bugün
- filistin in ermeni soykırımını tanıması18
- kürtlüğüyle kavgalı olan pandela4
- lgbt onur yürüyüşü4
- sözlükte yokluğu hissedilen yazarlar10
- türklerin medeniyet kuramama nedeni6
- pandela7
- türklerin 2kg avrupalıların 200gr sabun tüketmesi6
- tayyibistan3
- kürtlerin muhteşem ve harika derecede ezik olması5
- herzevekil ile revani yemek5
- 28 haziran 2026 güney afrika kanada maçı12
- türklerin her ırkı türk sanması4
- falıma bakmak isteyen var mı28
- kürtlerin iyi olduğu konular4
- sözlüğün aptal kaynaması12
- türklerin hiçbir işte başarılı olamaması4
- neden sevgilim yok5
- 10 parmağında 10 marifet olan azize4
- ahlakın temeli olarak özgürlük2
- göbeksiz erkek5
- türklerin gerizekalı bir millet olması3
- 2026 dünya kupası39
- akmar2
- futbol32
- velvet43
- muayene2
- atatürkçülük ile 2026 da ülke yönetilmez16
- üstteki yazarın mesleğini tahmin etme7
- türklerin medeniyete katkıları2
- cinlerin geceleri tuvaletlerde takılması4
- türklerin 40000 yıldır anadoluda oldukları gerçeği2
- erkeklerin boy tahmini yapması5
- dna testi2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle30
- herkesle iyi anlaşan insan18
- bir filmde ölüyü oynamak4
- akrep burcu kadını ile uyumlu burçlar3
- güney afrika7
- japonya10
- burç geyiği yapana 2010 da olduğumuzu hatırlatmak3
- sözlüğün adalet terazisi3
- brezilya5
- türk halkını yermeye çalışan zigot terkler2
- türkiye12
- cepte düğüm olan kulaklık kablosu3
- ilk uzun ilişki2
- kanada4
- 19 yaşında kızla yatmak15
- güney afrika kanada maçını kim kazanır2
- kılıçdaroğlu'nun gerçek yüzünü ne zaman gördünüz5
imkansız diye bir şey yoktur sadece zaman alır felsefesiyle özdeşleşmiş olaydır. şöyle ki;
Bilim adamları pirelerin farklı yükseklikte zıplayabildiklerini görürler.Birkaçını toplayıp 30 cm yüksekliğindeki bir cam fanusun içine koyarlar. Metal zemin ısıtılır. Sıcaktan rahatsız olan pireler zıplayarak kaçmaya çalışırlar ama başlarını tavandaki cama çarparak düşerler.Zemin de sıcak olduğu için tekrar zıplarlar, tekrar başlarını cama vururlar.
Pireler camın ne olduğunu bilmediklerinden, kendilerini neyin engellediğini anlamakta zorluk çekerler.Defalarca kafalarını cama vuran pireler sonunda o zeminde 30 santimden fazla zıpla(ya)mamayı öğrenirler.
Artık hepsinin 30 cm zıpladığı görülünce deneyin ikinci aşamasına geçilir ve tavandaki cam kaldırılır. Zemin tekrar ısıtılır. Tüm pireler eşit yükseklikte, 30 cm zıplarlar! Üzerlerinde cam engeli yoktur, daha yükseğe zıplama imkânları vardır ama buna hiç cesaret edemezler.Kafalarını cama vura vura öğrendikleri bu sınırlayıcı 'hayat dersi'ne sadık halde yaşarlar. Pirelerin isterlerse kaçma imkânları vardır ama kaçamazlar.
Çünkü engel artık zihinlerindedir. Onları sınırlayan dış engel (cam) kalkmıştır ama kafalarındaki iç engel (burada 30cm'den fazla zıplanamaz inancı) varlığını sürdürmektedir.
Bu deney canlıların neyi başaramayacaklarını nasıl öğrendiklerini göstermektedir. Bu pirelerin yaşadıklarına 'cam tavan sendromu' denir. Bir insanın gelebileceğine inandığı en üst nokta, onun cam tavanıdır.
Cam tavanınız hayallerinizin tavan yüksekliğini gösterir. insan inandığına denktir. Yapabileceği düşündüğü kadardır. *
Bilim adamları pirelerin farklı yükseklikte zıplayabildiklerini görürler.Birkaçını toplayıp 30 cm yüksekliğindeki bir cam fanusun içine koyarlar. Metal zemin ısıtılır. Sıcaktan rahatsız olan pireler zıplayarak kaçmaya çalışırlar ama başlarını tavandaki cama çarparak düşerler.Zemin de sıcak olduğu için tekrar zıplarlar, tekrar başlarını cama vururlar.
Pireler camın ne olduğunu bilmediklerinden, kendilerini neyin engellediğini anlamakta zorluk çekerler.Defalarca kafalarını cama vuran pireler sonunda o zeminde 30 santimden fazla zıpla(ya)mamayı öğrenirler.
Artık hepsinin 30 cm zıpladığı görülünce deneyin ikinci aşamasına geçilir ve tavandaki cam kaldırılır. Zemin tekrar ısıtılır. Tüm pireler eşit yükseklikte, 30 cm zıplarlar! Üzerlerinde cam engeli yoktur, daha yükseğe zıplama imkânları vardır ama buna hiç cesaret edemezler.Kafalarını cama vura vura öğrendikleri bu sınırlayıcı 'hayat dersi'ne sadık halde yaşarlar. Pirelerin isterlerse kaçma imkânları vardır ama kaçamazlar.
Çünkü engel artık zihinlerindedir. Onları sınırlayan dış engel (cam) kalkmıştır ama kafalarındaki iç engel (burada 30cm'den fazla zıplanamaz inancı) varlığını sürdürmektedir.
Bu deney canlıların neyi başaramayacaklarını nasıl öğrendiklerini göstermektedir. Bu pirelerin yaşadıklarına 'cam tavan sendromu' denir. Bir insanın gelebileceğine inandığı en üst nokta, onun cam tavanıdır.
Cam tavanınız hayallerinizin tavan yüksekliğini gösterir. insan inandığına denktir. Yapabileceği düşündüğü kadardır. *
görsel
- bu ampirik bilgidir,yani deneyim yolu ile öğrenilmiş bilgidir.
- kollektif bilinç kültürü değildir.
- yukarıdaki verilen örneğin adı da,
- öğrenilmiş çaresizlik sendromudur.
Öğrenilmiş çaresizlik:
, genelde kişilerin bazı durumlarda çok sayıda başarısızlık yaşayarak tekrar yapsa da olayların kendi kontrolünde olmadığını,
o konuda bir daha asla başarıya ulaşamayacağını düşünüp, bir daha deneme cesaretini kaybetmesidir.
Bir örnek:
Bu araştırmanın amacı;
ergenlerin öğrenilmiş çaresizlik düzeylerinin;
hobisinin olması,
spor yapması, stresle başa çıkma ve umutsuzluk ile annelerinin öğrenilmiş çaresizlik,
stresle başa çıkma ve umutsuzluk düzeyleri tarafından yordanıp yordanmadığını incelemektir.
Araştırmanın örneklemini Adana ili Çukurova ilçesindeki genel resmi lise kapsamına giren 331 erkek 233 kız olmak üzere toplam 564 öğrenci ve bu öğrencilerin anneleri oluşturmuştur.
Araştırmada veri toplama amacıyla araştırmacı ve akademik danışmanı tarafından öğrenci ve anne için ayrı ayrı geliştirilen
“Kişisel bilgi formu”, Aydın (1988) tarafından geliştirilen “Öğrenilmiş Çaresizliğe Özgü Açıklama Biçimi Ölçeği (ÇABÖ)”,
Folkman ve Lazarus (1980) tarafından geliştirilen Şahin ve Durak (1995) tarafından Türkçe’ye uyarlanan “Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği (SBTÖ)”
ve Beck ve arkadaşları (1974) tarafından geliştirilen, Seber (1991) ve Durak (1993) tarafından Türkçe’ye uyarlanan “Beck Umutsuzluk Ölçeği (BUÖ)” kullanılmıştır.
Verilerin çözümlenmesinde, aşamalı doğrusal çoklu regresyon analizinden yararlanılmıştır
Ve
Araştırmadan elde edilen sonuçlar aşağıdaki gibi özetlenebilir: Ergenlerin öğrenilmiş çaresizlik düzeylerini yordayan değişkenlerin açıklanan toplam varyansa olan katkılarına göre sırasıyla
“ergenlerin umutsuzluğu”,
Stresle başa çıkma tarzlarının bir alt boyutu olan “iyimser yaklaşım”,
ergenlerin annelerinin öğrenilmiş çaresizliği”,
“ergenlerin spor yapıp yapmaması”
"ergenlerin hobisinin olup olmaması”
ve Stresle Başa Çıkma Tarzları alt ölçeği olan
“ergenlerin çaresiz kendini suçlayıcı yaklaşım” olduğu ortaya çıkmıştır.
Yordayıcı altı değişkenin öğrencilerin öğrenilmiş çaresizliği
düzeyi puanlarında toplam varyansın % 21.6’sını açıkladığı
belirlenmiştir.
Not:
Varyans dagilim olcudur,
Elimizdeki veri setindeki degerlerin ortamalaya gore dagilimini(ve degisimi) gosterir.
Saygilarimla
Nana godi
- bu ampirik bilgidir,yani deneyim yolu ile öğrenilmiş bilgidir.
- kollektif bilinç kültürü değildir.
- yukarıdaki verilen örneğin adı da,
- öğrenilmiş çaresizlik sendromudur.
Öğrenilmiş çaresizlik:
, genelde kişilerin bazı durumlarda çok sayıda başarısızlık yaşayarak tekrar yapsa da olayların kendi kontrolünde olmadığını,
o konuda bir daha asla başarıya ulaşamayacağını düşünüp, bir daha deneme cesaretini kaybetmesidir.
Bir örnek:
Bu araştırmanın amacı;
ergenlerin öğrenilmiş çaresizlik düzeylerinin;
hobisinin olması,
spor yapması, stresle başa çıkma ve umutsuzluk ile annelerinin öğrenilmiş çaresizlik,
stresle başa çıkma ve umutsuzluk düzeyleri tarafından yordanıp yordanmadığını incelemektir.
Araştırmanın örneklemini Adana ili Çukurova ilçesindeki genel resmi lise kapsamına giren 331 erkek 233 kız olmak üzere toplam 564 öğrenci ve bu öğrencilerin anneleri oluşturmuştur.
Araştırmada veri toplama amacıyla araştırmacı ve akademik danışmanı tarafından öğrenci ve anne için ayrı ayrı geliştirilen
“Kişisel bilgi formu”, Aydın (1988) tarafından geliştirilen “Öğrenilmiş Çaresizliğe Özgü Açıklama Biçimi Ölçeği (ÇABÖ)”,
Folkman ve Lazarus (1980) tarafından geliştirilen Şahin ve Durak (1995) tarafından Türkçe’ye uyarlanan “Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği (SBTÖ)”
ve Beck ve arkadaşları (1974) tarafından geliştirilen, Seber (1991) ve Durak (1993) tarafından Türkçe’ye uyarlanan “Beck Umutsuzluk Ölçeği (BUÖ)” kullanılmıştır.
Verilerin çözümlenmesinde, aşamalı doğrusal çoklu regresyon analizinden yararlanılmıştır
Ve
Araştırmadan elde edilen sonuçlar aşağıdaki gibi özetlenebilir: Ergenlerin öğrenilmiş çaresizlik düzeylerini yordayan değişkenlerin açıklanan toplam varyansa olan katkılarına göre sırasıyla
“ergenlerin umutsuzluğu”,
Stresle başa çıkma tarzlarının bir alt boyutu olan “iyimser yaklaşım”,
ergenlerin annelerinin öğrenilmiş çaresizliği”,
“ergenlerin spor yapıp yapmaması”
"ergenlerin hobisinin olup olmaması”
ve Stresle Başa Çıkma Tarzları alt ölçeği olan
“ergenlerin çaresiz kendini suçlayıcı yaklaşım” olduğu ortaya çıkmıştır.
Yordayıcı altı değişkenin öğrencilerin öğrenilmiş çaresizliği
düzeyi puanlarında toplam varyansın % 21.6’sını açıkladığı
belirlenmiştir.
Not:
Varyans dagilim olcudur,
Elimizdeki veri setindeki degerlerin ortamalaya gore dagilimini(ve degisimi) gosterir.
Saygilarimla
Nana godi
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar