yazık ki- böylesi hassas bir konu piç edilmiştir, yazık olmuştur.
Bir diğer takıldığım nokta da filmin yer yer ajıtasyonun üst sınırlarına çıkan anlatım dili idi. Yönetmenin bunu isteyerek yaptığını düşünmek istemiyorum lakin böyle hassas konularda o sınırı belirlemek çok keskin bir pratik ve dahası sinema zekası istiyor. Her ne kadar kurmaca olsalar da bu sınırı layıkı ile belirleyen filmler için;
(bkz: gelecek uzun sürer)
(bkz: kaplumbağalar da uçar)
Filmin teknik değerlendirmesine hiç girmek istemiyorum. Kamera açılarından kadrajlara, kurgusundan müziklerine kadar acemilik kokuyordu. Ha, sen doğru yerden yaklaşabilmiş olsan olaya sikmişim kadrajını falan, neticede burada önemli bir meseleyi belgelemeyi amaçlıyorsun. Estetik kaygıların ikinci planda tutulmasını anlarım diyeceğim ama o da yok. O zaman kusura bakma canım kardeşim ama hiç olmamış bu iş.
Bu belgesele -yer yer kurmacaya da kaymış olsa biz belgesel diyelim- sinirliyim. Çünkü böyle doğru ve hassas bir konuyu liseli devrimci gazına denk düşen bir dil ile anlatmayı seçmiştir. Yahu bu adamlar neden ölüm orucuna başlamışlar, hangi psikoloji ile canlarından vazgeçecek noktaya kadar gelmişler, geçmişe baktıklarında ne gibi pişmanlıkları var yahut var mı? bu gibi bir sürü can alıcı noktaya teğet bile geçilmeden, romantik devrimci bir dil ile -ki onun da en bayağısı ne yazık ki- böylesi hassas bir konu piç edilmiştir, yazık olmuştur.
Bir diğer takıldığım nokta da filmin yer yer ajıtasyonun üst sınırlarına çıkan anlatım dili idi. Yönetmenin bunu isteyerek yaptığını düşünmek istemiyorum lakin böyle hassas konularda o sınırı belirlemek çok keskin bir pratik ve dahası sinema zekası istiyor. Her ne kadar kurmaca olsalar da bu sınırı layıkı ile belirleyen filmler için;
(bkz: gelecek uzun sürer)
(bkz: kaplumbağalar da uçar)
Filmin teknik değerlendirmesine hiç girmek istemiyorum. Kamera açılarından kadrajlara, kurgusundan müziklerine kadar acemilik kokuyordu. Ha, sen doğru yerden yaklaşabilmiş olsan olaya sikmişim kadrajını falan, neticede burada önemli bir meseleyi belgelemeyi amaçlıyorsun. Estetik kaygıların ikinci planda tutulmasını anlarım diyeceğim ama o da yok. O zaman kusura bakma canım kardeşim ama hiç olmamış bu iş.
kanatlı dev bir yaratık olarak resmedilmiştir.
iran mitolojisinde anka kuşu' dur.
türk mitolojisinde ki ad tuğrul kuşu' dur.
iran mitolojisinde anka kuşu' dur.
türk mitolojisinde ki ad tuğrul kuşu' dur.
Sokak sanatı yapan bir müzik grubu.
https://www.facebook.com/Simurgmusiccomunidad
Üyeleri genelde antakyalıdır.
https://www.facebook.com/...31&type=1&theater
(bkz: ümit uçucu)
(bkz: halil tan)
https://www.facebook.com/Simurgmusiccomunidad
Üyeleri genelde antakyalıdır.
https://www.facebook.com/...31&type=1&theater
(bkz: ümit uçucu)
(bkz: halil tan)
SiMURG EFSANESi
Rivayet olunur ki, kuşların hükümdarı olan Simurg ( Zümrüd-ü Anka ya da batıda bilinen adıyla Phoenix ), Bilgi Ağacı'nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş.Bu kuşun özelliği gözyaşlarının şifalı olması ve yanarak kül olmak suretiyle ölmesi, sonra kendi küllerinden yeniden dirilmesidir.....
Kuşlar Simurg'a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürmüş. Kuşlar dünyasında her şey ters gittikçe onlar da Simurg'u bekler dururlarmış. Ne var ki, Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler.
Derken bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg'un kanadından bir tüy bulmuş. Simurg'un var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte Simurg'un huzuruna gidip yardım istemeye karar vermişler.
Ancak Simurg'un yuvası, etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dağı'nın tepesindeymiş. Oraya varmak için ise yedi dipsiz vadiyi aşmak gerekirmiş, hepsi birbirinden çetin yedi vadi... istek, aşk, marifet, istisna, tevhid, hayret ve yokluk vadileri...
Kuşlar, hep birlikte göğe doğru uçmaya başlamışlar. isteği ve sebatı az olanlar, dünyevi şeylere takılanlar yolda birer birer dökülmüşler. Yorulanlar ve düşenler olmuş...
"Aşk denizi"nden geçmişler önce...". "Ayrılık vadisi"nden uçmuşlar...". "Hırs ovası"nı aşıp, "kıskançlık gölü"ne sapmışlar... Kuşların kimi "Aşk denizi"ne dalmış, kimi "Ayrılık vadisi"nde kopmuş sürüden... Kimi hırslanıp düşmüş ovaya, kimi kıskanıp batmış göle...
Önce Bülbül geri dönmüş, güle olan aşkını hatırlayıp;
Papağan o güzelim tüylerini bahane etmiş (oysa tüyleri yüzünden kafese kapatılırmış);
Kartal, yükseklerdeki krallığını bırakamamış;
Baykuş yıkıntılarını özlemiş;
Balıkçıl kuşu bataklığını.
Yedi vadi üzerinden uçtukça sayıları gittikçe azalmış. Ve nihayet beş vadiden geçtikten sonra gelen Altıncı Vadi "şaşkınlık" ve sonuncusu Yedinci Vadi "yokoluş"ta bütün kuşlar umutlarını yitirmiş... Kaf Dağı'na vardıklarında geriye otuz kuş kalmış.
Sonunda sırrı, sözcükler çözmüş: Farsça "si", "otuz" demektir... murg" ise "kuş"...
Simurg'un yuvasını bulunca ögrenmişler ki; "Simurg - otuz kuş" demekmiş.Onların hepsi Simurg'muş. Her biri de Simurg'muş. 30 kuş, anlar ki, aradıkları sultan, kendileridir ve gerçek yolculuk, kendine yapılan yolculuktur.
Simurg Anka'yı beklemekten vazgeçerek, şaşkınlık ve yokoluşu da yaşadıktan sonra bile uçmayı sürdürerek, kendi küllerimiz üzerinden yeniden doğabilmek için kendimizi yakmadıkça, her birimiz birer Simurg olmayı göze almadıkça bataklığımızda, tüneklerimizde ve kafeslerimizde yaşamaktan kurtulamayacağız. Şimdi kendi gökyüzünde uçmak zamanıdır...
Rivayet olunur ki, kuşların hükümdarı olan Simurg ( Zümrüd-ü Anka ya da batıda bilinen adıyla Phoenix ), Bilgi Ağacı'nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş.Bu kuşun özelliği gözyaşlarının şifalı olması ve yanarak kül olmak suretiyle ölmesi, sonra kendi küllerinden yeniden dirilmesidir.....
Kuşlar Simurg'a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürmüş. Kuşlar dünyasında her şey ters gittikçe onlar da Simurg'u bekler dururlarmış. Ne var ki, Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler.
Derken bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg'un kanadından bir tüy bulmuş. Simurg'un var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte Simurg'un huzuruna gidip yardım istemeye karar vermişler.
Ancak Simurg'un yuvası, etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dağı'nın tepesindeymiş. Oraya varmak için ise yedi dipsiz vadiyi aşmak gerekirmiş, hepsi birbirinden çetin yedi vadi... istek, aşk, marifet, istisna, tevhid, hayret ve yokluk vadileri...
Kuşlar, hep birlikte göğe doğru uçmaya başlamışlar. isteği ve sebatı az olanlar, dünyevi şeylere takılanlar yolda birer birer dökülmüşler. Yorulanlar ve düşenler olmuş...
"Aşk denizi"nden geçmişler önce...". "Ayrılık vadisi"nden uçmuşlar...". "Hırs ovası"nı aşıp, "kıskançlık gölü"ne sapmışlar... Kuşların kimi "Aşk denizi"ne dalmış, kimi "Ayrılık vadisi"nde kopmuş sürüden... Kimi hırslanıp düşmüş ovaya, kimi kıskanıp batmış göle...
Önce Bülbül geri dönmüş, güle olan aşkını hatırlayıp;
Papağan o güzelim tüylerini bahane etmiş (oysa tüyleri yüzünden kafese kapatılırmış);
Kartal, yükseklerdeki krallığını bırakamamış;
Baykuş yıkıntılarını özlemiş;
Balıkçıl kuşu bataklığını.
Yedi vadi üzerinden uçtukça sayıları gittikçe azalmış. Ve nihayet beş vadiden geçtikten sonra gelen Altıncı Vadi "şaşkınlık" ve sonuncusu Yedinci Vadi "yokoluş"ta bütün kuşlar umutlarını yitirmiş... Kaf Dağı'na vardıklarında geriye otuz kuş kalmış.
Sonunda sırrı, sözcükler çözmüş: Farsça "si", "otuz" demektir... murg" ise "kuş"...
Simurg'un yuvasını bulunca ögrenmişler ki; "Simurg - otuz kuş" demekmiş.Onların hepsi Simurg'muş. Her biri de Simurg'muş. 30 kuş, anlar ki, aradıkları sultan, kendileridir ve gerçek yolculuk, kendine yapılan yolculuktur.
Simurg Anka'yı beklemekten vazgeçerek, şaşkınlık ve yokoluşu da yaşadıktan sonra bile uçmayı sürdürerek, kendi küllerimiz üzerinden yeniden doğabilmek için kendimizi yakmadıkça, her birimiz birer Simurg olmayı göze almadıkça bataklığımızda, tüneklerimizde ve kafeslerimizde yaşamaktan kurtulamayacağız. Şimdi kendi gökyüzünde uçmak zamanıdır...
görkemli alev alev parlak tasvir edilen doğada resmedilmeyen dev bir kuş.
alegorik bir eserdeki büyülü kuş.
her şey bir tutam mavi uğrunaydı...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar