bugün
- ben geldim naneler26
- ilk adımı karşıdan bekleyen erkek10
- nicki kısa olanın penisi küçük olur22
- üniversite diploması6
- türkiye nin en güvenilir insanı5
- atletle gezen erkek8
- ümmetçilik6
- osmanlı torunu4
- döner mi yesem hamburger mi makarna mı13
- erkek eşek gibi çalışacak hanımına bakacak5
- sevgiliniz karşı cinsle tatile gidebilir mi12
- kuranda namaz yok3
- tff bal ligi katılım ücreti4
- mokv'nin uysaljakoben olması6
- ahbap8
- dünyanın en samimiyetsiz cümlesi13
- göbekli erkekler9
- haluk levent'i karalama kampanyası17
- laiklik hasan abi3
- 20 li yaşlar5
- uzak mesafe ilişkisi4
- insan olmaya ceyrek kala14
- true nickli yazara özelden küfredilmesi olayı20
- bik bik'in erkek olması6
- şaka maka tek umudun yine bahçeli olması19
- fobi2
- ne zaman mutlu olacağız8
- haluk levent'e para emanet etmek23
- türk kızlarındaki yabancı penis merakı3
- bir erkeği erkek yapan beş özellik14
- kredi çekip ahbap'a bağış yapmak3
- yolda yürürken neden herkes telefona bakar2
- kaliteli insanı belli eden detaylar24
- velvet'in başı açık mı sorunsalı7
- bir erkeği elde etmenin yolları12
- radio fg2
- yapay zekanın tehlikeli yükselişi12
- kadınları çekici yapan detaylar8
- şaka maka türkiye'nin yükseliş dönemine geçmesi5
- imam hatipli kızların verici olması6
- ona bir şey söyle17
- mason greenwood12
- yaşının adamı olmamak3
- 13 temmuz 2026 haluk levent'in ahbap açıklaması3
- evlat ayrımcılığı9
- eski sevgili2
- bazen ölmeyi o kadar çok istiyorum ki5
- kahve kokusu8
- okyanusta yüzmemiş erkek gizli eşcinseldir5
- evlilik masrafları2
Irvin Kershner 'in yönetmenliğini yaptığı bond filmidir.
(bkz: tekrar söyleme) telaffuzlu ingilizce cümle.
yavaş ilerlese de, sırf klasik bond diyalogları için izlenebilecek bond filmi. hatta "yaşlı bond" olayı biraz farklı bir hava katmış, biraz daha eğlendim sanki.
fakat mesela sırf giriş sekansının olmayışı sinir bozabiliyor. nerede ulan beyaz bir yuvarlağın içine girip bir anda kameraya dönüp ateş eden james? insan üzülüyor.
sanki dozunu hafifçe kaçırmış olsalar da zamanın bond filmlerindeki alışılmış absürdlük bu filmde de var. mesela atla denize atlama sahnesi var bir tane. ben ilk gözümde canlandırdığımda "e olur olur" falan yapmıştım, fakat izlerken "öeh amınaköyim"lar çıkmadı değil ağzımdan.
ayrıca bond serisi filmlerinden bu filmi ayıran en büyük özellik de kötü karakteri.
yani adamın ne tam gözünün üzerinde yara var, ne de bacaklarında bir sorun. kel de değil. bildiğin sarışın, böyle yakışıklı bir beyefendi. ayrıca video oyunu falan da seviyor şerefsiz, hatta bir tane de kendisi yapmış. öyle bir karakter. izlerken garipsememek elde değil.
sonuç olarak sırf bond serisinden sayılmıyor diye izlenmeyecek bir film değil. hatta içinde rowan atkinson falan bile var. izlenir, dr.no'dan başlayıp skyfall'a gelirken atlamayın.
fakat mesela sırf giriş sekansının olmayışı sinir bozabiliyor. nerede ulan beyaz bir yuvarlağın içine girip bir anda kameraya dönüp ateş eden james? insan üzülüyor.
sanki dozunu hafifçe kaçırmış olsalar da zamanın bond filmlerindeki alışılmış absürdlük bu filmde de var. mesela atla denize atlama sahnesi var bir tane. ben ilk gözümde canlandırdığımda "e olur olur" falan yapmıştım, fakat izlerken "öeh amınaköyim"lar çıkmadı değil ağzımdan.
ayrıca bond serisi filmlerinden bu filmi ayıran en büyük özellik de kötü karakteri.
yani adamın ne tam gözünün üzerinde yara var, ne de bacaklarında bir sorun. kel de değil. bildiğin sarışın, böyle yakışıklı bir beyefendi. ayrıca video oyunu falan da seviyor şerefsiz, hatta bir tane de kendisi yapmış. öyle bir karakter. izlerken garipsememek elde değil.
sonuç olarak sırf bond serisinden sayılmıyor diye izlenmeyecek bir film değil. hatta içinde rowan atkinson falan bile var. izlenir, dr.no'dan başlayıp skyfall'a gelirken atlamayın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar