bugün
- hayatın acı gerçekleri5
- ilişkiye ara vermek6
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- kolye142
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması3
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak7
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir6
- bu saatte yemek yemek4
- siyah saçlı beyaz tenli kız7
- nervionun mavi gözleri11
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası3
- yer yön hafızası sıfır olan insan4
- marka giyinmek5
- ofis pornosu7
- 186 boyundaki erkek7
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek7
- teselli vermek6
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- courtney love2
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı7
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
- yazarların telefon numaraları3
- uçan arabalar neden çıkmadı5
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- anpa gross3
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- diksiyon4
- cep telefonu22
- kaybolan çorabın teki2
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- teoman'ın popülerliğini kaybetmemesi5
- etek tıraşı4
- bana isminizi bahşeder misiniz4
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- nokia20
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- pariste kestane ağacı dibinde tek ayak durmak4
- bir insanı değiştirebileceğini sanmak3
- bik bik'in kraliçe olması10
- kemal kılıçdaroğlu2
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek3
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- sabah giyeceği kıyafeti geceden hazır eden insan2
- kadın istihdamı2
- sexting3
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- sözlüğün en sevilen yazarları2
- fransa11
tehlikeli oyunlar'ı tutunamayanlar'dan daha güzel olan yazarımız.
hatta ve hatta tutunamayanlar, birçok basımcı tarafından reddedilmiştir.
hatta ve hatta tutunamayanlar, birçok basımcı tarafından reddedilmiştir.
hani idareli kullanırsın ya bazı şeyleri, yavaş yavaş küçük parçalarla tüketirsin. için gider ama bitmesin diye de elleyemezsin..
artık yeni cümleler kuramazsın ya sen, ben okumadığım o 3 kitabını okuyamıyorum 2 yıldır. o cümleleri ilk okuyacağım anları idareli kullanmalıyım çünkü. içim gidiyor ama elleyemiyorum.
delilik mi bu diye düşünürken okuyunca, haberdar olunca oğuz ataydan, bilince yalnız olmadığımı, böyle hissedenlerin olduğunu; böyle olmaya alışmaya çalışmakla geçiyor zaman. ben farkındalık olarak görüyorum oğuz atayın durumunu ki kötü bir hastalık farkındalık. tedavisi, geri dönüşü yok. ağrıyı hafifletmek için ilaçları var; alkol olsun sigara olsun.. ama iyileştirmiyor. etkisi geçene kadar acı çekmiyorsun sadece. bir süre sonra da alışıyor beden, onlar da kar etmiyor.. diğerlerinden uzaklaşmaya çalışarak, küçük oyunlar oynayarak hafifliyor bazen de. tutunacak kavramlar var kimisi için. kimisi tutunamıyor, düşüyor, acıyor da acıyor. sonu geliyor mu acıların? ışık ve benolun sonu geldi mi acılarının?
asla eskisi gibi olmuyor oğuz atay okuduktan sonra.. okumayın.
artık yeni cümleler kuramazsın ya sen, ben okumadığım o 3 kitabını okuyamıyorum 2 yıldır. o cümleleri ilk okuyacağım anları idareli kullanmalıyım çünkü. içim gidiyor ama elleyemiyorum.
delilik mi bu diye düşünürken okuyunca, haberdar olunca oğuz ataydan, bilince yalnız olmadığımı, böyle hissedenlerin olduğunu; böyle olmaya alışmaya çalışmakla geçiyor zaman. ben farkındalık olarak görüyorum oğuz atayın durumunu ki kötü bir hastalık farkındalık. tedavisi, geri dönüşü yok. ağrıyı hafifletmek için ilaçları var; alkol olsun sigara olsun.. ama iyileştirmiyor. etkisi geçene kadar acı çekmiyorsun sadece. bir süre sonra da alışıyor beden, onlar da kar etmiyor.. diğerlerinden uzaklaşmaya çalışarak, küçük oyunlar oynayarak hafifliyor bazen de. tutunacak kavramlar var kimisi için. kimisi tutunamıyor, düşüyor, acıyor da acıyor. sonu geliyor mu acıların? ışık ve benolun sonu geldi mi acılarının?
asla eskisi gibi olmuyor oğuz atay okuduktan sonra.. okumayın.
iyi ki doğmuşsun üstat.
bugün yaşasaydı 77 yaşında olurdu.
uykumu taciz eden bu heyuladır.
tahliline gayret nice zaif akla beladır.
tehlikeli oyunlar
tahliline gayret nice zaif akla beladır.
tehlikeli oyunlar
evet. benim de sanırım bu yazar hakkında söyleyeceklerim var. ehemm!!. her aldığım kitabın arka sayfasına küçük şirin gözükcek şekilde (italik bile denebilir) tarih atarım. bu zat'ın meşhur romanı, en çok okunanlardan inmeyen romanı tutunamayanları aldım. referansımsa sadece çok okunuyor olmasıydı. sıradan bir romanı 1 hafta bilemedin 15 günde bitiren ben, bu kitabı okumaya başladım tabi bir hevesle. günler geçti sayfalar geçiyor karakterleri tanıyalım diyorum eyvallah. haftalar geçti karakterleri tanıyalım diyorum, aylar geçti karakterleri tanıyorum. şuan bakıyorum da hala karakterleri tanıyorum. neyse ki bir arkadas yine aynı şekilde "bir heveesle" okumak amacıyla aldı kitabı benden hiç arkasını kovalamadım da, bilmiyorum ki neden. kitap okuma sistemimi çökerten kitap olarak benim tarihimde yer almış yazardır kendisi.
dipnot: kitabı karalamak gibi bir niyetim yok sadece bendeki izidir bu yazarın.
dipnot: kitabı karalamak gibi bir niyetim yok sadece bendeki izidir bu yazarın.
"tutunamayanlar ve korkuyu beklerken" adlı kitaplarını okuyan birisi olarak, onu anlamak için belirli yapıya erişmek gerekir. her önüne gelen okuyamaz, okursa anlamaz. yalnızlığını kalemine fazlasıyla yansıtmış, her insanın kendinden bir şeyler bulabileceği kitapları vardır. son dönemlerde de sosyal ağlarda kitaplarından alıntılar yapılmaktadır. (bkz: olric reyiz)
''kelimeler albayım. bazı anlamlara gelmiyor''
ölümününden ardından geçen 34.yıl.Saygıyla anılacak büyük insan.
sonunda dayanamayıp tutunamayanlar kitabını aldığım merhum yazar. şimdi de okumaya kıyamıyorum. henüz çok az okumuş olmama rağmen beni kilitlemiş ve bitmesini istemediğim için azar azar okuduğum kitabın yazarı.
ayrıca; ne güzel hikayedir beyaz mantolu adam.
ayrıca; ne güzel hikayedir beyaz mantolu adam.
tutunamayanlar'ı birçok basım evi tarafından reddedilmiştir vakti zamanında.
bugün, ölmediği 34. kere ispatlanmış olan oğuzumuz!
yokluğunun 34. yılında kitaplarından bir alıntıyla selam durmak istediğim büyük yazar.
"hayatım ciddiye alınmasını istediğim bir oyundu."
bat dünya bat.
"hayatım ciddiye alınmasını istediğim bir oyundu."
bat dünya bat.
olric reyizi bana hatıra bırakmış yazardır.
kafam cam kırıklarıyla dolu doktor.bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor anlıyor musun? bütün hayatımca bu cam kırıklarını beyin zarımın üzerinde taşımak ve onları oynatmadan son derece hesaplı düşünmek zorundayım.
Tehlikeli Oyunlar.
sözünün sahibi rahmetli güzel insan.
edit: beyin yanıltması.
Tehlikeli Oyunlar.
sözünün sahibi rahmetli güzel insan.
edit: beyin yanıltması.
olric belasını ergenlerin başına musallat eden şahsı muhterem.
"
beklenen geç geliyor; geldiği zaman da insan başka yerlerde oluyor", "Ben ölmek istemiyorum. Yaşamak ve herkesin burnundan getirmek istiyorum...", "Ağaçları kesip ondan kağıt yapan ve o kağıda 'ağaçları kesmeyin' diye yazan varlığa insan denir." gibi güzel sözlerin efendisi.
yalnızlığına beynindeki uru ortak etmiş, erkenden çekip giderek insanları kendine bu kadar ilgisiz kalmalarından dolayı cezalandırmış yazar. tanımadım, geç kaldım üstada gerçi o da biraz erken gelip erken gitti. hayalinizdeki insanların gerçekliğiyle karşılaşmak korkutucudur oysa ben tanımak isterdim bu yalnız bilgeyi. ve o zamanın toplumunun bir kenara ittiği, edebiyatla memeleti kurtarma telaşına düşmüş ve memleketi kurtarmayan edebiyat batsın diyen insanların üzerine basarak geçtiği bu dehayla şöyle oturup rakı içmek isterdim. "nasıl dayandın bu yalnızlığa be üstad" derdim daha da açmazdım ağzımı.
tüm bunlar yetmezmiş gibi köşelerinden bu yeni şeyler söyleyen adama ateş püsküren ve sonra günah çıkartma yarışına girmiş insanların pişkinliğine ne demel? üstad bir yerde şöyle demiş; "ben öldükten sonra anlaşılmak istemiyorum şimdi anlaşılmak istiyorum" tam böyle değilse bile bu minvalde bir şey. peki ya ne oldu? anlaşılmayan sırf anlaşılmadığı için de yalnız bırakılan, yazdıklarının değersiz olduğu söylenen üstada yapılanları düşündükçe bugün o çok satanlar rafında onun kitaplarını görmek sevindirse de inceden içimi acıtıyor. kitaplarının kapaklarındaki yüz ifadeleri suçlarmış gibi bakıyorlar yüzüme. ah be üstad seni yalnız bırakanlara öfkem o kadar büyük ki onlara diyeceğim tek şey; iki gözünüz kör olsunda piyango bileti satın.
tüm bunlar yetmezmiş gibi köşelerinden bu yeni şeyler söyleyen adama ateş püsküren ve sonra günah çıkartma yarışına girmiş insanların pişkinliğine ne demel? üstad bir yerde şöyle demiş; "ben öldükten sonra anlaşılmak istemiyorum şimdi anlaşılmak istiyorum" tam böyle değilse bile bu minvalde bir şey. peki ya ne oldu? anlaşılmayan sırf anlaşılmadığı için de yalnız bırakılan, yazdıklarının değersiz olduğu söylenen üstada yapılanları düşündükçe bugün o çok satanlar rafında onun kitaplarını görmek sevindirse de inceden içimi acıtıyor. kitaplarının kapaklarındaki yüz ifadeleri suçlarmış gibi bakıyorlar yüzüme. ah be üstad seni yalnız bırakanlara öfkem o kadar büyük ki onlara diyeceğim tek şey; iki gözünüz kör olsunda piyango bileti satın.
tutunamayanları yazdıktan sonra ölebilirdi, lakin bir süre daha yaşadı ve tehlikeli oyunları yazdı.
lise iki öğrencisiyken oğuz atay ile tanıştım, tutunumayanları ile. üniversiteye gelince tekrar aldım elime tekrar okudum anladım, anladıkça boğuldum çünkü içinde bizden bir şeyler vardı, benden bir şeyler vardı.
Çok sevdim oğuz atayı, onun tutunamamasını çok sevdim, selim ışık'ını sevdim, olric'i sevdim.
Çok büyük bir yazardı yazmaktan öte size yaşatandı, onu okumanın bir yaşı olamayacağını anladım. onu okuyunca büyüdüm, bana öğretendi, ya da hayatı gösteren.
Tutunamayanların 370. sayfasında ''Masalın nerede bittiğini, hayatın nerede başladığını farkedemiyorum'' diye yazmış, oysa biz masalın nerede bittiğini ve hayatın sende başladığını biliyoruz...
Çok sevdim oğuz atayı, onun tutunamamasını çok sevdim, selim ışık'ını sevdim, olric'i sevdim.
Çok büyük bir yazardı yazmaktan öte size yaşatandı, onu okumanın bir yaşı olamayacağını anladım. onu okuyunca büyüdüm, bana öğretendi, ya da hayatı gösteren.
Tutunamayanların 370. sayfasında ''Masalın nerede bittiğini, hayatın nerede başladığını farkedemiyorum'' diye yazmış, oysa biz masalın nerede bittiğini ve hayatın sende başladığını biliyoruz...
kapıcı çocuğu olsaydı apaçileri yazardı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar