bugün
- bütün gece için bana ne kadar ödeyebilirsin5
- 29 yaşındayım hiç sevgilim olmadı14
- kanuni döneminde yaşansa olası ekşi başlıkları5
- turizmciler battı mutlu musunuz5
- uluslararası evlilik4
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması18
- putinin türkiyede inşaatta çalışması3
- tatile gelen gurbetçinin yürek burkan sözleri2
- kore filmi izleyememek4
- haluk levent'in bahiste 390 milyon tl kaybetmesi8
- iyi bir insanın acımasız bir insana dönüşmesi12
- fazla araştırmak kötü müdür7
- çin dizileri2
- türkiye'nin ırak'a 1 milyar dolar ödeyecek olması3
- superman türkiye de çekilseydi4
- yazarların en uçuk seks fantezileri2
- space oddity7
- kaliteli insanı belli eden detaylar14
- karınızı başka erkeğin kolunda görüp gülümsemek3
- honda cbr 1000rr2
- mersini rusların işgal etmesi2
- dinler tarihinin en önemli olayı11
- sürekli cinsellikten bahseden erkek11
- uysaljakobene burç baktırmak8
- 1 dakika neden 60 saniye3
- üstteki yazarı öv15
- yayınlanmamış tanrı röportajları4
- çalışmak5
- hayata küsmek3
- erkeğe yakışmayan giysiler5
- türk kızları neden kıskanç değil2
- ona bir şey söyle17
- deniz göktaş7
- götümü de açsam bakmayacaksınız12
- manifest grubu vs pkk7
- gözlüğü kaybetmek3
- uludağın ekşi sözlük gibi populer olamaması15
- ipkis'in evinde yatılı misafir olmak2
- neden aşık oluyoruz3
- chatgpt4
- küçük memeli kız siniri4
- nesrin cavadzade4
- ice break2
- markette çalışmak7
- mete gazoz4
- israil'in olası türkiye saldırısı6
- sözlükteki ayaksever karşıtı blok10
- kişinin en rahatsız olduğu sosyal davranış8
- balık fiyatları2
- 128 milyar doların gündemden düşmesi2
Irvin Kershner 'in yönetmenliğini yaptığı bond filmidir.
(bkz: tekrar söyleme) telaffuzlu ingilizce cümle.
yavaş ilerlese de, sırf klasik bond diyalogları için izlenebilecek bond filmi. hatta "yaşlı bond" olayı biraz farklı bir hava katmış, biraz daha eğlendim sanki.
fakat mesela sırf giriş sekansının olmayışı sinir bozabiliyor. nerede ulan beyaz bir yuvarlağın içine girip bir anda kameraya dönüp ateş eden james? insan üzülüyor.
sanki dozunu hafifçe kaçırmış olsalar da zamanın bond filmlerindeki alışılmış absürdlük bu filmde de var. mesela atla denize atlama sahnesi var bir tane. ben ilk gözümde canlandırdığımda "e olur olur" falan yapmıştım, fakat izlerken "öeh amınaköyim"lar çıkmadı değil ağzımdan.
ayrıca bond serisi filmlerinden bu filmi ayıran en büyük özellik de kötü karakteri.
yani adamın ne tam gözünün üzerinde yara var, ne de bacaklarında bir sorun. kel de değil. bildiğin sarışın, böyle yakışıklı bir beyefendi. ayrıca video oyunu falan da seviyor şerefsiz, hatta bir tane de kendisi yapmış. öyle bir karakter. izlerken garipsememek elde değil.
sonuç olarak sırf bond serisinden sayılmıyor diye izlenmeyecek bir film değil. hatta içinde rowan atkinson falan bile var. izlenir, dr.no'dan başlayıp skyfall'a gelirken atlamayın.
fakat mesela sırf giriş sekansının olmayışı sinir bozabiliyor. nerede ulan beyaz bir yuvarlağın içine girip bir anda kameraya dönüp ateş eden james? insan üzülüyor.
sanki dozunu hafifçe kaçırmış olsalar da zamanın bond filmlerindeki alışılmış absürdlük bu filmde de var. mesela atla denize atlama sahnesi var bir tane. ben ilk gözümde canlandırdığımda "e olur olur" falan yapmıştım, fakat izlerken "öeh amınaköyim"lar çıkmadı değil ağzımdan.
ayrıca bond serisi filmlerinden bu filmi ayıran en büyük özellik de kötü karakteri.
yani adamın ne tam gözünün üzerinde yara var, ne de bacaklarında bir sorun. kel de değil. bildiğin sarışın, böyle yakışıklı bir beyefendi. ayrıca video oyunu falan da seviyor şerefsiz, hatta bir tane de kendisi yapmış. öyle bir karakter. izlerken garipsememek elde değil.
sonuç olarak sırf bond serisinden sayılmıyor diye izlenmeyecek bir film değil. hatta içinde rowan atkinson falan bile var. izlenir, dr.no'dan başlayıp skyfall'a gelirken atlamayın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar