bugün
- sözlük kızları dertleşiyor11
- game of thrones taki kerhaneci11
- claudian clouds41
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor4
- sözlükteki sessiz yazarlar7
- bilgisayar alacaklara tavsiyeler4
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri25
- sarı saç mavi göz3
- arkadaşlar kova erkeğinden olur mu6
- almanya da sol partiyi destekleyen gurbetçi3
- gurbetçilerin oy kullanma saçmalığı3
- mustafa kemal atatürk ün boyu8
- ölümden korkuyor musunuz30
- kimse seni sevmiyor4
- londra2
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı28
- müslüman kardeşine dua etmek2
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi19
- hiç antidepresan kullanmayan insan6
- afd2
- habire1220
- hiçbir şey yapası gelmemek4
- anın görüntüsü23
- öğrencinin kırtasiye masrafı 3 bin 335 lira2
- verginin ahlaki meşruiyeti3
- çağrı dayı2
- döner burger2
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- kadın dövmek4
- atatürk diyor ki8
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- yazılımcıların flört edememesi3
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı14
- 2026 2027 uefa avrupa ligi şampiyonu3
- epoxis2
- tuba büyüküstün2
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi11
- iltica16
- hamburgerin içindeki domates4
- forex dolandırıcılığı soruşturmasında 191 gözaltı2
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- vedat muriqi6
- her biji amed8
- meriç keskin4
- 0 0 719
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler7
- depresyon6
charles bukowski'den bir şiir. hepimizin tanıdığı bir hankvardır, yada hepimiz hank'iz.
Neye Dokunsan
eski bir New Orleans pansiyon odasında elbiselerini giyerdin,
sen ve depocu çocuk ruhun,
sonra küçük yeşil el arabanı iterek senin
farkında bile olmayan tezgahtar kızların önünden
geçerdin, minik ve dikdörtgen beyinleri ile daha
büyük şeylerin düşlerini kuran
kızların.
ya da Los Angeles, yedek parça fabrikasındaki
sevkiyat memurluğundan dönüp asansörle 312 numaraya
çıkar ve akşamın altısında yatağa uzanmış sarhoş
bulurdun kadını.
onları seçmeyi bilemedin hiçbir zaman, artıkları,
kaçıkları, alkolikleri, hapçıları buldun hep.
belki de bulabileceklerin onlardan ibaretti, onların da
bulabilecekleri senden.
barlara takılıp başka kaçıklar, alkolikler,
hapçılar buldun. topuklu ayakkabıların içindeki
bir çift zarif bilek aklını başından
almaya yeterdi.
yayların üstünde hoplayıp zıpladın onlarla
hayatın sırrını
keşfetmişcesine.
sonra tezgahtar Larry'nin koca göbeği ve minik
gözleri ile yanına geldiği gün vardı, sürekli
ıslık çalardı Larry.
ıslığı kesip sen devkiyat masasında çalışırken
başına dikilmişti.
sonra sallanmaya başlamıştı ileri geri, böyle bir
alışkanlığı da vardı, sen çalışırken başına
dikilip sallanır ve seni seyrederdi, şu şakacı
tiplerden biri, bilirsiniz,
ve gülmeye başlamıştı, sen akşamdan kalma ve
traşsızdın ve yırtık bir gömlek vardı üstünde.
'ne var, Larry? ' diye sormuştun.
'Hank, neye dokunsan boka dönüyor! ' demişti.
tartışacak birşey yoktu.
Charles Bukowski
Neye Dokunsan
eski bir New Orleans pansiyon odasında elbiselerini giyerdin,
sen ve depocu çocuk ruhun,
sonra küçük yeşil el arabanı iterek senin
farkında bile olmayan tezgahtar kızların önünden
geçerdin, minik ve dikdörtgen beyinleri ile daha
büyük şeylerin düşlerini kuran
kızların.
ya da Los Angeles, yedek parça fabrikasındaki
sevkiyat memurluğundan dönüp asansörle 312 numaraya
çıkar ve akşamın altısında yatağa uzanmış sarhoş
bulurdun kadını.
onları seçmeyi bilemedin hiçbir zaman, artıkları,
kaçıkları, alkolikleri, hapçıları buldun hep.
belki de bulabileceklerin onlardan ibaretti, onların da
bulabilecekleri senden.
barlara takılıp başka kaçıklar, alkolikler,
hapçılar buldun. topuklu ayakkabıların içindeki
bir çift zarif bilek aklını başından
almaya yeterdi.
yayların üstünde hoplayıp zıpladın onlarla
hayatın sırrını
keşfetmişcesine.
sonra tezgahtar Larry'nin koca göbeği ve minik
gözleri ile yanına geldiği gün vardı, sürekli
ıslık çalardı Larry.
ıslığı kesip sen devkiyat masasında çalışırken
başına dikilmişti.
sonra sallanmaya başlamıştı ileri geri, böyle bir
alışkanlığı da vardı, sen çalışırken başına
dikilip sallanır ve seni seyrederdi, şu şakacı
tiplerden biri, bilirsiniz,
ve gülmeye başlamıştı, sen akşamdan kalma ve
traşsızdın ve yırtık bir gömlek vardı üstünde.
'ne var, Larry? ' diye sormuştun.
'Hank, neye dokunsan boka dönüyor! ' demişti.
tartışacak birşey yoktu.
Charles Bukowski
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar