bugün
- osuruktan şiirler41
- herşeye x projesi diyip rahatlıyoruz2
- adana kebap7
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı16
- gece pencereyi açık unutup yatmak2
- okul kıyafeti zorunluluğu4
- açılım5
- kanal ayarlama 1500 lira11
- irfan can kahveci3
- sözlükten soğuma nedenleri17
- ben geldim kerkenezler18
- devletin temeli adalettir9
- claudian clouds22
- iyi parti17
- marmara denizi ne yapay ay yıldızlı iki ada2
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- simko315
- oyları bölmeyin diyen tipler nerde6
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz6
- velvet'in aylık geliri6
- kısır9
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- alttaki yazara motto ver16
- yapay zekaya entry yazdıran yazar7
- küçük sürprizler yapmak5
- 777 diyen erkolar8
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener4
- çerçeve yasa33
- yeni anayasa4
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- arkadaşlar benden el mankeni olur mu4
- akrep burcu kini8
- amedspor14
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- mini elbise4
- sevgiliye sorulan ilginç sorular6
- şeytanın insanlardan ders alması4
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler27
- zorunlu eğitim9
- yazarların özel mesaj sayıları5
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- üsteki yazara güzel bir şey söyle10
- aleksey batrakov12
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi9
- gollumun gözü yüzükte6
- sözlük ırkçıları8
- ölüp hayalet olarak geri gelmek4
- saçını pembeye boyayan erkek6
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı13
Kuran-ı kerimin 37. suresidir. 865 kelime ve 3790 harften oluşmaktadır.
Bismillahirrahmânirrahîm
1 - Andolsun o saf bağlayıp duranlara.
2 - O haykırıp da sürenlere.
3 - Ve o yolda zikir okuyanlara.
4 - Ki sizin ilâhınız birdir.
5 - O, göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir, bütün doğuların da Rabbidir.
6 - Gerçekten biz dünya göğünü (o yakın göğü) bir zinetle, yıldızlarla süsledik.
7 - Onu her inatçı şeytandan koruduk.
8 - Onlar yüksek (melekler) topluluğunu dinleyemezler. Her taraftan kovulup atılırlar.
9 - Uzaklaştırılırlar. Onlara ardı arkası kesilmez bir azab vardır.
10 - Ancak kulak hırsızlığı yapanlar olur. Onu da yakıcı bir alev takip eder.
11 - Şimdi onlara sor: "Yaradılışça kendileri mi daha çetin, yoksa bizim yarattıklarımız mı?" Gerçekten biz onları cıvık bir çamurdan yarattık.
12 - Fakat sen onlara şaşıyorsun, ama onlar (seninle) eğleniyorlar.
13 - Kendilerine hatırlatıldığında da düşünmüyorlar.
14 - Bir mucize gördükleri zaman da eğlenceye alıyorlar.
15 - Ve diyorlar ki: "Bu apaçık büyüden başka bir şey değildir."
16 - "Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman mı biz tekrar dirilecekmişiz?"
17 - "Önceki atalarımız da mı?... "
18 - De ki: "Evet, hem de sizler çok aşağılanmış olarak (dirileceksiniz)."
19 - Çünkü O (sura üfürmek) zorlu bir kumandadan ibarettir ki, derhal onların gözleri açılıverir.
20 - "Eyvah bizlere! işte bu hesap günüdür." derler.
21 - (Onlara): "işte bu, sizin yalanlamakta olduğunuz (iyi ve kötüyü) ayırt etme günüdür" denir.
22-23 - Toplayın mahşere o zulmedenleri, eşlerini ve Allah'tan başka taptıkları şeyleri. Toplayın da götürün onları sırata (cehennem köprüsüne) doğru.
24 - Ve durdurun onları, çünkü sorguya çekilecekler.
25 - (Onlara): "Ne oldu sizlere de yardımlaşmıyorsunuz?" (denilir.)
26 - Hayır, bugün onlar teslim olmuşlardır.
27 - Onlar, birbirine dönmüş soruşuyorlar.
28 - Onlar: "Siz bize (uğurlu görünerek) sağdan gelir dururdunuz" derler.
29 - (ileri gelenler de) derler ki: "Hayır, siz inanmamıştınız."
30 - "Bizim de size karşı bir gücümüz yoktu. Fakat siz azmış bir kavimdiniz."
31 - "Onun için üzerimize Rabbimizin azab sözü hak oldu. Şüphesiz azabımızı tadacağız."
32 - "Evet biz, sizi kışkırttık. Çünkü biz azgındık."
33 - O halde hepsi o gün azabda ortaktırlar.
34 - işte biz günahkarlara böyle yaparız.
35 - Çünkü onlar, kendilerine: "Allah'tan başka ilâh yoktur" denildiği zaman kafa tutuyorlardı.
36 - Ve: "Biz, hiçbir mecnun (deli) şair için ilâhlarımızı bırakır mıyız?" diyorlardı.
37 - Hayır o, hak ile geldi ve bütün peygamberleri tasdik etti.
38 - Elbette siz o acı azabı tadacaksınız.
39 - Bununla beraber başka değil, hep yaptığınız amellerinizle cezalandırılacaksınız.
40 - Sadece Allah'ın ihlaslı kulları müstesnadır.
41 - işte onlar için belli bir rızık vardır.
42-43 - Meyveler (vardır), Naîm cennetlerinde onlara hep ikram edilir.
44 - (Onlar) Karşılıklı tahtlar üzerindedirler.
45-46 - içenlere lezzet veren, pınardan doldurulmuş bembeyaz bir kadehle onların etrafında dolaşılır.
47 - Onda ne bir zararlı sonuç vardır, ne de sarhoşluk verir.
48 - Yanlarında iri gözlü, bakışlarını kocalarından başkalarına çevirmeyen hanımlar vardır.
49 - Sanki onlar örtülüp saklanmış yumurta gibidirler.
50 - Derken birbirine dönüp sorarlar:
51 - içlerinden bir sözcü der ki: "Gerçekten benim bir arkadaşım vardı."
52 - Derdi ki: "Sen gerçekten inananlardan mısın?"
53 - "Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman biz hakikaten cezalanacak mıyız?"
54 - "Siz onu tanır mısınız?" der.
55 - Derken bakınır ve onu cehennemin ta ortasında görür.
56 - Ona şöyle der: "Allah'a yemin ederim ki, doğrusu sen az daha beni helak edecektin."
57 - "Rabbimin nimeti olmasaydı, ben de bu tutuklananlardan olacaktım."
58-59 - "Nasılmış bak. Biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek miymişiz? Biz azaba uğratılmayacak mıymışız?
60 - işte bu büyük kurtuluştur.
61 - Çalışanlar işte böyle bir kurtuluş için çalışsınlar.
62 - Nasıl, bu mu daha hayırlı konukluk için, yoksa zakkum ağacı mı?
63 - Gerçekten biz onu zalimler için bir fitne (imtihan) yaptık.
64 - O bir ağaçtır ki cehennemin dibinde çıkar.
65 - Tomurcukları şeytanların başları gibidir.
66 - Mutlaka onlar, ondan yiyecekler de karınlarını bundan dolduracaklardır.
67 - Sonra üzerine onlar için kaynar bir içecek vardır.
68 - Sonra da dönecekleri yer, şüphesiz cehennemdir.
69 - Çünkü onlar, atalarını sapıklıkta buldular.
70 - Şimdi de kendileri onların izlerinde koşturuyorlar.
71 - Andolsun ki, onlardan öncekilerin çoğu sapıklıkta idiler.
72 - Gerçekten biz onlara içlerinden uyarıcı peygamberler de gönderdik.
73 - Sonra da bak o uyarılanların sonu nasıl oldu?
74 - Ancak Allah'ın ihlas ile seçilen kulları başka.
75 - Andolsun ki Nuh bize seslenip dua etmişti de biz de ne güzel kabul etmiştik.
76 - Biz hem onu, hem ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
77 - Hem onun neslini bâki kalanlar kıldık.
78 - Hem de sonradan gelenler içinde güzel bir namını bıraktık.
79 - Bütün âlemler içinde Nuh'a selam olsun.
80 - işte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
81 - Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.
82 - Sonra diğerlerini suda boğduk.
83 - Şüphesiz ki ibrahim de onun kolundandı.
84 - Çünkü o, Rabbine tertemiz bir kalb ile gelmişti.
85 - O babasına ve kavmine şöyle demişti: "Siz nelere tapıyorsunuz?"
86 - "Yalancılık etmek için mi Allah'tan başka ilâhlar istiyorsunuz?"
87 - "Siz âlemlerin Rabbini ne zannediyorsunuz?"
88-89 - Derken yıldızlara bir baktı da: "Ben gerçekten hastayım" dedi.
90 - O zaman arkalarını dönerek başından kaçışıverdiler.
91 - Derken bir kurnazlıkla onların ilâhlarına vardı da, "Buyursanıza, yemez misiniz?" dedi.
92 - (Cevap vermediklerini görünce de): "Neyiniz var da konuşmuyorsunuz?" (dedi).
93 - Nihayet bir yolunu bulup onlara kuvvetli bir darbe indirdi.
94 - Bunun üzerine birbirlerine girerek ona yürüdüler.
95 - ibrahim dedi ki: "A, siz kendi yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?"
96 - "Halbuki sizi de yaptıklarınızı da Allah yaratmıştır."
97 - Onlar: "Haydin onun için bir yapı yapın da onu ateşe atın." dediler.
98 - Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de kendilerini daha alçak düşürdük.
99 - Bir de dedi ki: "Ben Rabbime gidiyorum, o bana yolunu gösterir."
100 - "Ey Rabbim! Bana salihlerden (bir oğul) ihsan et!"
101 - Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik.
102 - Oğlu, yanında koşacak çağa gelince: "Ey oğlum! Ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak, ne düşünürsün?" dedi. Çocuk da: "Babacığım sana ne emrediliyorsa yap, inşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.
103 - Ne zaman ki ikisi de bu şekilde Allah'a teslim oldular, ibrahim oğlunu şakağı üzerine yatırdı.
104 - Biz de ona şöyle seslendik: "Ey ibrahim! "
105 - "Rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz ki, biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız."
106 - "Şüphesiz ki bu apaçık bir imtihandı." (dedik)
107 - Ve ona büyük bir kurbanlık fidye verdik.
108 - Kendisine sonradan gelenler içinde iyi bir nâm bıraktık.
109 - Selam olsun ibrahim'e...
110 - işte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
111 - Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.
112 - Ona bir de salihlerden bir peygamber olmak üzere ishak'ı müjdeledik.
113 - Hem ona hem ishak'a bereketler verdik. Her ikisinin neslinden de hem iyilik yapanlar var, hem de açıkça kendi nefsine zulmedenler var.
114 - Andolsun ki biz Musa ile Harun'a da nimetler verdik.
115 - Hem kendilerini ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
116 - Hem yardım ettik onlara da, galip gelenler onlar oldular.
117 - Hem kendilerine o belli kitabı (Tevrat'ı) verdik.
118 - Kendilerini doğru yola çıkardık.
119 - Sonrakiler içinde onlara iyi bir nam bıraktık:
120 - Selam olsun, Musa ile Harun'a.
121 - işte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
122 - Çünkü onların ikisi de bizim mümin kullarımızdandı.
123 - Şüphesiz ilyas da gönderilen peygamberlerdendir.
124-125-126 - Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi.
127 - Fakat onlar, onu yalanladılar. Bu yüzden onlar mutlaka (cehennemde) hazır bulundurulacaklardır.
128 - Ancak Allah'ın ihlaslı kulları müstesna.
129 - Ona da sonrakiler içinde şunu bıraktık:
130 - Selam olsun ilyâsîn'e .
131 - işte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
132 - Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.
133 - Şüphesiz Lût da gönderilen peygamberlerdendir.
134 - Hani biz onu ve ailesinin tamamını kurtarmıştık.
135 - Ancak geride kalıp batanlar içinde kalan yaşlı bir kadın hariç.
136 - Sonra diğerlerini helak etmiştik.
137-138 - Ve siz elbette sabahleyin ve geceleyin onlara uğrar ve üzerlerinden geçersiniz. Hâlâ akıl edip düşünmez misiniz?
139 - Şüphesiz Yunus da gönderilen peygamberlerdendir.
140 - Hani o bir zaman dolu bir gemiye kaçmıştı.
1 - Andolsun o saf bağlayıp duranlara.
2 - O haykırıp da sürenlere.
3 - Ve o yolda zikir okuyanlara.
4 - Ki sizin ilâhınız birdir.
5 - O, göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir, bütün doğuların da Rabbidir.
6 - Gerçekten biz dünya göğünü (o yakın göğü) bir zinetle, yıldızlarla süsledik.
7 - Onu her inatçı şeytandan koruduk.
8 - Onlar yüksek (melekler) topluluğunu dinleyemezler. Her taraftan kovulup atılırlar.
9 - Uzaklaştırılırlar. Onlara ardı arkası kesilmez bir azab vardır.
10 - Ancak kulak hırsızlığı yapanlar olur. Onu da yakıcı bir alev takip eder.
11 - Şimdi onlara sor: "Yaradılışça kendileri mi daha çetin, yoksa bizim yarattıklarımız mı?" Gerçekten biz onları cıvık bir çamurdan yarattık.
12 - Fakat sen onlara şaşıyorsun, ama onlar (seninle) eğleniyorlar.
13 - Kendilerine hatırlatıldığında da düşünmüyorlar.
14 - Bir mucize gördükleri zaman da eğlenceye alıyorlar.
15 - Ve diyorlar ki: "Bu apaçık büyüden başka bir şey değildir."
16 - "Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman mı biz tekrar dirilecekmişiz?"
17 - "Önceki atalarımız da mı?... "
18 - De ki: "Evet, hem de sizler çok aşağılanmış olarak (dirileceksiniz)."
19 - Çünkü O (sura üfürmek) zorlu bir kumandadan ibarettir ki, derhal onların gözleri açılıverir.
20 - "Eyvah bizlere! işte bu hesap günüdür." derler.
21 - (Onlara): "işte bu, sizin yalanlamakta olduğunuz (iyi ve kötüyü) ayırt etme günüdür" denir.
22-23 - Toplayın mahşere o zulmedenleri, eşlerini ve Allah'tan başka taptıkları şeyleri. Toplayın da götürün onları sırata (cehennem köprüsüne) doğru.
24 - Ve durdurun onları, çünkü sorguya çekilecekler.
25 - (Onlara): "Ne oldu sizlere de yardımlaşmıyorsunuz?" (denilir.)
26 - Hayır, bugün onlar teslim olmuşlardır.
27 - Onlar, birbirine dönmüş soruşuyorlar.
28 - Onlar: "Siz bize (uğurlu görünerek) sağdan gelir dururdunuz" derler.
29 - (ileri gelenler de) derler ki: "Hayır, siz inanmamıştınız."
30 - "Bizim de size karşı bir gücümüz yoktu. Fakat siz azmış bir kavimdiniz."
31 - "Onun için üzerimize Rabbimizin azab sözü hak oldu. Şüphesiz azabımızı tadacağız."
32 - "Evet biz, sizi kışkırttık. Çünkü biz azgındık."
33 - O halde hepsi o gün azabda ortaktırlar.
34 - işte biz günahkarlara böyle yaparız.
35 - Çünkü onlar, kendilerine: "Allah'tan başka ilâh yoktur" denildiği zaman kafa tutuyorlardı.
36 - Ve: "Biz, hiçbir mecnun (deli) şair için ilâhlarımızı bırakır mıyız?" diyorlardı.
37 - Hayır o, hak ile geldi ve bütün peygamberleri tasdik etti.
38 - Elbette siz o acı azabı tadacaksınız.
39 - Bununla beraber başka değil, hep yaptığınız amellerinizle cezalandırılacaksınız.
40 - Sadece Allah'ın ihlaslı kulları müstesnadır.
41 - işte onlar için belli bir rızık vardır.
42-43 - Meyveler (vardır), Naîm cennetlerinde onlara hep ikram edilir.
44 - (Onlar) Karşılıklı tahtlar üzerindedirler.
45-46 - içenlere lezzet veren, pınardan doldurulmuş bembeyaz bir kadehle onların etrafında dolaşılır.
47 - Onda ne bir zararlı sonuç vardır, ne de sarhoşluk verir.
48 - Yanlarında iri gözlü, bakışlarını kocalarından başkalarına çevirmeyen hanımlar vardır.
49 - Sanki onlar örtülüp saklanmış yumurta gibidirler.
50 - Derken birbirine dönüp sorarlar:
51 - içlerinden bir sözcü der ki: "Gerçekten benim bir arkadaşım vardı."
52 - Derdi ki: "Sen gerçekten inananlardan mısın?"
53 - "Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman biz hakikaten cezalanacak mıyız?"
54 - "Siz onu tanır mısınız?" der.
55 - Derken bakınır ve onu cehennemin ta ortasında görür.
56 - Ona şöyle der: "Allah'a yemin ederim ki, doğrusu sen az daha beni helak edecektin."
57 - "Rabbimin nimeti olmasaydı, ben de bu tutuklananlardan olacaktım."
58-59 - "Nasılmış bak. Biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek miymişiz? Biz azaba uğratılmayacak mıymışız?
60 - işte bu büyük kurtuluştur.
61 - Çalışanlar işte böyle bir kurtuluş için çalışsınlar.
62 - Nasıl, bu mu daha hayırlı konukluk için, yoksa zakkum ağacı mı?
63 - Gerçekten biz onu zalimler için bir fitne (imtihan) yaptık.
64 - O bir ağaçtır ki cehennemin dibinde çıkar.
65 - Tomurcukları şeytanların başları gibidir.
66 - Mutlaka onlar, ondan yiyecekler de karınlarını bundan dolduracaklardır.
67 - Sonra üzerine onlar için kaynar bir içecek vardır.
68 - Sonra da dönecekleri yer, şüphesiz cehennemdir.
69 - Çünkü onlar, atalarını sapıklıkta buldular.
70 - Şimdi de kendileri onların izlerinde koşturuyorlar.
71 - Andolsun ki, onlardan öncekilerin çoğu sapıklıkta idiler.
72 - Gerçekten biz onlara içlerinden uyarıcı peygamberler de gönderdik.
73 - Sonra da bak o uyarılanların sonu nasıl oldu?
74 - Ancak Allah'ın ihlas ile seçilen kulları başka.
75 - Andolsun ki Nuh bize seslenip dua etmişti de biz de ne güzel kabul etmiştik.
76 - Biz hem onu, hem ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
77 - Hem onun neslini bâki kalanlar kıldık.
78 - Hem de sonradan gelenler içinde güzel bir namını bıraktık.
79 - Bütün âlemler içinde Nuh'a selam olsun.
80 - işte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
81 - Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.
82 - Sonra diğerlerini suda boğduk.
83 - Şüphesiz ki ibrahim de onun kolundandı.
84 - Çünkü o, Rabbine tertemiz bir kalb ile gelmişti.
85 - O babasına ve kavmine şöyle demişti: "Siz nelere tapıyorsunuz?"
86 - "Yalancılık etmek için mi Allah'tan başka ilâhlar istiyorsunuz?"
87 - "Siz âlemlerin Rabbini ne zannediyorsunuz?"
88-89 - Derken yıldızlara bir baktı da: "Ben gerçekten hastayım" dedi.
90 - O zaman arkalarını dönerek başından kaçışıverdiler.
91 - Derken bir kurnazlıkla onların ilâhlarına vardı da, "Buyursanıza, yemez misiniz?" dedi.
92 - (Cevap vermediklerini görünce de): "Neyiniz var da konuşmuyorsunuz?" (dedi).
93 - Nihayet bir yolunu bulup onlara kuvvetli bir darbe indirdi.
94 - Bunun üzerine birbirlerine girerek ona yürüdüler.
95 - ibrahim dedi ki: "A, siz kendi yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?"
96 - "Halbuki sizi de yaptıklarınızı da Allah yaratmıştır."
97 - Onlar: "Haydin onun için bir yapı yapın da onu ateşe atın." dediler.
98 - Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de kendilerini daha alçak düşürdük.
99 - Bir de dedi ki: "Ben Rabbime gidiyorum, o bana yolunu gösterir."
100 - "Ey Rabbim! Bana salihlerden (bir oğul) ihsan et!"
101 - Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik.
102 - Oğlu, yanında koşacak çağa gelince: "Ey oğlum! Ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak, ne düşünürsün?" dedi. Çocuk da: "Babacığım sana ne emrediliyorsa yap, inşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.
103 - Ne zaman ki ikisi de bu şekilde Allah'a teslim oldular, ibrahim oğlunu şakağı üzerine yatırdı.
104 - Biz de ona şöyle seslendik: "Ey ibrahim! "
105 - "Rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz ki, biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız."
106 - "Şüphesiz ki bu apaçık bir imtihandı." (dedik)
107 - Ve ona büyük bir kurbanlık fidye verdik.
108 - Kendisine sonradan gelenler içinde iyi bir nâm bıraktık.
109 - Selam olsun ibrahim'e...
110 - işte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
111 - Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.
112 - Ona bir de salihlerden bir peygamber olmak üzere ishak'ı müjdeledik.
113 - Hem ona hem ishak'a bereketler verdik. Her ikisinin neslinden de hem iyilik yapanlar var, hem de açıkça kendi nefsine zulmedenler var.
114 - Andolsun ki biz Musa ile Harun'a da nimetler verdik.
115 - Hem kendilerini ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
116 - Hem yardım ettik onlara da, galip gelenler onlar oldular.
117 - Hem kendilerine o belli kitabı (Tevrat'ı) verdik.
118 - Kendilerini doğru yola çıkardık.
119 - Sonrakiler içinde onlara iyi bir nam bıraktık:
120 - Selam olsun, Musa ile Harun'a.
121 - işte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
122 - Çünkü onların ikisi de bizim mümin kullarımızdandı.
123 - Şüphesiz ilyas da gönderilen peygamberlerdendir.
124-125-126 - Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi.
127 - Fakat onlar, onu yalanladılar. Bu yüzden onlar mutlaka (cehennemde) hazır bulundurulacaklardır.
128 - Ancak Allah'ın ihlaslı kulları müstesna.
129 - Ona da sonrakiler içinde şunu bıraktık:
130 - Selam olsun ilyâsîn'e .
131 - işte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
132 - Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.
133 - Şüphesiz Lût da gönderilen peygamberlerdendir.
134 - Hani biz onu ve ailesinin tamamını kurtarmıştık.
135 - Ancak geride kalıp batanlar içinde kalan yaşlı bir kadın hariç.
136 - Sonra diğerlerini helak etmiştik.
137-138 - Ve siz elbette sabahleyin ve geceleyin onlara uğrar ve üzerlerinden geçersiniz. Hâlâ akıl edip düşünmez misiniz?
139 - Şüphesiz Yunus da gönderilen peygamberlerdendir.
140 - Hani o bir zaman dolu bir gemiye kaçmıştı.
141 - (Oradakilerle) kur'a çekmiş de kaydırılanlardan (yenilenlerden) olmuştu.
142 - Derken (denize atılmış ve) kendisini balık yutmuştu. (Kendi nefsini) kınıyordu.
143-144 - Eğer çok tesbih edenlerden olmasaydı, yeniden dirilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı.
145 - Biz onu hasta bir halde bir alana çıkardık.
146 - Üzerine kabak cinsinden bir ağaç bitirdik.
147 - Biz onu (Yunus'u) yüz bin veya daha çok insana peygamber olarak gönderdik.
148 - O zaman ona iman ettiler de biz onları bir zamana kadar yaşattık.
149 - Şimdi sor o seninkilere: Kızlar, Rabbinin de, oğlanlar onların mı?
150 - Yoksa biz melekleri dişi yaratmışız da onlar şahit mi bulunuyorlarmış?
151-152 - Ha!.. Onlar, şüphesiz uydurdukları iftiralarından dolayı: "Allah doğurdu" derler. Hiç şüphesiz onlar, yalancıdırlar.
153 - (Allah) kızları oğullara tercih mi etmiş?
154 - Size ne oldu? Nasıl hükmediyorsunuz?
155 - Hiç düşünmüyor musunuz?
156 - Yoksa sizin için açık bir delil mi var?
157 - O halde, eğer doğru söylüyorsanız getirin kitabınızı.
158 - Onlar, Allah ile cinler arasında bir neseb (hısımlık bağı) uydurdular. Oysa andolsun cinler bilirler ki, o yalancılar mutlaka cehenneme götürüleceklerdir.
159 - Allah, onların yakıştırdıkları vasıflardan münezzeh ve yücedir.
160 - Fakat Allah'ın ihlas ile seçilen kulları başka (onlar, Allah'ı böyle şirk ile vasıflamazlar).
161-162-163 - Çünkü siz ve taptıklarınız, kendiliğinden cehenneme saldıran kimseden başkasını, Allah'a karşı kandırıp, saptıramazsınız.
164-165-166 - (Melekler): "Bizden her birimizin belli bir makamı vardır. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!" derler.
167-168-169 - (Müşrikler) şöyle diyorlardı: "Eğer yanımızda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydı, elbette biz de Allah'ın ihlas ile seçilmiş kullarından olurduk."
170 - Fakat şimdi onu inkâr ettiler. Ama ilerde bileceklerdir.
171-172-173 - Andolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmiştir: "Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardır ve elbette bizim ordularımız mutlaka galip geleceklerdir."
174 - Onun için sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
175 - Onlara (inecek azabı) gözetle .Yakında onlar da göreceklerdir.
176 - Ya şimdi onlar, bizim azabımıza uğramakta acele mi ediyorlar?
177 - Fakat (azabımız) onların sahasına indiği zaman, (o acı sonuçla) uyarılanların sabahı ne kötüdür!
178 - Yine sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
179 - (inecek azabı) gözetle! Yakında onlar da göreceklerdir.
180 - Senin güç ve kuvvet sahibi Rabbin, onların yakıştırdıkları vasıflardan münezzeh ve yücedir.
181 - Gönderilen bütün peygamberlere selam olsun. 182-Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
142 - Derken (denize atılmış ve) kendisini balık yutmuştu. (Kendi nefsini) kınıyordu.
143-144 - Eğer çok tesbih edenlerden olmasaydı, yeniden dirilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı.
145 - Biz onu hasta bir halde bir alana çıkardık.
146 - Üzerine kabak cinsinden bir ağaç bitirdik.
147 - Biz onu (Yunus'u) yüz bin veya daha çok insana peygamber olarak gönderdik.
148 - O zaman ona iman ettiler de biz onları bir zamana kadar yaşattık.
149 - Şimdi sor o seninkilere: Kızlar, Rabbinin de, oğlanlar onların mı?
150 - Yoksa biz melekleri dişi yaratmışız da onlar şahit mi bulunuyorlarmış?
151-152 - Ha!.. Onlar, şüphesiz uydurdukları iftiralarından dolayı: "Allah doğurdu" derler. Hiç şüphesiz onlar, yalancıdırlar.
153 - (Allah) kızları oğullara tercih mi etmiş?
154 - Size ne oldu? Nasıl hükmediyorsunuz?
155 - Hiç düşünmüyor musunuz?
156 - Yoksa sizin için açık bir delil mi var?
157 - O halde, eğer doğru söylüyorsanız getirin kitabınızı.
158 - Onlar, Allah ile cinler arasında bir neseb (hısımlık bağı) uydurdular. Oysa andolsun cinler bilirler ki, o yalancılar mutlaka cehenneme götürüleceklerdir.
159 - Allah, onların yakıştırdıkları vasıflardan münezzeh ve yücedir.
160 - Fakat Allah'ın ihlas ile seçilen kulları başka (onlar, Allah'ı böyle şirk ile vasıflamazlar).
161-162-163 - Çünkü siz ve taptıklarınız, kendiliğinden cehenneme saldıran kimseden başkasını, Allah'a karşı kandırıp, saptıramazsınız.
164-165-166 - (Melekler): "Bizden her birimizin belli bir makamı vardır. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!" derler.
167-168-169 - (Müşrikler) şöyle diyorlardı: "Eğer yanımızda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydı, elbette biz de Allah'ın ihlas ile seçilmiş kullarından olurduk."
170 - Fakat şimdi onu inkâr ettiler. Ama ilerde bileceklerdir.
171-172-173 - Andolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmiştir: "Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardır ve elbette bizim ordularımız mutlaka galip geleceklerdir."
174 - Onun için sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
175 - Onlara (inecek azabı) gözetle .Yakında onlar da göreceklerdir.
176 - Ya şimdi onlar, bizim azabımıza uğramakta acele mi ediyorlar?
177 - Fakat (azabımız) onların sahasına indiği zaman, (o acı sonuçla) uyarılanların sabahı ne kötüdür!
178 - Yine sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
179 - (inecek azabı) gözetle! Yakında onlar da göreceklerdir.
180 - Senin güç ve kuvvet sahibi Rabbin, onların yakıştırdıkları vasıflardan münezzeh ve yücedir.
181 - Gönderilen bütün peygamberlere selam olsun. 182-Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
125. ayette geçen "yaratıcıların en güzeli" ifadesi, arapça olarak karşılığına bakıldığında bir saygı ifadesi olarak kullanılan, ama Kuran'ın genel üslubunu bilmeyenleri yanıltan ifadedir.
kurani kerimin 37. suresi.
Subhane rabbike rabbil izzeti amma yesifun
senin güç ve kuvvet sahibi rabbin, onların yakıştırdıkları vasıflardan münezzeh ve yücedir.
veselamun alel murselin
gönderilen bütün peygamberlere selam olsun.
vel hamdülil lahi rabbil alemin
hamd, âlemlerin rabbi allah'a mahsustur.
senin güç ve kuvvet sahibi rabbin, onların yakıştırdıkları vasıflardan münezzeh ve yücedir.
veselamun alel murselin
gönderilen bütün peygamberlere selam olsun.
vel hamdülil lahi rabbil alemin
hamd, âlemlerin rabbi allah'a mahsustur.
"Ahsenu'l halikin" tabirinin kullanilmasi, başka yaraticiların varlığını değil,allah'in yaratıcılık mertebelerinin en güzelinde varlığı yaratan bir yaratıcı olduğunu vurğulamak içindir.
Yani Allah,
"Herşeyi, herşeye layık bir tarzda, en güzel bir mertebede halk eder bir halıktir/yaratan bir yaratıcıdır.
Bu mana "o herşeyi en güzel şekilde yarattı." Ifadesidir.
Allah'in 99 isimlerinden biri olan "El-halik"in meali...
"yoktan var etme" "taktire şayan olma."
Yani Allah,
"Herşeyi, herşeye layık bir tarzda, en güzel bir mertebede halk eder bir halıktir/yaratan bir yaratıcıdır.
Bu mana "o herşeyi en güzel şekilde yarattı." Ifadesidir.
Allah'in 99 isimlerinden biri olan "El-halik"in meali...
"yoktan var etme" "taktire şayan olma."
Fazlasıyla polemik içerir.
Üç trilyon galaksi "yaratan" tanrı, birkaç çöl arabına laf anlatmak için neden böyle çırpınsın anlamak mümkün değil.
Üç trilyon galaksi "yaratan" tanrı, birkaç çöl arabına laf anlatmak için neden böyle çırpınsın anlamak mümkün değil.
mekke'de inmiştir, 182 ayettir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar