bugün
- velvet vs nervio16
- sözlük kızlarının kombinleri15
- slavko vincic15
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması10
- 1 saatte 10 bira içmek6
- kasiyer kızdan hoşlanmak15
- true hanın gazabı9
- bu mesajı 10 kişiye göndermeyelerin durumu7
- anna karenina'ya orospu diyen beyinsiz adi köpek3
- silinmesi gereken yazar varsa buyurun4
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı57
- sapık yazarı silmeyen moderasyon3
- arjantin'in 115 dakika şut atamaması7
- sözlük kimsenin tekelinde değildir9
- suya verilen en çok para4
- istiklal caddesinde yürümek2
- ekşi sözlük6
- tememda kenka nalaka10
- dune6
- üç cisim problemi4
- messi ve arjantin'in tüm dünyaya rezil olması3
- 6 aydan uzun üyelerin çaylak olmaması2
- çingeneyle sevişmek6
- atv turu2
- nervio10
- yan sanayi telefon pili2
- istanbul un çok pahalı olması7
- bir yıldız duruyordu aniden hareket edip gitti5
- kadınlar şaire aşık olur müteahitle evlenir4
- begonvil2
- trt'nin devre arası konserini göstermemesi4
- çift taraflı testis kanseri teşhisi8
- sözlük kızlarının ayakkabıları2
- allah başımızdan erdoğan'ı eksik etmesin7
- okuduğunu anlamaktan aciz insan2
- zamanbaba mokv dir6
- küçük prensin yılanı ve özgürlük2
- oğuzhan uğur13
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz2
- truenun yetkili olması7
- gammazlık8
- yasadışı bahisi bitirme yolları2
- düşünüyorum3
- dhalsim9
- sözlüğe fake nickle gelip yazarlara hakaret etmek5
- kitap okumak3
- sözlükte flörtleşmek2
- flensburg hükümeti2
- erdoğan giderse akepe bürokrasisi ne olacak7
- sözlük kızlarının çorapları8
Osteokondromun tipik görüntüsü nedeniyle basit radyolojik tetkik tanı için yeterlidir. Radyografideki tipik görüntü ince veya kalın kemik bir sap ile esas kemikten dışarı büyüyen bir kütle şeklindedir. Özellikle yassı kemiklerde olmak üzere, osteokondrom bazen esas kemiğe geniş bir tabanla oturur.
Osteokondrom her zaman büyüme plağının metafize bakan bölgesinden çıkar. Kemiğin uzamasıyla büyüme plağı lezyondan uzaklaştığından diyafiz yerleşimli osteokondroma da rastlamak olasıdır. Ancak, osteokondrom hiçbir zaman epifizden çıkmaz. Osteokondromun çıktığı metafizde hafif bir genişleme gözlenir.
Oturduğu kemiğin korteksi ve kemik iliği osteokondromun korteksi ve kemik iliği ile devamlılık gösterir.
Basit radyolojik incelemede kıkırdak şapka görünmezse de o bölgede birkaç ufak kalsifiye odağa rastlamak mümkün olabilir.
Ekzostoz üzerinde gelişen bursa çıkıntının daha da iri görünmesine yol açar. Bunu, kondrosarkoma dönüşün bir bulgusu olan ani gelişen büyüme ile karıştırmamak gerekir. Ultrasonografi ile bursanın varlığı ve boyutları ortaya konabilir. Ultrasonografi ile kıkırdak şapkanın kalınlığını da ölçmek mümkündür. Genellikle 1 ila 6 mm kalınlığında olan kıkırdak şapka ufak çocuklarda daha da kalın olabilir (< 1 cm). Kıkırdak şapka kalınlığının ultrasonografiyle periyodik olarak izlenmesi habasete dönüşümde görülen hızlı kalınlaşmanın erkenden fark edilmesi sonucunu doğurabilir.
Habasete dönüş düşünüldüğünde, periferik damar veya sinir basısı söz konusu olduğunda, omurilik basısı düşünüldüğünde, ya da basit radyolojik incelemede diğer patolojilerden ayırt edilemeyen durumlarda manyetik rözonans görüntülemeden yararlanılır.
Habasete dönüşüm söz konusu olduğunda MRG tanı koydurucu olduğu kadar, tümörün çevre yumuşak dokulara yayılmasının sınırlarını da ortaya koyarak uygulanacak tedaviyi yönlendiricidir. Normalde tümörün dış hatları iyi sınırlanmışken MRGde tiftiklenmiş ve bulanık görünmesi habaset lehinedir. Kıkırdak şapka kalınlığının 1 cmin altında ölçülmesi iyiye işarettir, ancak kıkırdak şapka kalınlığının 2 cmin üstüne çıkması, ya da ani artış göstermesi habaset lehine değerlendirilir. Konak kemik korteksi ile osteokondrom korteksi normalde devamlılık gösterirken, bu özellik giderek kaybolur. Bu özellik bilgisayarlı tomografide çok net olarak gösterilebilir. Osteokondromun spongiozası normal spongioza görünümündeyken, merkezde leke tarzında kalsifikasyon odaklarının belirmesi ve perifere doğru şeritler tarzında uzanması yine habaset lehine yorumlanır. Ayrıca, yumuşak dokular normalken kondrosarkomun çevre yumuşak dokulara açılmasıyla düzensiz kalsifikasyon bölgeleri içeren yumuşak doku kitlesinin saptanması habaset tanısını kesinleştirir.
Teknesyum veya galyum sintigrafileri soliter osteokondrom ile kondrosarkom arasında ayırım yapma noktasında yetersizdirler.
Ayırıcı Tanı
Bazen kemiğe bitişik miyozitis ossifikans ile ayrım güç olabilir, ancak basit radyolojik incelemede konak kemik ile kütle arasında korteks ve spongioza devamlılığına bakılarak bu ayrım rahatlıkla yapılabilir.
Tedavi
Basit radyolojik incelemeyle rahatça tanı konabilen ve selim bir lezyon olan soliter osteokondromun, her hangi bir yakınmaya neden olmadığı sürece, çıkartılmasına gerek yoktur. Periyodik takip yeterli olur.
Damar veya sinir basısı söz konusuysa ve kütle eklem hareketini engelliyorsa osteokondrom kütlesinin eksize edilmesi gerekir. Bazen çıkıntı bir tarafa yatarken, ya da ayakkabı kullanırken rahatsızlık verebilir. Çok sık çarpılan bir bölgede yer alıyorsa sıkıntı yaratabilir. Çıkıntı üzerinde bursa gelişimi, ya da saplı osteokondromun kırılması da ağrıya neden olur ve cerrahi girişim gerektirir. Bazı ebeveynler habis dönüşüm endişesiyle çocuklarındaki soliter osteokondromun alınmasını isteyebilir.
Habaset veya habaset kuşkusu, ya da damar-sinir basısı gibi bir aciliyet söz konusu değilse soliter osteokondromun eksizyonu tercihan ergenlik çağı sonrasına bırakılmalıdır. Hızlı boy atan ufak çocukta osteokondromun oturduğu kemikteki sınırlarını belirlemek zordur. Kütlenin konak kemiğe oturduğu alanda bir takım kıkırdak adacıklar bulunabilir ve kütle eksizyonu sırasında bunlar geride kalarak yinelemeye neden olabilir. Bu olasılığı ortadan kaldırmak için kütlenin tabanındaki periost veya perikondriyumun muhakkak çıkartılması gerekir. Ufak çocukta kütlenin büyüme plağına çok yakın olması nedeniyle bu tür bir geniş disseksiyon büyüme plağı hasarıyla sonlanabilir. Halbuki cerrahi girişim hızlı boy atma atağının sonrasına bırakılacak olursa, olgunlaşmış ve büyüme plağından uzaklaşmış bir kütle çıkartılacağından yineleme, ya da büyüme plağı hasarı gibi bir olumsuzluk yaşanmaz.
Kaynak: http://www.tuncaycentel.com/osteochon3.htm
Osteokondrom her zaman büyüme plağının metafize bakan bölgesinden çıkar. Kemiğin uzamasıyla büyüme plağı lezyondan uzaklaştığından diyafiz yerleşimli osteokondroma da rastlamak olasıdır. Ancak, osteokondrom hiçbir zaman epifizden çıkmaz. Osteokondromun çıktığı metafizde hafif bir genişleme gözlenir.
Oturduğu kemiğin korteksi ve kemik iliği osteokondromun korteksi ve kemik iliği ile devamlılık gösterir.
Basit radyolojik incelemede kıkırdak şapka görünmezse de o bölgede birkaç ufak kalsifiye odağa rastlamak mümkün olabilir.
Ekzostoz üzerinde gelişen bursa çıkıntının daha da iri görünmesine yol açar. Bunu, kondrosarkoma dönüşün bir bulgusu olan ani gelişen büyüme ile karıştırmamak gerekir. Ultrasonografi ile bursanın varlığı ve boyutları ortaya konabilir. Ultrasonografi ile kıkırdak şapkanın kalınlığını da ölçmek mümkündür. Genellikle 1 ila 6 mm kalınlığında olan kıkırdak şapka ufak çocuklarda daha da kalın olabilir (< 1 cm). Kıkırdak şapka kalınlığının ultrasonografiyle periyodik olarak izlenmesi habasete dönüşümde görülen hızlı kalınlaşmanın erkenden fark edilmesi sonucunu doğurabilir.
Habasete dönüş düşünüldüğünde, periferik damar veya sinir basısı söz konusu olduğunda, omurilik basısı düşünüldüğünde, ya da basit radyolojik incelemede diğer patolojilerden ayırt edilemeyen durumlarda manyetik rözonans görüntülemeden yararlanılır.
Habasete dönüşüm söz konusu olduğunda MRG tanı koydurucu olduğu kadar, tümörün çevre yumuşak dokulara yayılmasının sınırlarını da ortaya koyarak uygulanacak tedaviyi yönlendiricidir. Normalde tümörün dış hatları iyi sınırlanmışken MRGde tiftiklenmiş ve bulanık görünmesi habaset lehinedir. Kıkırdak şapka kalınlığının 1 cmin altında ölçülmesi iyiye işarettir, ancak kıkırdak şapka kalınlığının 2 cmin üstüne çıkması, ya da ani artış göstermesi habaset lehine değerlendirilir. Konak kemik korteksi ile osteokondrom korteksi normalde devamlılık gösterirken, bu özellik giderek kaybolur. Bu özellik bilgisayarlı tomografide çok net olarak gösterilebilir. Osteokondromun spongiozası normal spongioza görünümündeyken, merkezde leke tarzında kalsifikasyon odaklarının belirmesi ve perifere doğru şeritler tarzında uzanması yine habaset lehine yorumlanır. Ayrıca, yumuşak dokular normalken kondrosarkomun çevre yumuşak dokulara açılmasıyla düzensiz kalsifikasyon bölgeleri içeren yumuşak doku kitlesinin saptanması habaset tanısını kesinleştirir.
Teknesyum veya galyum sintigrafileri soliter osteokondrom ile kondrosarkom arasında ayırım yapma noktasında yetersizdirler.
Ayırıcı Tanı
Bazen kemiğe bitişik miyozitis ossifikans ile ayrım güç olabilir, ancak basit radyolojik incelemede konak kemik ile kütle arasında korteks ve spongioza devamlılığına bakılarak bu ayrım rahatlıkla yapılabilir.
Tedavi
Basit radyolojik incelemeyle rahatça tanı konabilen ve selim bir lezyon olan soliter osteokondromun, her hangi bir yakınmaya neden olmadığı sürece, çıkartılmasına gerek yoktur. Periyodik takip yeterli olur.
Damar veya sinir basısı söz konusuysa ve kütle eklem hareketini engelliyorsa osteokondrom kütlesinin eksize edilmesi gerekir. Bazen çıkıntı bir tarafa yatarken, ya da ayakkabı kullanırken rahatsızlık verebilir. Çok sık çarpılan bir bölgede yer alıyorsa sıkıntı yaratabilir. Çıkıntı üzerinde bursa gelişimi, ya da saplı osteokondromun kırılması da ağrıya neden olur ve cerrahi girişim gerektirir. Bazı ebeveynler habis dönüşüm endişesiyle çocuklarındaki soliter osteokondromun alınmasını isteyebilir.
Habaset veya habaset kuşkusu, ya da damar-sinir basısı gibi bir aciliyet söz konusu değilse soliter osteokondromun eksizyonu tercihan ergenlik çağı sonrasına bırakılmalıdır. Hızlı boy atan ufak çocukta osteokondromun oturduğu kemikteki sınırlarını belirlemek zordur. Kütlenin konak kemiğe oturduğu alanda bir takım kıkırdak adacıklar bulunabilir ve kütle eksizyonu sırasında bunlar geride kalarak yinelemeye neden olabilir. Bu olasılığı ortadan kaldırmak için kütlenin tabanındaki periost veya perikondriyumun muhakkak çıkartılması gerekir. Ufak çocukta kütlenin büyüme plağına çok yakın olması nedeniyle bu tür bir geniş disseksiyon büyüme plağı hasarıyla sonlanabilir. Halbuki cerrahi girişim hızlı boy atma atağının sonrasına bırakılacak olursa, olgunlaşmış ve büyüme plağından uzaklaşmış bir kütle çıkartılacağından yineleme, ya da büyüme plağı hasarı gibi bir olumsuzluk yaşanmaz.
Kaynak: http://www.tuncaycentel.com/osteochon3.htm
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar