1. 1.
    Cefakar annelerimize ithaf olsun;

    Kalbur saman içinde değil... ben diyeyim elli, siz deyin 60 sene evveline gidiyoruz.

    iki ailenin büyükleri görücü usulü ile evlatlarını evlendirmeye karar veriyorlar. görücü usulü, o tarihlerde çok daha sert bir üslupla işlemektedir. birbirinin yüzünü ilk defa nişanda veya nikahta gören çiftlerin sayısı hiç de az değildir (rahmetli anacığım, "babanı ilk defa nişanda gördüm" demişti).

    düğün yapılıyor; düğün evinden kalabalık çekiliyor. damat, yatsı namazından sonra ellerinde meşaleler taşıyan bir kalabalık tarafından ilahiler okunarak evine getiriliyor.

    gelinle damat için bir odada akşam yemeği hazırlanmış.

    yeni kalaydan geçirilmiş pırıl pırıl bir sini üzerinde üç dört tane kapaklı sahan var.

    besmele çekerek sofraya oturuyorlar. daha onbeşini yeni doldurmuş (belki daha küçük!) gelin hanım, önündeki sahanın kapağını kaldırıyor: tabakta erişte pilavı vardır.

    damat dikkatle genç kızı izlemektedir.

    gelin hanım'ın bir kusuru (!) vardır; erişte pilavını sevmez. ta küçük yaşlarından beri değil erişte pilavı yemek, erişte pilavının olduğu sofraya bile oturamaz.

    midesi kalkar gibi oluyor ama neyse ki, sofrada başka kapaklı sahanlar da vardır. ötekini açıyor, yine erişte pilavı!

    damadın dudaklarında gizli bir tebessüm, "yesene" diyor.

    gelin, daha önce bir çift kelime bile konuşmadığı hayat arkadaşına, "yemesem iyi olur" gibisinden cevab vermeye çalışarak ümitle son tabağın kapağını kaldırıyor.

    yine erişte pilavı!

    "ye" diyor damat, "mis gibi erişte pilavı"

    genç kız cesaretini toplayıp, "ben ömrümde hiç erişte pilavı yemedim, yiyemem ki" diye mahcubane cevap veriyor.

    -yiyeceksin, emrediyorum!

    genç kız ağlamaya başlıyor; kendisine nasıl bir tuzak kurulduğunu, iki aile arasındaki sohbetler esnasında genç kızın neleri sevip sevmediğinin "kaynana" tarafından çaktırılmadan nasıl araştırıldığını ve hemen genç damadın kulağına yerleştirildiğini, "kendi terbiyeni ve üstünlüğünü ilk günden kabul ettireceksin ki sözünden çıkmasın" yolunda zalim telkinlerle delikanlının beyninin nasıl yıkandığını belki henüz bilmiyor ama ana evinden çıkarken, "bu evden telli duvakla çıkıyorsun; buraya ancak kefeninle girebilirsin. kocana, ailesine itaat edeceksin" sözleri henüz kulaklarındadır.

    -ye, yiyeceksin!

    lokmalar ağzında büyüye büyüye bir sahan dolusu erişte pilavını ağlaya ağlaya yiyor genç gelin. pilavın bitmesine yakın midesi isyan edince yediklerini çıkarmak zorunda kalıyor.

    bu durumu emirlerine itaatsizlik kabul eden damat, hışımla yerinden fırlayıp gelini bir güzel dövüyor.

    sonra yine zorla erişte pilavı yediriyor.

    sonra gerdeğe giriyorlar!

    ***

    aradan siz deyin elli, ben diyeyim altmış sene geçiyor. çoluk, çocuk, torun, torba; iyi günler, kötü günler derken bizim damat hastalanıp yatağa düşüyor. gerdek gecesinde erişte pilavı yüzünden bir güzel dayak yiyen eşi, senelerce yatağa mıhlanmış eşine "öf" bile demeden sadakatle hizmet ediyor.

    adam ağırlaşınca hastaneye kaldırıyorlar. tabii eşi de refakatçi sıfatıyla yine kocasının yanında.

    hasta artık sekerat (ölüm) anındadır, fakat yaşıyor. yakınları, eşi dostu toplanmış ölümünü bekliyorlar fakat hasta bir türlü son nefesini veremiyor.

    hastanın yakınlarından biri, yaşlı yengesini koridorun tenha bir yerine çekiyor,

    -yenge, elini ayağını öpeyim; gel hakkını helal et. bak, son nefesini bile veremiyor, artık acı çekmesin!

    kadın diyor ki:

    -evlatlarımın babası, evimin direği, namusumun bekçisidir. dört sene altından aldım. huysuzdu, aksiliklerine katlandım. bütün haklarımı helal ediyorum fakat evlendiğim gece bana zorla, dayakla yedirdiği erişte pilavı meselesindeki hakkımı helal etmiyorum; allah sorsun!

    birkaç dakika sonra hasta ruhunu teslim ediyor!

    ***

    bu hadise başından sonuna gerçektir fakat bugünün gençleri bu hikayede kerem ile aslı hikayesindeki hadiseleri andırır masalsı birtakım boyutlar bularak inanmakta zorlanacaktır; iktisatçılar, sosyologlar, tarihçiler, feministler hadiseden farklı farklı manalar çıkaracak ama neticede, "günümüzde artık böyle şeyler olmaz" hükmünde birleşeceklerdir.
    1 ... judas