bugün
- kaliteli insanı belli eden detaylar14
- iyi bir insanın acımasız bir insana dönüşmesi8
- manifest grubu vs pkk7
- mete gazoz4
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması11
- sürekli cinsellikten bahseden erkek11
- uysaljakobene burç baktırmak7
- nesrin cavadzade3
- erkeğe yakışmayan giysiler3
- markette çalışmak7
- üstteki yazarı öv15
- nazar2
- haluk levent'in bahiste 390 milyon tl kaybetmesi6
- sözlüğün son hali4
- 7 24 sözlükte takılan yazar4
- atatürk büstleri okullardan kaldırılsın2
- truenun online olması4
- dinler tarihinin en önemli olayı8
- canim istedi entry giricem2
- temiz para2
- götümü de açsam bakmayacaksınız12
- space oddity2
- kişinin en rahatsız olduğu sosyal davranış8
- alkol içinde testisler4
- ona bir şey söyle15
- placeboyu hayatinda hic dinlememek3
- zaman baba bey birader bey4
- 35 yaşında ergen gibi bisiklete binen erkek3
- ne olacak bu erkeklerin hali5
- bu hesap gizlidir3
- uludağın ekşi sözlük gibi populer olamaması16
- hayaldeki erkek6
- 40 yaşından sonra iş bulunamaması5
- gina'yı içemeye götürmek3
- kendini suçlamak vs başkasını suçlamak5
- ssk yemek servis dolgun maaş3
- israil'in olası türkiye saldırısı5
- 12 temmuz 2026 j sinner'a zverev maçı2
- sözlükteki ayaksever karşıtı blok10
- tk2
- tom barrack2
- kullanılmış tuvalet kağıdıyla popo temizlemek3
- haluk levent4
- instagram'dan kız takip etmek4
- feodor dostoyevski2
- manifest grubu3
- uysaljakoben12
- uludağ sözlüğü ayağa kaldırıyoruz kampanyası3
- bir şeyler söyle4
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı25
Irvin Kershner 'in yönetmenliğini yaptığı bond filmidir.
(bkz: tekrar söyleme) telaffuzlu ingilizce cümle.
yavaş ilerlese de, sırf klasik bond diyalogları için izlenebilecek bond filmi. hatta "yaşlı bond" olayı biraz farklı bir hava katmış, biraz daha eğlendim sanki.
fakat mesela sırf giriş sekansının olmayışı sinir bozabiliyor. nerede ulan beyaz bir yuvarlağın içine girip bir anda kameraya dönüp ateş eden james? insan üzülüyor.
sanki dozunu hafifçe kaçırmış olsalar da zamanın bond filmlerindeki alışılmış absürdlük bu filmde de var. mesela atla denize atlama sahnesi var bir tane. ben ilk gözümde canlandırdığımda "e olur olur" falan yapmıştım, fakat izlerken "öeh amınaköyim"lar çıkmadı değil ağzımdan.
ayrıca bond serisi filmlerinden bu filmi ayıran en büyük özellik de kötü karakteri.
yani adamın ne tam gözünün üzerinde yara var, ne de bacaklarında bir sorun. kel de değil. bildiğin sarışın, böyle yakışıklı bir beyefendi. ayrıca video oyunu falan da seviyor şerefsiz, hatta bir tane de kendisi yapmış. öyle bir karakter. izlerken garipsememek elde değil.
sonuç olarak sırf bond serisinden sayılmıyor diye izlenmeyecek bir film değil. hatta içinde rowan atkinson falan bile var. izlenir, dr.no'dan başlayıp skyfall'a gelirken atlamayın.
fakat mesela sırf giriş sekansının olmayışı sinir bozabiliyor. nerede ulan beyaz bir yuvarlağın içine girip bir anda kameraya dönüp ateş eden james? insan üzülüyor.
sanki dozunu hafifçe kaçırmış olsalar da zamanın bond filmlerindeki alışılmış absürdlük bu filmde de var. mesela atla denize atlama sahnesi var bir tane. ben ilk gözümde canlandırdığımda "e olur olur" falan yapmıştım, fakat izlerken "öeh amınaköyim"lar çıkmadı değil ağzımdan.
ayrıca bond serisi filmlerinden bu filmi ayıran en büyük özellik de kötü karakteri.
yani adamın ne tam gözünün üzerinde yara var, ne de bacaklarında bir sorun. kel de değil. bildiğin sarışın, böyle yakışıklı bir beyefendi. ayrıca video oyunu falan da seviyor şerefsiz, hatta bir tane de kendisi yapmış. öyle bir karakter. izlerken garipsememek elde değil.
sonuç olarak sırf bond serisinden sayılmıyor diye izlenmeyecek bir film değil. hatta içinde rowan atkinson falan bile var. izlenir, dr.no'dan başlayıp skyfall'a gelirken atlamayın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar