bugün
- askerde özlenen şeyler8
- nemlendirici krem16
- nev18
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- mustafa sarıgül4
- teleferik6
- sözlük yazarlarının yapay zeka fotoğrafları4
- mokv yaşıyor mu6
- kalıplaşmış güzellik standartları4
- katatespizartmasi13
- sadrazam torununun izmir'in üçte ikisini istemesi7
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri3
- iri memeler6
- tabağın dibini ekmekle sıyıran kız6
- babaların babası5
- bakın ne geldi6
- parayı gazze için katlamak istedim3
- aziz yıldırım5
- fenerbahçe ve şampiyonlar ligi2
- özelden mesajlaşırken başlık açıp cevap vermek3
- 2006'nın 20 sene önce olması8
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- benim açık oylarım görünüyor mu4
- ah nerede o eski masum sözlük kızları3
- istanbul şu an 16 derece4
- nurcanım şarkısının popüler olduğu zamanlar5
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması11
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- ciddi ciddi devlet aklı diyen şahıs5
- kedi tırnağı kesmek3
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı12
- anın betimlemesi2
- çocukluk arkadaşlığı11
- şafak saymak2
- icapçı4
- fransada marketlere siber saldırı yapılması4
- yazlık mekanlardaki clublerin kapanış partileri2
- arkadaşlar entry girer misiniz5
- kimsenin memleket takımı tutmaması18
- sahilden2
- türkiye yüzyılı2
- jinekomasti4
- gammazlar adam mıdır sorunsalı4
- 200 bin lira borç verir misiniz6
- ismail kartal8
- uludağ sözlük premium hesaplara gelen hediye2
- 47 bin liradan 25 bin liraya düşen ürün6
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız11
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı25
- fenerbahçe'nin yeni stad projesi2
ruh, can, hayat...
aslında müthiş birşeydir. o içinde yaramaz çocuklar yaşayan çok katlı bir apartman gibidir. insan onun katlarında yükselmelidir.
habire "hep bana hep bana" deyip duran, eteğinden çekiştiren bodrum kat sakinlerinin istek ve arzuları bitip tükenmez. insanın en büyük yanılgısı da o çılgınca isteyen nefsin afet gibi isteklerini susturabilmek için o obur duygularını doyurması gerektiğini zannetmesidir.
bu egosantrik duygular, istiyorum, istiyorum diye homurdandıkça onları besleyen insan farkına varmadan onları daha azgın bir canavar haline dönüştürüyor. o mağara adamları nasıl oluşuyor, işte aynen böyle.
nefsinin kötülüğü emreden isteklerine boyun eğen insanlar, bunalımların kucağında, kaygıların gölgesinde bir hayat yaşamaya mahkum oluyorlar.
bir değişiklik yapsak hayatımızda. almaya değil vermeye programlansak. başkaları için yaşasak,
kurtarabilir miyiz kendimizi acılardan?
rehberimiz olsa fedakarlık ve hasbilik...
habire "hep bana hep bana" deyip duran, eteğinden çekiştiren bodrum kat sakinlerinin istek ve arzuları bitip tükenmez. insanın en büyük yanılgısı da o çılgınca isteyen nefsin afet gibi isteklerini susturabilmek için o obur duygularını doyurması gerektiğini zannetmesidir.
bu egosantrik duygular, istiyorum, istiyorum diye homurdandıkça onları besleyen insan farkına varmadan onları daha azgın bir canavar haline dönüştürüyor. o mağara adamları nasıl oluşuyor, işte aynen böyle.
nefsinin kötülüğü emreden isteklerine boyun eğen insanlar, bunalımların kucağında, kaygıların gölgesinde bir hayat yaşamaya mahkum oluyorlar.
bir değişiklik yapsak hayatımızda. almaya değil vermeye programlansak. başkaları için yaşasak,
kurtarabilir miyiz kendimizi acılardan?
rehberimiz olsa fedakarlık ve hasbilik...
(bkz: nefis terbiyesi)
islam a göre:
(bkz: ona hakim olmalıyız)
(bkz: ona hakim olmalıyız)
(bkz: herkesin putu kendi nefsidir)
haz almaya yönelik tüm arzuları fısıldayandır. yenebilene aşk olsun.
- ibnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Cennete en son giren kimse, bazan yürür, bazan ağlar. Ateş de arada sırada onu yalar geçer. Cehennemi tamamen geçince dönüp ona bir nazar eder ve:
"senden beni kurtaran Allah münezzehdir! Allah Teâla hazretleri, bana evvelin ve ahirinden hiç kimseye vermediği şeyi verdi!" der. Derken ona bir ağaç gösterilir.
"Ya Rabbi! der, beni şu ağaca yaklaştır da altında gölgeleneyim, suyundan içeyim!" Allah Teâla hazretleri:
"Ey âdemoğlu! Dilediğini versem benden başka bir şey istemezsin değil mi?" der. Adam:
"Ey Rabbim, ondan başka bir şey istemeyeceğim!" der ve başka bir şey istemeyeceğine dair söz verir. Rabbi de onun özrünü kabul eder. Çünkü o, sabredemeyeceği şeyi görmüştür. Onu ağaca yaklaştırır. Adamcağız, onun gölgesinde gölgelenir, suyundan içer. Sonra adama, evvelkinden daha güzel bir ağaç daha gösterilir. Dayanamayıp:
"Ey Rabbim! Beni şuna yaklaştır, gölgesinde gölgeleneyim, suyundan içeyim, artık senden başka bir şey istemeyeceğim!" der. Allah Teâla:
"Ey âdemoğlu! Bana öncekinden başkasını istememeye söz vermemiş miydin? Ben seni yaklaştıracak olsam başka şeyler isteyeceksin!" der. Adam, başka şey istemeyeceği hususunda söz verir. Rabbi de onu mazur görür. Çünkü o, sabredemeyeceği şeyi görmüştür. Adamı ona yaklaştırır. Adam onun gölgesinde gölgelenir, suyundan içer.
Sonra ona cennetin kapısının yanında bir ağaç yükseltilir. Bu ağaç diğer ikisinden daha güzeldir. Adam yine:
"Ey Rabbim" Beni şuna yaklaştır da gölgesinde gölgeleneyim, suyundan içeyim, senden başka bir şey istemiyorum!" der. Rab Teâla:
"Ey âdemoğlu! Sen ondan başka bir şey istemeyeceğine dair bana söz vermemiş miydin?" der. Adam:
"Evet, Rabbim! Senden başka bir şey istemeyeceğim!" der. Rabbi onu mazur görür. Çünkü o, sabredemeyeceği bir şey görmüştür. Onu bu ağaca yaklaştırır. Adam ona yaklaştırılınca cennet ehlinin seslerini işitir. (Dayanamayıp):
"Ey Rabbim! Beni cennete sok!" der. Rab Teâla:
"Ey âdemoğlu! Beni senden kurtaracak şey nedir! Dünya kadarını ve beraberinde mislini versem razı olur musun!" der. Adam:
"Ey Rabbim! Benimle istihza mı ediyorsun? sen ki âlemlerin Rabbisin!" der."
ibnu Mes'ûd bu noktada güldü ve: "Niye güldüğümü sormuyor musunuz?" dedi.
"Niye güldün söyle!" dediler.
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm da böyle gülmüştü. "Niye güldünüz?" diye soruldu da:
"Rabbülalemin'in, adamın "Sen ki âlemlerin Rabbisin, benimle istihza mı ediyorsun?" demesine gülmesine gülüyorum!" dedi.
Allah Teâla Hazretleri:
"Ben seninle istihza etmiyorum. Lâkin ben, Azimüşşân dilediğimi yapmaya kâdirim!" buyurdular."
"Cennete en son giren kimse, bazan yürür, bazan ağlar. Ateş de arada sırada onu yalar geçer. Cehennemi tamamen geçince dönüp ona bir nazar eder ve:
"senden beni kurtaran Allah münezzehdir! Allah Teâla hazretleri, bana evvelin ve ahirinden hiç kimseye vermediği şeyi verdi!" der. Derken ona bir ağaç gösterilir.
"Ya Rabbi! der, beni şu ağaca yaklaştır da altında gölgeleneyim, suyundan içeyim!" Allah Teâla hazretleri:
"Ey âdemoğlu! Dilediğini versem benden başka bir şey istemezsin değil mi?" der. Adam:
"Ey Rabbim, ondan başka bir şey istemeyeceğim!" der ve başka bir şey istemeyeceğine dair söz verir. Rabbi de onun özrünü kabul eder. Çünkü o, sabredemeyeceği şeyi görmüştür. Onu ağaca yaklaştırır. Adamcağız, onun gölgesinde gölgelenir, suyundan içer. Sonra adama, evvelkinden daha güzel bir ağaç daha gösterilir. Dayanamayıp:
"Ey Rabbim! Beni şuna yaklaştır, gölgesinde gölgeleneyim, suyundan içeyim, artık senden başka bir şey istemeyeceğim!" der. Allah Teâla:
"Ey âdemoğlu! Bana öncekinden başkasını istememeye söz vermemiş miydin? Ben seni yaklaştıracak olsam başka şeyler isteyeceksin!" der. Adam, başka şey istemeyeceği hususunda söz verir. Rabbi de onu mazur görür. Çünkü o, sabredemeyeceği şeyi görmüştür. Adamı ona yaklaştırır. Adam onun gölgesinde gölgelenir, suyundan içer.
Sonra ona cennetin kapısının yanında bir ağaç yükseltilir. Bu ağaç diğer ikisinden daha güzeldir. Adam yine:
"Ey Rabbim" Beni şuna yaklaştır da gölgesinde gölgeleneyim, suyundan içeyim, senden başka bir şey istemiyorum!" der. Rab Teâla:
"Ey âdemoğlu! Sen ondan başka bir şey istemeyeceğine dair bana söz vermemiş miydin?" der. Adam:
"Evet, Rabbim! Senden başka bir şey istemeyeceğim!" der. Rabbi onu mazur görür. Çünkü o, sabredemeyeceği bir şey görmüştür. Onu bu ağaca yaklaştırır. Adam ona yaklaştırılınca cennet ehlinin seslerini işitir. (Dayanamayıp):
"Ey Rabbim! Beni cennete sok!" der. Rab Teâla:
"Ey âdemoğlu! Beni senden kurtaracak şey nedir! Dünya kadarını ve beraberinde mislini versem razı olur musun!" der. Adam:
"Ey Rabbim! Benimle istihza mı ediyorsun? sen ki âlemlerin Rabbisin!" der."
ibnu Mes'ûd bu noktada güldü ve: "Niye güldüğümü sormuyor musunuz?" dedi.
"Niye güldün söyle!" dediler.
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm da böyle gülmüştü. "Niye güldünüz?" diye soruldu da:
"Rabbülalemin'in, adamın "Sen ki âlemlerin Rabbisin, benimle istihza mı ediyorsun?" demesine gülmesine gülüyorum!" dedi.
Allah Teâla Hazretleri:
"Ben seninle istihza etmiyorum. Lâkin ben, Azimüşşân dilediğimi yapmaya kâdirim!" buyurdular."
terbiyesi iradeye bağlı olgu.
(bkz: nefs-i müdafaa)
insan hayatının iman ve beden arasındaki en büyük sorunsalı.ve insanlığın en büyük sınavı..
akıl ile karıştırılmaması gereken hembele. yaşayanlar bilir. bazen, akıllı olmak nefse yenik düşmek gibi görülebilir. ondan değil midir ki, millet; dini kullananlar tarafından uyutuluyor.
Bıçaklarım su oldu, boyuna bilenmekten;
Bitti benlik madenim her ân törpülenmekten.
n.f.k
Bitti benlik madenim her ân törpülenmekten.
n.f.k
Nefs; benliğin çirkin, kötü ve isyankar davranışlarına denir. Bedensel istek ve arzuların tümünü kapsar. Nefsin özellikleri; yalancılık, zulüm, gurur, şehvete aşırı düşkünlük, öfke, kin, cimrilik, v.s.dir. Yüce Yaratıcı'sını tanımayan, nankör, kendi varlığını herşeyin üstünde tutan hep kötülüklere çalışan tutumuyla yanılgıların kaynağıdır.
akabinde, kadınlarda 9 (dokuz) adet, erkeklerde ise 1 (bir) adet bulunduğu iddia edilir.
akabinde, kadınlarda 9 (dokuz) adet, erkeklerde ise 1 (bir) adet bulunduğu iddia edilir.
(bkz: nefs-i emmare)
(bkz: nefs-i levvame)
(bkz: nefs-i mülhime)
(bkz: nefs-i mutmainne)
(bkz: nefs-i radiyye)
(bkz: nefs-i mardiyye)
(bkz: nefs-i safiyye)
(bkz: nefs-i levvame)
(bkz: nefs-i mülhime)
(bkz: nefs-i mutmainne)
(bkz: nefs-i radiyye)
(bkz: nefs-i mardiyye)
(bkz: nefs-i safiyye)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar