bugün
- bir erkeği elde etmenin yolları12
- haluk levent'i karalama kampanyası14
- nicki kısa olanın penisi küçük olur7
- true nickli yazara özelden küfredilmesi olayı20
- şaka maka tek umudun yine bahçeli olması19
- haluk levent'e para emanet etmek23
- yapay zekanın tehlikeli yükselişi11
- sözlük erkeklerimizin namsunun tehlikede olması4
- true adlı yazarın sürekli beninle ilgilenin tavrı6
- kahve kokusu6
- ara sıra gelen motorcu dövme isteği6
- imam hatipli kızların verici olması3
- velvet15
- tebliğ tarikatı3
- hegelin memeler üstüne döylediği söz4
- döner mi yesem hamburger mi makarna mı9
- cenaze evinin yemek dağıtması5
- uysaljakoben11
- velvet birlikte kahve içmeye ne dersin3
- gizli artı oy veren melek4
- yarrağı olan adamı bile özler olduk amk8
- gocu15
- bu akşam bira içecek olmam2
- etkileyici film replikleri2
- fusya semsiyeli yabanci29
- klavye siyasetçileri5
- raikagetokatlayan11
- true'nin bakir olması2
- kapora3
- 15 temmuz'a tiyatro diyenlerin hain olması3
- manifest grubu9
- dolar'ın 47 tl olması10
- qr kod ile ödeme4
- sürüden kazanmak2
- diamond bosphorus5
- aday olma2
- takım elbise2
- erkeğin aldatması ile kadının aldatmasının farkı8
- aklın folklorsal çıplak zenci kadınlara kayması2
- yazılımcıların flört uygulamasındaki profilleri2
- diesel runaway3
- insan olmaya ceyrek kala5
- yalnız kalmaktan korkmamak4
- orman yürüyüşünde ceset gömen adamlar görmek2
- parayı haluk oyu kemal'e vermiş tip5
- nepalde himalaya eteklerinde gezerken soyulmak3
- kadınları çekici yapan detaylar4
- insanların escortları nereden bulduğu sorunsalı8
- çay şekeri bunlar karpuz kan2
- bir erkeği erkek yapan beş özellik9
Kabaca söylemek gerekirse, Draft sistemi çekişme ve mücadele yönünden NBA'in NBA olmasındaki (bana göre) en önemli faktördür denebilir. Bizim bildiğimiz pek çok spor dalındaki "parayı veren düdüğü çalar" felsefesi burada işlemez.
Sistem şöyle işler:
Öncelikle Draft iki turlu bir sistemdir. Önce Kura ve sonra Seçim. Lig profesyonel olduğu için Draft'a girmesi muhtemel oyuncular görevli kişiler tarafından izlenir ve haklarında istetistikler tutulur.
Yıl sonunda takımlardan Playoff'a katılamayanlar başarılarına göre en azdan en çok'a kadar sıralanıp buna uygun şans fazlalığı ile bir kuraya girerler. Yani en başarısız takım kurada kendisine en yakın takımdan daha fazla şansa sahiptir. Kurada 1. olan takım Seçimde de 1. sırayı almış olur.
Buradaki risk şu, Sporcuları izleyen avcıların (Scout) her zaman mükemmeli yakalaması mümkün değildir. Yani her 1 numaralı Draft oyuncusu ya da ilk sıralarda draft edilmiş bir sporcu ileride yıldız olacak diye bir kaide yoktur. Hatta takımların umut bağlayıp fayda göremedikleri pek çok oyuncu olduğu gibi (Milicic ne hatırlatıyor size gerçi adam genç belki iyi olur), alt sıralarda seçilip süperstar olan oyuncularda vardır ki onlar daha rahat hatırlanır.
Wilt Chamberlain 1959-3 Numara
Bill Russell 1956-2 Numara
Michael Jordan 1984-3 Numara
Karl Malone 1985-13 Numara
John Stockton 1984-16 Numara
Kobe Bryant 1996-13 Numara
Predrag Stojakovic 1996 - 14 Numara
Steve Nash 1996-15 Numara
Jermaine O'neal 1996-17 Numara gibi.
Draft verim olarak şarap gibi düşünülebilir. Hani bazı bağlar bazı yıllarda süper şarapları ile anılırken bazı senelerinki kötü olarak bilinir. Şöyle ki az önce ne yazdık koskoca Michael Jordan 1984'de 3. sırada seçilmiş. Komik gelebilir ama kendi zamanının 1 numarası Hakeem Olajuwan, 4. sü Charles Barkley, 16. Stockton ise o kadar hata olabilir yani. Birde ihtiyaç meselesi, adamın iyi bir oyun kurucusu varken kendi ayarıda bir adam almak yerine istediği bir pozisyon için seçim olabilir. Maşallah bereketli sene imiş. Bazı seneler ise bunun tam tersidir, şimdilik bir yıldız adayı yoktur. Maşallah hepsi süperstar 1996 gibi ya da ilerisi için ümit veren 2004 gibi.
Sistem şöyle işler:
Öncelikle Draft iki turlu bir sistemdir. Önce Kura ve sonra Seçim. Lig profesyonel olduğu için Draft'a girmesi muhtemel oyuncular görevli kişiler tarafından izlenir ve haklarında istetistikler tutulur.
Yıl sonunda takımlardan Playoff'a katılamayanlar başarılarına göre en azdan en çok'a kadar sıralanıp buna uygun şans fazlalığı ile bir kuraya girerler. Yani en başarısız takım kurada kendisine en yakın takımdan daha fazla şansa sahiptir. Kurada 1. olan takım Seçimde de 1. sırayı almış olur.
Buradaki risk şu, Sporcuları izleyen avcıların (Scout) her zaman mükemmeli yakalaması mümkün değildir. Yani her 1 numaralı Draft oyuncusu ya da ilk sıralarda draft edilmiş bir sporcu ileride yıldız olacak diye bir kaide yoktur. Hatta takımların umut bağlayıp fayda göremedikleri pek çok oyuncu olduğu gibi (Milicic ne hatırlatıyor size gerçi adam genç belki iyi olur), alt sıralarda seçilip süperstar olan oyuncularda vardır ki onlar daha rahat hatırlanır.
Wilt Chamberlain 1959-3 Numara
Bill Russell 1956-2 Numara
Michael Jordan 1984-3 Numara
Karl Malone 1985-13 Numara
John Stockton 1984-16 Numara
Kobe Bryant 1996-13 Numara
Predrag Stojakovic 1996 - 14 Numara
Steve Nash 1996-15 Numara
Jermaine O'neal 1996-17 Numara gibi.
Draft verim olarak şarap gibi düşünülebilir. Hani bazı bağlar bazı yıllarda süper şarapları ile anılırken bazı senelerinki kötü olarak bilinir. Şöyle ki az önce ne yazdık koskoca Michael Jordan 1984'de 3. sırada seçilmiş. Komik gelebilir ama kendi zamanının 1 numarası Hakeem Olajuwan, 4. sü Charles Barkley, 16. Stockton ise o kadar hata olabilir yani. Birde ihtiyaç meselesi, adamın iyi bir oyun kurucusu varken kendi ayarıda bir adam almak yerine istediği bir pozisyon için seçim olabilir. Maşallah bereketli sene imiş. Bazı seneler ise bunun tam tersidir, şimdilik bir yıldız adayı yoktur. Maşallah hepsi süperstar 1996 gibi ya da ilerisi için ümit veren 2004 gibi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar