bugün
- tai lung43
- türk kızları keko erkek mi seviyor12
- büyü yapan sözlük yazarları8
- salça yapan sözlük kızı10
- kendini eleştirebilen insan6
- en fazla cinsel suçun işlendiği ülkeler18
- enayimiknatisii21
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı14
- kinoa çorbası4
- victor osimhen7
- sözlüğe kombin atan erkeğin asıl amacı12
- hangi yazar hangi yazara3
- askerde yaşanılan zorluklar4
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi29
- sözlükte galiba kavga olmuş hissi4
- izmirbeyefendisi6
- dinlerin uydurma olduğu gerçeği13
- seri eksicinin parfümü2
- lise mezunu olup ateist olan tip8
- sevgilim var8
- bacha bazi3
- durduramazsınız ak parti geliyor9
- manipülasyoncu kişilik bozukluğu2
- sözlük erkeklerinin kombinleri9
- anın görüntüsü22
- uzaylılar3
- sarapci koala55
- sevgi ihtiyacını 31 çekerek karşılamak11
- adana demirspor5
- israiliyat2
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu11
- melih gökçek'in şüpheli sıfatıyla ifade vermesi2
- allah beni cennete alacak mı diye endişelenmek5
- sevgilinin erkek kadın kuaförüne gitmesi2
- tebliğciler3
- erkekler niye sünnet edilir2
- bu dünya hayatının ebedi olması4
- keçiboynuzu5
- başlıkta tek eksilenen entry'nin sana ait olması3
- yeni parti'nin kürtçü olması14
- islam daki faiz yasağı vs tora daki yasak2
- oy verdiğim partiyi niye eleştireyim14
- sevmediği biri okşayınca ayağını sirkeleyen kedi3
- deizm4
- aleksey batrakov14
- valiliğe ötenazi için başvuran türk vatandaşı2
- yatsı ezanı2
- sadece 4000 kişi kalmış olması10
- kombin atıp kız düşüren erkek yazar4
- salata ile başlanan gün7
Irvin Kershner 'in yönetmenliğini yaptığı bond filmidir.
(bkz: tekrar söyleme) telaffuzlu ingilizce cümle.
yavaş ilerlese de, sırf klasik bond diyalogları için izlenebilecek bond filmi. hatta "yaşlı bond" olayı biraz farklı bir hava katmış, biraz daha eğlendim sanki.
fakat mesela sırf giriş sekansının olmayışı sinir bozabiliyor. nerede ulan beyaz bir yuvarlağın içine girip bir anda kameraya dönüp ateş eden james? insan üzülüyor.
sanki dozunu hafifçe kaçırmış olsalar da zamanın bond filmlerindeki alışılmış absürdlük bu filmde de var. mesela atla denize atlama sahnesi var bir tane. ben ilk gözümde canlandırdığımda "e olur olur" falan yapmıştım, fakat izlerken "öeh amınaköyim"lar çıkmadı değil ağzımdan.
ayrıca bond serisi filmlerinden bu filmi ayıran en büyük özellik de kötü karakteri.
yani adamın ne tam gözünün üzerinde yara var, ne de bacaklarında bir sorun. kel de değil. bildiğin sarışın, böyle yakışıklı bir beyefendi. ayrıca video oyunu falan da seviyor şerefsiz, hatta bir tane de kendisi yapmış. öyle bir karakter. izlerken garipsememek elde değil.
sonuç olarak sırf bond serisinden sayılmıyor diye izlenmeyecek bir film değil. hatta içinde rowan atkinson falan bile var. izlenir, dr.no'dan başlayıp skyfall'a gelirken atlamayın.
fakat mesela sırf giriş sekansının olmayışı sinir bozabiliyor. nerede ulan beyaz bir yuvarlağın içine girip bir anda kameraya dönüp ateş eden james? insan üzülüyor.
sanki dozunu hafifçe kaçırmış olsalar da zamanın bond filmlerindeki alışılmış absürdlük bu filmde de var. mesela atla denize atlama sahnesi var bir tane. ben ilk gözümde canlandırdığımda "e olur olur" falan yapmıştım, fakat izlerken "öeh amınaköyim"lar çıkmadı değil ağzımdan.
ayrıca bond serisi filmlerinden bu filmi ayıran en büyük özellik de kötü karakteri.
yani adamın ne tam gözünün üzerinde yara var, ne de bacaklarında bir sorun. kel de değil. bildiğin sarışın, böyle yakışıklı bir beyefendi. ayrıca video oyunu falan da seviyor şerefsiz, hatta bir tane de kendisi yapmış. öyle bir karakter. izlerken garipsememek elde değil.
sonuç olarak sırf bond serisinden sayılmıyor diye izlenmeyecek bir film değil. hatta içinde rowan atkinson falan bile var. izlenir, dr.no'dan başlayıp skyfall'a gelirken atlamayın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar