bugün
- sözlük kızlarının kekleri23
- güzel olduğunuzu nasıl anlarsınız6
- dantelli sütyen takan erkek12
- uludağ sözlük ün bugları4
- sözlükte ki gay başlıkları5
- kürdistan6
- gülerken ısınarak terleyip pasta kokan kız7
- ak partililerin apoya villa yaptırması34
- erkek erkeğe buluşmaya giderken parfüm sıkan erkek5
- sen dost ararsan koş mevlana ya5
- kekini yerim senin diyen erkek3
- zengin göbekli vs kaslı fakir adam3
- türk açılımı5
- nil karaibrahimgil dinleyen erkek5
- erkekle kadının arkadaş olması5
- neme lazım diyen erkek6
- sütyen kelimesindeki süt3
- dindarların çoğunun fakir olması7
- yesene beni diyen kız9
- peynir helvası2
- sözlük yazarlarının ödediği kira bedeli2
- betray me masklavi frank lucas kerhaneci yagmurcu4
- kitap kurdu erkeklerin hiç osurmaması3
- filenin sultanları'nın siklenmemesi4
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı8
- müstehcenlik soruşturmaları4
- klip çekmesinler diye boş fabrikaya köpek bağlamak3
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- yıkadığın perdeleri takmak istiyorum2
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak8
- topkapı sarayı2
- bir lahmacuncunun yapabileceği en kırıcı hareket3
- renault toros4
- ölümden korkuyor musunuz17
- 19 eylül 20263
- mehdi'nin türkiye'yi en ileri götüreceği gerçeği2
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek9
- kıyıcı yazarlar2
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- taşacak bu deniz dizisi3
- palamut7
- feto'nun kamu gizli yapılanmasına operasyon3
- intihar düşüncesi7
- bara giden erkeğin asıl amacı12
- diyarbakır2
- ufuksal yönelimler2
- sayın mod arkadaşlar2
- amed erxeni2
- ölüm korkusundan ölmek3
- anın görüntüsü22
7 temmuz 1961 günü sabah saat dokuz sularında çemberlitaş'ta bir banka şubesini sten marka otomatik tabanca ile soyan türkiyenin ilk gangsteri.
ikinci soygununu gerçekleştirdiği bankada, soygun anında elindeki dört yüz elli lirasını bankaya yatırmak için sıra bekleyen müşteriye "sen ne iş yaparsın" diye sormuş o da "işçiyim" deyince bunun üzerine, "ben işçinin parasını" almam demiş.
sıkıyönetim günlerinde dönemin polis ve askerlerini zor durumda bırakmış, toplam 12 gün boyunca istanbulda kaos ortamı yaşatmıştır.
ikinci soygununu gerçekleştirdiği bankada, soygun anında elindeki dört yüz elli lirasını bankaya yatırmak için sıra bekleyen müşteriye "sen ne iş yaparsın" diye sormuş o da "işçiyim" deyince bunun üzerine, "ben işçinin parasını" almam demiş.
sıkıyönetim günlerinde dönemin polis ve askerlerini zor durumda bırakmış, toplam 12 gün boyunca istanbulda kaos ortamı yaşatmıştır.
türkiyenin ilk banka soyguncusu. günlerce polisi peşinde koşturmuş neticede yakalanmıştır.
o bir efsane. O bir kanunsuz, o bir çılgın. O Türkiye'nin ilk gangsteri. Onun tarzı biraz Vahşi Batı kovboyu, biraz Sicilyalı fedaisi, biraz da Arsen Lüpen'in harmanıydı. Onlardan tek farkı gerçek olmasıydı! Bir efsane nasıl doğar? 12 yaşında evden kaçmış, istanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni ikinci sınıftan terk etmiş, bir süre belediyede memur olarak çalışmıştı Necdet Elmas. Evet memurdu aslında. Ne olacaktı ki, Türkiye'de yaşayan bir gangsterden çok şey beklememek gerekirdi. Ama aynı zamanda bir Chevrolet tutkunuydu Necdet Elmas ve bu onu suç işlemeye itiyordu. Araba hırsızlığı yapmaya başlamıştı. Ancak işler bu noktadan sonra onun istediği gibi gitmemişti. Çaldığı Chevrolet’ler yüzünden 11 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Hapishaneden kaçmış, polisle girdiği çatışmada yakalanmıştı. Sultanahmet Cezaevi’ne gönderilmiş, hastaneye sevk almış, hastane dönüşü askeri ikna ederek Emirgan’a rakı içmeye götürmüş, tuvalet penceresinden kaçmıştı. "Türk işi action" anlayacağınız. Ne yapsaydı adam Prison Break gibi olacak hali yoktu! Necdet Elmas, kaçarken aklında kanserden öldüğünü öğrendiği yedi yaşındaki oğlu vardı. Oğlunu yoksulluktan kaybetmişti. Hapiste karar vermişti. Yoksulluğa meydan okuyacaktı. Diğer iki oğlunu Avrupa’da okutacak, zengin olup yoksullara yardım edecekti... Efsane işte böyle doğacaktı.
7 Temmuz 1961'de Çemberlitaş'ta bir el silah sesi duyulduğunda iş işten çoktan geçmişti. Necdet Elmas ilk başarısız soygun girişimini yapmıştı. Buğday Bankası'na girmiş "Eller havaya, bu bir soygundur!" diyerek vezneden o zamanın parasıyla 2.900 Lira'yı kapmıştı. Esas niyeti ana kasayı soymaktı ama banka müdürünün kapıya çıkıp yardım istemesiyle planı yarıda kalmıştı. Çemberlitaş "Hırsız var!" "Çekilin yolumdan yakarım!" sesleriyle inledi. Kimse bu yarıda kalan soygun girişimini kimin yaptığını bulamadı. Polis olayı araştırsa da hırsızın kim olduğu saptanamadı.
Necdet Elmas, yarıda kalan planını Çatalca'da birkaç gün sonra başka bir kaynaktan takviye etti. Bir benzin istasyonuna girdi ve kasadaki paraları aldı. istanbul polisi alarma geçmişti. Azılı bir suçlu şehrin altını üstüne getiriyordu. Polisle ilk büyük kapışmasını bir otobüs durağında yaşadı Necdet Elmas, kendisinden şüphelenip yakalamaya çalışan bir polisi başına vurup yere indirdi. Dört el ateş edip sırra kadem bastı.
Gazeteler hakkında yazı yazılası bir adam bulmuştu. Her gün gizemli gangster hakkında yazılar çıkıyordu. Polis eleştiri yağmuruna tutuluyordu. Koskoca emniyet teşkilatının tek bir adamla baş edememesi alay konusu olmuştu. Bu da yetmezmiş gibi Necdet Elmas, gazetelere ‘The Gangbuster of istanbul’ imzasıyla mektuplar gönderip büyük soygunlar yapacağını yazıyordu. Gazeteler de bunu yayınlıyordu.
Günlerden 18 Ağustos, istanbul Kazlıçeşme'de iş Bankası şubesinin önüne bir Chevrolet yanaştı. Necdet Elmas, yanında bir arkadaşıyla kafalarında kadın çorapları ve ellerinde silahlarla içeri daldı "Bu bir soygundur, kıpırdamayın!" sesi şubenin duvarlarında yankılandı. Necdet Elmas bankayı tepeden tırnağa soydu ve para yatırmak için sırada bekleyen bir adamın yanına gelip "Ne iş yaparsın?" diye sordu. Adam "işçiyim" deyince Elmas, "Ben işçinin parasını almam." dedi ve şubeden çıktı. Arkadaşıyla arabasına bindi ve tozu dumana katarak gitti.
"Ben işçinin parasını almam" sözü o kadar etkili olmuştu ki olayı araştırmaya gelen polislere banka çalışanları ve tanık olan müşteriler ifade verirken neredeyse Necdet Elmas'ı öveceklerdi. Elmas, bir hayranlık uyandırmıştı. Gazeteler bunu yazdığında halkın da sempatisini kazanan gangster dönemin hükümetinin tepesini attırmıştı. Kimse bu gizemli hırsızın kim olduğunu bilmiyorlardı ancak "Gangster" denilen Elmas, Türkiye'nin ilk geniş çaplı emniyet operasyonunun kahramanıydı.
Yüzlerce asker, polis, helikopterler, uçaklar, özel dedektifler her yerde gangsteri arıyordu. Bu sırada Necdet Elmas ise sevgilisiyle nişan hazırlıkları yapıyordu. Polisler en büyük düşmanıydı ve bu sebeple evi gibi gördüğü bir Chevrolet'inde uyuyor, saklanıyordu. Hal böyle olunca Chevrolet'i olan herkese de kötü gözle bakılır olmuştu. Öyle ki sırf Chevrolet kullanıyor diye öldürülen vatandaşlar durumun ne kadar vahim olduğunun göstergesiydi.
Bu şekilde günler günleri kovaladı. Ancak bu işin böyle gitmeyeceğini anlayınca adaşı ve suç ortağı Necdet Sinkil’le istanbul'dan uzaklaşmaya karar verdiler. Necdet Sinkil’in Darıca’daki akrabasının evine gittiler. Birkaç gün saklanacaklar, sonra bir tekne ayarlayıp kaçacaklardı. Ama beklenmedik bir şey oldu. Akrabaları Muzaffer Balçık, gangsterlerin başına ödül olarak konulan 100 bin liranın çekiciliğine kapılıp iki suçluyu polise ihbar etti.
Kısa sürede evin etrafını çeviren polis ve askerler ise Necdet'ten beklemedikleri bir cevap aldılar; “Bana bakın, zaten kafam bozuk, üzerime varmayın ha! Yoksa ya intihar edeceğiz ya da yaylım ateşi açacağız. Kıyamet o zaman kopacak! Evvela şefinizle konuşmak istiyorum” Bu talebinden sonra teslim oldu Necdet Elmas, ama ne teslim olmak! Tıraş oldu, saçlarını taradı, üstünü başını topladı ve o evden jilet gibi çıktı! Tutuklanarak götürüldüğü sırada bile karşısına çıkan kadınlara kur yapacak kadar da pişkindi.
Necdet Elmas, 20 yıl ağır hapis cezası almıştı, ek olarak 20 yıl nezaret altında tutulacaktı. Firar etmeye kalktı, dövüldü, nişanlısıyla hapishanede evleneceği duyuruldu. Hapishanede isyan çıkınca suçlularla yetkililer arasında arabulucu oldu. Hakkında gazetelerde yazılanlar bitmek bilmedi. infaz yasasından yararlanarak cezaevinden çıktı, gazeteler onun istanbul'un her köşesinde çekilen fotoğraflarını yayınladılar. Sonra en son bir araba kazası haberi çıktı. Sonrasında Necdet Elmas efsanesi unutuldu. Bugün hakkında bilinen çok az şey var. En son 80'lerde cezaevinden çıkan Necdet Elmas'ın Beşiktaş'ta bir büfesinin olduğu ve hala Chevrolet markasına olan tutkunluğu kendisi hakkında alınabilen son bilgiler.
7 Temmuz 1961'de Çemberlitaş'ta bir el silah sesi duyulduğunda iş işten çoktan geçmişti. Necdet Elmas ilk başarısız soygun girişimini yapmıştı. Buğday Bankası'na girmiş "Eller havaya, bu bir soygundur!" diyerek vezneden o zamanın parasıyla 2.900 Lira'yı kapmıştı. Esas niyeti ana kasayı soymaktı ama banka müdürünün kapıya çıkıp yardım istemesiyle planı yarıda kalmıştı. Çemberlitaş "Hırsız var!" "Çekilin yolumdan yakarım!" sesleriyle inledi. Kimse bu yarıda kalan soygun girişimini kimin yaptığını bulamadı. Polis olayı araştırsa da hırsızın kim olduğu saptanamadı.
Necdet Elmas, yarıda kalan planını Çatalca'da birkaç gün sonra başka bir kaynaktan takviye etti. Bir benzin istasyonuna girdi ve kasadaki paraları aldı. istanbul polisi alarma geçmişti. Azılı bir suçlu şehrin altını üstüne getiriyordu. Polisle ilk büyük kapışmasını bir otobüs durağında yaşadı Necdet Elmas, kendisinden şüphelenip yakalamaya çalışan bir polisi başına vurup yere indirdi. Dört el ateş edip sırra kadem bastı.
Gazeteler hakkında yazı yazılası bir adam bulmuştu. Her gün gizemli gangster hakkında yazılar çıkıyordu. Polis eleştiri yağmuruna tutuluyordu. Koskoca emniyet teşkilatının tek bir adamla baş edememesi alay konusu olmuştu. Bu da yetmezmiş gibi Necdet Elmas, gazetelere ‘The Gangbuster of istanbul’ imzasıyla mektuplar gönderip büyük soygunlar yapacağını yazıyordu. Gazeteler de bunu yayınlıyordu.
Günlerden 18 Ağustos, istanbul Kazlıçeşme'de iş Bankası şubesinin önüne bir Chevrolet yanaştı. Necdet Elmas, yanında bir arkadaşıyla kafalarında kadın çorapları ve ellerinde silahlarla içeri daldı "Bu bir soygundur, kıpırdamayın!" sesi şubenin duvarlarında yankılandı. Necdet Elmas bankayı tepeden tırnağa soydu ve para yatırmak için sırada bekleyen bir adamın yanına gelip "Ne iş yaparsın?" diye sordu. Adam "işçiyim" deyince Elmas, "Ben işçinin parasını almam." dedi ve şubeden çıktı. Arkadaşıyla arabasına bindi ve tozu dumana katarak gitti.
"Ben işçinin parasını almam" sözü o kadar etkili olmuştu ki olayı araştırmaya gelen polislere banka çalışanları ve tanık olan müşteriler ifade verirken neredeyse Necdet Elmas'ı öveceklerdi. Elmas, bir hayranlık uyandırmıştı. Gazeteler bunu yazdığında halkın da sempatisini kazanan gangster dönemin hükümetinin tepesini attırmıştı. Kimse bu gizemli hırsızın kim olduğunu bilmiyorlardı ancak "Gangster" denilen Elmas, Türkiye'nin ilk geniş çaplı emniyet operasyonunun kahramanıydı.
Yüzlerce asker, polis, helikopterler, uçaklar, özel dedektifler her yerde gangsteri arıyordu. Bu sırada Necdet Elmas ise sevgilisiyle nişan hazırlıkları yapıyordu. Polisler en büyük düşmanıydı ve bu sebeple evi gibi gördüğü bir Chevrolet'inde uyuyor, saklanıyordu. Hal böyle olunca Chevrolet'i olan herkese de kötü gözle bakılır olmuştu. Öyle ki sırf Chevrolet kullanıyor diye öldürülen vatandaşlar durumun ne kadar vahim olduğunun göstergesiydi.
Bu şekilde günler günleri kovaladı. Ancak bu işin böyle gitmeyeceğini anlayınca adaşı ve suç ortağı Necdet Sinkil’le istanbul'dan uzaklaşmaya karar verdiler. Necdet Sinkil’in Darıca’daki akrabasının evine gittiler. Birkaç gün saklanacaklar, sonra bir tekne ayarlayıp kaçacaklardı. Ama beklenmedik bir şey oldu. Akrabaları Muzaffer Balçık, gangsterlerin başına ödül olarak konulan 100 bin liranın çekiciliğine kapılıp iki suçluyu polise ihbar etti.
Kısa sürede evin etrafını çeviren polis ve askerler ise Necdet'ten beklemedikleri bir cevap aldılar; “Bana bakın, zaten kafam bozuk, üzerime varmayın ha! Yoksa ya intihar edeceğiz ya da yaylım ateşi açacağız. Kıyamet o zaman kopacak! Evvela şefinizle konuşmak istiyorum” Bu talebinden sonra teslim oldu Necdet Elmas, ama ne teslim olmak! Tıraş oldu, saçlarını taradı, üstünü başını topladı ve o evden jilet gibi çıktı! Tutuklanarak götürüldüğü sırada bile karşısına çıkan kadınlara kur yapacak kadar da pişkindi.
Necdet Elmas, 20 yıl ağır hapis cezası almıştı, ek olarak 20 yıl nezaret altında tutulacaktı. Firar etmeye kalktı, dövüldü, nişanlısıyla hapishanede evleneceği duyuruldu. Hapishanede isyan çıkınca suçlularla yetkililer arasında arabulucu oldu. Hakkında gazetelerde yazılanlar bitmek bilmedi. infaz yasasından yararlanarak cezaevinden çıktı, gazeteler onun istanbul'un her köşesinde çekilen fotoğraflarını yayınladılar. Sonra en son bir araba kazası haberi çıktı. Sonrasında Necdet Elmas efsanesi unutuldu. Bugün hakkında bilinen çok az şey var. En son 80'lerde cezaevinden çıkan Necdet Elmas'ın Beşiktaş'ta bir büfesinin olduğu ve hala Chevrolet markasına olan tutkunluğu kendisi hakkında alınabilen son bilgiler.
gazetelere soygun yapacağına dair mektup yazan bir acayip soyguncu.
Türk işi gangster nasıl olur sorusuna cevap niteliğinde adam. Hatta adam gibi adam. Yoksulluğa karşı savaşmak için hırsızlık yapmış, bir nevi robin hood'u hayata geçirmiş adamın hammaddesi.
Edit: halen yaşadığı ve beşiktaşta bir büfe işlettiği rivayet ediliyor. Eğer doğruysa bir çayını içip, muhabbetinin tadına bakmak isterim.
Edit: halen yaşadığı ve beşiktaşta bir büfe işlettiği rivayet ediliyor. Eğer doğruysa bir çayını içip, muhabbetinin tadına bakmak isterim.
türk pablo escobar.
Bütün olayı 59 model Melek kanatlı chevrolet‘te olan hırsız.
Şöyle ki polis arabaları 80 yaparken neco’nun Chevrolet impala’sı 120 yapıyordu. Bu yüzden kovalamaca sonucu yakalanamıyordu.
Şöyle ki polis arabaları 80 yaparken neco’nun Chevrolet impala’sı 120 yapıyordu. Bu yüzden kovalamaca sonucu yakalanamıyordu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar