bugün

seviyor sevmiyor seviyor sevmiyor seviyor sevmiyor seviyor sevmiyor seviyor sevmiyor seviyor sevmiyor seviyor sevmiyor seviyor sevmiyor seviyor sevmiyor seviyor sevmiyor seviyor sevmiyor seviyor sevmiyor seviyor sevmiyor seviyor sevmiyor seviyor sevmiyor seviyor sevmiyor seviyor sevmiyor seviyor sevmiyor seviyor sevmiyor seviyor sevmiyor seviyor sevmiyor seviyor sevmiyor seviyor sevmiyor seviyor sevmiyor seviyor sevmiyor seviyor sevmiyor

a.q. papatyası
aşkından şüphe duyan çevre katillerince papatyanın önce bedeninin sonrada tek tek yapraklarının koparıldığı bir saçmalık. senin aşkından ne anlar fotosentezle beslenen çiçek akıllım dedirtecek olay
papatya yapraklarının teklik ciftlik ilkesine gore duzenlenmis, her yapragı bir ihtimal sayarak son yapragın denk geldigi ihtimali gerceklesmesi muhtemel sayma prensibine dayanan, 'seviyor sevmiyor' sekli meshur olan, aptal kızların elinde bitkisel katliama sebebiyet veren hede.
insanın arzularına göre sapınında sayılarak papatyanın değil yine insanın isteklerine göre hareket edilen fal...
bilgisayar gibi bir matığı vardır. 1 ve 0 . hatta matriks filmi bunun üzerine kurulumuştur.
"gerçek hayattayım, makinalara bağlıyım" coca cola reklamında ki kızın yaptığı gibi yapmak lazım ama o kadar abartmadan. adam yanına oturmuş senle konuşuyorsa demek ki bir şeyler var .
radikal gazetesinin cemil muneccim adlı yazarının neredeyse her yazısında açtığı faldır.
bas kismi Santananin Smooth adli parcasina acayip sekilde benzeyen sarki.
sevmiyorla başlayınca mutlaka seviyor sonucu alınan fal.. çünkü, tüm papatyalar çift yapraklıdır. * * * *
insanoğlunun kendini avutma biçimlerinden biridir.:)**
-seviyor, nah seviyor, seviyor, nah seviyor, seviyor, nah seviyor, seviyor, nah seviyor, seviyor, nah seviyor.. diye giden bu fal..
seviyor çıkarsa fallar tutarmış zaten denilen ama eğer sevmiyor çıkarsa zaten bu fallara inanmamak gerek canım deyip bir kenara atılan fallardır.
hain papatya falları....
ya kendimi sevdiremedim,
ya da yaprak sayısına güvenemedim...
yalan papatya falları!
genelde istenmeyen bir sonuç çıkınca söylenen cümle de "bu sayılmaz" dır.ve yeni bir kurban aranır...
papatya falı, güneş çarpmasının sonuçlarından biridir.
masum gibi görünen fakat tesadüfen 'sevmiyor' çıktığında nice yuvaları yıkan, nice ocaklar söndüren, gözü açılmamış bebeleri anasından babasında ayıran, kötü bir olaydır.
ne olurdu papatya bir yaprak daha fazla olsaydın. (bkz: sitem dolu sözler)
(bkz: çaresizliğin son noktası)
doğadaki pek çok yapı fibonacci dizisine ve altın orana göre şekillenmiştir. tabi hepiniz biliyordunuz bunu bilmemiş olsaydınız bile salak populer kitaplardan öğrenmemek imkansız gibidir.**

her neyse. işte bu papatya denilen latincesi chamomilla olan bitkiceğizin tomurcukları ve dolayısıyla tomurcuklarından çıkan yaprakların sayısı da fibonacci dizisine göre çıkar. mesela ilk başta 1 yaprağı çıkar, sonra bir 1 daha, sonra 2 sonra 3 tane çıkar bir anda, sonra aynı anda 5 tane çıkar bu böyle gider.

fibonacci sayısındaki sayılar tek tek çift, tek tek çift... diye gider. bundan dolayı bir fibonacci dizisindeki tek sayıların oranı yaklaşık %66,6.... dır. bunu nasıl hesapladın demeyin 3 de 2 tane tek varsa 2/3 = 66.666... dır. zor bir şey değil yani:

1,1,2,3,5,8,13,21,34,55,89,144,233,377,610,987.... göründüğü gibi tek sayılar daha fazla ve oranı yüzde 66.

bu ne demektir? bu demektir ki eğer papatya falında "seviyor" çıksın istiyorsan seviyordan başlaman akıllıcadır. çünkü tek sayıların oranı daha fazla olduğu için başladığın dileğin geri gelme ihtimali daha fazladır.

ha tamam geri kalan yüzde 33.3..... küsüre de takılma ihtimaliniz var lakin o zaman da "kardeşim o kadar hesap yaptık, sapını da saymak benim hakkım artık" diyerek bir kılıf uydurabilirsiniz. caizdir.
bedava faldır. kaldırım kenarında bile papatyaya rastlanır. yol yol bak, yol yol, ümitlen. gül falı bakılsın yiyorsa. evet, yaprakları azdır. kıy paraya, al on tane gül, onu yol da görelim. "ayyy! seviyor çıktı!" diye, şak şak şak alkış. yok böyle bir şey.
zavallı masum papatya adlı bitki topraktan sökülür.herne kadar aşk için yapılsada gaddarca taç yapraklarını 'seviiyooo-sevmiyoooo' efektleriyle kopartılır.
son yapraktaki efekt neyse bu salaklığı yapan şahısın sevdiği kişinin kendisine bu zavallı papatyanın alakasız şekilde söylediğine inanır.
sevmiyor çıktığında yeni papatya kopartılır seviyor çıkana kadar çalışmalar devam eder.
fransızlarda bu fal değişiklik göstermektedir. nitekim kendileri seviyor-sevmiyor'la yetinmeyip "il m'aime un peu*-beaucoup*-à la folie*-passionnément*-pas du tout*" şeklinde uzattıkça uzatırlar. bu fala göre seviyor çıkma olasılığı daha yüksek olduğundan tavsiye edilir.
ufaktan ufaktan mevsimi gelmiş olan fal çeşidi.verdiği sonuçlar ne kadar doğrudur bilmem ama eğer bi papatya bir şey söyleyebiliyor olsaydı bu 'seviyor' ya da 'sevmiyor' değil 'canım yanıyor' olurdu.papatyaları kopartmayalım; kopartanları uyaralım...
bazen o kadar ciddiye alınır ki, sevgilinin son yaprakta "sevmiyor" çekmesinden arada buzdağı oluşabilir.
Yapraklar ikişer ikişer koparılır da sevmiyor çıkarsa tekrar aynı yapraklarla seviyor sevmiyor diye fal bakılır, şöyle ki;
seviyor, sevmiyor, seviyor, sevmiyor, seviyor , sevmiyor, seviyor, sevmiyor, seviyor, sevmiyor, seviyor tüh allah kahretsin sevmiyor çıktı yine.
Fatih Kısaparmak'ın en güzel şarkılarından biridir. En çok etkileyen kısmı;
Bu şehirde son gecem beni son kez sarsaydın gitmezdim bir meçhule yanımda sen olsaydın.