bugün
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı16
- hangi şehrin neyi meşhur4
- saç dökülmesi4
- sözlükte sürekli güzel kızların çaylak olması6
- mason greenwood'un galatasaray'a döşeyeceği boru6
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi24
- yazın yorganla yatan insan4
- gecenin şiiri5
- arkadaşlar bugün kavga yok mu3
- sözlük yazarlarının tatlıları8
- mikrodalgaya sucuk koymak4
- bu saatte yenebilecek şeyler3
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması4
- en hakiki mürşitteki ilim2
- brad pitt5
- mason greenwood5
- çaylak olunca hissedilenler4
- aylık 442 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- asteğmen7
- ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı7
- kendi kendine konuşmak2
- yazarların bildiği en kötü küfür4
- kader2
- yastığa sarılarak uyumak3
- memduh bashgan14
- tarhana içen kıroyla işim olmaz yürüü diyen kız4
- nihoşun ölümü16
- artı oy alma yolları3
- moderatörlere sesleniş5
- fenerbahçe'nin şampiyonlar ligi hasreti3
- klimayı icat eden adam2
- kezoların burada kibirlenmesi2
- tavsiye2
- anderson talisca3
- renault 9 broadway4
- fenerlilerin yine gaza gelmesi2
- arkadaşlar sizce ben ne kadar sapığım7
- ilginç rüyalar3
- çin'in abd'ye iha ihracatını yasaklaması11
- tuba büyüküstün7
- aylık 440 bin lira iyi para mıdır sorunsalı4
- simko39
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması11
- rambo ariel ortega8
- gammaz çetesi çökertildi11
- sevmediğiniz iki yazarın kavga etmesi3
- mohamed salah ghaly8
- karşısındaki yazarı kadın sanıp mesaj atan erkek11
- g'i l d'e d l'i l y3
- yılmaz güney'in sömürgecilerin kucağına oturması7
10 seneden fazla oldu sanırım... Cezayir'de Cumhurbaşkanı Buteflika demişti ki, "biz hiçbir dönemde kendimizi Osmanlı'nın sömürgesi olarak görmedik, biz Osmanlı'nın parçasıyız"... Ve eklemişti: "Güçlü ve hoşgörülü bir Osmanlı düzenine her zamandan çok ihtiyacımız var... Osmanlı düzeni yeniden ihya edilemez mi?"
vay anassınıydı sayın seyirciler! şimdi bile o coğrafyada bunun hayalini kuranlar yok değildir elbette.
şimdi düşünüyorum da; kibarlık etmiş, "1830 yılında bizi Fransız sömürgecilerinin pençesine niçin bıraktınız?" dememişti adam. Daha da ileri gidip "Birleşmiş Milletler oylamasında bağımsızlığımızı niçin desteklemediniz?" deyip eski yaraları da kaşıyabilirdi, yapmamıştı.
Elbette bu özlemde, gizlice, "Avrupa'yı falan boş verin, ılımlı islam platformunda buluşalım, el ele verelim" önerisi de seziliyordu...
neyse zevzeklik kısmını hızlıca geçiyorum, ottoman commonwealth fikrine geliyorum;
Olabilir mi? "Bu saatten sonra", British Commonwealth gibi bir Osmanlı Uluslar Topluluğu kurulabilir mi?
Osmanlı yöneticileri çaplı olsalardı, eskiden belki kurulabilirdi... Mi dersiniz?
Devlet başkanı olarak hepsi padişahı tanıyacak ama her birinin kendi ayrı parlamentosu ve hükümeti olacak bir devletler konfederasyonu... içişlerinde özerk, dışişleri ortak bir eyaletler topluluğu... Kendi yerel kanunları farklı farklı ama aynı kanun esasına bağlı, belki paraları bile değişik ama ordusu ortak bir bütün...
Böylece yıkım önlenir, "ayrılma" özlemlerine, onları "gevşek bağlayarak" bir çözüm bulunurdu.
Mora isyanı, Sırp isyanı, Arnavut isyanı, Eflak-Boğdan isyanı çıkacağına Osmanlı onlardan önce davranır, kan dökülmesine de gerek kalmazdı. Birtakım "sözde kırımlar" falan da gelecek kuşaklara tartışma konusu olarak miras bırakılmazdı.
(Biz kendi kurtuluş savaşımızı "dünyada ilk" kabul eder, daha önce bize başkaldırmış olan halkların savaşlarını hep "isyan" olarak çocuklara öğretiriz tarih derslerinde... zamanında faşist milliyetçi bir bakanımıza göre, "kurtuluş savaşı verilecekse onu da biz veririz arkadaş", bize karşı kurtuluş savaşına nasıl cüret ediyor bunlar?)
Olabilir miydi bu? Hayır, olamazdı. Ne padişahlar, ne saray, ne de gelip geçen Babıali kadroları bunu görebilecek, düşünebilecek, gerekli adımları atabilecek çapta değildiler.
Üstelik devlet çökmüştü, hangi ekonomik güçle tutacaktık bu insanları bir arada?
Hangi zaman aralığında gerçekleştirecektik bunu, üretim güçleriyle birlikte ordunun da iflas ettiği ikinci Mahmut döneminde mi, maliyenin çöktüğü ve borç idaresinin yabancılara devredildiği Abdülhamit döneminde mi, yoksa bu iddiayla, yani "bütün imparatorluk halklarına eşitlik ve özgürlük" programıyla gelip çok kısa zamanda Türk milliyetçiliğine sarılan ve hemen o halkları ezmeye koyulan ittihatçılar döneminde mi?
Ayrıca, Batı bırakır mıydı?
Bugün bırakır mı?
Karl Marx'ın bir lafı vardır, bilir misiniz? Şöyle der: "Tarihte ne olmuşsa, öyle olması gerektiği, başka türlü olamayacağı için öyle olmuştur."
şöyle de bir laf var mesela; "teyzemin de birtakım organları olsaydı dayım olurdu" diye...
teyzemi de çok severdim, rahmetli. iyi ki pipili değil de kukulu doğmuştu...
vay anassınıydı sayın seyirciler! şimdi bile o coğrafyada bunun hayalini kuranlar yok değildir elbette.
şimdi düşünüyorum da; kibarlık etmiş, "1830 yılında bizi Fransız sömürgecilerinin pençesine niçin bıraktınız?" dememişti adam. Daha da ileri gidip "Birleşmiş Milletler oylamasında bağımsızlığımızı niçin desteklemediniz?" deyip eski yaraları da kaşıyabilirdi, yapmamıştı.
Elbette bu özlemde, gizlice, "Avrupa'yı falan boş verin, ılımlı islam platformunda buluşalım, el ele verelim" önerisi de seziliyordu...
neyse zevzeklik kısmını hızlıca geçiyorum, ottoman commonwealth fikrine geliyorum;
Olabilir mi? "Bu saatten sonra", British Commonwealth gibi bir Osmanlı Uluslar Topluluğu kurulabilir mi?
Osmanlı yöneticileri çaplı olsalardı, eskiden belki kurulabilirdi... Mi dersiniz?
Devlet başkanı olarak hepsi padişahı tanıyacak ama her birinin kendi ayrı parlamentosu ve hükümeti olacak bir devletler konfederasyonu... içişlerinde özerk, dışişleri ortak bir eyaletler topluluğu... Kendi yerel kanunları farklı farklı ama aynı kanun esasına bağlı, belki paraları bile değişik ama ordusu ortak bir bütün...
Böylece yıkım önlenir, "ayrılma" özlemlerine, onları "gevşek bağlayarak" bir çözüm bulunurdu.
Mora isyanı, Sırp isyanı, Arnavut isyanı, Eflak-Boğdan isyanı çıkacağına Osmanlı onlardan önce davranır, kan dökülmesine de gerek kalmazdı. Birtakım "sözde kırımlar" falan da gelecek kuşaklara tartışma konusu olarak miras bırakılmazdı.
(Biz kendi kurtuluş savaşımızı "dünyada ilk" kabul eder, daha önce bize başkaldırmış olan halkların savaşlarını hep "isyan" olarak çocuklara öğretiriz tarih derslerinde... zamanında faşist milliyetçi bir bakanımıza göre, "kurtuluş savaşı verilecekse onu da biz veririz arkadaş", bize karşı kurtuluş savaşına nasıl cüret ediyor bunlar?)
Olabilir miydi bu? Hayır, olamazdı. Ne padişahlar, ne saray, ne de gelip geçen Babıali kadroları bunu görebilecek, düşünebilecek, gerekli adımları atabilecek çapta değildiler.
Üstelik devlet çökmüştü, hangi ekonomik güçle tutacaktık bu insanları bir arada?
Hangi zaman aralığında gerçekleştirecektik bunu, üretim güçleriyle birlikte ordunun da iflas ettiği ikinci Mahmut döneminde mi, maliyenin çöktüğü ve borç idaresinin yabancılara devredildiği Abdülhamit döneminde mi, yoksa bu iddiayla, yani "bütün imparatorluk halklarına eşitlik ve özgürlük" programıyla gelip çok kısa zamanda Türk milliyetçiliğine sarılan ve hemen o halkları ezmeye koyulan ittihatçılar döneminde mi?
Ayrıca, Batı bırakır mıydı?
Bugün bırakır mı?
Karl Marx'ın bir lafı vardır, bilir misiniz? Şöyle der: "Tarihte ne olmuşsa, öyle olması gerektiği, başka türlü olamayacağı için öyle olmuştur."
şöyle de bir laf var mesela; "teyzemin de birtakım organları olsaydı dayım olurdu" diye...
teyzemi de çok severdim, rahmetli. iyi ki pipili değil de kukulu doğmuştu...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar