bugün
- ağlamamak için kendini tutmak12
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması6
- sigortalı bir iş bul çalış4
- en iyi simit hangi şehirdedir18
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- gelibolu da yaşamak vs çanakkale merkez de yaşamak4
- yalnız yaşamak4
- e'e f e5
- ctrlx22
- parcalandim toparlanamiyorum5
- beleş sigarayı öksürtüyor diyerek reddeden keriz4
- mutfağına konuk olunan yazarın işine karışmak3
- gürcistan22
- içim yanıyor be sözlük7
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- geçmişe özlemle bakmak3
- usualsuspectss3
- şimdi arkadaşlar3
- güneş4
- lahmacunu elle yiyen kız14
- hewal ebo18
- insanların akıl vermesinden yorulmak2
- memelerini okşarken kız nasıl inler4
- hiç tadın tuzun olmaması3
- öyle bir şey yaz ki okuyan şaşırsın5
- türk düşmanları4
- judas2
- kuran da namaz yok21
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket7
- sözlükte kesme işareti olmaması3
- ilgi isteyen kız16
- ismail alpen'in yazılımcı olduğu gerçeği3
- güzel yüzlü kadınlar2
- hatay suriye nindir diyen esad yanlısı5
- intihar2
- hoşlanılan kızın sevgilisi olduğunu öğrenmek3
- asansörde kalmak7
- borcunu ödemeyen insan3
- türkçedeki garip kelimeler2
- sevilen kızın zort diye ossurması4
- mutlakbutlan2
- gürcistan'ın neyi meşhur9
- sözlükte kavga etmek6
- beşiktaş'ın uefa avrupa ligi rakibi2
- sözlüğe gelmesi gereken mükemmel şeyler2
- yürüyememek2
- togg'un tekerleğini öpen çomar3
- yukarı kattan gelen ahh sesi10
- cendere calarken entry girmek4
- kahvaltıda kavurma yiyen kız tatlılığı9
charles bukowski'den bir şiir. hepimizin tanıdığı bir hankvardır, yada hepimiz hank'iz.
Neye Dokunsan
eski bir New Orleans pansiyon odasında elbiselerini giyerdin,
sen ve depocu çocuk ruhun,
sonra küçük yeşil el arabanı iterek senin
farkında bile olmayan tezgahtar kızların önünden
geçerdin, minik ve dikdörtgen beyinleri ile daha
büyük şeylerin düşlerini kuran
kızların.
ya da Los Angeles, yedek parça fabrikasındaki
sevkiyat memurluğundan dönüp asansörle 312 numaraya
çıkar ve akşamın altısında yatağa uzanmış sarhoş
bulurdun kadını.
onları seçmeyi bilemedin hiçbir zaman, artıkları,
kaçıkları, alkolikleri, hapçıları buldun hep.
belki de bulabileceklerin onlardan ibaretti, onların da
bulabilecekleri senden.
barlara takılıp başka kaçıklar, alkolikler,
hapçılar buldun. topuklu ayakkabıların içindeki
bir çift zarif bilek aklını başından
almaya yeterdi.
yayların üstünde hoplayıp zıpladın onlarla
hayatın sırrını
keşfetmişcesine.
sonra tezgahtar Larry'nin koca göbeği ve minik
gözleri ile yanına geldiği gün vardı, sürekli
ıslık çalardı Larry.
ıslığı kesip sen devkiyat masasında çalışırken
başına dikilmişti.
sonra sallanmaya başlamıştı ileri geri, böyle bir
alışkanlığı da vardı, sen çalışırken başına
dikilip sallanır ve seni seyrederdi, şu şakacı
tiplerden biri, bilirsiniz,
ve gülmeye başlamıştı, sen akşamdan kalma ve
traşsızdın ve yırtık bir gömlek vardı üstünde.
'ne var, Larry? ' diye sormuştun.
'Hank, neye dokunsan boka dönüyor! ' demişti.
tartışacak birşey yoktu.
Charles Bukowski
Neye Dokunsan
eski bir New Orleans pansiyon odasında elbiselerini giyerdin,
sen ve depocu çocuk ruhun,
sonra küçük yeşil el arabanı iterek senin
farkında bile olmayan tezgahtar kızların önünden
geçerdin, minik ve dikdörtgen beyinleri ile daha
büyük şeylerin düşlerini kuran
kızların.
ya da Los Angeles, yedek parça fabrikasındaki
sevkiyat memurluğundan dönüp asansörle 312 numaraya
çıkar ve akşamın altısında yatağa uzanmış sarhoş
bulurdun kadını.
onları seçmeyi bilemedin hiçbir zaman, artıkları,
kaçıkları, alkolikleri, hapçıları buldun hep.
belki de bulabileceklerin onlardan ibaretti, onların da
bulabilecekleri senden.
barlara takılıp başka kaçıklar, alkolikler,
hapçılar buldun. topuklu ayakkabıların içindeki
bir çift zarif bilek aklını başından
almaya yeterdi.
yayların üstünde hoplayıp zıpladın onlarla
hayatın sırrını
keşfetmişcesine.
sonra tezgahtar Larry'nin koca göbeği ve minik
gözleri ile yanına geldiği gün vardı, sürekli
ıslık çalardı Larry.
ıslığı kesip sen devkiyat masasında çalışırken
başına dikilmişti.
sonra sallanmaya başlamıştı ileri geri, böyle bir
alışkanlığı da vardı, sen çalışırken başına
dikilip sallanır ve seni seyrederdi, şu şakacı
tiplerden biri, bilirsiniz,
ve gülmeye başlamıştı, sen akşamdan kalma ve
traşsızdın ve yırtık bir gömlek vardı üstünde.
'ne var, Larry? ' diye sormuştun.
'Hank, neye dokunsan boka dönüyor! ' demişti.
tartışacak birşey yoktu.
Charles Bukowski
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar