bugün
- hoşlanılan erkeğin kel olduğunu açıklaması9
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı11
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak7
- minik kurbaga4
- cehaletln cazibesi3
- baba ile içki içmek4
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı23
- karısını puanlayıp sosyal medyada paylaşan erkek17
- kamyoncuların durduğu mola yeri iyidir goygoyu4
- koala akıllı olsun akıllı3
- dinlerle geçen dört beş bin yıl3
- yunan kültürü vs türk kültürü6
- hoşlanılan kızın çiğköfte yoğurdum gelsene demesi4
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler14
- devlet bahçeli7
- rusya ukrayna savaşı3
- alışverişe gidiyorum siz entry girin2
- ismail kartal12
- barbarlık temeline cila çekmek2
- zeki biriyle sohbet etmek3
- asansörde kalmak5
- altin2
- kendini zeki sanan biriyle sohbet etmek2
- cristiano ronaldo vs lionel messi6
- sandra bullock2
- evrenin simülasyon olduğunun kanıtı3
- abd ve iran'ın bugün masaya oturmaması2
- milli takım'ın paraguay maçı hazırlığı3
- anın görüntüsü14
- 18 haziran 2026 çekya güney afrika maçı2
- recep tayyip erdoğan3
- yazarlara gelen son mesaj3
- sözlük erkekleri kadın olsa nasıl görünürdü8
- vedat muriqi4
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı8
- son 3 günde sadece 5 saat uyumuş olmak3
- uyku ilacı içip deniz yatağına binmek2
- evrene bir mesaj bırak7
- deliler2
- sözluk kız ayarlama yeri değildir12
- beşar esad vs kemal kılıçdaroğlu4
- erhan karaal'ın kurtarılması2
- islam düşmanlarına epstein şoku13
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj6
- linkedin6
- şu anda ne yapıyorsun18
- grand theft auto vi2
- bir daha doğmayacak olmak5
- izinli yazarın entry girebilmesi7
- fenerbahçede dördüncü ismail kartal dönemi10
osmanlı milletler topluluğu. ingiltere'nin kurduğu Milletler Topluluğu'nun ( british commonwealth ) baz alınarak oluşturulması düşünülen, Osmanlı'nın eski toprakları üzerindeki devletler ile oluşturacağı birliğin adı.
10 seneden fazla oldu sanırım... Cezayir'de Cumhurbaşkanı Buteflika demişti ki, "biz hiçbir dönemde kendimizi Osmanlı'nın sömürgesi olarak görmedik, biz Osmanlı'nın parçasıyız"... Ve eklemişti: "Güçlü ve hoşgörülü bir Osmanlı düzenine her zamandan çok ihtiyacımız var... Osmanlı düzeni yeniden ihya edilemez mi?"
vay anassınıydı sayın seyirciler! şimdi bile o coğrafyada bunun hayalini kuranlar yok değildir elbette.
şimdi düşünüyorum da; kibarlık etmiş, "1830 yılında bizi Fransız sömürgecilerinin pençesine niçin bıraktınız?" dememişti adam. Daha da ileri gidip "Birleşmiş Milletler oylamasında bağımsızlığımızı niçin desteklemediniz?" deyip eski yaraları da kaşıyabilirdi, yapmamıştı.
Elbette bu özlemde, gizlice, "Avrupa'yı falan boş verin, ılımlı islam platformunda buluşalım, el ele verelim" önerisi de seziliyordu...
neyse zevzeklik kısmını hızlıca geçiyorum, ottoman commonwealth fikrine geliyorum;
Olabilir mi? "Bu saatten sonra", British Commonwealth gibi bir Osmanlı Uluslar Topluluğu kurulabilir mi?
Osmanlı yöneticileri çaplı olsalardı, eskiden belki kurulabilirdi... Mi dersiniz?
Devlet başkanı olarak hepsi padişahı tanıyacak ama her birinin kendi ayrı parlamentosu ve hükümeti olacak bir devletler konfederasyonu... içişlerinde özerk, dışişleri ortak bir eyaletler topluluğu... Kendi yerel kanunları farklı farklı ama aynı kanun esasına bağlı, belki paraları bile değişik ama ordusu ortak bir bütün...
Böylece yıkım önlenir, "ayrılma" özlemlerine, onları "gevşek bağlayarak" bir çözüm bulunurdu.
Mora isyanı, Sırp isyanı, Arnavut isyanı, Eflak-Boğdan isyanı çıkacağına Osmanlı onlardan önce davranır, kan dökülmesine de gerek kalmazdı. Birtakım "sözde kırımlar" falan da gelecek kuşaklara tartışma konusu olarak miras bırakılmazdı.
(Biz kendi kurtuluş savaşımızı "dünyada ilk" kabul eder, daha önce bize başkaldırmış olan halkların savaşlarını hep "isyan" olarak çocuklara öğretiriz tarih derslerinde... zamanında faşist milliyetçi bir bakanımıza göre, "kurtuluş savaşı verilecekse onu da biz veririz arkadaş", bize karşı kurtuluş savaşına nasıl cüret ediyor bunlar?)
Olabilir miydi bu? Hayır, olamazdı. Ne padişahlar, ne saray, ne de gelip geçen Babıali kadroları bunu görebilecek, düşünebilecek, gerekli adımları atabilecek çapta değildiler.
Üstelik devlet çökmüştü, hangi ekonomik güçle tutacaktık bu insanları bir arada?
Hangi zaman aralığında gerçekleştirecektik bunu, üretim güçleriyle birlikte ordunun da iflas ettiği ikinci Mahmut döneminde mi, maliyenin çöktüğü ve borç idaresinin yabancılara devredildiği Abdülhamit döneminde mi, yoksa bu iddiayla, yani "bütün imparatorluk halklarına eşitlik ve özgürlük" programıyla gelip çok kısa zamanda Türk milliyetçiliğine sarılan ve hemen o halkları ezmeye koyulan ittihatçılar döneminde mi?
Ayrıca, Batı bırakır mıydı?
Bugün bırakır mı?
Karl Marx'ın bir lafı vardır, bilir misiniz? Şöyle der: "Tarihte ne olmuşsa, öyle olması gerektiği, başka türlü olamayacağı için öyle olmuştur."
şöyle de bir laf var mesela; "teyzemin de birtakım organları olsaydı dayım olurdu" diye...
teyzemi de çok severdim, rahmetli. iyi ki pipili değil de kukulu doğmuştu...
vay anassınıydı sayın seyirciler! şimdi bile o coğrafyada bunun hayalini kuranlar yok değildir elbette.
şimdi düşünüyorum da; kibarlık etmiş, "1830 yılında bizi Fransız sömürgecilerinin pençesine niçin bıraktınız?" dememişti adam. Daha da ileri gidip "Birleşmiş Milletler oylamasında bağımsızlığımızı niçin desteklemediniz?" deyip eski yaraları da kaşıyabilirdi, yapmamıştı.
Elbette bu özlemde, gizlice, "Avrupa'yı falan boş verin, ılımlı islam platformunda buluşalım, el ele verelim" önerisi de seziliyordu...
neyse zevzeklik kısmını hızlıca geçiyorum, ottoman commonwealth fikrine geliyorum;
Olabilir mi? "Bu saatten sonra", British Commonwealth gibi bir Osmanlı Uluslar Topluluğu kurulabilir mi?
Osmanlı yöneticileri çaplı olsalardı, eskiden belki kurulabilirdi... Mi dersiniz?
Devlet başkanı olarak hepsi padişahı tanıyacak ama her birinin kendi ayrı parlamentosu ve hükümeti olacak bir devletler konfederasyonu... içişlerinde özerk, dışişleri ortak bir eyaletler topluluğu... Kendi yerel kanunları farklı farklı ama aynı kanun esasına bağlı, belki paraları bile değişik ama ordusu ortak bir bütün...
Böylece yıkım önlenir, "ayrılma" özlemlerine, onları "gevşek bağlayarak" bir çözüm bulunurdu.
Mora isyanı, Sırp isyanı, Arnavut isyanı, Eflak-Boğdan isyanı çıkacağına Osmanlı onlardan önce davranır, kan dökülmesine de gerek kalmazdı. Birtakım "sözde kırımlar" falan da gelecek kuşaklara tartışma konusu olarak miras bırakılmazdı.
(Biz kendi kurtuluş savaşımızı "dünyada ilk" kabul eder, daha önce bize başkaldırmış olan halkların savaşlarını hep "isyan" olarak çocuklara öğretiriz tarih derslerinde... zamanında faşist milliyetçi bir bakanımıza göre, "kurtuluş savaşı verilecekse onu da biz veririz arkadaş", bize karşı kurtuluş savaşına nasıl cüret ediyor bunlar?)
Olabilir miydi bu? Hayır, olamazdı. Ne padişahlar, ne saray, ne de gelip geçen Babıali kadroları bunu görebilecek, düşünebilecek, gerekli adımları atabilecek çapta değildiler.
Üstelik devlet çökmüştü, hangi ekonomik güçle tutacaktık bu insanları bir arada?
Hangi zaman aralığında gerçekleştirecektik bunu, üretim güçleriyle birlikte ordunun da iflas ettiği ikinci Mahmut döneminde mi, maliyenin çöktüğü ve borç idaresinin yabancılara devredildiği Abdülhamit döneminde mi, yoksa bu iddiayla, yani "bütün imparatorluk halklarına eşitlik ve özgürlük" programıyla gelip çok kısa zamanda Türk milliyetçiliğine sarılan ve hemen o halkları ezmeye koyulan ittihatçılar döneminde mi?
Ayrıca, Batı bırakır mıydı?
Bugün bırakır mı?
Karl Marx'ın bir lafı vardır, bilir misiniz? Şöyle der: "Tarihte ne olmuşsa, öyle olması gerektiği, başka türlü olamayacağı için öyle olmuştur."
şöyle de bir laf var mesela; "teyzemin de birtakım organları olsaydı dayım olurdu" diye...
teyzemi de çok severdim, rahmetli. iyi ki pipili değil de kukulu doğmuştu...
Cezayir bağımsızlığına Türkiye'nin binlerce tüfek vb mühimmat gönderdiğini bilmeyen cahil beyanıdır.
he he deyip geçiniz.
he he deyip geçiniz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar