bugün
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi23
- yeni parti'nin kürtçü olması12
- oy verdiğim partiyi niye eleştireyim14
- gün tabağı diye rulolat veren sözlük kızı9
- mazotun litresi 90 lira13
- 100 bin liraya mezarlık gece bekçisi olmak9
- niğde de restorana girip dayak yemek10
- otuzlarında ilk milyon dolarını kazanamamış olmak5
- s'i l v'e r m'i s t27
- yeni parti tüzüğü5
- parti tüzüğü okumak8
- berhan şimşek'in kadına şiddet faili olması9
- üsküdar belediyesi9
- masklavi'nin türkçe öğretmenine selam göndermek4
- allah yoksa insanı iyi olmaya zorlayan nedir5
- aşırı milliyetçilerin herkesi kürtçü ilan etmesi3
- şizofrenik hikayeler5
- sarı torba11
- kahve yemek4
- mel mel bakan adama gülümsemek2
- eylülde tatil yapmak7
- miçotakis ten türkiye'ye iyi geçinme çağrısı2
- türkiye iran savaşı7
- ecevit ekonomisi4
- kemaliklerle ekonomi tartışmak4
- herkese terörist diyip sonradan 180 derece dönmek4
- mutlu bey birader koştursun ama düşmesin3
- ne mutlu türküm diyene4
- eğitimde fırsat eşitliği3
- ahmet davutoğlu4
- yalancı su böreği10
- ama yeni parti tüzüğü13
- türkiye iran'a bedel ödetmemize yardımcı oluyor3
- afd'ye oy veren türkler3
- kargalar4
- gammaz çetesi10
- pkklıların kürdü türk'e karşı kışkırtmaları4
- özgür özel2
- tanımadığınız birinin sorunlarını önemser misiniz14
- yeni türkiye yi bir görselle özetle4
- biraderin koşturmaya başlaması2
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- 4 eylül 20262
- kıçın yarısı açıkta bikinilerin berbatlığı3
- jd vance3
- 20322
- kadın ve erkek yazar arasında nesil farkı önmli mi4
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri28
- arabeski türkiyede küçük hüsamettin bitirdi3
- yaprak dökümü ayşe3
karşı karşıya kalınıldığında insanı üzen durumdur;
üstelik bir taraf oldukça içten bir hal içerisinde olmasına rağmen karşıdan
zerre samimiyet göremiyorsa daha kırıcıdır.
üstelik bir taraf oldukça içten bir hal içerisinde olmasına rağmen karşıdan
zerre samimiyet göremiyorsa daha kırıcıdır.
''ben bunu hakedecek ne yaptım'' denilesi durum.
ben bu basligi bugun bir yerde daha gordum ama nerde????
tanim: beni derin dusuncelere gark etmis baslik..
birakin artik sunu nolur yahu.. acacagin varsa da baska gun ac, ayni gun yemeden icmeden aktarmak zorunda misin ??
tanim: beni derin dusuncelere gark etmis baslik..
birakin artik sunu nolur yahu.. acacagin varsa da baska gun ac, ayni gun yemeden icmeden aktarmak zorunda misin ??
kendini daha ilk baştan belli eden unsur...
hemen hissedilen,
akabinde saygı duymayı engelleyen.
akabinde saygı duymayı engelleyen.
birbirine mesafeli davranmayı ve selam vermemeyi adetten sayan insanların süratle geliştirdikleridir. yabancılaşmada varılan son noktadır.
saygı ve sevginin kişisel çıkara hizmet ettiği günümüzde, teknolojinin de gelişmesiyle, insanın maruz kaldığı yabancılaşmayı dışa vurumu ve iletişim kopukluğuna yol açmasıdır. anlamamak ve anlaşılmamaktır.
saygı ve sevginin kişisel çıkara hizmet ettiği günümüzde, teknolojinin de gelişmesiyle, insanın maruz kaldığı yabancılaşmayı dışa vurumu ve iletişim kopukluğuna yol açmasıdır. anlamamak ve anlaşılmamaktır.
araya dünya girmeden kişinin kendiyle konuşur, davranır gibi karşısında ki ile konuşması, davranmasıdır.
su tip davranışları iceren durum;
hastamız cıktı sag salim hastehaneden.
ay cok sevindeeem. saati nerden aldın, kac para ?
hı sdfxcv...!?!?
hastamız cıktı sag salim hastehaneden.
ay cok sevindeeem. saati nerden aldın, kac para ?
hı sdfxcv...!?!?
düşünce ile ifadenin çelişme durumudur.
bazı insanlar vardır, ilk andan itibaren samimi olmadıklarını hissettirirler insana.
bu insanları sevmek, sevseniz de onlara tahammül etmek imkansızdır. onlara karşı hissedilen sevgi gün gektikçe, çok hızlı bir şekilde kaybolur, tükenir gider.
her şeyleri yapmacıktır. tavırları, konuşmaları, sevinçleri, hüzünleri... her şeyleri "hadi lan" "hadi be!" "yürü git başımdan" dedirtir. böyle gelmiş böyle de gideceklerdir, fakat artık sizinle gidemeyeceklerinin, götüremeyeceğinizin farkına varmışsınızdır.
bunlar genellikle kadın/erkek olamamış, olgunlaşamamış çocuklardır. ellerinde şekerleri olan, şekerleri ellerinden alındığında ağlayan, şekerlerini almak için binbir taklalar atan koca çocuklar gibidirler. şahsiyet, kişilik, mantık eksiktir. yoktur.
onlardan ayrılmak için hiçbir zaman erken ya da geç olmaz. 2 hafta, 5 hafta fark etmez. bunu fark ettiğiniz anda, mideniz de bulanmışsa çabucak çıkmanız gerekir ki zarar daha fazla görmeyesiniz.
merak etmeyin, onlar kırılmazlar da... sadece içlerinde buruk bir terk edilme duygusu hissederler, ve yine merak etmeyin, bu duygu çabuk geçer...
her türlü şartları ve koşulları ideal ve imkanlı dahi olsa da, bu ilkel şeylerle geçirilen her dakika insanı deli gibi hırpalar, mutsuz eder.
allah üzmesin.
dünyada ne güzellikler var,
hak etmeyenle vakit geçirmeye ne hacet?
kendisiyle barışık, samimi, düzgün, çok daha uğruna feragat edilebilecek, uğruna her şeye karşı kapanılabilecek insanlar var.
varsın, gelecek imkansız olsun.
onlarla her şeyi yaşamaya değer.
bu insanları sevmek, sevseniz de onlara tahammül etmek imkansızdır. onlara karşı hissedilen sevgi gün gektikçe, çok hızlı bir şekilde kaybolur, tükenir gider.
her şeyleri yapmacıktır. tavırları, konuşmaları, sevinçleri, hüzünleri... her şeyleri "hadi lan" "hadi be!" "yürü git başımdan" dedirtir. böyle gelmiş böyle de gideceklerdir, fakat artık sizinle gidemeyeceklerinin, götüremeyeceğinizin farkına varmışsınızdır.
bunlar genellikle kadın/erkek olamamış, olgunlaşamamış çocuklardır. ellerinde şekerleri olan, şekerleri ellerinden alındığında ağlayan, şekerlerini almak için binbir taklalar atan koca çocuklar gibidirler. şahsiyet, kişilik, mantık eksiktir. yoktur.
onlardan ayrılmak için hiçbir zaman erken ya da geç olmaz. 2 hafta, 5 hafta fark etmez. bunu fark ettiğiniz anda, mideniz de bulanmışsa çabucak çıkmanız gerekir ki zarar daha fazla görmeyesiniz.
merak etmeyin, onlar kırılmazlar da... sadece içlerinde buruk bir terk edilme duygusu hissederler, ve yine merak etmeyin, bu duygu çabuk geçer...
her türlü şartları ve koşulları ideal ve imkanlı dahi olsa da, bu ilkel şeylerle geçirilen her dakika insanı deli gibi hırpalar, mutsuz eder.
allah üzmesin.
dünyada ne güzellikler var,
hak etmeyenle vakit geçirmeye ne hacet?
kendisiyle barışık, samimi, düzgün, çok daha uğruna feragat edilebilecek, uğruna her şeye karşı kapanılabilecek insanlar var.
varsın, gelecek imkansız olsun.
onlarla her şeyi yaşamaya değer.
sahtekarlıktır. samimi insanlarla geçirilecek bir saat, yıllara bedeldir.
bÂzen aşırı sevgi pıtırcığı olanlarda göze çarpan durumdur. herkesi seven, herkesle iyi geçinen bu insanlar, dışarıdan bakıldığında "kendi kuralları, karakterleri yok mu? nasıl olur da her çeşit insanla kanka muhabbetine girer bunlar?" şeklinde düşüncelere sevkederler.
vücudunun 4'te 3'ü su olan bir canlının şamsiye kullanması samimiyetsizliktir.
evet işin aslı budur, çelişkinin kralıdır.
evet işin aslı budur, çelişkinin kralıdır.
iç yüzünü belli etmemektir.
mesela saldırgan bir insan, saldırganlığını gizlemek amacıyla gerektiğinden fazla nazik davranır.
din konusunda aşırılığa kaçan, herkesten çok dine, ahlaka bağlı olduğunu gösteren kişinin nedeni, çirkin bulduğu ve bulunacağına inandığı içyüzünü göstermekten korkması, uydurma, yalancı ve aldatıcı davranışlarıyla iç gerçekliğini güzelleştirmek, maskelemek istemesidir.
mesela saldırgan bir insan, saldırganlığını gizlemek amacıyla gerektiğinden fazla nazik davranır.
din konusunda aşırılığa kaçan, herkesten çok dine, ahlaka bağlı olduğunu gösteren kişinin nedeni, çirkin bulduğu ve bulunacağına inandığı içyüzünü göstermekten korkması, uydurma, yalancı ve aldatıcı davranışlarıyla iç gerçekliğini güzelleştirmek, maskelemek istemesidir.
bekaret konusunda yurdum erkeklerinde çok görülen bir durumdur. etrafına bekaretin kendisi için önemli olmadığını söyler durur. böyle düşünen kızlara da destek falan olmaya çalışır. ama gider bakire biriyle evlenir.
"samimiyet yoktur, iyi oyunculuk vardır" sözü ile açıklanabilecek kavramdır.
charles bukowski de asla olmayan şey.
matruşka bebeklere benzer bu insanlar, tanıdıkça, anladıkça küçüldüklerini görürsünüz.
her doğan ne yazık ki insan değil tabii, "insan" olmak çok başka bir hikayedir.
her doğan ne yazık ki insan değil tabii, "insan" olmak çok başka bir hikayedir.
yüksek eğitim almış insan güruhunda daha yaygın olarak bir durumdur.daha düşük eğitim almış bir grupla vakit geçirdiğinizde cidden samimiyet neymiş anlıyorsunuz.
çağımızın hastalığı, böyle davranan insanları anlamaya çalıştım sonuçta kendi akıl sağlığım için şunu buldum: böyle davranan insanların kendileriyle ilgili çözemedikleri büyük problemleri vardır, kendileri olamadıkları için zamana ve karşılarındaki insana en uygun davranış şeklini benimsiyorlar, göze batmamak istiyorlar. öyle ki en iyi ve en düzgün kendileri davranıyormuş izlenimi bırakmak için çabalıyorlar ki dikkat çekmesinler.
içinden küfrettiğini gözlerinden okunurken , ağzıyla "evet tabii , sizin de haklı olduğunuz noktalar var" demektir.. plaza kadınlarında ve politikacı adamlarda görülür.. bi de fesybukta çok yakışmışsın diyip içinden "ayrılırsınız lan inş" diyen salak karı kızlar var onların ki samimiyetsizlik değil , düpedüz şerefsizliktir..
acı ama hepimizde default geliyo bu özellik , savunma mekanizması adı altında..
acı ama hepimizde default geliyo bu özellik , savunma mekanizması adı altında..
fox tv'de zapzup adlı programı sunan lavuk kızın yaptığıdır.
geri döneceğini bile bile istifa etmek...
2 yılı aşkındır hiç konuşmadığın,bırak konuşmayı yüzünü görmediğin ama bunun öncesinde samimi olduğun birinin birinin sana durup dururken 'naber?' mesajını atmasıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar