bugün
- mikroplastik kirliliği2
- gocu beyin günü aydın olsun2
- farklı alemlere yolculuk2
- arabayla almanya'dan türkiye'ye gitmek11
- yeni partinin çerçeve yasa kararı15
- eşitlik mi özgürlük mü8
- yaşlandığının farkına varmak9
- ekşi sözlük referans17
- türkiye10
- ekonomi8
- recep tayyip erdoğan7
- mekke anlaşması20
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- müzik dinlemek5
- sözlük yazarlarının hayatını değiştirecek şey4
- dağ evi olmayan erkek5
- kainattaki değişim2
- sözlük yazarlarının kekleri5
- sonradan olma2
- sözlüğün çok durgun olması6
- asosyal ve çirkin olmak4
- tarım3
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde11
- kartoncu birader vs erecto bey3
- sıcak hava vs soğuk hava6
- merfulu11
- spor olsun diye her yere yürüyen insan10
- orospu çocuğu gördüm de böylesini hiç görmedim3
- evlenmeme nedenleri5
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz16
- ev almak isteyenlere tavsiye7
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler5
- clean girl akımı4
- sigara içmeyen erkek4
- günlük tutan erkek19
- yahudi olmak için anneniz yahudi olması gerekiyor3
- yahudilere sallayan kitaplar3
- emekliler2
- emeklilik2
- sözlük kızları çirkin oldukları için buradalar4
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi19
- cansever19
- bana gel film izleriz diyen erkek16
- apı uygulama programlama ara yüzü2
- çerçeve yasa10
- allah'ın doğurmamış ve doğmamış olması2
- yanlışlıkla gey olmak9
- hutiler suudlara saldırdı ne olacak4
- yazarların para ödediği yapay zekalar7
- dönen tekme atabilen sözlük yazarları7
x=y
x*x=y*x (her iki tarafı x'le çarptık)
x^2=y*x (n^2=n'nin karesi)
x^2-y^2=y*x-y^2 (her iki taraftan y^2 çıkartıyoruz)
(x+y)*(x-y)=y(x-y) (sol tarafta kareyi açıyoruz, sağ tarafı y paratezine alıyoruz)
(x+y)=y ((x+y)'ler sadeleşir)
x+y=y
y+y=y (ilk satırda x=y demiştik, x yerine y yazarız)
2y=y (y'ler sadeleşir)
2=1
*
x*x=y*x (her iki tarafı x'le çarptık)
x^2=y*x (n^2=n'nin karesi)
x^2-y^2=y*x-y^2 (her iki taraftan y^2 çıkartıyoruz)
(x+y)*(x-y)=y(x-y) (sol tarafta kareyi açıyoruz, sağ tarafı y paratezine alıyoruz)
(x+y)=y ((x+y)'ler sadeleşir)
x+y=y
y+y=y (ilk satırda x=y demiştik, x yerine y yazarız)
2y=y (y'ler sadeleşir)
2=1
*
tarih hocamızın dediğine göre filistin'deki garibanlara yardım etmek için davos'ta geceliği 2500$ eden otelde kalmakmış.
böyle birşeydir paradoks.
(bkz: valla ben demedim)
böyle birşeydir paradoks.
(bkz: valla ben demedim)
Yaşantının alınan nefes sayısından ibaret değil; nefesi kesen anların sayısıyla ölçüldüğünün gerçeğidir.
George Carlin Amerika'da 70 ve 80 li yılların bir komedyeni idi. Biraz ağzı bozuk olarak bilinirdi. 11 Eylül den (9-11) ve karısının ölümünden sonra şöyle yazmıştı.
Tarih içinde zamanımızın paradoksunu şöyle sıralayabiliriz :
Daha yüksek binalarımız, ama daha kısa sabrımız var; daha geniş oto yollarımız, ama daha dar bakış açılarımız var.
Daha çok harcıyoruz, ama daha az şeye sahibiz; daha fazla satın alıyoruz, ama daha az hoşnut kalıyoruz.
Daha büyük evlerimiz, ama daha küçük ailelerimiz; daha çok ev gereçleri, ama daha az zamanımız var. Daha çok eğitimimiz, ama daha az sağduyumuz; daha fazla bilgimiz, ama daha az bilgeliğimiz var. Daha çok uzmanımız, ama yine de daha çok sorunumuz; daha çok ilacımız, ama daha az sağlığımız var.
Çok fazla alkol ve sigara tüketiyoruz, çok savurganca para harcıyoruz, çok az gülüyoruz, çok hızlı araba kullanıyor, çok çabuk kızıyoruz, çok geç saatlere kadar oturuyor, çok yorgun kalkıyoruz, çok az okuyor çok fazla TV izliyoruz ve çok ender şükrediyoruz. Mal varlıklarımızı çoğalttık, ama değerlerimizi azalttık. Çok konuşuyoruz, çok az seviyoruz ve çok sık nefret ediyoruz.
Geçimimizi sağlamayı öğrendik, ama yaşam kurmayı öğrenemedik. Yaşamımıza yıllar kattık, ama yıllara yaşam katamadık. Aya gidip gelmeyi öğrendik, ama yeni komşumuzla karşılaşmak için caddenin karşısına geçmekte sorunumuz var. Dış Uzayı fethettik, ama iç dünyamızı edemedik. Daha büyük işler yaptık, ama daha iyi işler yapamadık.
Havayı temizledik, ama ruhumuzu kirlettik. Atoma hükmettik, ama önyargılarımıza edemedik. Daha çok yazıyoruz, ama daha az öğreniyoruz. Daha çok plan yapıyoruz, daha az sonuca varıyoruz. Koşuşmayı öğrendik, ama beklemeyi öğrenemedik. Daha fazla bilgiyi depolamak, her zamankinden daha çok kopya çıkarmak için daha çok bilgisayarlar yapıyoruz, ama git gide daha az iletişim kuruyoruz.
Zaman artık, hızlı hazırlanan ve yavaş sindirilen yiyeceklerin; büyük adamlar ve küçük karakterlerin; yüksek kârlar ve sığ ilişkilerin zamanıdır. Günümüz artık, iki maaşın girdiği ama boşanmaların daha çok olduğu, daha süslü evler, ama dağılmış yuvaların olduğu günlerdir. Bu günler, hızlı seyahatler, kullanılıp atılan çocuk bezleri, yok edilen ahlakî değerler, bir gecelik ilişkiler, obez bedenler ve neşelendirmekten sakinleştirmeye hatta öldürmeye kadar her şeyi yapabilen hapların olduğu günlerdir. Vitrinlerde her şeyin sergilendiği, ama depolarda hiçbir şeyin olmadığı bir zamandayız. Öyle bir zaman ki teknoloji bu mektubu size getirebilir, siz bu içselliği ya paylaşmayı, ya da sil tuşuna basmayı seçebilirsiniz.
Tarih içinde zamanımızın paradoksunu şöyle sıralayabiliriz :
Daha yüksek binalarımız, ama daha kısa sabrımız var; daha geniş oto yollarımız, ama daha dar bakış açılarımız var.
Daha çok harcıyoruz, ama daha az şeye sahibiz; daha fazla satın alıyoruz, ama daha az hoşnut kalıyoruz.
Daha büyük evlerimiz, ama daha küçük ailelerimiz; daha çok ev gereçleri, ama daha az zamanımız var. Daha çok eğitimimiz, ama daha az sağduyumuz; daha fazla bilgimiz, ama daha az bilgeliğimiz var. Daha çok uzmanımız, ama yine de daha çok sorunumuz; daha çok ilacımız, ama daha az sağlığımız var.
Çok fazla alkol ve sigara tüketiyoruz, çok savurganca para harcıyoruz, çok az gülüyoruz, çok hızlı araba kullanıyor, çok çabuk kızıyoruz, çok geç saatlere kadar oturuyor, çok yorgun kalkıyoruz, çok az okuyor çok fazla TV izliyoruz ve çok ender şükrediyoruz. Mal varlıklarımızı çoğalttık, ama değerlerimizi azalttık. Çok konuşuyoruz, çok az seviyoruz ve çok sık nefret ediyoruz.
Geçimimizi sağlamayı öğrendik, ama yaşam kurmayı öğrenemedik. Yaşamımıza yıllar kattık, ama yıllara yaşam katamadık. Aya gidip gelmeyi öğrendik, ama yeni komşumuzla karşılaşmak için caddenin karşısına geçmekte sorunumuz var. Dış Uzayı fethettik, ama iç dünyamızı edemedik. Daha büyük işler yaptık, ama daha iyi işler yapamadık.
Havayı temizledik, ama ruhumuzu kirlettik. Atoma hükmettik, ama önyargılarımıza edemedik. Daha çok yazıyoruz, ama daha az öğreniyoruz. Daha çok plan yapıyoruz, daha az sonuca varıyoruz. Koşuşmayı öğrendik, ama beklemeyi öğrenemedik. Daha fazla bilgiyi depolamak, her zamankinden daha çok kopya çıkarmak için daha çok bilgisayarlar yapıyoruz, ama git gide daha az iletişim kuruyoruz.
Zaman artık, hızlı hazırlanan ve yavaş sindirilen yiyeceklerin; büyük adamlar ve küçük karakterlerin; yüksek kârlar ve sığ ilişkilerin zamanıdır. Günümüz artık, iki maaşın girdiği ama boşanmaların daha çok olduğu, daha süslü evler, ama dağılmış yuvaların olduğu günlerdir. Bu günler, hızlı seyahatler, kullanılıp atılan çocuk bezleri, yok edilen ahlakî değerler, bir gecelik ilişkiler, obez bedenler ve neşelendirmekten sakinleştirmeye hatta öldürmeye kadar her şeyi yapabilen hapların olduğu günlerdir. Vitrinlerde her şeyin sergilendiği, ama depolarda hiçbir şeyin olmadığı bir zamandayız. Öyle bir zaman ki teknoloji bu mektubu size getirebilir, siz bu içselliği ya paylaşmayı, ya da sil tuşuna basmayı seçebilirsiniz.
- zayıflaman için on fırın ekmek yemen gerekiyor.
koyu fenerli bır arkadaşın bir şans oyununda galatasarayın yeneceğine dair bahis oynaması durumunun kişide yarattığı psikolojik olgu. ne yapsın şimdi bu adam yense bi türlü yenilse bi türlü.
kadınların "biz mal değiliz. başlık parası ile satılamayız." demelerine rağmen, adeta bir malmışçasına makyaj, dekolteli giysiler gibi albeniyi arttırıcı ambalajlara yönelmesi.
bu ne lan? tamam mal değilsiniz. insanlar parayla satılamaz. çok doğru. sonuna kadar yanınızdayız. e bu "daha seksi görüneyim, akıllarını başlarından alayım" düşüncesi ne hafize?
bu ne lan? tamam mal değilsiniz. insanlar parayla satılamaz. çok doğru. sonuna kadar yanınızdayız. e bu "daha seksi görüneyim, akıllarını başlarından alayım" düşüncesi ne hafize?
+sonu başına çıkan çıkmaz sokak.
+okçunun fırlattığı bir okun hedefe ulaşmak için havada izlediği yol sonsuza kadar sürer. bunun için ilk olarak hedef ile ok arasındaki mesafenin yarısını gitmek zorundadır(1/2). bu mesafeyi tamamlamak için de asıl hedefin yarısı uzaklığının (1/2 nin) yarı uzaklığını tamamlaması gerekir (1/4)....
böyle gider ve okun havada izleyeceği yol hiç bitmez.
gibi.
+okçunun fırlattığı bir okun hedefe ulaşmak için havada izlediği yol sonsuza kadar sürer. bunun için ilk olarak hedef ile ok arasındaki mesafenin yarısını gitmek zorundadır(1/2). bu mesafeyi tamamlamak için de asıl hedefin yarısı uzaklığının (1/2 nin) yarı uzaklığını tamamlaması gerekir (1/4)....
böyle gider ve okun havada izleyeceği yol hiç bitmez.
gibi.
açıklanamayan döngü.
(bkz: time paradox)
(bkz: time paradox)
(bkz: döngüsel çelişki).
Faşistlere savaş açmanın haklılığını savunan faşistlere faşistlik yapmış olur. Bu bağlamda kendisi de faşisttir.
paradoks: insanın aklını zorlayan çelişkilerdir.
bu cümledeki harf sayısı otuz yedi değildir.
bu da bir paradokstur.
bu cümledeki harf sayısı otuz yedi değildir.
bu da bir paradokstur.
dünyanın en mütevazi adamı benim.
Doğal sayılar kümesi ve Doğal sayıların karelerinin kümesi bir bir eşlenebilir. Bu kümelerin eleman sayıları nasıl birbirine eşit olabilir?
"paradoks yemek" olarak da nitelendirilir bazen. örneğin;
tanrı, kaldıramayacağı bir taş yaratabilir mi ? Bu soruda ki gibi fazla çelişki taşıyan olaydır.
Fantaziye kaçacak olursak
Dışarıda birini uçarken görmek, ya da sigarasını avuçlarından çıkan alevlerle yakan birini görmek.
Bir çok dil gelmiştir bu olay üzerine. Paradoksun bi seviyesi vardır. Sürekli paradoks yiyen bir insan aklını kaçırabilir.
* * * *
tanrı, kaldıramayacağı bir taş yaratabilir mi ? Bu soruda ki gibi fazla çelişki taşıyan olaydır.
Fantaziye kaçacak olursak
Dışarıda birini uçarken görmek, ya da sigarasını avuçlarından çıkan alevlerle yakan birini görmek.
Bir çok dil gelmiştir bu olay üzerine. Paradoksun bi seviyesi vardır. Sürekli paradoks yiyen bir insan aklını kaçırabilir.
* * * *
ismail yk nın 'bu şarkının ne yazık ki sözleri yok' şarkısıyla allahını yapmış olduğu kısır döngü.
bilişim terimi karşılığı: deadlock.
-sözlüğe giriş şifremi unuttum..
örneğin 50 ytl lik bir gömlek beğendiniz. iki arkadaşınızdan 25şer ytl aldınız. fakat gömleği pazarlıkla 45 ytl ye aldınız.
3 ytlyi cebinize bırakıp adam başı 1 ytl geri verdiniz. Yani arkadaşlarınıza 24'er ytl. borç kaldı.
24*2=48 ytl toplam borcum var
3 ytl.de cebimde var 48+3=51 ytl.
bu 1 ytl nerden çıktı.
3 ytlyi cebinize bırakıp adam başı 1 ytl geri verdiniz. Yani arkadaşlarınıza 24'er ytl. borç kaldı.
24*2=48 ytl toplam borcum var
3 ytl.de cebimde var 48+3=51 ytl.
bu 1 ytl nerden çıktı.
bu başlığa entry girmem.*
(bkz: anneanne paradoksu)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar