bugün
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri36
- kız kankanın ehonomi çoh eyi demesi7
- bir sözlük yazarına kahve ısmarlamak9
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir9
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi10
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı6
- akıllı telefon kullanan erkek7
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi12
- terhis oluyorum sözlük17
- victor osimhen9
- çok yorgun geçirilen bir günün ardından2
- hesabını gizliye alan yazar5
- mekke anlaşması'nın tbmm den geçmesi2
- ünlüler bim a101 şok'a gidiyor mu sorunsalı7
- trafikte korna çalmanın işlevi4
- harman olmak2
- 22 yıllık kocam gözüme çirkin geldi kaçtım9
- deniz altında nasıl nefes alınır5
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- karnımdaki bebeğin babası kim bilmiyorum2
- eşcinsel olduğunu belli etme yolları2
- sevgilim başkasıyla birlikte olmamdan hoşlanıyor2
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- fatma betülüm yapmaz13
- şu anda dinlenen şarkı3
- kağıt çöpü ve plastik çöpü ayrılmalı4
- chatgpt'nin bir erkeği mutlu etmesini bilmesi10
- kale 3112'nin profil resmindeki kişi3
- 1 2 saat önce kaza yapmış olmam5
- almanyaya işçi yazılmak5
- kalorifer borusundan gelen takirtilar2
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- fatma betül sayan kaya27
- kokoreç2
- arif sefa özdemir4
- orhan gencebay'ın hayatının film olması2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- sözlük yazarlarının olası meslekleri6
- münafık9
- ab'nin stratejik uyum talebi ve türkiye2
- akşama kadar entry giren torpilli memur12
- bu başlıkta almanca entry giriyoruz8
- balık hazır herkese afiyet olsun5
- bir şeyler söyle7
- cumhurbaşkanı olmak istiyorum6
- trafik kurallarına uymayan trafik polisi2
- isparta'ya gidip nervio ile kahve içmek11
- kaç gammaz var9
- dursun özbek3
- ne olursa masklavi akp'yi bırakır7
10 seneden fazla oldu sanırım... Cezayir'de Cumhurbaşkanı Buteflika demişti ki, "biz hiçbir dönemde kendimizi Osmanlı'nın sömürgesi olarak görmedik, biz Osmanlı'nın parçasıyız"... Ve eklemişti: "Güçlü ve hoşgörülü bir Osmanlı düzenine her zamandan çok ihtiyacımız var... Osmanlı düzeni yeniden ihya edilemez mi?"
vay anassınıydı sayın seyirciler! şimdi bile o coğrafyada bunun hayalini kuranlar yok değildir elbette.
şimdi düşünüyorum da; kibarlık etmiş, "1830 yılında bizi Fransız sömürgecilerinin pençesine niçin bıraktınız?" dememişti adam. Daha da ileri gidip "Birleşmiş Milletler oylamasında bağımsızlığımızı niçin desteklemediniz?" deyip eski yaraları da kaşıyabilirdi, yapmamıştı.
Elbette bu özlemde, gizlice, "Avrupa'yı falan boş verin, ılımlı islam platformunda buluşalım, el ele verelim" önerisi de seziliyordu...
neyse zevzeklik kısmını hızlıca geçiyorum, ottoman commonwealth fikrine geliyorum;
Olabilir mi? "Bu saatten sonra", British Commonwealth gibi bir Osmanlı Uluslar Topluluğu kurulabilir mi?
Osmanlı yöneticileri çaplı olsalardı, eskiden belki kurulabilirdi... Mi dersiniz?
Devlet başkanı olarak hepsi padişahı tanıyacak ama her birinin kendi ayrı parlamentosu ve hükümeti olacak bir devletler konfederasyonu... içişlerinde özerk, dışişleri ortak bir eyaletler topluluğu... Kendi yerel kanunları farklı farklı ama aynı kanun esasına bağlı, belki paraları bile değişik ama ordusu ortak bir bütün...
Böylece yıkım önlenir, "ayrılma" özlemlerine, onları "gevşek bağlayarak" bir çözüm bulunurdu.
Mora isyanı, Sırp isyanı, Arnavut isyanı, Eflak-Boğdan isyanı çıkacağına Osmanlı onlardan önce davranır, kan dökülmesine de gerek kalmazdı. Birtakım "sözde kırımlar" falan da gelecek kuşaklara tartışma konusu olarak miras bırakılmazdı.
(Biz kendi kurtuluş savaşımızı "dünyada ilk" kabul eder, daha önce bize başkaldırmış olan halkların savaşlarını hep "isyan" olarak çocuklara öğretiriz tarih derslerinde... zamanında faşist milliyetçi bir bakanımıza göre, "kurtuluş savaşı verilecekse onu da biz veririz arkadaş", bize karşı kurtuluş savaşına nasıl cüret ediyor bunlar?)
Olabilir miydi bu? Hayır, olamazdı. Ne padişahlar, ne saray, ne de gelip geçen Babıali kadroları bunu görebilecek, düşünebilecek, gerekli adımları atabilecek çapta değildiler.
Üstelik devlet çökmüştü, hangi ekonomik güçle tutacaktık bu insanları bir arada?
Hangi zaman aralığında gerçekleştirecektik bunu, üretim güçleriyle birlikte ordunun da iflas ettiği ikinci Mahmut döneminde mi, maliyenin çöktüğü ve borç idaresinin yabancılara devredildiği Abdülhamit döneminde mi, yoksa bu iddiayla, yani "bütün imparatorluk halklarına eşitlik ve özgürlük" programıyla gelip çok kısa zamanda Türk milliyetçiliğine sarılan ve hemen o halkları ezmeye koyulan ittihatçılar döneminde mi?
Ayrıca, Batı bırakır mıydı?
Bugün bırakır mı?
Karl Marx'ın bir lafı vardır, bilir misiniz? Şöyle der: "Tarihte ne olmuşsa, öyle olması gerektiği, başka türlü olamayacağı için öyle olmuştur."
şöyle de bir laf var mesela; "teyzemin de birtakım organları olsaydı dayım olurdu" diye...
teyzemi de çok severdim, rahmetli. iyi ki pipili değil de kukulu doğmuştu...
vay anassınıydı sayın seyirciler! şimdi bile o coğrafyada bunun hayalini kuranlar yok değildir elbette.
şimdi düşünüyorum da; kibarlık etmiş, "1830 yılında bizi Fransız sömürgecilerinin pençesine niçin bıraktınız?" dememişti adam. Daha da ileri gidip "Birleşmiş Milletler oylamasında bağımsızlığımızı niçin desteklemediniz?" deyip eski yaraları da kaşıyabilirdi, yapmamıştı.
Elbette bu özlemde, gizlice, "Avrupa'yı falan boş verin, ılımlı islam platformunda buluşalım, el ele verelim" önerisi de seziliyordu...
neyse zevzeklik kısmını hızlıca geçiyorum, ottoman commonwealth fikrine geliyorum;
Olabilir mi? "Bu saatten sonra", British Commonwealth gibi bir Osmanlı Uluslar Topluluğu kurulabilir mi?
Osmanlı yöneticileri çaplı olsalardı, eskiden belki kurulabilirdi... Mi dersiniz?
Devlet başkanı olarak hepsi padişahı tanıyacak ama her birinin kendi ayrı parlamentosu ve hükümeti olacak bir devletler konfederasyonu... içişlerinde özerk, dışişleri ortak bir eyaletler topluluğu... Kendi yerel kanunları farklı farklı ama aynı kanun esasına bağlı, belki paraları bile değişik ama ordusu ortak bir bütün...
Böylece yıkım önlenir, "ayrılma" özlemlerine, onları "gevşek bağlayarak" bir çözüm bulunurdu.
Mora isyanı, Sırp isyanı, Arnavut isyanı, Eflak-Boğdan isyanı çıkacağına Osmanlı onlardan önce davranır, kan dökülmesine de gerek kalmazdı. Birtakım "sözde kırımlar" falan da gelecek kuşaklara tartışma konusu olarak miras bırakılmazdı.
(Biz kendi kurtuluş savaşımızı "dünyada ilk" kabul eder, daha önce bize başkaldırmış olan halkların savaşlarını hep "isyan" olarak çocuklara öğretiriz tarih derslerinde... zamanında faşist milliyetçi bir bakanımıza göre, "kurtuluş savaşı verilecekse onu da biz veririz arkadaş", bize karşı kurtuluş savaşına nasıl cüret ediyor bunlar?)
Olabilir miydi bu? Hayır, olamazdı. Ne padişahlar, ne saray, ne de gelip geçen Babıali kadroları bunu görebilecek, düşünebilecek, gerekli adımları atabilecek çapta değildiler.
Üstelik devlet çökmüştü, hangi ekonomik güçle tutacaktık bu insanları bir arada?
Hangi zaman aralığında gerçekleştirecektik bunu, üretim güçleriyle birlikte ordunun da iflas ettiği ikinci Mahmut döneminde mi, maliyenin çöktüğü ve borç idaresinin yabancılara devredildiği Abdülhamit döneminde mi, yoksa bu iddiayla, yani "bütün imparatorluk halklarına eşitlik ve özgürlük" programıyla gelip çok kısa zamanda Türk milliyetçiliğine sarılan ve hemen o halkları ezmeye koyulan ittihatçılar döneminde mi?
Ayrıca, Batı bırakır mıydı?
Bugün bırakır mı?
Karl Marx'ın bir lafı vardır, bilir misiniz? Şöyle der: "Tarihte ne olmuşsa, öyle olması gerektiği, başka türlü olamayacağı için öyle olmuştur."
şöyle de bir laf var mesela; "teyzemin de birtakım organları olsaydı dayım olurdu" diye...
teyzemi de çok severdim, rahmetli. iyi ki pipili değil de kukulu doğmuştu...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com