bugün
- geldimgittim5
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron5
- mesajlara hızlı cevap vermek8
- efesle tuborgu karıştırıp içmek3
- sözlüğü anı defteri gibi kullanmak6
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları3
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor10
- kadın yazar çekme başlıkları4
- kafaya kuş sıçması5
- trafikte hanımının yanında artistlik yapsalar6
- kiraz vs vişne3
- yeşil nohut3
- şenay gürler2
- sporcu motorcu müzisyen ve uzun boylu olmak3
- üniversitede kızlara para yedirmek6
- çarşının orta yerine sıçmak2
- semih saygıner'in yaşlanması2
- her sabah mutlu uyanan insan2
- kadınların çok tacizci olması2
- hiçbir erkek için çabalamayan erkek2
- ışın kılıcı ile döner kesmek2
- sınıfın en uzun boylusu olmak2
- 40 hadis4
- hiçbir kız için çabalamayan erkek2
- galatasaray8
- kulaklarından tavana çivilemek2
- sabah kahvesi2
- esnerken çene altındaki damarların üstüste binmesi2
- işerken hapşırmak2
- velvet'in elleri nimettir3
- aşk acısı çekiyorum sözlük21
- dokuzuncu nesil olmak bir gururdur2
- saçını sarıya boyatan kadınlar2
- manifest dinleyen erkek11
- bisiklete binmek2
- ai analiz2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı18
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- sudekiray'ın 18000 entry kutlaması5
- karıya kıza yalakalık yapan tip2
- eskorta para verecek kadar mal olmak2
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması10
- aslan gibi adam3
- evlenilmeyecek 4 erkek11
- herkes yatmış görünüyor4
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi7
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- ona bir şey söyle8
- gulmekicinyaratilmis11
- trabzon büyükşehir belediyesi21
Amerikalı yönetmen Brian De Palma'nın 12 Mart 2006 tarihinde Irak'ın Mahmudiye kentindeki eve baskın yapan ve Önce gözlerine kestirdikleri kızın ailesini bir odaya toplayıp, başlarına kurşun sıkarak öldüren Ardından bodrumdaki kıza tecavüz ederek yakan 6 kişilik Amerikan timini konu alan filminin ismi.
Diğer bir deyişle;
Gerçek bir olaydan gerçeğin ta kendisi. Olayı direnişçi baskını gibi göstermeye çalışan ve çabalar sonuç vermeyince dehşet katliamın ortaya çıkmasında katkısı olan filmlerden sadece biri.
Diğer bir deyişle;
Gerçek bir olaydan gerçeğin ta kendisi. Olayı direnişçi baskını gibi göstermeye çalışan ve çabalar sonuç vermeyince dehşet katliamın ortaya çıkmasında katkısı olan filmlerden sadece biri.
Son verilere göre Irak Savaşında yaşamını kaybedenlerin sayısı bir milyonu geçmiş. Bu, bir milyon farklı yaşamın anlamsız bir savaşın ortasında son bulduğu anlamına geliyor. Bir milyon beden, bir milyon umut, umutsuzluk, hayal gücü, istek, kısacası insan yok olmuş. Geride kalan on milyonlarca insan ise, kuşkusuz daha uzun ve acılı öyküleriyle yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor.
Bu bir milyon rakamı aynı zamanda bir milyon farklı ölüm anını da anlatıyor. Yoğun bombardıman altında, ağır işkenceyle, kafaları palayla uçurularak, kaza kurşunuyla, keyfi nedenlerle öldürülen bir milyon kişiden söz ediyoruz.
Brian De Palma, bu hafta ticari gösterime girme şansı bulan 2007 yapımı "Redacted" isimli filminde yukarıda kısaca değinmeye çalıştığım bir milyon kişinin içinde yer alan bir ailenin öyküsünü anlatmış.
Filme kaynaklık eden gerçekleri şöyle özetleyebiliriz: 2006 senesinde Irak'ta Amerikan askerleri bir eve baskın düzenlemişler, evde bulunan on dört yaşındaki bir kıza tecavüz etmişler ve arkalarında iz bırakmamak için de tüm aileyi öldürmüşlerdi. Gerçeklerin ortaya çıkmasıyla askerler ciddi cezalara çarptırılmışlardı fakat bu durum yaşananları ortadan kaldırmıyor kuşkusuz.
Redacted, bambaşka bir biçimle de olsa Gus Van Sant ın Fil de tercih ettiği biçime yakın bir anlatım tarzına sahip. Seyirci, filmde ne olacağını az çok seziyor ve müthiş bir gerilimin eşliğinde beklenen sona adım adım ilerliyor. Uzun uzun Irak'taki askerlerin yaşamlarını, günlük hayatın işleyişini, güvenlik adına yapılan uygulamaları izledikten sonra gerilim doruk noktasına varıyor.
Redacted'ın farklı bir biçime sahip olduğunu belirtmiştim.Mockumentary (kurmaca belgesel) adı verilen bir yöntemi seçen De Palma, askerlerce çekilen kamera görüntülerinin, internette yer alan videoların, televizyon yayınlarının ve diğer amatör çekimlerin harmanlandığı bir anlatım biçimi kullanmış. Bu da kurmaca görüntüler izlediğimiz düşüncesinden uzaklaşıp bire bir gerçekleri izlediğimiz düşüncesine ulaşmamızı sağlıyor ve böylece filmin sarsıcı etkisi biraz daha belirginleşiyor.
Film genel olarak olumlu değerlendirilse de (Palma, bu filmle 2007 Venedik Film Festivali'nde en iyi yönetmen ödülünü almıştı) sahip olduğu batılı bakış açısı yüzünden epeyce eleştirilmişti. Anlatının taraflarından Amerikan askerleriyle özdeşlik kurmamıza varabilen anlatım biçimi diğer taraf olan masum insanları neredeyse es geçiyor. Masum Amerikalıların öldürülüşünün anlatılması ise filmin saygınlığını bir hayli sarssa da ben, De Palma'nın, bu yan ölümleri, batılı izleyicilerin "diğerleriyle" kurdukları özdeşimi artırmak amacıyla anlatmayı tercih ettiğini düşündüm.
Sonuç olarak eğlence vaat etmeyen bir film Redacted. Fakat savaşa neden karşı olunması gerektiğini bir kez daha görmek ve özenle gözlerden uzak tutulan kimi gerçeklerin varlığını hatırlamak için bile olsa gidip görülmesi gereken bir film bu.
Bu bir milyon rakamı aynı zamanda bir milyon farklı ölüm anını da anlatıyor. Yoğun bombardıman altında, ağır işkenceyle, kafaları palayla uçurularak, kaza kurşunuyla, keyfi nedenlerle öldürülen bir milyon kişiden söz ediyoruz.
Brian De Palma, bu hafta ticari gösterime girme şansı bulan 2007 yapımı "Redacted" isimli filminde yukarıda kısaca değinmeye çalıştığım bir milyon kişinin içinde yer alan bir ailenin öyküsünü anlatmış.
Filme kaynaklık eden gerçekleri şöyle özetleyebiliriz: 2006 senesinde Irak'ta Amerikan askerleri bir eve baskın düzenlemişler, evde bulunan on dört yaşındaki bir kıza tecavüz etmişler ve arkalarında iz bırakmamak için de tüm aileyi öldürmüşlerdi. Gerçeklerin ortaya çıkmasıyla askerler ciddi cezalara çarptırılmışlardı fakat bu durum yaşananları ortadan kaldırmıyor kuşkusuz.
Redacted, bambaşka bir biçimle de olsa Gus Van Sant ın Fil de tercih ettiği biçime yakın bir anlatım tarzına sahip. Seyirci, filmde ne olacağını az çok seziyor ve müthiş bir gerilimin eşliğinde beklenen sona adım adım ilerliyor. Uzun uzun Irak'taki askerlerin yaşamlarını, günlük hayatın işleyişini, güvenlik adına yapılan uygulamaları izledikten sonra gerilim doruk noktasına varıyor.
Redacted'ın farklı bir biçime sahip olduğunu belirtmiştim.Mockumentary (kurmaca belgesel) adı verilen bir yöntemi seçen De Palma, askerlerce çekilen kamera görüntülerinin, internette yer alan videoların, televizyon yayınlarının ve diğer amatör çekimlerin harmanlandığı bir anlatım biçimi kullanmış. Bu da kurmaca görüntüler izlediğimiz düşüncesinden uzaklaşıp bire bir gerçekleri izlediğimiz düşüncesine ulaşmamızı sağlıyor ve böylece filmin sarsıcı etkisi biraz daha belirginleşiyor.
Film genel olarak olumlu değerlendirilse de (Palma, bu filmle 2007 Venedik Film Festivali'nde en iyi yönetmen ödülünü almıştı) sahip olduğu batılı bakış açısı yüzünden epeyce eleştirilmişti. Anlatının taraflarından Amerikan askerleriyle özdeşlik kurmamıza varabilen anlatım biçimi diğer taraf olan masum insanları neredeyse es geçiyor. Masum Amerikalıların öldürülüşünün anlatılması ise filmin saygınlığını bir hayli sarssa da ben, De Palma'nın, bu yan ölümleri, batılı izleyicilerin "diğerleriyle" kurdukları özdeşimi artırmak amacıyla anlatmayı tercih ettiğini düşündüm.
Sonuç olarak eğlence vaat etmeyen bir film Redacted. Fakat savaşa neden karşı olunması gerektiğini bir kez daha görmek ve özenle gözlerden uzak tutulan kimi gerçeklerin varlığını hatırlamak için bile olsa gidip görülmesi gereken bir film bu.
cüneyt cebenoyan'ın film eleştirisi için:
http://www.birgun.net/ind...thor=32&article=11794
http://www.birgun.net/ind...thor=32&article=11794
(rahatsızlık verici sahnelerden ve değişik anlatım tarzından dolayı) sonuna kadar izlemeyi becerebilenler için oldukça ilginç ve çarpıcı bir filmle karşılacaklarını rahatlıkla söyleyebilirim.
*****
filmin büyük bölümü dijital el kameraları ve güvenlik kameralarının çekimlerinin montajlanmasından ibaret.
montajlanması diyorum, zira klasik bir film akışı yok.
post-modern bir çalışma.
kaotik bir atmosfer var.
bu değişik tarz ilk başta hayli yorucu gelse de sonra sonra alışıyorsunuz.
*****
türkiye'de herhangi bir gişe başarısı elde etmediği ve televizyonlarda da gösterilemeyeceği düşünülürse sinema izleyicisinin büyük bölümünün bu filmi izleyemeyeceğini tahmin edebiliyorum.
işte bu nokta beni üzmekte.
yanı başımızda demokrasi ile tazeleyin taçlandırılmış ırak'ta olan biteni haberlerde "yine bomba patladı, 50 kişi öldü. işgalden bu yana ... kişi yaşamını kaybetti." ya da "amerikan askerleri tikrit yakınlarındaki köye sabaha karşı baskın yaptı. direnişçi olduğu iddia edilen ıraklılar tutaklandı." şeklinde izleye izleye duyarsızlaşmış hale geldik.
ama "örtülü gerçek"in ne olduğu konusunda pek bir malumatımız yok.
işte bundan dolayı redacted'ın hikayesi önem kazanıyor.
*****
son olarak bence filmin en çarpıcı sahnesi ne tecavüz, ne de tecavüzün sonrasındakiler.
beden dilinin bir insan hayatına nasıl mal olduğunu gösteren bölüm.
kontrol noktasında ellerini kaldırarak (demokrat parti işareti) dur işareti yapan işgalci askerlerin selam verdiğini sanan ve okuma yazma bilmediği için uyarı levhalarını anlamayan ıraklı şöförün hamile kardeşini hastaneye yetiştirmeye çalışırken yaşadığı dehşet/vahşet çok çarpıcı.
hamiş: sevgiliyle yiyişmek için boş salon kollayıp sanat filmlerini tercih eden çiftlere de aman diyorum, sakın!
*****
filmin büyük bölümü dijital el kameraları ve güvenlik kameralarının çekimlerinin montajlanmasından ibaret.
montajlanması diyorum, zira klasik bir film akışı yok.
post-modern bir çalışma.
kaotik bir atmosfer var.
bu değişik tarz ilk başta hayli yorucu gelse de sonra sonra alışıyorsunuz.
*****
türkiye'de herhangi bir gişe başarısı elde etmediği ve televizyonlarda da gösterilemeyeceği düşünülürse sinema izleyicisinin büyük bölümünün bu filmi izleyemeyeceğini tahmin edebiliyorum.
işte bu nokta beni üzmekte.
yanı başımızda demokrasi ile tazeleyin taçlandırılmış ırak'ta olan biteni haberlerde "yine bomba patladı, 50 kişi öldü. işgalden bu yana ... kişi yaşamını kaybetti." ya da "amerikan askerleri tikrit yakınlarındaki köye sabaha karşı baskın yaptı. direnişçi olduğu iddia edilen ıraklılar tutaklandı." şeklinde izleye izleye duyarsızlaşmış hale geldik.
ama "örtülü gerçek"in ne olduğu konusunda pek bir malumatımız yok.
işte bundan dolayı redacted'ın hikayesi önem kazanıyor.
*****
son olarak bence filmin en çarpıcı sahnesi ne tecavüz, ne de tecavüzün sonrasındakiler.
beden dilinin bir insan hayatına nasıl mal olduğunu gösteren bölüm.
kontrol noktasında ellerini kaldırarak (demokrat parti işareti) dur işareti yapan işgalci askerlerin selam verdiğini sanan ve okuma yazma bilmediği için uyarı levhalarını anlamayan ıraklı şöförün hamile kardeşini hastaneye yetiştirmeye çalışırken yaşadığı dehşet/vahşet çok çarpıcı.
hamiş: sevgiliyle yiyişmek için boş salon kollayıp sanat filmlerini tercih eden çiftlere de aman diyorum, sakın!
üzücü, çok üzücü, çok çok üzücü bir film. her üç kelimesinden biri fuck olan, pahalı mühimmatları, gösterişli silahlarıyla, ırak sokaklarında volta atan amerikan askerlerinin hamamböcekleri olarak tanımladığı bir halkı, aşağılamasını, katletmesini belgeler. bu belgeler ne işe mi yarıyor? filmde psikologla yaptıgı konuşmada angel salazar'ın ağlayarak belirttigi gibi; her şeyin görüntüsü çekiliyor, bir sürü film çekiliyor, ama bunlar hicbir şeyi değiştirmiyor !
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar