bugün
- köpeğin duası kabul olsaydı gökten kemik yağardı5
- levent kırca8
- artık kürt sorunu yoktur14
- erkekler allah belanızı versin6
- bir kıza alınabilecek en iyi hediye9
- bebeğe dedesinin adını koymak4
- gilded lily3
- sözlükteki ilişki skandalı36
- hırt9
- muhafazakarlar5
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı39
- arkadaşlar kahve içer misiniz3
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı8
- kürtlere hakları fazlasıyla teslim edilmiştir2
- allah muhammed mehdi olmam4
- sözlük yazarlarının kavgalık ayakkabıları9
- kışlıkları çıkartmak6
- tavuk tantuni9
- doktorluğu en zor tıbbi branş15
- a1014
- beddua yedikçe azgınlaşan erkek2
- sabah sabah 500g çikolatalı puding yemek17
- çarpılmak mevzusu3
- galatasaray sinirlendiğinde olabilecek şeyler2
- sarapci koalayi denize atmak9
- tanrısal inanç zorunluluğu3
- yazarların kavga başlatmak için ilk sözleri7
- yarın nikahı basarım denilebilen kadın özellikleri7
- istanbul raylı sistem ağı haritası2
- çok kötü ve kırgın hissettiğinizde ne yapıyorsunuz16
- ateistleri sevmemek3
- 2026 victoria s secret fashion show mankenleri8
- filistin57
- tc kimlik numarası ile sigara almak12
- claudian clouds3
- tesettüre girmezsen seninle evlenmem diyen erkek5
- diamond bosphorus denince akla gelenler39
- kamyon kasasında almanya'ya kaçak gitmek3
- ekrem imamoğlu10
- ak partili yahşihan belediyesine operasyon8
- türk hava yolları2
- kahvaltıda çilek dolgulu donut yemek4
- özgür özel mallığı2
- etiler3
- selam verme zorunluluğu6
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak6
- ehliyetsiz araba kullanmak9
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek7
- bu milletin kedi merakı6
- zor günlerden geçenlerin bildiği en iyi şey7
Kabaca söylemek gerekirse, Draft sistemi çekişme ve mücadele yönünden NBA'in NBA olmasındaki (bana göre) en önemli faktördür denebilir. Bizim bildiğimiz pek çok spor dalındaki "parayı veren düdüğü çalar" felsefesi burada işlemez.
Sistem şöyle işler:
Öncelikle Draft iki turlu bir sistemdir. Önce Kura ve sonra Seçim. Lig profesyonel olduğu için Draft'a girmesi muhtemel oyuncular görevli kişiler tarafından izlenir ve haklarında istetistikler tutulur.
Yıl sonunda takımlardan Playoff'a katılamayanlar başarılarına göre en azdan en çok'a kadar sıralanıp buna uygun şans fazlalığı ile bir kuraya girerler. Yani en başarısız takım kurada kendisine en yakın takımdan daha fazla şansa sahiptir. Kurada 1. olan takım Seçimde de 1. sırayı almış olur.
Buradaki risk şu, Sporcuları izleyen avcıların (Scout) her zaman mükemmeli yakalaması mümkün değildir. Yani her 1 numaralı Draft oyuncusu ya da ilk sıralarda draft edilmiş bir sporcu ileride yıldız olacak diye bir kaide yoktur. Hatta takımların umut bağlayıp fayda göremedikleri pek çok oyuncu olduğu gibi (Milicic ne hatırlatıyor size gerçi adam genç belki iyi olur), alt sıralarda seçilip süperstar olan oyuncularda vardır ki onlar daha rahat hatırlanır.
Wilt Chamberlain 1959-3 Numara
Bill Russell 1956-2 Numara
Michael Jordan 1984-3 Numara
Karl Malone 1985-13 Numara
John Stockton 1984-16 Numara
Kobe Bryant 1996-13 Numara
Predrag Stojakovic 1996 - 14 Numara
Steve Nash 1996-15 Numara
Jermaine O'neal 1996-17 Numara gibi.
Draft verim olarak şarap gibi düşünülebilir. Hani bazı bağlar bazı yıllarda süper şarapları ile anılırken bazı senelerinki kötü olarak bilinir. Şöyle ki az önce ne yazdık koskoca Michael Jordan 1984'de 3. sırada seçilmiş. Komik gelebilir ama kendi zamanının 1 numarası Hakeem Olajuwan, 4. sü Charles Barkley, 16. Stockton ise o kadar hata olabilir yani. Birde ihtiyaç meselesi, adamın iyi bir oyun kurucusu varken kendi ayarıda bir adam almak yerine istediği bir pozisyon için seçim olabilir. Maşallah bereketli sene imiş. Bazı seneler ise bunun tam tersidir, şimdilik bir yıldız adayı yoktur. Maşallah hepsi süperstar 1996 gibi ya da ilerisi için ümit veren 2004 gibi.
Sistem şöyle işler:
Öncelikle Draft iki turlu bir sistemdir. Önce Kura ve sonra Seçim. Lig profesyonel olduğu için Draft'a girmesi muhtemel oyuncular görevli kişiler tarafından izlenir ve haklarında istetistikler tutulur.
Yıl sonunda takımlardan Playoff'a katılamayanlar başarılarına göre en azdan en çok'a kadar sıralanıp buna uygun şans fazlalığı ile bir kuraya girerler. Yani en başarısız takım kurada kendisine en yakın takımdan daha fazla şansa sahiptir. Kurada 1. olan takım Seçimde de 1. sırayı almış olur.
Buradaki risk şu, Sporcuları izleyen avcıların (Scout) her zaman mükemmeli yakalaması mümkün değildir. Yani her 1 numaralı Draft oyuncusu ya da ilk sıralarda draft edilmiş bir sporcu ileride yıldız olacak diye bir kaide yoktur. Hatta takımların umut bağlayıp fayda göremedikleri pek çok oyuncu olduğu gibi (Milicic ne hatırlatıyor size gerçi adam genç belki iyi olur), alt sıralarda seçilip süperstar olan oyuncularda vardır ki onlar daha rahat hatırlanır.
Wilt Chamberlain 1959-3 Numara
Bill Russell 1956-2 Numara
Michael Jordan 1984-3 Numara
Karl Malone 1985-13 Numara
John Stockton 1984-16 Numara
Kobe Bryant 1996-13 Numara
Predrag Stojakovic 1996 - 14 Numara
Steve Nash 1996-15 Numara
Jermaine O'neal 1996-17 Numara gibi.
Draft verim olarak şarap gibi düşünülebilir. Hani bazı bağlar bazı yıllarda süper şarapları ile anılırken bazı senelerinki kötü olarak bilinir. Şöyle ki az önce ne yazdık koskoca Michael Jordan 1984'de 3. sırada seçilmiş. Komik gelebilir ama kendi zamanının 1 numarası Hakeem Olajuwan, 4. sü Charles Barkley, 16. Stockton ise o kadar hata olabilir yani. Birde ihtiyaç meselesi, adamın iyi bir oyun kurucusu varken kendi ayarıda bir adam almak yerine istediği bir pozisyon için seçim olabilir. Maşallah bereketli sene imiş. Bazı seneler ise bunun tam tersidir, şimdilik bir yıldız adayı yoktur. Maşallah hepsi süperstar 1996 gibi ya da ilerisi için ümit veren 2004 gibi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar