bugün
- cumhuriyetten rahatsız olan insan18
- trabzonspor16
- kadın şoför8
- bu kedi sevgisi nedir yahu6
- fenerbahçe yi ayağa kaldıracak teknik direktör6
- yallah arabistan a diyen tip3
- son aylarda tipimin iyice kaymış olması10
- kadın ayağı öpmek güzeldir3
- gadi eizenkot5
- engineer2819
- kedi sevmeyen insan2
- izmirli erkek vs trabzonlu erkek2
- galatasaray yüzyılı2
- binyamin netanyahu12
- bibi kazandı2
- modern türbanlı kadın vs mini etekli kadın3
- ya kahhar ya kahhar ya kahhar2
- nervio abla20
- ben bi gideyim tatlı yapayım2
- okula verilen çocuktan netice alamamak3
- ebu cehil karpuzu3
- sınıfta parmak kaldıran kız çocuğudur cumhuriyet2
- kimseye zararı olmayan kişi3
- kelek çıkarsa gel götten sik beni abi diyen manav6
- ayağını emojiyle kapatan insan4
- yeni evli çift aktiviteleri16
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı78
- ismail kartal23
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak17
- efendiler yarın cumhuriyet ilan edeceğiz6
- salçalı makarna13
- güzel bir kadının giydiği çorap5
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- yerde para bulmak9
- yazılımcıların flört edememesi8
- herkese veren biri4
- sözlüğe hareket getirecek şey8
- laşon hara3
- gece uyanıkları4
- tuzlu kahve dizisi4
- motorsiklet6
- mutlu günleri beklemek15
- kadınların o güzel ayak tabanları2
- görükle den moskova'ya yürümek5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- yağmur2
- insanın kendiyle geçireceği zamana ihtiyacı olması6
- madencilerin ankara'ya yürüyüşüne müdahale3
- en lezzetli balık12
- mavi4
Bismillahirrahmânirrahîm
1 - Andolsun o saf bağlayıp duranlara.
2 - O haykırıp da sürenlere.
3 - Ve o yolda zikir okuyanlara.
4 - Ki sizin ilâhınız birdir.
5 - O, göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir, bütün doğuların da Rabbidir.
6 - Gerçekten biz dünya göğünü (o yakın göğü) bir zinetle, yıldızlarla süsledik.
7 - Onu her inatçı şeytandan koruduk.
8 - Onlar yüksek (melekler) topluluğunu dinleyemezler. Her taraftan kovulup atılırlar.
9 - Uzaklaştırılırlar. Onlara ardı arkası kesilmez bir azab vardır.
10 - Ancak kulak hırsızlığı yapanlar olur. Onu da yakıcı bir alev takip eder.
11 - Şimdi onlara sor: "Yaradılışça kendileri mi daha çetin, yoksa bizim yarattıklarımız mı?" Gerçekten biz onları cıvık bir çamurdan yarattık.
12 - Fakat sen onlara şaşıyorsun, ama onlar (seninle) eğleniyorlar.
13 - Kendilerine hatırlatıldığında da düşünmüyorlar.
14 - Bir mucize gördükleri zaman da eğlenceye alıyorlar.
15 - Ve diyorlar ki: "Bu apaçık büyüden başka bir şey değildir."
16 - "Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman mı biz tekrar dirilecekmişiz?"
17 - "Önceki atalarımız da mı?... "
18 - De ki: "Evet, hem de sizler çok aşağılanmış olarak (dirileceksiniz)."
19 - Çünkü O (sura üfürmek) zorlu bir kumandadan ibarettir ki, derhal onların gözleri açılıverir.
20 - "Eyvah bizlere! işte bu hesap günüdür." derler.
21 - (Onlara): "işte bu, sizin yalanlamakta olduğunuz (iyi ve kötüyü) ayırt etme günüdür" denir.
22-23 - Toplayın mahşere o zulmedenleri, eşlerini ve Allah'tan başka taptıkları şeyleri. Toplayın da götürün onları sırata (cehennem köprüsüne) doğru.
24 - Ve durdurun onları, çünkü sorguya çekilecekler.
25 - (Onlara): "Ne oldu sizlere de yardımlaşmıyorsunuz?" (denilir.)
26 - Hayır, bugün onlar teslim olmuşlardır.
27 - Onlar, birbirine dönmüş soruşuyorlar.
28 - Onlar: "Siz bize (uğurlu görünerek) sağdan gelir dururdunuz" derler.
29 - (ileri gelenler de) derler ki: "Hayır, siz inanmamıştınız."
30 - "Bizim de size karşı bir gücümüz yoktu. Fakat siz azmış bir kavimdiniz."
31 - "Onun için üzerimize Rabbimizin azab sözü hak oldu. Şüphesiz azabımızı tadacağız."
32 - "Evet biz, sizi kışkırttık. Çünkü biz azgındık."
33 - O halde hepsi o gün azabda ortaktırlar.
34 - işte biz günahkarlara böyle yaparız.
35 - Çünkü onlar, kendilerine: "Allah'tan başka ilâh yoktur" denildiği zaman kafa tutuyorlardı.
36 - Ve: "Biz, hiçbir mecnun (deli) şair için ilâhlarımızı bırakır mıyız?" diyorlardı.
37 - Hayır o, hak ile geldi ve bütün peygamberleri tasdik etti.
38 - Elbette siz o acı azabı tadacaksınız.
39 - Bununla beraber başka değil, hep yaptığınız amellerinizle cezalandırılacaksınız.
40 - Sadece Allah'ın ihlaslı kulları müstesnadır.
41 - işte onlar için belli bir rızık vardır.
42-43 - Meyveler (vardır), Naîm cennetlerinde onlara hep ikram edilir.
44 - (Onlar) Karşılıklı tahtlar üzerindedirler.
45-46 - içenlere lezzet veren, pınardan doldurulmuş bembeyaz bir kadehle onların etrafında dolaşılır.
47 - Onda ne bir zararlı sonuç vardır, ne de sarhoşluk verir.
48 - Yanlarında iri gözlü, bakışlarını kocalarından başkalarına çevirmeyen hanımlar vardır.
49 - Sanki onlar örtülüp saklanmış yumurta gibidirler.
50 - Derken birbirine dönüp sorarlar:
51 - içlerinden bir sözcü der ki: "Gerçekten benim bir arkadaşım vardı."
52 - Derdi ki: "Sen gerçekten inananlardan mısın?"
53 - "Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman biz hakikaten cezalanacak mıyız?"
54 - "Siz onu tanır mısınız?" der.
55 - Derken bakınır ve onu cehennemin ta ortasında görür.
56 - Ona şöyle der: "Allah'a yemin ederim ki, doğrusu sen az daha beni helak edecektin."
57 - "Rabbimin nimeti olmasaydı, ben de bu tutuklananlardan olacaktım."
58-59 - "Nasılmış bak. Biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek miymişiz? Biz azaba uğratılmayacak mıymışız?
60 - işte bu büyük kurtuluştur.
61 - Çalışanlar işte böyle bir kurtuluş için çalışsınlar.
62 - Nasıl, bu mu daha hayırlı konukluk için, yoksa zakkum ağacı mı?
63 - Gerçekten biz onu zalimler için bir fitne (imtihan) yaptık.
64 - O bir ağaçtır ki cehennemin dibinde çıkar.
65 - Tomurcukları şeytanların başları gibidir.
66 - Mutlaka onlar, ondan yiyecekler de karınlarını bundan dolduracaklardır.
67 - Sonra üzerine onlar için kaynar bir içecek vardır.
68 - Sonra da dönecekleri yer, şüphesiz cehennemdir.
69 - Çünkü onlar, atalarını sapıklıkta buldular.
70 - Şimdi de kendileri onların izlerinde koşturuyorlar.
71 - Andolsun ki, onlardan öncekilerin çoğu sapıklıkta idiler.
72 - Gerçekten biz onlara içlerinden uyarıcı peygamberler de gönderdik.
73 - Sonra da bak o uyarılanların sonu nasıl oldu?
74 - Ancak Allah'ın ihlas ile seçilen kulları başka.
75 - Andolsun ki Nuh bize seslenip dua etmişti de biz de ne güzel kabul etmiştik.
76 - Biz hem onu, hem ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
77 - Hem onun neslini bâki kalanlar kıldık.
78 - Hem de sonradan gelenler içinde güzel bir namını bıraktık.
79 - Bütün âlemler içinde Nuh'a selam olsun.
80 - işte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
81 - Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.
82 - Sonra diğerlerini suda boğduk.
83 - Şüphesiz ki ibrahim de onun kolundandı.
84 - Çünkü o, Rabbine tertemiz bir kalb ile gelmişti.
85 - O babasına ve kavmine şöyle demişti: "Siz nelere tapıyorsunuz?"
86 - "Yalancılık etmek için mi Allah'tan başka ilâhlar istiyorsunuz?"
87 - "Siz âlemlerin Rabbini ne zannediyorsunuz?"
88-89 - Derken yıldızlara bir baktı da: "Ben gerçekten hastayım" dedi.
90 - O zaman arkalarını dönerek başından kaçışıverdiler.
91 - Derken bir kurnazlıkla onların ilâhlarına vardı da, "Buyursanıza, yemez misiniz?" dedi.
92 - (Cevap vermediklerini görünce de): "Neyiniz var da konuşmuyorsunuz?" (dedi).
93 - Nihayet bir yolunu bulup onlara kuvvetli bir darbe indirdi.
94 - Bunun üzerine birbirlerine girerek ona yürüdüler.
95 - ibrahim dedi ki: "A, siz kendi yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?"
96 - "Halbuki sizi de yaptıklarınızı da Allah yaratmıştır."
97 - Onlar: "Haydin onun için bir yapı yapın da onu ateşe atın." dediler.
98 - Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de kendilerini daha alçak düşürdük.
99 - Bir de dedi ki: "Ben Rabbime gidiyorum, o bana yolunu gösterir."
100 - "Ey Rabbim! Bana salihlerden (bir oğul) ihsan et!"
101 - Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik.
102 - Oğlu, yanında koşacak çağa gelince: "Ey oğlum! Ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak, ne düşünürsün?" dedi. Çocuk da: "Babacığım sana ne emrediliyorsa yap, inşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.
103 - Ne zaman ki ikisi de bu şekilde Allah'a teslim oldular, ibrahim oğlunu şakağı üzerine yatırdı.
104 - Biz de ona şöyle seslendik: "Ey ibrahim! "
105 - "Rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz ki, biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız."
106 - "Şüphesiz ki bu apaçık bir imtihandı." (dedik)
107 - Ve ona büyük bir kurbanlık fidye verdik.
108 - Kendisine sonradan gelenler içinde iyi bir nâm bıraktık.
109 - Selam olsun ibrahim'e...
110 - işte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
111 - Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.
112 - Ona bir de salihlerden bir peygamber olmak üzere ishak'ı müjdeledik.
113 - Hem ona hem ishak'a bereketler verdik. Her ikisinin neslinden de hem iyilik yapanlar var, hem de açıkça kendi nefsine zulmedenler var.
114 - Andolsun ki biz Musa ile Harun'a da nimetler verdik.
115 - Hem kendilerini ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
116 - Hem yardım ettik onlara da, galip gelenler onlar oldular.
117 - Hem kendilerine o belli kitabı (Tevrat'ı) verdik.
118 - Kendilerini doğru yola çıkardık.
119 - Sonrakiler içinde onlara iyi bir nam bıraktık:
120 - Selam olsun, Musa ile Harun'a.
121 - işte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
122 - Çünkü onların ikisi de bizim mümin kullarımızdandı.
123 - Şüphesiz ilyas da gönderilen peygamberlerdendir.
124-125-126 - Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi.
127 - Fakat onlar, onu yalanladılar. Bu yüzden onlar mutlaka (cehennemde) hazır bulundurulacaklardır.
128 - Ancak Allah'ın ihlaslı kulları müstesna.
129 - Ona da sonrakiler içinde şunu bıraktık:
130 - Selam olsun ilyâsîn'e .
131 - işte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
132 - Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.
133 - Şüphesiz Lût da gönderilen peygamberlerdendir.
134 - Hani biz onu ve ailesinin tamamını kurtarmıştık.
135 - Ancak geride kalıp batanlar içinde kalan yaşlı bir kadın hariç.
136 - Sonra diğerlerini helak etmiştik.
137-138 - Ve siz elbette sabahleyin ve geceleyin onlara uğrar ve üzerlerinden geçersiniz. Hâlâ akıl edip düşünmez misiniz?
139 - Şüphesiz Yunus da gönderilen peygamberlerdendir.
140 - Hani o bir zaman dolu bir gemiye kaçmıştı.
1 - Andolsun o saf bağlayıp duranlara.
2 - O haykırıp da sürenlere.
3 - Ve o yolda zikir okuyanlara.
4 - Ki sizin ilâhınız birdir.
5 - O, göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir, bütün doğuların da Rabbidir.
6 - Gerçekten biz dünya göğünü (o yakın göğü) bir zinetle, yıldızlarla süsledik.
7 - Onu her inatçı şeytandan koruduk.
8 - Onlar yüksek (melekler) topluluğunu dinleyemezler. Her taraftan kovulup atılırlar.
9 - Uzaklaştırılırlar. Onlara ardı arkası kesilmez bir azab vardır.
10 - Ancak kulak hırsızlığı yapanlar olur. Onu da yakıcı bir alev takip eder.
11 - Şimdi onlara sor: "Yaradılışça kendileri mi daha çetin, yoksa bizim yarattıklarımız mı?" Gerçekten biz onları cıvık bir çamurdan yarattık.
12 - Fakat sen onlara şaşıyorsun, ama onlar (seninle) eğleniyorlar.
13 - Kendilerine hatırlatıldığında da düşünmüyorlar.
14 - Bir mucize gördükleri zaman da eğlenceye alıyorlar.
15 - Ve diyorlar ki: "Bu apaçık büyüden başka bir şey değildir."
16 - "Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman mı biz tekrar dirilecekmişiz?"
17 - "Önceki atalarımız da mı?... "
18 - De ki: "Evet, hem de sizler çok aşağılanmış olarak (dirileceksiniz)."
19 - Çünkü O (sura üfürmek) zorlu bir kumandadan ibarettir ki, derhal onların gözleri açılıverir.
20 - "Eyvah bizlere! işte bu hesap günüdür." derler.
21 - (Onlara): "işte bu, sizin yalanlamakta olduğunuz (iyi ve kötüyü) ayırt etme günüdür" denir.
22-23 - Toplayın mahşere o zulmedenleri, eşlerini ve Allah'tan başka taptıkları şeyleri. Toplayın da götürün onları sırata (cehennem köprüsüne) doğru.
24 - Ve durdurun onları, çünkü sorguya çekilecekler.
25 - (Onlara): "Ne oldu sizlere de yardımlaşmıyorsunuz?" (denilir.)
26 - Hayır, bugün onlar teslim olmuşlardır.
27 - Onlar, birbirine dönmüş soruşuyorlar.
28 - Onlar: "Siz bize (uğurlu görünerek) sağdan gelir dururdunuz" derler.
29 - (ileri gelenler de) derler ki: "Hayır, siz inanmamıştınız."
30 - "Bizim de size karşı bir gücümüz yoktu. Fakat siz azmış bir kavimdiniz."
31 - "Onun için üzerimize Rabbimizin azab sözü hak oldu. Şüphesiz azabımızı tadacağız."
32 - "Evet biz, sizi kışkırttık. Çünkü biz azgındık."
33 - O halde hepsi o gün azabda ortaktırlar.
34 - işte biz günahkarlara böyle yaparız.
35 - Çünkü onlar, kendilerine: "Allah'tan başka ilâh yoktur" denildiği zaman kafa tutuyorlardı.
36 - Ve: "Biz, hiçbir mecnun (deli) şair için ilâhlarımızı bırakır mıyız?" diyorlardı.
37 - Hayır o, hak ile geldi ve bütün peygamberleri tasdik etti.
38 - Elbette siz o acı azabı tadacaksınız.
39 - Bununla beraber başka değil, hep yaptığınız amellerinizle cezalandırılacaksınız.
40 - Sadece Allah'ın ihlaslı kulları müstesnadır.
41 - işte onlar için belli bir rızık vardır.
42-43 - Meyveler (vardır), Naîm cennetlerinde onlara hep ikram edilir.
44 - (Onlar) Karşılıklı tahtlar üzerindedirler.
45-46 - içenlere lezzet veren, pınardan doldurulmuş bembeyaz bir kadehle onların etrafında dolaşılır.
47 - Onda ne bir zararlı sonuç vardır, ne de sarhoşluk verir.
48 - Yanlarında iri gözlü, bakışlarını kocalarından başkalarına çevirmeyen hanımlar vardır.
49 - Sanki onlar örtülüp saklanmış yumurta gibidirler.
50 - Derken birbirine dönüp sorarlar:
51 - içlerinden bir sözcü der ki: "Gerçekten benim bir arkadaşım vardı."
52 - Derdi ki: "Sen gerçekten inananlardan mısın?"
53 - "Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman biz hakikaten cezalanacak mıyız?"
54 - "Siz onu tanır mısınız?" der.
55 - Derken bakınır ve onu cehennemin ta ortasında görür.
56 - Ona şöyle der: "Allah'a yemin ederim ki, doğrusu sen az daha beni helak edecektin."
57 - "Rabbimin nimeti olmasaydı, ben de bu tutuklananlardan olacaktım."
58-59 - "Nasılmış bak. Biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek miymişiz? Biz azaba uğratılmayacak mıymışız?
60 - işte bu büyük kurtuluştur.
61 - Çalışanlar işte böyle bir kurtuluş için çalışsınlar.
62 - Nasıl, bu mu daha hayırlı konukluk için, yoksa zakkum ağacı mı?
63 - Gerçekten biz onu zalimler için bir fitne (imtihan) yaptık.
64 - O bir ağaçtır ki cehennemin dibinde çıkar.
65 - Tomurcukları şeytanların başları gibidir.
66 - Mutlaka onlar, ondan yiyecekler de karınlarını bundan dolduracaklardır.
67 - Sonra üzerine onlar için kaynar bir içecek vardır.
68 - Sonra da dönecekleri yer, şüphesiz cehennemdir.
69 - Çünkü onlar, atalarını sapıklıkta buldular.
70 - Şimdi de kendileri onların izlerinde koşturuyorlar.
71 - Andolsun ki, onlardan öncekilerin çoğu sapıklıkta idiler.
72 - Gerçekten biz onlara içlerinden uyarıcı peygamberler de gönderdik.
73 - Sonra da bak o uyarılanların sonu nasıl oldu?
74 - Ancak Allah'ın ihlas ile seçilen kulları başka.
75 - Andolsun ki Nuh bize seslenip dua etmişti de biz de ne güzel kabul etmiştik.
76 - Biz hem onu, hem ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
77 - Hem onun neslini bâki kalanlar kıldık.
78 - Hem de sonradan gelenler içinde güzel bir namını bıraktık.
79 - Bütün âlemler içinde Nuh'a selam olsun.
80 - işte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
81 - Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.
82 - Sonra diğerlerini suda boğduk.
83 - Şüphesiz ki ibrahim de onun kolundandı.
84 - Çünkü o, Rabbine tertemiz bir kalb ile gelmişti.
85 - O babasına ve kavmine şöyle demişti: "Siz nelere tapıyorsunuz?"
86 - "Yalancılık etmek için mi Allah'tan başka ilâhlar istiyorsunuz?"
87 - "Siz âlemlerin Rabbini ne zannediyorsunuz?"
88-89 - Derken yıldızlara bir baktı da: "Ben gerçekten hastayım" dedi.
90 - O zaman arkalarını dönerek başından kaçışıverdiler.
91 - Derken bir kurnazlıkla onların ilâhlarına vardı da, "Buyursanıza, yemez misiniz?" dedi.
92 - (Cevap vermediklerini görünce de): "Neyiniz var da konuşmuyorsunuz?" (dedi).
93 - Nihayet bir yolunu bulup onlara kuvvetli bir darbe indirdi.
94 - Bunun üzerine birbirlerine girerek ona yürüdüler.
95 - ibrahim dedi ki: "A, siz kendi yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?"
96 - "Halbuki sizi de yaptıklarınızı da Allah yaratmıştır."
97 - Onlar: "Haydin onun için bir yapı yapın da onu ateşe atın." dediler.
98 - Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de kendilerini daha alçak düşürdük.
99 - Bir de dedi ki: "Ben Rabbime gidiyorum, o bana yolunu gösterir."
100 - "Ey Rabbim! Bana salihlerden (bir oğul) ihsan et!"
101 - Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik.
102 - Oğlu, yanında koşacak çağa gelince: "Ey oğlum! Ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak, ne düşünürsün?" dedi. Çocuk da: "Babacığım sana ne emrediliyorsa yap, inşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.
103 - Ne zaman ki ikisi de bu şekilde Allah'a teslim oldular, ibrahim oğlunu şakağı üzerine yatırdı.
104 - Biz de ona şöyle seslendik: "Ey ibrahim! "
105 - "Rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz ki, biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız."
106 - "Şüphesiz ki bu apaçık bir imtihandı." (dedik)
107 - Ve ona büyük bir kurbanlık fidye verdik.
108 - Kendisine sonradan gelenler içinde iyi bir nâm bıraktık.
109 - Selam olsun ibrahim'e...
110 - işte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
111 - Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.
112 - Ona bir de salihlerden bir peygamber olmak üzere ishak'ı müjdeledik.
113 - Hem ona hem ishak'a bereketler verdik. Her ikisinin neslinden de hem iyilik yapanlar var, hem de açıkça kendi nefsine zulmedenler var.
114 - Andolsun ki biz Musa ile Harun'a da nimetler verdik.
115 - Hem kendilerini ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
116 - Hem yardım ettik onlara da, galip gelenler onlar oldular.
117 - Hem kendilerine o belli kitabı (Tevrat'ı) verdik.
118 - Kendilerini doğru yola çıkardık.
119 - Sonrakiler içinde onlara iyi bir nam bıraktık:
120 - Selam olsun, Musa ile Harun'a.
121 - işte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
122 - Çünkü onların ikisi de bizim mümin kullarımızdandı.
123 - Şüphesiz ilyas da gönderilen peygamberlerdendir.
124-125-126 - Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi.
127 - Fakat onlar, onu yalanladılar. Bu yüzden onlar mutlaka (cehennemde) hazır bulundurulacaklardır.
128 - Ancak Allah'ın ihlaslı kulları müstesna.
129 - Ona da sonrakiler içinde şunu bıraktık:
130 - Selam olsun ilyâsîn'e .
131 - işte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
132 - Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.
133 - Şüphesiz Lût da gönderilen peygamberlerdendir.
134 - Hani biz onu ve ailesinin tamamını kurtarmıştık.
135 - Ancak geride kalıp batanlar içinde kalan yaşlı bir kadın hariç.
136 - Sonra diğerlerini helak etmiştik.
137-138 - Ve siz elbette sabahleyin ve geceleyin onlara uğrar ve üzerlerinden geçersiniz. Hâlâ akıl edip düşünmez misiniz?
139 - Şüphesiz Yunus da gönderilen peygamberlerdendir.
140 - Hani o bir zaman dolu bir gemiye kaçmıştı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar