bugün
- osuruktan şiirler33
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz4
- küçük sürprizler yapmak4
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener3
- ölüp hayalet olarak geri gelmek4
- sözlükten soğuma nedenleri15
- tai lung4
- velvet'in aylık geliri4
- türbanlı bir kadınla evlenir misiniz2
- yobazlık belirtileri2
- karınıza haşema giydirir misiniz2
- devletin temeli adalettir3
- beyaz tenli gotik kız2
- herkesi yakalayan falcı yalanları2
- ben geldim kerkenezler18
- bir gün uludağda kapanacak3
- yazarların özel mesaj sayıları5
- uludağ sözlükte yazma hevesini kaybetmek3
- claudian clouds22
- kısır9
- çocukluğun son günü2
- iyi parti17
- normal taklidi yapmak4
- 777 diyen erkolar8
- uludağ sözlük evreni13
- maddesel gerçekliği manipüle edebilen zihin4
- hiç geçmeyen huzursuzluk hissi4
- gece yolda sessizce yürüyen esrarengiz adam2
- yapay zekaya entry yazdıran yazar6
- simko315
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- akrep burcu kini8
- hayatının başrolünü başkasına vermek3
- uzaylıların dünyayı düşük puanlayıp gitmesi2
- kanal ayarlama 1500 lira2
- gollumun gözü yüzükte6
- iyi bir insan olmak3
- sevgiliye sorulan ilginç sorular5
- saçını pembeye boyayan erkek6
- hoppili gillini ve ömer yıldırım4
- perdeyi küfür eder gibi çeken karşı komşu2
- sözlük yazarlarını bugün mutlu eden şeyler2
- mehdi aleyhisselam6
- fenerbahçe küme düşer mi3
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- alttaki yazara motto ver16
- gece araba lastiğine ateş eden yabancı2
imkansız diye bir şey yoktur sadece zaman alır felsefesiyle özdeşleşmiş olaydır. şöyle ki;
Bilim adamları pirelerin farklı yükseklikte zıplayabildiklerini görürler.Birkaçını toplayıp 30 cm yüksekliğindeki bir cam fanusun içine koyarlar. Metal zemin ısıtılır. Sıcaktan rahatsız olan pireler zıplayarak kaçmaya çalışırlar ama başlarını tavandaki cama çarparak düşerler.Zemin de sıcak olduğu için tekrar zıplarlar, tekrar başlarını cama vururlar.
Pireler camın ne olduğunu bilmediklerinden, kendilerini neyin engellediğini anlamakta zorluk çekerler.Defalarca kafalarını cama vuran pireler sonunda o zeminde 30 santimden fazla zıpla(ya)mamayı öğrenirler.
Artık hepsinin 30 cm zıpladığı görülünce deneyin ikinci aşamasına geçilir ve tavandaki cam kaldırılır. Zemin tekrar ısıtılır. Tüm pireler eşit yükseklikte, 30 cm zıplarlar! Üzerlerinde cam engeli yoktur, daha yükseğe zıplama imkânları vardır ama buna hiç cesaret edemezler.Kafalarını cama vura vura öğrendikleri bu sınırlayıcı 'hayat dersi'ne sadık halde yaşarlar. Pirelerin isterlerse kaçma imkânları vardır ama kaçamazlar.
Çünkü engel artık zihinlerindedir. Onları sınırlayan dış engel (cam) kalkmıştır ama kafalarındaki iç engel (burada 30cm'den fazla zıplanamaz inancı) varlığını sürdürmektedir.
Bu deney canlıların neyi başaramayacaklarını nasıl öğrendiklerini göstermektedir. Bu pirelerin yaşadıklarına 'cam tavan sendromu' denir. Bir insanın gelebileceğine inandığı en üst nokta, onun cam tavanıdır.
Cam tavanınız hayallerinizin tavan yüksekliğini gösterir. insan inandığına denktir. Yapabileceği düşündüğü kadardır. *
Bilim adamları pirelerin farklı yükseklikte zıplayabildiklerini görürler.Birkaçını toplayıp 30 cm yüksekliğindeki bir cam fanusun içine koyarlar. Metal zemin ısıtılır. Sıcaktan rahatsız olan pireler zıplayarak kaçmaya çalışırlar ama başlarını tavandaki cama çarparak düşerler.Zemin de sıcak olduğu için tekrar zıplarlar, tekrar başlarını cama vururlar.
Pireler camın ne olduğunu bilmediklerinden, kendilerini neyin engellediğini anlamakta zorluk çekerler.Defalarca kafalarını cama vuran pireler sonunda o zeminde 30 santimden fazla zıpla(ya)mamayı öğrenirler.
Artık hepsinin 30 cm zıpladığı görülünce deneyin ikinci aşamasına geçilir ve tavandaki cam kaldırılır. Zemin tekrar ısıtılır. Tüm pireler eşit yükseklikte, 30 cm zıplarlar! Üzerlerinde cam engeli yoktur, daha yükseğe zıplama imkânları vardır ama buna hiç cesaret edemezler.Kafalarını cama vura vura öğrendikleri bu sınırlayıcı 'hayat dersi'ne sadık halde yaşarlar. Pirelerin isterlerse kaçma imkânları vardır ama kaçamazlar.
Çünkü engel artık zihinlerindedir. Onları sınırlayan dış engel (cam) kalkmıştır ama kafalarındaki iç engel (burada 30cm'den fazla zıplanamaz inancı) varlığını sürdürmektedir.
Bu deney canlıların neyi başaramayacaklarını nasıl öğrendiklerini göstermektedir. Bu pirelerin yaşadıklarına 'cam tavan sendromu' denir. Bir insanın gelebileceğine inandığı en üst nokta, onun cam tavanıdır.
Cam tavanınız hayallerinizin tavan yüksekliğini gösterir. insan inandığına denktir. Yapabileceği düşündüğü kadardır. *
görsel
- bu ampirik bilgidir,yani deneyim yolu ile öğrenilmiş bilgidir.
- kollektif bilinç kültürü değildir.
- yukarıdaki verilen örneğin adı da,
- öğrenilmiş çaresizlik sendromudur.
Öğrenilmiş çaresizlik:
, genelde kişilerin bazı durumlarda çok sayıda başarısızlık yaşayarak tekrar yapsa da olayların kendi kontrolünde olmadığını,
o konuda bir daha asla başarıya ulaşamayacağını düşünüp, bir daha deneme cesaretini kaybetmesidir.
Bir örnek:
Bu araştırmanın amacı;
ergenlerin öğrenilmiş çaresizlik düzeylerinin;
hobisinin olması,
spor yapması, stresle başa çıkma ve umutsuzluk ile annelerinin öğrenilmiş çaresizlik,
stresle başa çıkma ve umutsuzluk düzeyleri tarafından yordanıp yordanmadığını incelemektir.
Araştırmanın örneklemini Adana ili Çukurova ilçesindeki genel resmi lise kapsamına giren 331 erkek 233 kız olmak üzere toplam 564 öğrenci ve bu öğrencilerin anneleri oluşturmuştur.
Araştırmada veri toplama amacıyla araştırmacı ve akademik danışmanı tarafından öğrenci ve anne için ayrı ayrı geliştirilen
“Kişisel bilgi formu”, Aydın (1988) tarafından geliştirilen “Öğrenilmiş Çaresizliğe Özgü Açıklama Biçimi Ölçeği (ÇABÖ)”,
Folkman ve Lazarus (1980) tarafından geliştirilen Şahin ve Durak (1995) tarafından Türkçe’ye uyarlanan “Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği (SBTÖ)”
ve Beck ve arkadaşları (1974) tarafından geliştirilen, Seber (1991) ve Durak (1993) tarafından Türkçe’ye uyarlanan “Beck Umutsuzluk Ölçeği (BUÖ)” kullanılmıştır.
Verilerin çözümlenmesinde, aşamalı doğrusal çoklu regresyon analizinden yararlanılmıştır
Ve
Araştırmadan elde edilen sonuçlar aşağıdaki gibi özetlenebilir: Ergenlerin öğrenilmiş çaresizlik düzeylerini yordayan değişkenlerin açıklanan toplam varyansa olan katkılarına göre sırasıyla
“ergenlerin umutsuzluğu”,
Stresle başa çıkma tarzlarının bir alt boyutu olan “iyimser yaklaşım”,
ergenlerin annelerinin öğrenilmiş çaresizliği”,
“ergenlerin spor yapıp yapmaması”
"ergenlerin hobisinin olup olmaması”
ve Stresle Başa Çıkma Tarzları alt ölçeği olan
“ergenlerin çaresiz kendini suçlayıcı yaklaşım” olduğu ortaya çıkmıştır.
Yordayıcı altı değişkenin öğrencilerin öğrenilmiş çaresizliği
düzeyi puanlarında toplam varyansın % 21.6’sını açıkladığı
belirlenmiştir.
Not:
Varyans dagilim olcudur,
Elimizdeki veri setindeki degerlerin ortamalaya gore dagilimini(ve degisimi) gosterir.
Saygilarimla
Nana godi
- bu ampirik bilgidir,yani deneyim yolu ile öğrenilmiş bilgidir.
- kollektif bilinç kültürü değildir.
- yukarıdaki verilen örneğin adı da,
- öğrenilmiş çaresizlik sendromudur.
Öğrenilmiş çaresizlik:
, genelde kişilerin bazı durumlarda çok sayıda başarısızlık yaşayarak tekrar yapsa da olayların kendi kontrolünde olmadığını,
o konuda bir daha asla başarıya ulaşamayacağını düşünüp, bir daha deneme cesaretini kaybetmesidir.
Bir örnek:
Bu araştırmanın amacı;
ergenlerin öğrenilmiş çaresizlik düzeylerinin;
hobisinin olması,
spor yapması, stresle başa çıkma ve umutsuzluk ile annelerinin öğrenilmiş çaresizlik,
stresle başa çıkma ve umutsuzluk düzeyleri tarafından yordanıp yordanmadığını incelemektir.
Araştırmanın örneklemini Adana ili Çukurova ilçesindeki genel resmi lise kapsamına giren 331 erkek 233 kız olmak üzere toplam 564 öğrenci ve bu öğrencilerin anneleri oluşturmuştur.
Araştırmada veri toplama amacıyla araştırmacı ve akademik danışmanı tarafından öğrenci ve anne için ayrı ayrı geliştirilen
“Kişisel bilgi formu”, Aydın (1988) tarafından geliştirilen “Öğrenilmiş Çaresizliğe Özgü Açıklama Biçimi Ölçeği (ÇABÖ)”,
Folkman ve Lazarus (1980) tarafından geliştirilen Şahin ve Durak (1995) tarafından Türkçe’ye uyarlanan “Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği (SBTÖ)”
ve Beck ve arkadaşları (1974) tarafından geliştirilen, Seber (1991) ve Durak (1993) tarafından Türkçe’ye uyarlanan “Beck Umutsuzluk Ölçeği (BUÖ)” kullanılmıştır.
Verilerin çözümlenmesinde, aşamalı doğrusal çoklu regresyon analizinden yararlanılmıştır
Ve
Araştırmadan elde edilen sonuçlar aşağıdaki gibi özetlenebilir: Ergenlerin öğrenilmiş çaresizlik düzeylerini yordayan değişkenlerin açıklanan toplam varyansa olan katkılarına göre sırasıyla
“ergenlerin umutsuzluğu”,
Stresle başa çıkma tarzlarının bir alt boyutu olan “iyimser yaklaşım”,
ergenlerin annelerinin öğrenilmiş çaresizliği”,
“ergenlerin spor yapıp yapmaması”
"ergenlerin hobisinin olup olmaması”
ve Stresle Başa Çıkma Tarzları alt ölçeği olan
“ergenlerin çaresiz kendini suçlayıcı yaklaşım” olduğu ortaya çıkmıştır.
Yordayıcı altı değişkenin öğrencilerin öğrenilmiş çaresizliği
düzeyi puanlarında toplam varyansın % 21.6’sını açıkladığı
belirlenmiştir.
Not:
Varyans dagilim olcudur,
Elimizdeki veri setindeki degerlerin ortamalaya gore dagilimini(ve degisimi) gosterir.
Saygilarimla
Nana godi
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar