bugün

stajer olarak girmek zorunda kalmış olduğum ortam. içeride ki dayanışma hat safhada; açık unutulan depo kapısının(sigara içilen yer) ofis dayanışmasının bir meyvesi olarak faili ben oldum.

edit: kendi içinde oluşmuş gruplar arasının da olan dayanışmanında bir hayli fazla olduğu söylenebilir.
edit2: savunma şansı bile bırakmadan, gelip sessizce biri fısıldadı ve gitti. bende kendimi kapıyı açık unuttuğuma inandırmaya çalışıyorum ve inandırdığım da gidip depo sorumlusundan özür dileyeceğim.
'geçen seneden beri görüşemiyoruz hehebelehübele' esprilerinin havada uçuştuğu yer. allahım neydi günahım?
-güne güzel başlama ümidiyle gider oturursun masana
-iş arkadaşlarınla günaydınlaşırsın
-buraya kadar herşey normaldir
-daha sonra müdür girer içeriye
-kendi kendine konuşur gibi, kimseyi iplemezcesine bir günaydın der
-ve sonrasında gergin ve soğuk rüzgarlar başlar ofisin için de esmeye
-öğle saatine kadar müdür ofiste oturursa, yandın, bir matem havası vardır
-kimseyle konuşmaya cesaret edemezsin
-müdüre birşey sormaya çekinirsin, zira sağı solu belli olmadığı için, nasıl tepki alacağını bilemezsin
-öğle vakti gelir. koştururcasına çıkarsın ofisten, kendini kurtarmak istersin ama nafile. akşam 5'e kdar o ofiste durmak zorundasındır
-öğle vakti 1 saattir ama 5 dakika gibi gelir insana. bitsin istemezsin. müdürün dedikodusunu yaparsın
-çalışma vakti gelmiştir yine. müdür hala odadadır. oflayarak girersin ofise
-ve müdür ofiste olduğu sürece matem havası devam eder. saat 5 olmaz ama sen iple çekmeye devam edersin.
-5 dakika dahi olsa çıksa ofisten rahatlarsın, deriiiin bir nefes alırsın
-müdür ofise girdiği an da alıdığın nefesle kalırsın, geri veremezsin
-ve şükürler olsun rabbime saat 5 olmuştur.
-hemen saat 5 oldu, kaçtı demesin diye 1-2 dakika geçirirsin
-bilgisayarını kapattığın gibi atarsın kendini dışarı. bi sigara yakarsın
-ve bir çalışma günü daha bittiği için rabbine şükredersin.

yazarken boğazım düğümlendi.
bazen fazlaca sıkılabileceğiniz yer.
toplantılar projeler bilgisayar iş iş iş iş kafayı yemek üzereyim!
son zamanlarda açmayı düşündüğüm ve benim için bir gereklilik hâline gelmiş hede.
yarak kürek bir mesai arkadaşımın bulunduğu çalışma ortamım. adam sabahtan akşama kadar cibili cibili şak şak şak geziyor mına goyum.
isini iyi yapan ve sadece kendine verilen isi yapan, baska islere karismayan insanlarla gayet eglenceli bir calisma ortamidir.
(bkz: ofis günlükleri)
diyarbakır'da küçüklüğümün önemli bir kısmını geçirdiğim semt.
1998-2003 yılları arası yaşamış olduğum diyarbakır semti.
© copyright 2005 - 2026