bugün
- karşısındaki yazarı kadın sanıp mesaj atan erkek10
- ülkücü bir babanın oğluna vereceği isim6
- lütfen mümkünse zahmet olmazsa rica etsem4
- nihoşun ölümü5
- dm açsana diyen erkek5
- arka kapının gıcırdaması4
- bir kadının hoşlandığını belli etmesinin yolları6
- bilmediğin numaraya alo dedin yandın4
- spacex roket parçasının ay'a çarpması2
- kaplumbağaya yem verdim3
- yazarların sgk borcu2
- özgür özel'in tutuklanması5
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması6
- magnezyum ve colagen kullanmak5
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi11
- aile hekimi5
- terörsüz türkiye de yasal süreç4
- ikinci el otomobil piyasası2
- düğün dernekle evlenir kimseye duyurmadan boşanır7
- ama kent uzlaşısı6
- çerçeve yasa teklifinin meclis'e sunulması6
- lore peyniri3
- meal kuran değildir26
- theodor herzl e devlet madalyası vermek4
- midilli adası6
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi14
- mayışın çekildiği günlerde sucuk yemek2
- leon2
- lor peynirini krem peynir haline getirmek2
- ülkücü vs pkklı3
- aylık 508 bin tl iyi para mıdır sorunsalı5
- insanlar sizi nasıl tanımlar7
- duş almak vs duş yapmak6
- lionel messi3
- bayan kelimesi neden rahatsız edici28
- geceye güzel bir söz bırak6
- online kumar4
- çağımızın hastalığı2
- acil iş fikri lazım arkadaşlar16
- pforzheim şu an 21 derece3
- 2026 ağustos ayının serin geçmesi3
- aslan abilerim sözlüğe geri dönsün kampanyası7
- gecenin film sahnesi5
- afrika nasıl kalkınabilir15
- 05 08 2026 ankara daki yoğun osuruk kokusu2
- iremga12
- euro'nun 55 tl olması2
- imamoğlu'nun tutukluluğunun 100 günü16
- çoğu yazarları donuzlamış olmam7
- dinamo zagreb'in kauno zalgiris'i 5 0 yenmesi3
aksamustuydu, ankara'ydi; fena halde kamusal bir alandi. vaziyetler vahimdi; endise doruklardaydi; vatan elden gidiyordu.
metrekare basina hayli rektorun isabet ettigi mucavir alanlardan birinde iki rektor karsilastilar. ruzgârli ankara ikindisinde cubbelerinin etekleri bir uctan bosa alinmis yelken gibi ucusuyor, keplerinin puskulleri karsi devrim ruzgârinda isliklar calarak pirpir ediyordu.
dalgindilar, dusunceliydiler; endise, jilet keskinliginde dondurucu bir ayaz gibi tende geziyor, titretiyordu.
merhabalastilar. evvela ayakustu tek kelime etmeden tuyler urperten birkac saygi durusu dakikasi suresince ortak bir suskunluk âyini icra ettikten sonra rektorlerden biri oteki rektore,
-bire rektor, gel bu sektor, seninle bir traktor dukkâni acalim, dedi. oteki rektor uzun sure suskunluk âyinini tek basina surdurdu. neden sonra tedirgin ve mutereddid bir sesle,
-vallahi birader, dedi, "onerinizi saygiyla karsiliyorum fakat..."
-fakat ne, diye bastirdi ilk rektor, "durumu gormuyor musun dostum; bir seyler yapmak gerekli." sonra meslektasini yureklendirmek icin hirsla bastirdi,
-ikirciklenecek durumda degiliz dostum; bir ulkede namuslular, en az namussuzlar kadar cesur olmadigi surece..."
-durum o kadar basit degil; olmamali diye mirildandi oteki rektor. "kaygilarini paylasmiyor degilim fakat..."
-fakat yok diye atildi beriki. ya bizdensin ya onlardan; bu tarihsel destanda bir onurlu dize olmak, adini yazdirmak icin tam sirasi!
otekinin akli karisIkti biraz; zihninde evire cevire bir kere daha secilip secilemeyecegi fikri dolaniyor, bu dusunce pasli mih gibi cikmiyordu icinden. dudagini buktu,
-valla dostum, dedi, "dogrusunu istersen soyle dusunuyorum; ister rektorurum, ister rektormem!"
-yaa dedi muhatabi; sarsilmisti. once sert cikmayi zihninden gecirdi, ardindan daha yumusak davranmaya, alttan almaya karar verdi,
-dogrusu bu cevabiniz karsisinda cok rektordum, diye konustu; "sizin bu oneri teklifine bu denli rektorebileceginizi dusunmemistim". sonra fazla istekli gorunmemeye dikkat ederek konuya yeni bir acilim getirmeyi denedi:
-suphesiz siz bilirsiniz fakat isterseniz bir daha rektorunuz; evet evet, bence bir kere daha rektormelisiniz bu noktada. tarihsel sorumlulugumuz bizi bekliyor..."
sonra baska bir konuya geciyormus gibi uzaklara bakarak konustu, "rektorluk gorevinin dolayimlanmasi ve bilim dunyamiz bakimindan tasidigi ozel onem kesinlikle yadsinamaz. ustelik rejim bu denli agir bir baski altindayken...
"ben yadsiyalim demiyorum ki sayin rektorum, diye atildi rektor. "sadece rektorup rektormemekte aceleci davranmanin ne derece rektorsel bir tasarim oldugunu irdelemeye calisiyorum kendi icimde..." sonra tasayla ekledi, "ustelik yaz baslarinda secim var biliyorsun; dirimsel bir onemi var bunun; cocuklarin okul taksitleri, su, bu..." sesi giderek zayifliyordu; dostunun gozlerine bakinca orada "donek, iktidar canakcisi, kuyrukcu, libos, her devrin adami" gibi suclamalarin yanip sondugunu farkedip telâsla atildi,
-ben rektormemeliyim demiyorum ki, aslinda hepimiz rektormeliyiz fakat...
ilk rektor, gozlerinin gri derinliklerinde yanip sonen asagilayici sifatlarin gemlerini bosaltarak kelimelere dokmekte artik kendini zaptedemiyordu. tislar gibi,
-rrr'ektor be! dedi.
oteki sarsilmisti; yanindan ofkeyle ayrilan meslektasi iyice uzaklastiktan sonra ardindan seslendi,
-sensin rektor!
* *
metrekare basina hayli rektorun isabet ettigi mucavir alanlardan birinde iki rektor karsilastilar. ruzgârli ankara ikindisinde cubbelerinin etekleri bir uctan bosa alinmis yelken gibi ucusuyor, keplerinin puskulleri karsi devrim ruzgârinda isliklar calarak pirpir ediyordu.
dalgindilar, dusunceliydiler; endise, jilet keskinliginde dondurucu bir ayaz gibi tende geziyor, titretiyordu.
merhabalastilar. evvela ayakustu tek kelime etmeden tuyler urperten birkac saygi durusu dakikasi suresince ortak bir suskunluk âyini icra ettikten sonra rektorlerden biri oteki rektore,
-bire rektor, gel bu sektor, seninle bir traktor dukkâni acalim, dedi. oteki rektor uzun sure suskunluk âyinini tek basina surdurdu. neden sonra tedirgin ve mutereddid bir sesle,
-vallahi birader, dedi, "onerinizi saygiyla karsiliyorum fakat..."
-fakat ne, diye bastirdi ilk rektor, "durumu gormuyor musun dostum; bir seyler yapmak gerekli." sonra meslektasini yureklendirmek icin hirsla bastirdi,
-ikirciklenecek durumda degiliz dostum; bir ulkede namuslular, en az namussuzlar kadar cesur olmadigi surece..."
-durum o kadar basit degil; olmamali diye mirildandi oteki rektor. "kaygilarini paylasmiyor degilim fakat..."
-fakat yok diye atildi beriki. ya bizdensin ya onlardan; bu tarihsel destanda bir onurlu dize olmak, adini yazdirmak icin tam sirasi!
otekinin akli karisIkti biraz; zihninde evire cevire bir kere daha secilip secilemeyecegi fikri dolaniyor, bu dusunce pasli mih gibi cikmiyordu icinden. dudagini buktu,
-valla dostum, dedi, "dogrusunu istersen soyle dusunuyorum; ister rektorurum, ister rektormem!"
-yaa dedi muhatabi; sarsilmisti. once sert cikmayi zihninden gecirdi, ardindan daha yumusak davranmaya, alttan almaya karar verdi,
-dogrusu bu cevabiniz karsisinda cok rektordum, diye konustu; "sizin bu oneri teklifine bu denli rektorebileceginizi dusunmemistim". sonra fazla istekli gorunmemeye dikkat ederek konuya yeni bir acilim getirmeyi denedi:
-suphesiz siz bilirsiniz fakat isterseniz bir daha rektorunuz; evet evet, bence bir kere daha rektormelisiniz bu noktada. tarihsel sorumlulugumuz bizi bekliyor..."
sonra baska bir konuya geciyormus gibi uzaklara bakarak konustu, "rektorluk gorevinin dolayimlanmasi ve bilim dunyamiz bakimindan tasidigi ozel onem kesinlikle yadsinamaz. ustelik rejim bu denli agir bir baski altindayken...
"ben yadsiyalim demiyorum ki sayin rektorum, diye atildi rektor. "sadece rektorup rektormemekte aceleci davranmanin ne derece rektorsel bir tasarim oldugunu irdelemeye calisiyorum kendi icimde..." sonra tasayla ekledi, "ustelik yaz baslarinda secim var biliyorsun; dirimsel bir onemi var bunun; cocuklarin okul taksitleri, su, bu..." sesi giderek zayifliyordu; dostunun gozlerine bakinca orada "donek, iktidar canakcisi, kuyrukcu, libos, her devrin adami" gibi suclamalarin yanip sondugunu farkedip telâsla atildi,
-ben rektormemeliyim demiyorum ki, aslinda hepimiz rektormeliyiz fakat...
ilk rektor, gozlerinin gri derinliklerinde yanip sonen asagilayici sifatlarin gemlerini bosaltarak kelimelere dokmekte artik kendini zaptedemiyordu. tislar gibi,
-rrr'ektor be! dedi.
oteki sarsilmisti; yanindan ofkeyle ayrilan meslektasi iyice uzaklastiktan sonra ardindan seslendi,
-sensin rektor!
* *
(#2699636)
ve işte bu da aha da bakın ahmet turan alkan yazısı böyle olur dediğimiz yazıdır.
(bkz: rektör git bi çay demle)
ve işte bu da aha da bakın ahmet turan alkan yazısı böyle olur dediğimiz yazıdır.
(bkz: rektör git bi çay demle)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar