bugün
- osuruktan şiirler41
- kanal ayarlama 1500 lira11
- devletin temeli adalettir9
- adana kebap5
- sözlükten soğuma nedenleri17
- oyları bölmeyin diyen tipler nerde6
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz6
- ben geldim kerkenezler18
- velvet'in aylık geliri6
- yeni anayasa4
- arkadaşlar benden el mankeni olur mu4
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- küçük sürprizler yapmak5
- karanlık bir yolda arabanın bozulması2
- claudian clouds22
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- mini elbise4
- şeytanın insanlardan ders alması4
- iyi parti17
- insan klonlama2
- bir daha doğmayacak olmak4
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- yapay zekaya entry yazdıran yazar7
- kısır9
- simko315
- ölüp hayalet olarak geri gelmek4
- beyaz tenli gotik kız3
- yazarların özel mesaj sayıları5
- 777 diyen erkolar8
- sevgiliye sorulan ilginç sorular6
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- gerdek gecesinde sevişmek zorunda mıyız3
- mini etek karşıtı seküler2
- türbanı yasaklayan mallar2
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener3
- akrep burcu kini8
- çocukluğun son günü3
- mısırın türkiyeden güvenli olduğu iddası2
- alttaki yazara motto ver16
- normal taklidi yapmak4
- bir gün uludağda kapanacak3
- gollumun gözü yüzükte6
- maddesel gerçekliği manipüle edebilen zihin4
- uludağ sözlükte yazma hevesini kaybetmek3
- hiç geçmeyen huzursuzluk hissi4
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- çerçeve yasa35
- saçını pembeye boyayan erkek6
- amedspor14
- cem yılmaz'dan daha komik olmak2
imkansız diye bir şey yoktur sadece zaman alır felsefesiyle özdeşleşmiş olaydır. şöyle ki;
Bilim adamları pirelerin farklı yükseklikte zıplayabildiklerini görürler.Birkaçını toplayıp 30 cm yüksekliğindeki bir cam fanusun içine koyarlar. Metal zemin ısıtılır. Sıcaktan rahatsız olan pireler zıplayarak kaçmaya çalışırlar ama başlarını tavandaki cama çarparak düşerler.Zemin de sıcak olduğu için tekrar zıplarlar, tekrar başlarını cama vururlar.
Pireler camın ne olduğunu bilmediklerinden, kendilerini neyin engellediğini anlamakta zorluk çekerler.Defalarca kafalarını cama vuran pireler sonunda o zeminde 30 santimden fazla zıpla(ya)mamayı öğrenirler.
Artık hepsinin 30 cm zıpladığı görülünce deneyin ikinci aşamasına geçilir ve tavandaki cam kaldırılır. Zemin tekrar ısıtılır. Tüm pireler eşit yükseklikte, 30 cm zıplarlar! Üzerlerinde cam engeli yoktur, daha yükseğe zıplama imkânları vardır ama buna hiç cesaret edemezler.Kafalarını cama vura vura öğrendikleri bu sınırlayıcı 'hayat dersi'ne sadık halde yaşarlar. Pirelerin isterlerse kaçma imkânları vardır ama kaçamazlar.
Çünkü engel artık zihinlerindedir. Onları sınırlayan dış engel (cam) kalkmıştır ama kafalarındaki iç engel (burada 30cm'den fazla zıplanamaz inancı) varlığını sürdürmektedir.
Bu deney canlıların neyi başaramayacaklarını nasıl öğrendiklerini göstermektedir. Bu pirelerin yaşadıklarına 'cam tavan sendromu' denir. Bir insanın gelebileceğine inandığı en üst nokta, onun cam tavanıdır.
Cam tavanınız hayallerinizin tavan yüksekliğini gösterir. insan inandığına denktir. Yapabileceği düşündüğü kadardır. *
Bilim adamları pirelerin farklı yükseklikte zıplayabildiklerini görürler.Birkaçını toplayıp 30 cm yüksekliğindeki bir cam fanusun içine koyarlar. Metal zemin ısıtılır. Sıcaktan rahatsız olan pireler zıplayarak kaçmaya çalışırlar ama başlarını tavandaki cama çarparak düşerler.Zemin de sıcak olduğu için tekrar zıplarlar, tekrar başlarını cama vururlar.
Pireler camın ne olduğunu bilmediklerinden, kendilerini neyin engellediğini anlamakta zorluk çekerler.Defalarca kafalarını cama vuran pireler sonunda o zeminde 30 santimden fazla zıpla(ya)mamayı öğrenirler.
Artık hepsinin 30 cm zıpladığı görülünce deneyin ikinci aşamasına geçilir ve tavandaki cam kaldırılır. Zemin tekrar ısıtılır. Tüm pireler eşit yükseklikte, 30 cm zıplarlar! Üzerlerinde cam engeli yoktur, daha yükseğe zıplama imkânları vardır ama buna hiç cesaret edemezler.Kafalarını cama vura vura öğrendikleri bu sınırlayıcı 'hayat dersi'ne sadık halde yaşarlar. Pirelerin isterlerse kaçma imkânları vardır ama kaçamazlar.
Çünkü engel artık zihinlerindedir. Onları sınırlayan dış engel (cam) kalkmıştır ama kafalarındaki iç engel (burada 30cm'den fazla zıplanamaz inancı) varlığını sürdürmektedir.
Bu deney canlıların neyi başaramayacaklarını nasıl öğrendiklerini göstermektedir. Bu pirelerin yaşadıklarına 'cam tavan sendromu' denir. Bir insanın gelebileceğine inandığı en üst nokta, onun cam tavanıdır.
Cam tavanınız hayallerinizin tavan yüksekliğini gösterir. insan inandığına denktir. Yapabileceği düşündüğü kadardır. *
görsel
- bu ampirik bilgidir,yani deneyim yolu ile öğrenilmiş bilgidir.
- kollektif bilinç kültürü değildir.
- yukarıdaki verilen örneğin adı da,
- öğrenilmiş çaresizlik sendromudur.
Öğrenilmiş çaresizlik:
, genelde kişilerin bazı durumlarda çok sayıda başarısızlık yaşayarak tekrar yapsa da olayların kendi kontrolünde olmadığını,
o konuda bir daha asla başarıya ulaşamayacağını düşünüp, bir daha deneme cesaretini kaybetmesidir.
Bir örnek:
Bu araştırmanın amacı;
ergenlerin öğrenilmiş çaresizlik düzeylerinin;
hobisinin olması,
spor yapması, stresle başa çıkma ve umutsuzluk ile annelerinin öğrenilmiş çaresizlik,
stresle başa çıkma ve umutsuzluk düzeyleri tarafından yordanıp yordanmadığını incelemektir.
Araştırmanın örneklemini Adana ili Çukurova ilçesindeki genel resmi lise kapsamına giren 331 erkek 233 kız olmak üzere toplam 564 öğrenci ve bu öğrencilerin anneleri oluşturmuştur.
Araştırmada veri toplama amacıyla araştırmacı ve akademik danışmanı tarafından öğrenci ve anne için ayrı ayrı geliştirilen
“Kişisel bilgi formu”, Aydın (1988) tarafından geliştirilen “Öğrenilmiş Çaresizliğe Özgü Açıklama Biçimi Ölçeği (ÇABÖ)”,
Folkman ve Lazarus (1980) tarafından geliştirilen Şahin ve Durak (1995) tarafından Türkçe’ye uyarlanan “Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği (SBTÖ)”
ve Beck ve arkadaşları (1974) tarafından geliştirilen, Seber (1991) ve Durak (1993) tarafından Türkçe’ye uyarlanan “Beck Umutsuzluk Ölçeği (BUÖ)” kullanılmıştır.
Verilerin çözümlenmesinde, aşamalı doğrusal çoklu regresyon analizinden yararlanılmıştır
Ve
Araştırmadan elde edilen sonuçlar aşağıdaki gibi özetlenebilir: Ergenlerin öğrenilmiş çaresizlik düzeylerini yordayan değişkenlerin açıklanan toplam varyansa olan katkılarına göre sırasıyla
“ergenlerin umutsuzluğu”,
Stresle başa çıkma tarzlarının bir alt boyutu olan “iyimser yaklaşım”,
ergenlerin annelerinin öğrenilmiş çaresizliği”,
“ergenlerin spor yapıp yapmaması”
"ergenlerin hobisinin olup olmaması”
ve Stresle Başa Çıkma Tarzları alt ölçeği olan
“ergenlerin çaresiz kendini suçlayıcı yaklaşım” olduğu ortaya çıkmıştır.
Yordayıcı altı değişkenin öğrencilerin öğrenilmiş çaresizliği
düzeyi puanlarında toplam varyansın % 21.6’sını açıkladığı
belirlenmiştir.
Not:
Varyans dagilim olcudur,
Elimizdeki veri setindeki degerlerin ortamalaya gore dagilimini(ve degisimi) gosterir.
Saygilarimla
Nana godi
- bu ampirik bilgidir,yani deneyim yolu ile öğrenilmiş bilgidir.
- kollektif bilinç kültürü değildir.
- yukarıdaki verilen örneğin adı da,
- öğrenilmiş çaresizlik sendromudur.
Öğrenilmiş çaresizlik:
, genelde kişilerin bazı durumlarda çok sayıda başarısızlık yaşayarak tekrar yapsa da olayların kendi kontrolünde olmadığını,
o konuda bir daha asla başarıya ulaşamayacağını düşünüp, bir daha deneme cesaretini kaybetmesidir.
Bir örnek:
Bu araştırmanın amacı;
ergenlerin öğrenilmiş çaresizlik düzeylerinin;
hobisinin olması,
spor yapması, stresle başa çıkma ve umutsuzluk ile annelerinin öğrenilmiş çaresizlik,
stresle başa çıkma ve umutsuzluk düzeyleri tarafından yordanıp yordanmadığını incelemektir.
Araştırmanın örneklemini Adana ili Çukurova ilçesindeki genel resmi lise kapsamına giren 331 erkek 233 kız olmak üzere toplam 564 öğrenci ve bu öğrencilerin anneleri oluşturmuştur.
Araştırmada veri toplama amacıyla araştırmacı ve akademik danışmanı tarafından öğrenci ve anne için ayrı ayrı geliştirilen
“Kişisel bilgi formu”, Aydın (1988) tarafından geliştirilen “Öğrenilmiş Çaresizliğe Özgü Açıklama Biçimi Ölçeği (ÇABÖ)”,
Folkman ve Lazarus (1980) tarafından geliştirilen Şahin ve Durak (1995) tarafından Türkçe’ye uyarlanan “Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği (SBTÖ)”
ve Beck ve arkadaşları (1974) tarafından geliştirilen, Seber (1991) ve Durak (1993) tarafından Türkçe’ye uyarlanan “Beck Umutsuzluk Ölçeği (BUÖ)” kullanılmıştır.
Verilerin çözümlenmesinde, aşamalı doğrusal çoklu regresyon analizinden yararlanılmıştır
Ve
Araştırmadan elde edilen sonuçlar aşağıdaki gibi özetlenebilir: Ergenlerin öğrenilmiş çaresizlik düzeylerini yordayan değişkenlerin açıklanan toplam varyansa olan katkılarına göre sırasıyla
“ergenlerin umutsuzluğu”,
Stresle başa çıkma tarzlarının bir alt boyutu olan “iyimser yaklaşım”,
ergenlerin annelerinin öğrenilmiş çaresizliği”,
“ergenlerin spor yapıp yapmaması”
"ergenlerin hobisinin olup olmaması”
ve Stresle Başa Çıkma Tarzları alt ölçeği olan
“ergenlerin çaresiz kendini suçlayıcı yaklaşım” olduğu ortaya çıkmıştır.
Yordayıcı altı değişkenin öğrencilerin öğrenilmiş çaresizliği
düzeyi puanlarında toplam varyansın % 21.6’sını açıkladığı
belirlenmiştir.
Not:
Varyans dagilim olcudur,
Elimizdeki veri setindeki degerlerin ortamalaya gore dagilimini(ve degisimi) gosterir.
Saygilarimla
Nana godi
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar