bugün
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi9
- idam cezasının geri gelmesi6
- yeni parti7
- nervio9
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi6
- kurtar bizi müsavat3
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı27
- lan ın ingilizcesi4
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı15
- bakırköy4
- ayakkabıları ters giymek4
- aralıksız 14 dakika boyunca osurmak2
- devran dönecek2
- sabah yürüyüşü8
- meme gerdirme operasyonu8
- güç zehirlenmesi yaşamamak için yapılması gereken5
- kemal kılıçdaroğlu4
- karpuzcu libos panda2
- patates sulusu2
- hayat seks yemek kültür ve sanattır2
- okan buruk11
- sözlükteki galatasaraylılar7
- yahudi cesaret madalyalı lider mi olur sorunsalı2
- cumartesi pazarı3
- ahmet baran yazgan8
- ona bir şey söyle4
- meczubun peşinden gitmek4
- rahatın hiç uğramadığı kalp4
- dursun özbek4
- jinekomasti olmuş erkeğin göğüsleriyle oynamak3
- 1 euro 55 33 tl2
- kuşbaşılı pide3
- süt ısıtıp içine kahve ve şeker katmak5
- jinekomasti yaptıran sözlük erkekleri3
- kıyma çeken kasaba nasıl kıydın diye sitem etmek2
- biranın üstüne rakı içmek6
- z kuşağı5
- victor osimhen15
- galatasaray12
- toprağı öpen gözyaşları3
- yaratılmışların en üstünü3
- resimler3
- çırılçılgın sözlüğe gelmek3
- romelu lukaku11
- üst başın kedi sidiği kokması3
- anın görüntüsü32
- kadıköy3
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi21
- damarsız tüysüz manisa yaprağı25
- damacanayla çay içmek3
bu sanat çok sikimdirik bir şey usta.. ya da sikimdirik demeyelim de çok laçka, türkçe gibi nereye çekersen oraya geliyor.. herkes bir şekil vermek, bir standarta oturtmak istiyor ama yine kazığa oturan kendisi.. inönü bizimdir direkleri sizindir..
herkesin sanat anlayışı oldukça farklı.. sanata bakış açısı da keza öyle.. olması gereken de sanırım bu.. çok seslilik her zaman iyidir hesabı..
sofi'nin dünyası diye bir kitap var.. bende de var.. iki yıl önce aldım duruyor.. 5 sayfa okudum aldığım gün otobüste eve gelirken o kadar.. ama gel gör ki bu kitabı okumamak cehalet göstergesiymiş ben bunu öğrendim.. şu hayatta birçok şey gördüm ama bu faşizm beni bitirdi.. halkım için kendimi yakacağım bir gün..
- sofi'yi nasıl okumazsın?
okumuyorum olum! sofi'yi de felsefenin temelini de sikeyim..(ağır oldu ama lafın gelişine vurayım dedim..)
- sofi'yi lise'de okutuyorlar?
bizim okul ucubelerle doluydu.. o kadar ucubeydik ki sağ sol çatışması ve psikolojik harp çerçevesinde okuyorduk.. bir de kız kavgalarımız vardı..
neyse konu piç oldu..
bu faşizm tamamı ile her kişinin kendini çok önemli birisi olarak görmesinden kaynaklanır.. tabii kendimize göre çok önemliyiz ama bir de toplum ve toplum içinde yaşamak diye bir şey var.. okuduğumuz iki kitap, gittiğimiz bir tiyatro oyunu, ilk çıktığı günden beri takip ettiğimiz kurban, kimsenin bilmediği zardanadam, kemal tahir, cemal süreya, küpe, uzun saç, aykırı olduğunu düşündüğün fakat taksimde iki bira içmek dışında değişik hiçbir şey yapamadığın hayatın, pink floyd, uyuşturucu, siyahlara bürünmek vs. vs.
bu mudur? bunların herhangi birisini yaptığın için diğerlerinden daha kıymetli değilsin! diğerleri gibi, hepimiz gibi bir hiçsin! başka bir şey değil! benden daha fazla sinema filmi izlemen seni benden üstün kılmıyor.. "ego"nu tatmın ediyorsun.. başkaları "x de çok tiyatroya gider", "y de gothic metal'i çok sever", "q da felsefenin amına koymuş aristo yanında bok yemiş" desin diye yapıyorsun bir çok şeyi.. sonra gelip bana -ki hayatının hatasıdır bu- felsefeden, sinemadan ve müzikten bahsedip beğenilerimi aşağılıyorsun..
off çok uzun ama çok saçma bir entry oldu bu!..
dememiz o ki, bu faşizm tamamı ile kişisel yozlaşmaya dayanır.. egosuna esir olmuş bünyelerin zırvasından başka hiçbir şey değildir.. okumaya, dinlemeye ve seyretmeye değerli bulduğunuz her şey sizin içindir.. tür ve şekilcilik sizi aldatmasın.. eğer ki buna alanırsanız yıkarıda bahsetmeye çalıştığımız pisliklerden zerre farkınız olmaz..
bilgi esastır.. okuduğu iki sayfadan maksimum bilgi alan birisi sırf herkes okuyor diye okuduğu klasiklerden zerre anlam çıkartamamışlardan daha üstündür.. tabii bu statüsüne ve dışa dönük olan tavırlarına göre insanları sıralamayanlar içindir..
sanat bu yukarıda yazdıklarımız değildir!..
herkesin sanat anlayışı oldukça farklı.. sanata bakış açısı da keza öyle.. olması gereken de sanırım bu.. çok seslilik her zaman iyidir hesabı..
sofi'nin dünyası diye bir kitap var.. bende de var.. iki yıl önce aldım duruyor.. 5 sayfa okudum aldığım gün otobüste eve gelirken o kadar.. ama gel gör ki bu kitabı okumamak cehalet göstergesiymiş ben bunu öğrendim.. şu hayatta birçok şey gördüm ama bu faşizm beni bitirdi.. halkım için kendimi yakacağım bir gün..
- sofi'yi nasıl okumazsın?
okumuyorum olum! sofi'yi de felsefenin temelini de sikeyim..(ağır oldu ama lafın gelişine vurayım dedim..)
- sofi'yi lise'de okutuyorlar?
bizim okul ucubelerle doluydu.. o kadar ucubeydik ki sağ sol çatışması ve psikolojik harp çerçevesinde okuyorduk.. bir de kız kavgalarımız vardı..
neyse konu piç oldu..
bu faşizm tamamı ile her kişinin kendini çok önemli birisi olarak görmesinden kaynaklanır.. tabii kendimize göre çok önemliyiz ama bir de toplum ve toplum içinde yaşamak diye bir şey var.. okuduğumuz iki kitap, gittiğimiz bir tiyatro oyunu, ilk çıktığı günden beri takip ettiğimiz kurban, kimsenin bilmediği zardanadam, kemal tahir, cemal süreya, küpe, uzun saç, aykırı olduğunu düşündüğün fakat taksimde iki bira içmek dışında değişik hiçbir şey yapamadığın hayatın, pink floyd, uyuşturucu, siyahlara bürünmek vs. vs.
bu mudur? bunların herhangi birisini yaptığın için diğerlerinden daha kıymetli değilsin! diğerleri gibi, hepimiz gibi bir hiçsin! başka bir şey değil! benden daha fazla sinema filmi izlemen seni benden üstün kılmıyor.. "ego"nu tatmın ediyorsun.. başkaları "x de çok tiyatroya gider", "y de gothic metal'i çok sever", "q da felsefenin amına koymuş aristo yanında bok yemiş" desin diye yapıyorsun bir çok şeyi.. sonra gelip bana -ki hayatının hatasıdır bu- felsefeden, sinemadan ve müzikten bahsedip beğenilerimi aşağılıyorsun..
off çok uzun ama çok saçma bir entry oldu bu!..
dememiz o ki, bu faşizm tamamı ile kişisel yozlaşmaya dayanır.. egosuna esir olmuş bünyelerin zırvasından başka hiçbir şey değildir.. okumaya, dinlemeye ve seyretmeye değerli bulduğunuz her şey sizin içindir.. tür ve şekilcilik sizi aldatmasın.. eğer ki buna alanırsanız yıkarıda bahsetmeye çalıştığımız pisliklerden zerre farkınız olmaz..
bilgi esastır.. okuduğu iki sayfadan maksimum bilgi alan birisi sırf herkes okuyor diye okuduğu klasiklerden zerre anlam çıkartamamışlardan daha üstündür.. tabii bu statüsüne ve dışa dönük olan tavırlarına göre insanları sıralamayanlar içindir..
sanat bu yukarıda yazdıklarımız değildir!..
sanatı algılayamamış bünyelerin herşeyi sanat değeri olarak görmelerinin doğal sonucu.
genele yayılmış, sanat değeri taşıdığı var sayılan hatta ölçüm cihazı gibi kişiyi sınıflandıran birçok iş, aslında yetersiz ve sadece kitlelere yayılmayı amaçlamış iyi reklam politikasının başarılı ürünleri olmaktan öteye gitmez.
buna rağmen azıcık düşünüp tartanımız bile oltaya düşer ve sanatı anlamaya çalışmak hak eden değeri doğru yere vermek yerine genelin boşluğunu geçerli kılıp, var olan üzerinden toptan taşlama yapar.
aslında mesele ne izlenen film sayısı ne okuduğun kitaptır.okuduğunu, izlediğini,gördüğünü,dinlediğini anlamak, yorumlamak, satır aralarını okuyabilmek gerekir ki bunun için bilgiye ihtiyaç duyduğunu zaten kişi farkeder ve ihtiyacı ölçüsünde bilgilenir.
sanatın gerçek okumasını yapabilen bünye sağda solda ufak küçümseme, boş laf kırıntıların peşine düşmez aldığı zevkin keyfini çıkarır.
ki herzaman mutluluk veren bi zevkten söz etmiyorum.yeninin zevki,zira sanat eseri yeni bir fikir duygu bırakır kişide.yapılan hep aynı gibide görünse de kişide açtığı yeni bir iz olmalıdır.yada var olanı perçinleyen..
genele yayılmış, sanat değeri taşıdığı var sayılan hatta ölçüm cihazı gibi kişiyi sınıflandıran birçok iş, aslında yetersiz ve sadece kitlelere yayılmayı amaçlamış iyi reklam politikasının başarılı ürünleri olmaktan öteye gitmez.
buna rağmen azıcık düşünüp tartanımız bile oltaya düşer ve sanatı anlamaya çalışmak hak eden değeri doğru yere vermek yerine genelin boşluğunu geçerli kılıp, var olan üzerinden toptan taşlama yapar.
aslında mesele ne izlenen film sayısı ne okuduğun kitaptır.okuduğunu, izlediğini,gördüğünü,dinlediğini anlamak, yorumlamak, satır aralarını okuyabilmek gerekir ki bunun için bilgiye ihtiyaç duyduğunu zaten kişi farkeder ve ihtiyacı ölçüsünde bilgilenir.
sanatın gerçek okumasını yapabilen bünye sağda solda ufak küçümseme, boş laf kırıntıların peşine düşmez aldığı zevkin keyfini çıkarır.
ki herzaman mutluluk veren bi zevkten söz etmiyorum.yeninin zevki,zira sanat eseri yeni bir fikir duygu bırakır kişide.yapılan hep aynı gibide görünse de kişide açtığı yeni bir iz olmalıdır.yada var olanı perçinleyen..
Akıllara ispanya iç Savaşında General Franco'nun destekçiliğini yapmış Salvador Dali'yi getiren faşizmdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar