bugün
- kadir inanır ın buket saygı yı taciz etmesi13
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı21
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle19
- kiraz cicegi kolonyasi34
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi12
- yazarların en sevdiği meyve6
- iş sözleşmesinde 5 yıl hamile kalamaz maddesi11
- yazarların en sevdiği sözler7
- trump a kafa atmak2
- neden kadın ayağına ilgi duyulduğu sorusu8
- sözlük yazarlarının tatlıları20
- john glover2
- 30 gün psikiyatri servisinde yatmak2
- midye8
- mantra grubu6
- sanal oyunda bir kızla seks yapmak2
- 10 temmuz 20265
- 1000 liralık boxer giymek5
- ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler6
- fas11
- canım dilaram2
- fransa8
- kürdistan5
- kristin kreuk2
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen17
- corona sonrası dünya düzeni4
- johnny sinsin araba vurdurması4
- uzun ilişki sürdürmenin sırları4
- sevgiliyle yapılabilecek en güzel aktivite6
- söylemek istenilenler4
- fiat 131 vs peugeot 5043
- izlenilen ilk yabancı dizi10
- seksting yapacak yazarlar veritabanı6
- ayakseverlik5
- 2026 dünya kupası24
- sevgiliyle yemek yaparken sevişmeye başlamak6
- sevilen bilgisayar oyununu üç kelime ile anlatmak3
- kadın yazarların kavga etmesi11
- kuran da namazın olmaması21
- menemen4
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
- saraca finch house25
- velvet38
- futbol21
- tabağında yemek bırakan erkek5
- üniversiteli kızlara cinlerin musallat olması2
- uludağ sözlük kızlarının güzel olması7
- gram altın3
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı13
- kırk yaşında ayağına yatan elli küsürlük yazar9
Irvin Kershner 'in yönetmenliğini yaptığı bond filmidir.
(bkz: tekrar söyleme) telaffuzlu ingilizce cümle.
yavaş ilerlese de, sırf klasik bond diyalogları için izlenebilecek bond filmi. hatta "yaşlı bond" olayı biraz farklı bir hava katmış, biraz daha eğlendim sanki.
fakat mesela sırf giriş sekansının olmayışı sinir bozabiliyor. nerede ulan beyaz bir yuvarlağın içine girip bir anda kameraya dönüp ateş eden james? insan üzülüyor.
sanki dozunu hafifçe kaçırmış olsalar da zamanın bond filmlerindeki alışılmış absürdlük bu filmde de var. mesela atla denize atlama sahnesi var bir tane. ben ilk gözümde canlandırdığımda "e olur olur" falan yapmıştım, fakat izlerken "öeh amınaköyim"lar çıkmadı değil ağzımdan.
ayrıca bond serisi filmlerinden bu filmi ayıran en büyük özellik de kötü karakteri.
yani adamın ne tam gözünün üzerinde yara var, ne de bacaklarında bir sorun. kel de değil. bildiğin sarışın, böyle yakışıklı bir beyefendi. ayrıca video oyunu falan da seviyor şerefsiz, hatta bir tane de kendisi yapmış. öyle bir karakter. izlerken garipsememek elde değil.
sonuç olarak sırf bond serisinden sayılmıyor diye izlenmeyecek bir film değil. hatta içinde rowan atkinson falan bile var. izlenir, dr.no'dan başlayıp skyfall'a gelirken atlamayın.
fakat mesela sırf giriş sekansının olmayışı sinir bozabiliyor. nerede ulan beyaz bir yuvarlağın içine girip bir anda kameraya dönüp ateş eden james? insan üzülüyor.
sanki dozunu hafifçe kaçırmış olsalar da zamanın bond filmlerindeki alışılmış absürdlük bu filmde de var. mesela atla denize atlama sahnesi var bir tane. ben ilk gözümde canlandırdığımda "e olur olur" falan yapmıştım, fakat izlerken "öeh amınaköyim"lar çıkmadı değil ağzımdan.
ayrıca bond serisi filmlerinden bu filmi ayıran en büyük özellik de kötü karakteri.
yani adamın ne tam gözünün üzerinde yara var, ne de bacaklarında bir sorun. kel de değil. bildiğin sarışın, böyle yakışıklı bir beyefendi. ayrıca video oyunu falan da seviyor şerefsiz, hatta bir tane de kendisi yapmış. öyle bir karakter. izlerken garipsememek elde değil.
sonuç olarak sırf bond serisinden sayılmıyor diye izlenmeyecek bir film değil. hatta içinde rowan atkinson falan bile var. izlenir, dr.no'dan başlayıp skyfall'a gelirken atlamayın.
Gündemdeki Haberler