bugün
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri23
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir9
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi9
- victor osimhen8
- terhis oluyorum sözlük17
- hesabını gizliye alan yazar4
- ünlüler bim a101 şok'a gidiyor mu sorunsalı7
- bir sözlük yazarına kahve ısmarlamak6
- 22 yıllık kocam gözüme çirkin geldi kaçtım9
- 1 2 saat önce kaza yapmış olmam5
- almanyaya işçi yazılmak5
- fatma betülüm yapmaz13
- deniz altında nasıl nefes alınır4
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- chatgpt'nin bir erkeği mutlu etmesini bilmesi10
- sözlük yazarlarının olası meslekleri6
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- akıllı telefon kullanan erkek4
- trafikte korna çalmanın işlevi3
- dursun özbek3
- münafık9
- fatma betül sayan kaya27
- balık hazır herkese afiyet olsun5
- bir şeyler söyle7
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- bu başlıkta almanca entry giriyoruz8
- akşama kadar entry giren torpilli memur12
- 6 kasım 2026 gaziantep kasımpaşa maçı3
- cumhurbaşkanı olmak istiyorum6
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- traveler of secret'in cuma vakti entry girmemesi2
- et ete değecek2
- grup vitamin5
- ne olursa masklavi akp'yi bırakır7
- kaç gammaz var9
- şabat kitabı3
- birbirini kollayan torba götlü yazarlar4
- isparta'ya gidip nervio ile kahve içmek11
- markaların whatsapptan mesaj atması4
- sivasli bey'in sivaslı olması2
- köln ford fabrikası2
- kağıt çöpü ve plastik çöpü ayrılmalı3
- sözlük yazarlarının lolipopları2
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı13
- yolsuzluğun cevabını halk sandıkta verecek6
- buğra gülsoy2
- aşk14
- 6 kasım 20025
- sözlük açacak olsanız8
- cop316
10 seneden fazla oldu sanırım... Cezayir'de Cumhurbaşkanı Buteflika demişti ki, "biz hiçbir dönemde kendimizi Osmanlı'nın sömürgesi olarak görmedik, biz Osmanlı'nın parçasıyız"... Ve eklemişti: "Güçlü ve hoşgörülü bir Osmanlı düzenine her zamandan çok ihtiyacımız var... Osmanlı düzeni yeniden ihya edilemez mi?"
vay anassınıydı sayın seyirciler! şimdi bile o coğrafyada bunun hayalini kuranlar yok değildir elbette.
şimdi düşünüyorum da; kibarlık etmiş, "1830 yılında bizi Fransız sömürgecilerinin pençesine niçin bıraktınız?" dememişti adam. Daha da ileri gidip "Birleşmiş Milletler oylamasında bağımsızlığımızı niçin desteklemediniz?" deyip eski yaraları da kaşıyabilirdi, yapmamıştı.
Elbette bu özlemde, gizlice, "Avrupa'yı falan boş verin, ılımlı islam platformunda buluşalım, el ele verelim" önerisi de seziliyordu...
neyse zevzeklik kısmını hızlıca geçiyorum, ottoman commonwealth fikrine geliyorum;
Olabilir mi? "Bu saatten sonra", British Commonwealth gibi bir Osmanlı Uluslar Topluluğu kurulabilir mi?
Osmanlı yöneticileri çaplı olsalardı, eskiden belki kurulabilirdi... Mi dersiniz?
Devlet başkanı olarak hepsi padişahı tanıyacak ama her birinin kendi ayrı parlamentosu ve hükümeti olacak bir devletler konfederasyonu... içişlerinde özerk, dışişleri ortak bir eyaletler topluluğu... Kendi yerel kanunları farklı farklı ama aynı kanun esasına bağlı, belki paraları bile değişik ama ordusu ortak bir bütün...
Böylece yıkım önlenir, "ayrılma" özlemlerine, onları "gevşek bağlayarak" bir çözüm bulunurdu.
Mora isyanı, Sırp isyanı, Arnavut isyanı, Eflak-Boğdan isyanı çıkacağına Osmanlı onlardan önce davranır, kan dökülmesine de gerek kalmazdı. Birtakım "sözde kırımlar" falan da gelecek kuşaklara tartışma konusu olarak miras bırakılmazdı.
(Biz kendi kurtuluş savaşımızı "dünyada ilk" kabul eder, daha önce bize başkaldırmış olan halkların savaşlarını hep "isyan" olarak çocuklara öğretiriz tarih derslerinde... zamanında faşist milliyetçi bir bakanımıza göre, "kurtuluş savaşı verilecekse onu da biz veririz arkadaş", bize karşı kurtuluş savaşına nasıl cüret ediyor bunlar?)
Olabilir miydi bu? Hayır, olamazdı. Ne padişahlar, ne saray, ne de gelip geçen Babıali kadroları bunu görebilecek, düşünebilecek, gerekli adımları atabilecek çapta değildiler.
Üstelik devlet çökmüştü, hangi ekonomik güçle tutacaktık bu insanları bir arada?
Hangi zaman aralığında gerçekleştirecektik bunu, üretim güçleriyle birlikte ordunun da iflas ettiği ikinci Mahmut döneminde mi, maliyenin çöktüğü ve borç idaresinin yabancılara devredildiği Abdülhamit döneminde mi, yoksa bu iddiayla, yani "bütün imparatorluk halklarına eşitlik ve özgürlük" programıyla gelip çok kısa zamanda Türk milliyetçiliğine sarılan ve hemen o halkları ezmeye koyulan ittihatçılar döneminde mi?
Ayrıca, Batı bırakır mıydı?
Bugün bırakır mı?
Karl Marx'ın bir lafı vardır, bilir misiniz? Şöyle der: "Tarihte ne olmuşsa, öyle olması gerektiği, başka türlü olamayacağı için öyle olmuştur."
şöyle de bir laf var mesela; "teyzemin de birtakım organları olsaydı dayım olurdu" diye...
teyzemi de çok severdim, rahmetli. iyi ki pipili değil de kukulu doğmuştu...
vay anassınıydı sayın seyirciler! şimdi bile o coğrafyada bunun hayalini kuranlar yok değildir elbette.
şimdi düşünüyorum da; kibarlık etmiş, "1830 yılında bizi Fransız sömürgecilerinin pençesine niçin bıraktınız?" dememişti adam. Daha da ileri gidip "Birleşmiş Milletler oylamasında bağımsızlığımızı niçin desteklemediniz?" deyip eski yaraları da kaşıyabilirdi, yapmamıştı.
Elbette bu özlemde, gizlice, "Avrupa'yı falan boş verin, ılımlı islam platformunda buluşalım, el ele verelim" önerisi de seziliyordu...
neyse zevzeklik kısmını hızlıca geçiyorum, ottoman commonwealth fikrine geliyorum;
Olabilir mi? "Bu saatten sonra", British Commonwealth gibi bir Osmanlı Uluslar Topluluğu kurulabilir mi?
Osmanlı yöneticileri çaplı olsalardı, eskiden belki kurulabilirdi... Mi dersiniz?
Devlet başkanı olarak hepsi padişahı tanıyacak ama her birinin kendi ayrı parlamentosu ve hükümeti olacak bir devletler konfederasyonu... içişlerinde özerk, dışişleri ortak bir eyaletler topluluğu... Kendi yerel kanunları farklı farklı ama aynı kanun esasına bağlı, belki paraları bile değişik ama ordusu ortak bir bütün...
Böylece yıkım önlenir, "ayrılma" özlemlerine, onları "gevşek bağlayarak" bir çözüm bulunurdu.
Mora isyanı, Sırp isyanı, Arnavut isyanı, Eflak-Boğdan isyanı çıkacağına Osmanlı onlardan önce davranır, kan dökülmesine de gerek kalmazdı. Birtakım "sözde kırımlar" falan da gelecek kuşaklara tartışma konusu olarak miras bırakılmazdı.
(Biz kendi kurtuluş savaşımızı "dünyada ilk" kabul eder, daha önce bize başkaldırmış olan halkların savaşlarını hep "isyan" olarak çocuklara öğretiriz tarih derslerinde... zamanında faşist milliyetçi bir bakanımıza göre, "kurtuluş savaşı verilecekse onu da biz veririz arkadaş", bize karşı kurtuluş savaşına nasıl cüret ediyor bunlar?)
Olabilir miydi bu? Hayır, olamazdı. Ne padişahlar, ne saray, ne de gelip geçen Babıali kadroları bunu görebilecek, düşünebilecek, gerekli adımları atabilecek çapta değildiler.
Üstelik devlet çökmüştü, hangi ekonomik güçle tutacaktık bu insanları bir arada?
Hangi zaman aralığında gerçekleştirecektik bunu, üretim güçleriyle birlikte ordunun da iflas ettiği ikinci Mahmut döneminde mi, maliyenin çöktüğü ve borç idaresinin yabancılara devredildiği Abdülhamit döneminde mi, yoksa bu iddiayla, yani "bütün imparatorluk halklarına eşitlik ve özgürlük" programıyla gelip çok kısa zamanda Türk milliyetçiliğine sarılan ve hemen o halkları ezmeye koyulan ittihatçılar döneminde mi?
Ayrıca, Batı bırakır mıydı?
Bugün bırakır mı?
Karl Marx'ın bir lafı vardır, bilir misiniz? Şöyle der: "Tarihte ne olmuşsa, öyle olması gerektiği, başka türlü olamayacağı için öyle olmuştur."
şöyle de bir laf var mesela; "teyzemin de birtakım organları olsaydı dayım olurdu" diye...
teyzemi de çok severdim, rahmetli. iyi ki pipili değil de kukulu doğmuştu...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com