artık bir hobi haline gelmiştir. klasör dolusu evrak verip, üstüne bir ton para bayılıp karşılığında standart bir fotokopi kağıdıyla eve dönmek gerçekten paha biçilemez bir deneyim.

hayır anlamadığım, hesabımda gösterdiğim parayla oradaki memurun üç yıllık maaşını öderim ama sorsan oraya gidip kaçak inşaat işçisi olacağım sanıyorlar. insanı potansiyel mülteci yerine koymaları da cabası. neyse zaten hevesim kaçtı, ben de gitmiyorum kardeşim.
insanı durduk yere kendi pasaportundan soğutan, evrak toplarken harcanan emeğe mi giden paraya mı üzüleceğini şaşırtan hede. sanki oraya gidip iltica edeceğiz alt tarafı iki müze gezip dönecektik be insafsızlar.
1,5 mio kişiye haketmediği halde gri, 2 mio kişiye de haketmediği halde yeşil pasaport vermiş türk hükumeti. Pasaport harcı, ücreti konusunu "yolsuzluk kapısı " yapmış, kim ne paralar götürdü bilmiyoruz bile.

Dünyanın en pahalı harçları türk pasaportunda. O paralar nereye gidiyo, o kadar çok yolsuzluk kapısı var ki, ona sıra gelmiyo...

E bu durumda; belgelerin tam görünmesi mesela almanya için hiçbi anlam taşımaz. Çünkü "düzmece gerçek pasaport " taşıyanların da belgeleri tam. Doğrudur, haksızlıklar oluyodur ama türkiye devletlerarası güveni kötüye kullanmış bir ülkedir, bunun ceremesini de türk pasaportu taşıyan türk vatandaşları çekecektir.
hesabımda yatan onca paraya ve sunduğum tapu fotokopisine rağmen konsolosluğun beni iltica edecek potansiyel mülteci sanmasıdır. bir dahaki sefere başvuru dosyasına böbreğimi satacağıma dair taahhüt de iliştirmem gerekecek sanırım.
© copyright 2005 - 2026