adı nev'i şeklinde yazılan dîvan şairi. divan edebiyatının, eski ihtişamını kaybetmeye başladığı dönemde yaşamış ve insanların sadece eski şairleri önemsediğini görünce şu beyiti yazmıştır:

geldimse ne var ben şuarâ bezmine* âhir,
adet budur âhirde gelir bezme ekâbir*
1534-1599 yılları arası yaşamıştır.

kanuni,2.selim,3.murad,3.mehmed devrini görmüştür.

adıl adı:yahya
doğum yeri:tekirdağ içindeki malkara
babası halveti tarikatından
sahn-ı seman medresesinde dersler görmüş

hocaları:
aheveny;
-karamanizade mehmed
-karamanizade ahmed

karamanizade mehmed in asistanı olarak edirneye gider.mülazım olarak.
medresede 20 yıl müderrislikten sonra bağdat a kadı olur.
3.murad onu öğretmen olarak saraya alır.5 yıl görev yapar.sarayda saygı görür.

manzum eserleri:
-divan:559 gazel / 58 kaside
-tercüme-i hadis erbain
-hasb-i hal: 800 beyitlik mesnevi / tasavvufi konu

mensur eserleri:
-keşfü'l-hicab
-netayicü'l-fünun
-neva-yı 'uşşak

edebi kişiliği:
-ilim sahibi,faziletli,tasavvufi mizaçlı,mütevazı,hoş görülü
-uzun yıllar medrese hayatının içinde olması şiir anlayışını da etkilemiştir.aşk konulu şiirlerinin yanı sra didaktik şiirler de ele almıştır.
-aşk anlayışı mecazi aşk.tasavvufi terimler kullanılmış ancak bu kullanım terim olarak kalmış.
-usta şair.zengin edebi malzeme söz sanatlarını maharetli bir ustalıkla kullanır.
sık sık telmih,başkası tarafından kolayca söylenemeyen mazmunları bir çırpıda söyler.
-divanında teşhis,teşbih,kinaye,telmih,hüsn-i ta'lil
-deyim+atasözü
-üslup olarak yeni arayışlar içerisine girdiği için taklitçilikten sakınıp kendine has bir tarz oluşturmaya çalışmış.
sultan semai ya da divane mehmet çelebi diye de anılan şair. kardeş türküler bahar albümünde erkan oğur bir gazelinden iki beyit okur ki muhteşemdir..

"Belâ dildendir ol dildâr elinden dadımız yoktur
Gönüldendir şikâyet kimseden feryadımız yoktur"
1- senün mahzûnun olmak bana şâdân olmadan yegdür
gamunla aglamak ilerle handân olmadan yegdür.

1-senin başkalarıyla yüzünden mahzun olmak beniö için mutlu olmaktan, gamınla ağlamak gülüp eğlenmekten yeğdir.

2- cihânuz izz ü câhın böyle iz`ân eyledüm ben kim
i̇şigünde kul olmak dehre sultân olmadan yegdür

2-cihânın ululuk ve yüceliğini ben şöyle anlıyorum; eşiğinde kul olmak kâinâta sultân olmaktan yeğdir.

3- düşüp kûy-ı harâbât içre sûfi kâse-lis olmak
serîr-i devlete fağfûr u hâkan olmadan yegdür

3- düşüp harâbât köyü içinde çanak yalayan sûfi olmak devlet tahtına sultân olmaktan yeğdir.

4-cihân-ı bî-sebâtun rağmına devr itdürüp câmı
i̇çüp lâ-ya`kul olmak şâh-ı devrân olmadan yegdür

4- dönek dünyâya rağmen kadehi elden ele dolaştırıp çeyrek akıl kaydından kurtulmak, dünyâ pâdişâhı olmaktan yeğdir.

5-şarâb-ı aşk ike nev`î gibi mest-i müdâm olmak
bakup bu ni`met-i dünyâya hayrân olmadan yegdür.

5- aşk şarabıyla nev`i gibi sürekli sarhoş olmak, bu dunyâya bakıp hayrân olmaktan yeğdir
üslubu, bakış açısı diğer divan şairlerinden çok başkadır. türkçe arapça ve farsçayı çok iyi kullanmış, sanatına inanmış, tasavvuf ehli, beğenilme kaygısı taşımayan, aşıkane bir alimdir. devadır hem.

“Âb-ı revân içinde güher görmek istersen
Nev’î sözünde ma’nî-i cevher-feşânı gör”
© copyright 2005 - 2026