bugün
- uludağ sözlükteki ayak fetişizmi11
- ben geldim naneler30
- sözlük için ne yapabiliriz10
- sigarayı neden seviyoruz5
- bir insana çirkin demek6
- ilk adımı karşıdan bekleyen erkek14
- bizi kandırıyor olabilirler mi4
- sinir bozucu şeyler5
- kahvaltıda kola içmek3
- zengin kızların güzel olması4
- pilavlı sohbet vs rakı balık7
- biri size sokakta yan baksa ne yaparsınız6
- clydeless bonnie8
- geceye bir şarkı bırak7
- bilim kurgu romanı tavsiyesi3
- ayakkabının içine giren minicik taş2
- kendin hakkında bir gerçek bırak7
- astrolojiye inanan flörtten anında soğumak4
- kuranda namaz yok8
- babanın sarhoş olması5
- the shining te jack neden deliriyor sorunsalı2
- kışın dondurma yiyen tip2
- meme fetişizmi2
- nicki kısa olanın penisi küçük olur22
- türkiye nin en güvenilir insanı11
- yapay zeka şirketlerinin kitapları imha etmesi2
- sözlüğün hemfikir olduğu tek konu6
- testere adamın dibidir2
- fetiş nedir kime denir3
- memur emeklisinin isyanı3
- the shining te en korkutucu sahne2
- ejderhalar yıkanır mı sorunsalı5
- her ay aynı eskorta gitmek tek eşlilik midir7
- çitayı yükseğe koymak4
- uludağ sözlük hakkında sorulmamış sorular5
- götetaparlık meşruyken ayakseverin eleştirilmesi3
- milli istihbarat teşkilatı3
- hala ekrem imamoğlu diyen tip4
- ibrahim karagül'ün erdoğan'a fetöcü iması yapması2
- almanya'nın 62 ülkeye vizesiz giriş hakkı vermesi3
- haluk levent'i karalama kampanyası17
- true nickli yazara özelden küfredilmesi olayı20
- sevgiliniz karşı cinsle tatile gidebilir mi12
- şaka maka tek umudun yine bahçeli olması19
- haluk levent'e para emanet etmek23
- sigarayı yudum yudum içen kadın güzelliği5
- rus kızlarının ilik gibi olması6
- insan silmek3
- 21 yüzyıl2
- bik bik'in erkek olması8
2 ay mı? Aramızda üç sene bekleyenler hatta geçen hergün üzerine +1 gün ekleyenler var...
Birini sevmek ona sahip olmayı gerektirmiyor.. onun mutluluğuyla mutlu olmak da güzel..
Birini sevmek ona sahip olmayı gerektirmiyor.. onun mutluluğuyla mutlu olmak da güzel..
Gereksiz bir şeydir.
Sonuçta ne demişler önce can sonra canan.
Bu devirde cananlar hep can yakıyor..
Edit:mesela şu an canan kim ? Diye sorabilirdi.
Sonuçta ne demişler önce can sonra canan.
Bu devirde cananlar hep can yakıyor..
Edit:mesela şu an canan kim ? Diye sorabilirdi.
Esas o kaybetti.
Ayrılmayın, zor buluyorsunuz bu devirde *
duygularda ki, kalplerde ki, gözlerin gördüklerinde ki yoğunluktur. ne diyordu şarkıda, "her gün seni düşünür her an seni yaşarım, seni sevmekten değil kaybetmekten korkarım".
Öpmek için bahane üretmeyi sevdiğim insan kişisi.
-Benim sevgilim yok.
*neden Ölmüş mü?
-Dur bakıyım. (Öpücük) hmm... tam analayamadım bir daha bakayım... ölmemiş gibi ama tam anlamadım bir daha bakayım.
-Benim sevgilim yok.
*neden Ölmüş mü?
-Dur bakıyım. (Öpücük) hmm... tam analayamadım bir daha bakayım... ölmemiş gibi ama tam anlamadım bir daha bakayım.
korkulandır.
hele ki sen azken o çoksa.
ben arkamı dönünce bu neler yapar var ya diye insanı acılara kiracı yapıyor.
hele bir de kullandığı instagramı sosyal medya aracı olmaktan çıkıp bir kız yurduna dönüşmüş ise vay ki ne vay.
hele ki sen azken o çoksa.
ben arkamı dönünce bu neler yapar var ya diye insanı acılara kiracı yapıyor.
hele bir de kullandığı instagramı sosyal medya aracı olmaktan çıkıp bir kız yurduna dönüşmüş ise vay ki ne vay.
iş kurmak gibidir.
varını yoğunu, herkeslerden gizleyip sakladıklarını çıkarır yatırırsın bir umutla.
tutarsa ömrün kurtulur,
yanarsa ömrün yanar.
varını yoğunu, herkeslerden gizleyip sakladıklarını çıkarır yatırırsın bir umutla.
tutarsa ömrün kurtulur,
yanarsa ömrün yanar.
Çok tatlı, mutluluktan gözleri parlayan, kaşınmaya bayılan kedi gibi bir şeydir.
Tabii yemeğinizi çalma huyuyla bir takım köpek gibi de bir şeydir.
Beraber sabahtan akşama kadar pinekler, bilgisayar oynar, bisiklet sürer ve çay içersiniz.
Kısaca en yakın arkadaşınız ama sarılıp huzurla uyuyabilirsiniz işte.
Tabii yemeğinizi çalma huyuyla bir takım köpek gibi de bir şeydir.
Beraber sabahtan akşama kadar pinekler, bilgisayar oynar, bisiklet sürer ve çay içersiniz.
Kısaca en yakın arkadaşınız ama sarılıp huzurla uyuyabilirsiniz işte.
Konuşmaya başlarken en çok kullandığım kelime.
dünyanın sonundaki evde bıraktığımdır sevgili. sevgilim.
"sen benim sevgilimsin."
ilk kez sevgilim dediğimsin. dolu dolu, titreyerek. gözlerimi hiçbir yere kaçırmadan.
hep duru gözlerinde başladığım ve gözlerinde bittiğimsin sen.
başımı yastığa koyduğumda aklıma ilk gelen, gözlerimi kapadığımda ilk belirensin.
çok beklediğim, pek az sevebildiğimsin.
sevgilim, sen, bakarken kirpiklerimin birbirine değmesini bile istemediğimsin. yarımsın.
mahalleyi ayağa kaldıran, niyeti bozmuş sokak kedimsin sen. kapımda öylesine beliriveren.
ellerimin arasındaki başını, gülümsemeni özlüyorum en çok. gülünce kısılan gözlerini. hiçbir zaman benim olmayan gözlerini.
yanında uyurken birden uyanıp sana bakmayı özlüyorum. hem de çok. kopup gitmek istiyorum senden. geride bırakmak, denize dökmek, havaya savurmak ya da ne bileyim, sana dair ne varsa yok etmek. onlarla birlikte yok olmak.
şimdi çelik bir fotoğraf gibisin bana aşkım. bakmaya cesaret edemediğim. bi kedi ürkekliği içinde bir köşeye sinip de uzaktan izlediğim, yanına yanaşamadığım.
küçük bi çocukken kömürlüğe kaçan beyaz kedim gibisin, minik parmaklarımı yakan kibritlerle karanlık gecelerde köşe bucak aradığım. kibritim bitiyor, parmağım yanıyor, sen yoksun?
keşke onu bulduğum gibi seni de bulsam bir köşemde. tüyleri kömürden pislenmiş, kocaman gözleriyle bakan kirlikedim gibi. o an çocuk kalbim sana atsa ve kucağıma alsam seni aşkım, olmaz mı?
ne zaman ellerinden tuttuğumu sansam, aslında bir hayale tutunmuşum ben.
öyle bir hayal ki, benden bile gerçek. ama her seferinde koyup geçen bir rüyaymışsın sen.
uçuşan kanatların havaya kaldırdığı bir toz gibi senin etrafında dönmüşüm ben.
gözlerine, nasıl olur da daha yakından bakabilirim diye düşünürken hepten kaybetmişim. hepten.
bir kere ağlar mısın benim için? benim senin için ağladığım gibi?
kimse benim için ağlamadı aşkım. sen ağlarsan belki bilirim sevdiğini. bir kere görsem o gözlerinin benim için biriktiğini, bana aktığını. orda olsam, yanıbaşında.
gözyaşınla gezinsem yanaklarında, ordan boynuna düşsem bir kuş tüyü gibi.
için gıdıklansa ve tutsan beni. alıp dudaklarına götürsen, nefesini duysam her bir zerremde. aşkım, desem, sevgilim, desem. elinde kalsam öylece. orda bitsem, ölsem.
özlesen sen de beni? varsın "özledim seni", demesen.
sevsen sen de. "seviyorum", demesen. ama sevsen aşkım. uykuyu sevdiğin gibi, denizi sevdiğin gibi, boynumu sevdiğin gibi, sigarayı sevdiğin gibi sevsen.
çıkıp gelsen yine, patates desen bana. sen benim poğça burunlu kirlikedim, ben senin patatesin. mırlasan kulaklarımın dibinde. her seferinde aynı esprileri yapıp aynı kahkahayla gülsek.
bi film koysam ben, sen sıkılsan. öpmeye başlasan beni, hiç bitiremesek hiçbir filmi. kırmızı ışıklar içinde havada uçuşan balmumundan balonlar gibi olsak. uçuşurken değsek birbirimize ve tamamlasak eksiklerimizi.
sevişsek ışığımızda, tenimizde buluşsak. uyusak, uyansak, yine sevişsek.
sonra beraber kursak kahvaltı masamızı, eskiden yaptığımız gibi. ekmek almaya yollanan çocuk mızmızlığıyla uyansan, kıpkırmızı gözlerinden öpsem, daha sen açamadan.
tatsam, koklasam seni yeniden. olmaz mı aşkım?
şimdi senin için ikinci dizesi hatırlanamayan bir şarkı, belki de bütün hatları unutulmuş bir resim gibiyim. sense her bir damarını hatırladığım yaprak. ellerimde kurumuş ve çözülmeye yüz tutmuş bir karadeniz yaprağı. av peşinde bir balık, fıkralarında kaybolmuş bir balıkçı.
nasıl hatırlarsa öldürülen, katilinin yüzünü, ben de öyle hatırlıyorum senin her demini, baharını, gözlerini, gülüşünü, güzünü.
hiçbir zaman gelmeyeceksin.
ama hep bekleneceksin.
çünkü "sen hâlâ benim sevgilimsin."
ilk kez sevgilim dediğimsin. dolu dolu, titreyerek. gözlerimi hiçbir yere kaçırmadan...
"sen benim sevgilimsin."
ilk kez sevgilim dediğimsin. dolu dolu, titreyerek. gözlerimi hiçbir yere kaçırmadan.
hep duru gözlerinde başladığım ve gözlerinde bittiğimsin sen.
başımı yastığa koyduğumda aklıma ilk gelen, gözlerimi kapadığımda ilk belirensin.
çok beklediğim, pek az sevebildiğimsin.
sevgilim, sen, bakarken kirpiklerimin birbirine değmesini bile istemediğimsin. yarımsın.
mahalleyi ayağa kaldıran, niyeti bozmuş sokak kedimsin sen. kapımda öylesine beliriveren.
ellerimin arasındaki başını, gülümsemeni özlüyorum en çok. gülünce kısılan gözlerini. hiçbir zaman benim olmayan gözlerini.
yanında uyurken birden uyanıp sana bakmayı özlüyorum. hem de çok. kopup gitmek istiyorum senden. geride bırakmak, denize dökmek, havaya savurmak ya da ne bileyim, sana dair ne varsa yok etmek. onlarla birlikte yok olmak.
şimdi çelik bir fotoğraf gibisin bana aşkım. bakmaya cesaret edemediğim. bi kedi ürkekliği içinde bir köşeye sinip de uzaktan izlediğim, yanına yanaşamadığım.
küçük bi çocukken kömürlüğe kaçan beyaz kedim gibisin, minik parmaklarımı yakan kibritlerle karanlık gecelerde köşe bucak aradığım. kibritim bitiyor, parmağım yanıyor, sen yoksun?
keşke onu bulduğum gibi seni de bulsam bir köşemde. tüyleri kömürden pislenmiş, kocaman gözleriyle bakan kirlikedim gibi. o an çocuk kalbim sana atsa ve kucağıma alsam seni aşkım, olmaz mı?
ne zaman ellerinden tuttuğumu sansam, aslında bir hayale tutunmuşum ben.
öyle bir hayal ki, benden bile gerçek. ama her seferinde koyup geçen bir rüyaymışsın sen.
uçuşan kanatların havaya kaldırdığı bir toz gibi senin etrafında dönmüşüm ben.
gözlerine, nasıl olur da daha yakından bakabilirim diye düşünürken hepten kaybetmişim. hepten.
bir kere ağlar mısın benim için? benim senin için ağladığım gibi?
kimse benim için ağlamadı aşkım. sen ağlarsan belki bilirim sevdiğini. bir kere görsem o gözlerinin benim için biriktiğini, bana aktığını. orda olsam, yanıbaşında.
gözyaşınla gezinsem yanaklarında, ordan boynuna düşsem bir kuş tüyü gibi.
için gıdıklansa ve tutsan beni. alıp dudaklarına götürsen, nefesini duysam her bir zerremde. aşkım, desem, sevgilim, desem. elinde kalsam öylece. orda bitsem, ölsem.
özlesen sen de beni? varsın "özledim seni", demesen.
sevsen sen de. "seviyorum", demesen. ama sevsen aşkım. uykuyu sevdiğin gibi, denizi sevdiğin gibi, boynumu sevdiğin gibi, sigarayı sevdiğin gibi sevsen.
çıkıp gelsen yine, patates desen bana. sen benim poğça burunlu kirlikedim, ben senin patatesin. mırlasan kulaklarımın dibinde. her seferinde aynı esprileri yapıp aynı kahkahayla gülsek.
bi film koysam ben, sen sıkılsan. öpmeye başlasan beni, hiç bitiremesek hiçbir filmi. kırmızı ışıklar içinde havada uçuşan balmumundan balonlar gibi olsak. uçuşurken değsek birbirimize ve tamamlasak eksiklerimizi.
sevişsek ışığımızda, tenimizde buluşsak. uyusak, uyansak, yine sevişsek.
sonra beraber kursak kahvaltı masamızı, eskiden yaptığımız gibi. ekmek almaya yollanan çocuk mızmızlığıyla uyansan, kıpkırmızı gözlerinden öpsem, daha sen açamadan.
tatsam, koklasam seni yeniden. olmaz mı aşkım?
şimdi senin için ikinci dizesi hatırlanamayan bir şarkı, belki de bütün hatları unutulmuş bir resim gibiyim. sense her bir damarını hatırladığım yaprak. ellerimde kurumuş ve çözülmeye yüz tutmuş bir karadeniz yaprağı. av peşinde bir balık, fıkralarında kaybolmuş bir balıkçı.
nasıl hatırlarsa öldürülen, katilinin yüzünü, ben de öyle hatırlıyorum senin her demini, baharını, gözlerini, gülüşünü, güzünü.
hiçbir zaman gelmeyeceksin.
ama hep bekleneceksin.
çünkü "sen hâlâ benim sevgilimsin."
ilk kez sevgilim dediğimsin. dolu dolu, titreyerek. gözlerimi hiçbir yere kaçırmadan...
Bu kelimeyi sadece bir insan için kullandım ve kullanmaya devam etmeyi arzuluyorum. Sevgi, aşk gibi duygular bitmez lakin şu var iki tarafta aynı duyguları besliyorsa bitmez. Şöyle birşey olursa bir taraf saf ve eninde duygularından ve diğer taraf emin değilse o zaman durum farklı tabi. Siz ne yaparsanız yapın tam anlamıyla sevgiyi alamıyorsanız üzülür kahrolursunuz. Sevginizi belli edin, sevmiyorsanız da direk diyin.
olmayandır.
yavşaklıktan başka bir şey değil.
1. isim Sevilen ve âşık olunan kimse, yavuklu, dost, yâr, canan:
"Onun mezarında hayatının ilk ve son sevgilisinin mezarında ilk ve son defa ağladı." - Nazım Hikmet
2. sıfat Sevgi ve bağlılık duyulan:
"Millet yoludur, hak yoludur tuttuğumuz yol / Ey hak, yaşa; ey sevgili millet, yaşa var ol" - Tevfik Fikret
Kaynak: tdk.
"Onun mezarında hayatının ilk ve son sevgilisinin mezarında ilk ve son defa ağladı." - Nazım Hikmet
2. sıfat Sevgi ve bağlılık duyulan:
"Millet yoludur, hak yoludur tuttuğumuz yol / Ey hak, yaşa; ey sevgili millet, yaşa var ol" - Tevfik Fikret
Kaynak: tdk.
Insana mutluluk ve değer katmadıkça çok gereksiz bir canlı. Cani gönülden sevip bana değer verecek bir yar olursa zaten neden kaybedeyim ölümüne sahip çıkarım. Sizi önemsemeyen kendinden başkasını düşünmeyen insanları hayatınıza alıp sinir krizi geçirmeyin.
Vakti gelince el olup giden.
zor günlerimde başımı memelerine yaslayarak huzur bulduğum düze çıkınca da aldattığım kadındır kendisi. umarım hakkını helal eder.
Nası oluyor nasıl yapılıyor, tarif verin la. Ölmeden önce olsun bari bir kere.
Not: 35 derecede falan gibi yemek tarifi vermeyin.
Cidden soruyorum.
Not: 35 derecede falan gibi yemek tarifi vermeyin.
Cidden soruyorum.
ben koşar o kaçar, yakalarsın kayar.
bir dur durduğun yerde ama söz de dinlemez.
aşk güzeldir ta ki evlenene kadar, sonra sevgi alır ya da almaz yerini.
aşkın yeri doldurulamaz.
bir dur durduğun yerde ama söz de dinlemez.
aşk güzeldir ta ki evlenene kadar, sonra sevgi alır ya da almaz yerini.
aşkın yeri doldurulamaz.
hayatını kolaylaştırıyor ve sana mutluluk getiriyorsa bırakılmaması aksi takdirde uzaklaşılması gerekendir.
yavan ekmek yerken peynir zeytin uzatan insandır.
Çok sevilen ve çok özlenen. Uzak mesafe ilişkisi oldukça zor. Fakat insan karşı tarafın duygularına ve kendi duygularına inanınca kavuşmayı beklemek daha anlamlı oluyor.
ilişkimiz çok yeni ama sanki yıllardır onu beklemişim gibi...
ilişkimiz çok yeni ama sanki yıllardır onu beklemişim gibi...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar