bugün
- kiraz cicegi kolonyasi24
- sözlük yazarlarının tatlıları14
- travesti siniri6
- tek şarkı ile müzik zevkini anlat9
- arkadaşlar lütfen artık seviyeli olalım5
- her gün aynı yemeği bıkmadan yiyebilen insan10
- arkadaşlar kavga etmeyin6
- askerde günde iki kere duş alan erkek12
- corona bira içen erkek6
- koca istiyom gel beni al5
- gandalf yüzüğü neden frodoya emanet etti sorunsalı4
- velvet37
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
- en son yapılan keyfi harcama3
- kuran da namazın olmaması21
- karşı cinste çekici gelen şeyler4
- bik bik'in mutfağına konuk olmak10
- ctrlx10
- dişi yakarış2
- domalan kız7
- sözlüğün en popi erkeği5
- sözlük yazarlarını en etkileyen mesajlar6
- sözlük yazarları adam gibi durun3
- uzak dur benden sözlük4
- peter magyar3
- japon kızı3
- kendi kendini bıçaklayan adam7
- korkusuz korkak filmindeki kör dilenci2
- her şeye zam gelirken maaşın sabit kalması hissi4
- hoşlanılan kızın sizi ayaklarıyla tokatlaması7
- seni öldürmeyen şey seni güçlendirir8
- beybi leydi'nin ayakları5
- mason greenwood6
- 2026 2027 sezonu trendyol süper lig fikstür çekimi2
- istanbul da ev kiraları6
- bik bik'in mutfağı3
- bizi ne zaman sevecekler5
- iş arkadaşlığı9
- yaşlılık kaç yaşında başlıyor sorunsalı4
- 31 yaşında bakire olan kız9
- saraca finch house24
- sevgiliyle ormanın derinliklerine gitmek3
- sevgiliyi 10 seneden beri görmemek8
- cevabı bilinmeyen sorular6
- dina belenkaya3
- en tehlikeli kadın tipi7
- ehli sünnet hocalar11
- ilk defa arkadan verecek olan kız2
- eşitlik miti ve eşitsizliğin doğallığı2
- sabah gözünü kahve sigarayla açanlar13
Irvin Kershner 'in yönetmenliğini yaptığı bond filmidir.
(bkz: tekrar söyleme) telaffuzlu ingilizce cümle.
yavaş ilerlese de, sırf klasik bond diyalogları için izlenebilecek bond filmi. hatta "yaşlı bond" olayı biraz farklı bir hava katmış, biraz daha eğlendim sanki.
fakat mesela sırf giriş sekansının olmayışı sinir bozabiliyor. nerede ulan beyaz bir yuvarlağın içine girip bir anda kameraya dönüp ateş eden james? insan üzülüyor.
sanki dozunu hafifçe kaçırmış olsalar da zamanın bond filmlerindeki alışılmış absürdlük bu filmde de var. mesela atla denize atlama sahnesi var bir tane. ben ilk gözümde canlandırdığımda "e olur olur" falan yapmıştım, fakat izlerken "öeh amınaköyim"lar çıkmadı değil ağzımdan.
ayrıca bond serisi filmlerinden bu filmi ayıran en büyük özellik de kötü karakteri.
yani adamın ne tam gözünün üzerinde yara var, ne de bacaklarında bir sorun. kel de değil. bildiğin sarışın, böyle yakışıklı bir beyefendi. ayrıca video oyunu falan da seviyor şerefsiz, hatta bir tane de kendisi yapmış. öyle bir karakter. izlerken garipsememek elde değil.
sonuç olarak sırf bond serisinden sayılmıyor diye izlenmeyecek bir film değil. hatta içinde rowan atkinson falan bile var. izlenir, dr.no'dan başlayıp skyfall'a gelirken atlamayın.
fakat mesela sırf giriş sekansının olmayışı sinir bozabiliyor. nerede ulan beyaz bir yuvarlağın içine girip bir anda kameraya dönüp ateş eden james? insan üzülüyor.
sanki dozunu hafifçe kaçırmış olsalar da zamanın bond filmlerindeki alışılmış absürdlük bu filmde de var. mesela atla denize atlama sahnesi var bir tane. ben ilk gözümde canlandırdığımda "e olur olur" falan yapmıştım, fakat izlerken "öeh amınaköyim"lar çıkmadı değil ağzımdan.
ayrıca bond serisi filmlerinden bu filmi ayıran en büyük özellik de kötü karakteri.
yani adamın ne tam gözünün üzerinde yara var, ne de bacaklarında bir sorun. kel de değil. bildiğin sarışın, böyle yakışıklı bir beyefendi. ayrıca video oyunu falan da seviyor şerefsiz, hatta bir tane de kendisi yapmış. öyle bir karakter. izlerken garipsememek elde değil.
sonuç olarak sırf bond serisinden sayılmıyor diye izlenmeyecek bir film değil. hatta içinde rowan atkinson falan bile var. izlenir, dr.no'dan başlayıp skyfall'a gelirken atlamayın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar