bugün
- insanlık nasıl geliştirilebilir11
- fatma betül sayan kaya11
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- sözlüğün yeni tasarımı14
- iyi menemenin sırrı18
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- kötüye bir şey olmaz4
- muslettin amca23
- uyudunuz mu3
- gece gelen açlık7
- hayatın anlamı ne7
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- alexander nübel7
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi5
- sigara içmek8
- yeraltı varlıkları7
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- aşk bir yemek olsaydı8
- kendimi intihar edeceğim4
- mazide kalmış sözlük yazarları3
- gülşen in memeleri14
- pankek7
- şimdi olsa da yesek denilen şeyler4
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- sözlüğe ne oldu5
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- mehmet şimşek5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- arabayı satıp akülü araba almak3
- vincenzo italiano3
- iran'ın tdt ne katılmak istemesi4
- beşiktaş4
- ucanpembekoala5
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı9
- sözlükte kim kimle sevgili27
- hamas denince akla gelenler11
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye4
- caligula'nın korkusu5
- toplumsal çürüme7
- tuborg ice7
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- gülden karaböcek3
- üniversite yıllarını özlemek4
- nervio43
- arkadaşlar uyudunuz mu3
- hangi yemek nerede yenir4
- caaahill diyerek tokadı yapıştırmak5
rosebud bucklehead
1979 da kurulmuş iki ingiliz ve iki amerikalıdan oluşmuş ve 4 yıl gibi kısa bir sürede çok ses duyurmuş country/punk tarzında, özgün bi soundu olan efsane gurup.
grubun hikayesi çok ilginç, iki amerikalı olan basçı jeff "filth" reynolds ve gitarist tony hartın ingilterede bir yaz geçirmesi ve oradaki sex pistolsthe clash vs grupların (ki amerikada pek bilinmeyen guruplardı o yıllarda) müziklerinden etkilenmesi sonucu kafalarında böyle bir fikir oluşmasıyla başlıyor. zaten amerika da kendi tarzları olan country ile punk gibi çok alakasız iki türü birleştime fikrinin temellerinin çok da ayık bir kafayla atılmadıını itiraf ediyor gurubun beyni jeff.
anlattıına göre 1978 yazı londra da salaş barlada bulaşıkçılık yaparak geçmiş ikilinin, ve işten arta kalan zamanlarda buralarda sahne alan amatör punk gruplarını dinleyerek vakit öldürmekteydiler.yine aynı akşamlardan birinde tanıştıkları ve reynoldsun deyimiyle "tam bir kopuk" olan baterist ricky neeson la alkolun su gibi gittiği bir akşam konuşurlarken bir gurup kurma fikri ortaya çıktı.ilk başlarda sahne almakta zorlanan ve o zamanın popüler guruplarının parcalarından ibaret bir repertuara sahip olan gurubn vokallerini de jeff reynoldsyapıyordu. gurup asıl çıkışını, yetenekli bir besteci olan neil rivers ın guruba katılmasıyla başladı.
country, bluegrass ve blues tarzıyla da ilgili olan neil rivers, amerikalı gurup arkadaşlarının müziklerine yeni birşey katma girişimlerine olumlu yaklaştı ve ortaya bluesy bi tınsı olan dönemin çoğu punk şarkısından daha komplike bir eser olan "gasolina" ortaya çıktı. bu şarkının oldukça popüler olması plak şirketlerinin de dikkatini çekti ve gurubun birkaç beste daha yaparak taahhüt vermesi durumunda bir kontrat imzalayabileceklerini söyledi, fakat bir diğer şart ta gurubun o zamnki adı olan "the heretics" in yerine daha "normal" bi isim seçmeleri gerekliliğiydi.
gurubun yeni isminin babası ricky neeson sonradan yaptığı bi açıklamada gurubun adının nasıl ortaya çıktığı sorusuna şu cevabı veriyo "hiç bi fikrim yok, bi gün jeffle oturuyorduk o herzamanki gibi temizdi ve benim kafam güzeldi, guruba isim düşünürken benim bişey dediimi duydu, ne dedin sen diye sordu? ben de ne dedim? diye cvp verdim o o sırada "işte bu, bulduk" diye onaylamıştı bile bulduğum yeni ismi, "rosebud bucklehead"".
gurup yine de heretic isminin bi şekilde grupla bağdaştırılmasın istedii için plak şirleti gurubun 79 yılında çıkan ve 4 parcadan oluşan ilk singleın adnın "we are the heretics" olmasını kabul etmek zorunda kaldı.
gurup singleın bir bomba etkisi yaratıp "god save the queen" gibi bir klasiği tahtından edeceğini ummuyordu ama yine de bu single onların beklediği tanınmışlığı onlara sağlamadı, ama yine de çekirdek hayran kitlesinin oluşmasında büyük rol oynadı.
fakat gurubun şöhreti yavaşca büyüdüğü halde sorunları büyümeye çok hızlı devam ediyordu, ricky neesonın uyuşturucu ile olan ilişkisi tehlikeli bir boyut kazanmıştı. ve plak şirketiyle olan sorunlar da gittikçe su yüzüne çıkıyordu.
sonra 1981 de ilk ve tek albümleri "feel the space" i çıkardılar. bu albüm, onların çekirdek kitlesinin deli fanlara dönüştüğü, avrupa ve amerika da adlarını duyurup şöhreti yakaladıkları altın çağın başlangıcı oldu, the damned ve anti nowhere league ile turnelere çıktılar, herşey çok iyi gidiyordu, fakt "beklenen oldu"
ricky neeson turnenin amerika ayağında illinois konseri öncesinde kulis tuvaletinde kolunda şırınga ile ölü bulundu.
bu rosebud bucklehead için sonun başlangıcı demekti. grup içi anlaşmazlıklar kavgalara dönüştü. ve turne bitmeden gurup dağıldı.
rosebud bucklehead bugun bile geriye sadece 12 şarkı bırkamış bir gurup olarak yine de hatırlanabilmesi ne kadar büyük ve efsane olduklarının göstergesidir. bugün bile önlerinde saygıyla eğileceğim insanların zamanında başardıkları şaheser dir. *
1979 da kurulmuş iki ingiliz ve iki amerikalıdan oluşmuş ve 4 yıl gibi kısa bir sürede çok ses duyurmuş country/punk tarzında, özgün bi soundu olan efsane gurup.
grubun hikayesi çok ilginç, iki amerikalı olan basçı jeff "filth" reynolds ve gitarist tony hartın ingilterede bir yaz geçirmesi ve oradaki sex pistolsthe clash vs grupların (ki amerikada pek bilinmeyen guruplardı o yıllarda) müziklerinden etkilenmesi sonucu kafalarında böyle bir fikir oluşmasıyla başlıyor. zaten amerika da kendi tarzları olan country ile punk gibi çok alakasız iki türü birleştime fikrinin temellerinin çok da ayık bir kafayla atılmadıını itiraf ediyor gurubun beyni jeff.
anlattıına göre 1978 yazı londra da salaş barlada bulaşıkçılık yaparak geçmiş ikilinin, ve işten arta kalan zamanlarda buralarda sahne alan amatör punk gruplarını dinleyerek vakit öldürmekteydiler.yine aynı akşamlardan birinde tanıştıkları ve reynoldsun deyimiyle "tam bir kopuk" olan baterist ricky neeson la alkolun su gibi gittiği bir akşam konuşurlarken bir gurup kurma fikri ortaya çıktı.ilk başlarda sahne almakta zorlanan ve o zamanın popüler guruplarının parcalarından ibaret bir repertuara sahip olan gurubn vokallerini de jeff reynoldsyapıyordu. gurup asıl çıkışını, yetenekli bir besteci olan neil rivers ın guruba katılmasıyla başladı.
country, bluegrass ve blues tarzıyla da ilgili olan neil rivers, amerikalı gurup arkadaşlarının müziklerine yeni birşey katma girişimlerine olumlu yaklaştı ve ortaya bluesy bi tınsı olan dönemin çoğu punk şarkısından daha komplike bir eser olan "gasolina" ortaya çıktı. bu şarkının oldukça popüler olması plak şirketlerinin de dikkatini çekti ve gurubun birkaç beste daha yaparak taahhüt vermesi durumunda bir kontrat imzalayabileceklerini söyledi, fakat bir diğer şart ta gurubun o zamnki adı olan "the heretics" in yerine daha "normal" bi isim seçmeleri gerekliliğiydi.
gurubun yeni isminin babası ricky neeson sonradan yaptığı bi açıklamada gurubun adının nasıl ortaya çıktığı sorusuna şu cevabı veriyo "hiç bi fikrim yok, bi gün jeffle oturuyorduk o herzamanki gibi temizdi ve benim kafam güzeldi, guruba isim düşünürken benim bişey dediimi duydu, ne dedin sen diye sordu? ben de ne dedim? diye cvp verdim o o sırada "işte bu, bulduk" diye onaylamıştı bile bulduğum yeni ismi, "rosebud bucklehead"".
gurup yine de heretic isminin bi şekilde grupla bağdaştırılmasın istedii için plak şirleti gurubun 79 yılında çıkan ve 4 parcadan oluşan ilk singleın adnın "we are the heretics" olmasını kabul etmek zorunda kaldı.
gurup singleın bir bomba etkisi yaratıp "god save the queen" gibi bir klasiği tahtından edeceğini ummuyordu ama yine de bu single onların beklediği tanınmışlığı onlara sağlamadı, ama yine de çekirdek hayran kitlesinin oluşmasında büyük rol oynadı.
fakat gurubun şöhreti yavaşca büyüdüğü halde sorunları büyümeye çok hızlı devam ediyordu, ricky neesonın uyuşturucu ile olan ilişkisi tehlikeli bir boyut kazanmıştı. ve plak şirketiyle olan sorunlar da gittikçe su yüzüne çıkıyordu.
sonra 1981 de ilk ve tek albümleri "feel the space" i çıkardılar. bu albüm, onların çekirdek kitlesinin deli fanlara dönüştüğü, avrupa ve amerika da adlarını duyurup şöhreti yakaladıkları altın çağın başlangıcı oldu, the damned ve anti nowhere league ile turnelere çıktılar, herşey çok iyi gidiyordu, fakt "beklenen oldu"
ricky neeson turnenin amerika ayağında illinois konseri öncesinde kulis tuvaletinde kolunda şırınga ile ölü bulundu.
bu rosebud bucklehead için sonun başlangıcı demekti. grup içi anlaşmazlıklar kavgalara dönüştü. ve turne bitmeden gurup dağıldı.
rosebud bucklehead bugun bile geriye sadece 12 şarkı bırkamış bir gurup olarak yine de hatırlanabilmesi ne kadar büyük ve efsane olduklarının göstergesidir. bugün bile önlerinde saygıyla eğileceğim insanların zamanında başardıkları şaheser dir. *
ayrıca kuruluş ve dağılma hikayesinin diğer pek çok rock gurubuna benzerliğiyle şaşaırtan, "demekki rock guruplarının kaderi buymuş" dedirten gurup.
(bkz: led zeppelin)
(bkz: sex pistols)
(bkz: the doors)
(bkz: led zeppelin)
(bkz: sex pistols)
(bkz: the doors)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar